Geri Dön

Oral kavite tümörlerinde invazyon derinliğinin adjuvan radyoterapi yanıtı ile ilişkisi

The relationship between depth of invasion and adjuvant radiotherapy response in oral cavity tumors

  1. Tez No: 967725
  2. Yazar: BATUR ERYAZAR
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ HASAN SUAT ARSLANTAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyasyon Onkolojisi, Radiation Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: Oral kavite kanseri, invazyon derinliği, perinöral invazyon, ekstranodal yayılım, cerrahi sınır, radyoterapi, sağkalım, Oral cavity cancer, depth of invasion, perineural invasion, extranodal extension, surgical margin, radiotherapy, survival
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Oral Kavite Tümörlerinde İnvazyon Derinliğinin Adjuvan Radyoterapi Yanıtı İle İlişkisi Amaç: Bu çalışmanın amacı, oral kavite tümörlerinde invazyon derinliği ile adjuvan radyoterapi yanıtı arasındaki ilişkiyi ve sağkalım üzerine etkilerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmaya 2011-2024 yılları arasında oral kavite tümörü nedeniyle opere edilen ve ÇÜTF Radyasyon Onkolojisi'nde adjuvan radyoterapi verilen 44 hasta dahil edilmiştir. Hastaların invazyon derinliği (İD) tespiti patoloji preparatlarının yeniden incelenmesiyle gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte cerrahi sınır (CS), ekstranodal yayılım (ENY), perinöral invazyon (PNİ) gibi patolojik parametreler ve adjuvan tedavi yöntemleri (RT özellikleri, KT durumu vb.) incelenmiştir. Subgrupların nüks ve sağkalım üzerindeki etkileri karşılaştırılmıştır. Bulgular: Çalışmada 44 olgunun yaş ortalaması 57,3 olup, medyan izlem süresi 60,5 aydır. Hastaların %36,4'ünde nüks izlendi; en sık yerleşim alt dudaktı (%63,6) ve erkek oranı %86,4 kadın oranı%13,6'ydı. İD ve ENY'nin eklendiği AJCC 8 değerlendirmesine göre evre ilerledikçe nüks anlamlı biçimde arttı (p=0,026). RT yanıtının değerlendirildiği lokal-bölgesel nüks ile İD arasında anlamlı bir ilişki saptanamadı. Ancak İD arttıkça lokal-bölgesel nüks oranlarının yükseldiği görüldü (≤0,5 cm: %21,4; 0,5-1 cm: %37,5; >1 cm: %50,0; p=0,289). Prognostik açıdan invazyon derinliği (İD) ile lenf nodu metastazı arasında anlamlı ilişki saptandı (≤0,5 cm: %14,3 LN(+); >0,5 cm: %50,0 LN (+); p=0,023). ENY (+) olgularda nüks oranı belirgin yüksekti (%71,4 vs %29,7; p=0,035), cerrahi sınır pozitifliği genel sağkalımı olumsuz etkiledi (CS (-): 109,5 ay; CS (+): 64,5 ay; p=0,031). Radyoterapinin uygulama zamanları ile radyoterapiyle ilişkili parametreler karşılaştırıldığında; RT vs KRT (GS p=0,080; NS p=0,271), RT süresi (≤44/>44 gün; GS p=0,587; NS p=0,857), cerrahi-RT arası süre (≤7/>7 hafta; GS p=0,357; NS p=0,689) ve toplam tedavi süresi (<13/≥13 hafta; GS p=0,751; NS p=0,328) istatistiksel anlamlılık elde edilemedi. Sonuç: Çalışmamızda, oral kavite tümörlü hastalarda invazyon derinliğinin adjuvan radyoterapi yanıtı üzerindeki etkisi lokal-bölgesel nüks varlığı ile değerlendirilmiştir. Ancak İD'nin tek başına değil, cerrahi sınır, perinöral invazyon ve ekstranodal yayılım gibi patolojik risk faktörleriyle birlikte anlamlı prognostik değer taşıdığını göstermektedir. Bulgularımız, radyoterapi sürelerinin optimal planlanmasının ve invazyon derinliğine göre bireyselleştirilmiş RT stratejilerinin, hem lokal kontrolün artırılmasında hem de sağkalımın iyileştirilmesinde rol oynayabileceğini düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

The Relationship Between Depth of Invasion and Adjuvant Radiotherapy Response in Oral Cavity Tumors Background: The aim of this study was to evaluate the relationship between depth of invasion (DOI) and adjuvant radiotherapy (RT) response in oral cavity tumors, as well as its impact on survival outcomes. Materials and methods: This retrospective study included 44 patients who underwent surgery for oral cavity tumors between 2011 and 2024 and subsequently received adjuvant radiotherapy at the Department of Radiation Oncology, Çukurova University Faculty of Medicine. Tumor invasion depth (ID) was determined by re-examination of pathology specimens. In addition, pathological parameters such as surgical margin (SM), extranodal extension (ENE), and perineural invasion (PNI), as well as adjuvant treatment modalities (RT characteristics, chemotherapy status, etc.), were evaluated. The effects of these subgroups on recurrence and survival were compared. Results: The mean age of the 44 patients included in the study was 57.3 years, with a median follow-up of 60.5 months. Recurrence was observed in 36.4% of cases, with the most common tumor site being the lower lip (63.6%). The majority of patients were male (86.4%), while females comprised 13.6%. According to the AJCC 8th edition staging system, which incorporates invasion depth (ID) and extranodal extension (ENE), recurrence rates significantly increased with advancing stage (p=0.026). No statistically significant association was found between local-regional recurrence and ID in relation to radiotherapy response; however, higher ID values were associated with increased recurrence rates (≤0.5 cm: 21.4%; 0.5-1 cm: 37.5%; >1 cm: 50.0%; p=0.289). A significant correlation was observed between ID and lymph node metastasis (≤0.5 cm: 14.3% LN(+); >0.5 cm: 50.0% LN(+); p=0.023). ENE-positive cases had markedly higher recurrence rates compared to ENE-negative cases (71.4% vs. 29.7%; p=0.035), and positive surgical margins adversely affected overall survival (SM-: 109.5 months vs. SM+: 64.5 months; p=0.031). When radiotherapy-related parameters were analyzed, no statistically significant differences were found for RT versus CRT (OS p=0.080; DFS p=0.271), RT duration ≤44 vs. >44 days (OS p=0.587; DFS p=0.857), surgery-to-RT interval ≤7 vs. >7 weeks (OS p=0.357; DFS p=0.689), or total treatment time <13 vs. ≥13 weeks (OS p=0.751; DFS p=0.328). Conclusion: In our study, the impact of depth of invasion (DOI) on the response to adjuvant radiotherapy in patients with oral cavity tumors was evaluated based on the presence of locoregional recurrence. The findings indicate that DOI alone does not carry strong prognostic value; however, when assessed together with other pathological risk factors such as surgical margin, perineural invasion, and extranodal extension, it gains significant prognostic importance. Our results also suggest that optimal planning of radiotherapy schedules and DOI-based individualized radiotherapy strategies may play a critical role in improving both local control and overall survival.

Benzer Tezler

  1. İlkokul çağı erkek çocuklarında inmemiş testis anomalisi ve insidansı

    The anomaly and incidence of cryptorchidism in primary school boys

    SERDAR SEZGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ÜrolojiGazi Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

  2. Antep fıstığı çeşitlerinin morfolojik özelliklerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    İBRAHİM DUMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    ZiraatEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RUHİNAZ GÜLCAN

  3. Çekirdeksiz kuru üzümde uygulanan politikanın Ege Bölgesinde üretim ve üretici açısından sonuçlarının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    GÜVEN ÖZERİN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ZiraatEge Üniversitesi

    Tarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. METİN TALİM

  4. Çeşitli rib örgülerin boyutsal özellikleri üzerine bazı araştırmalar

    Başlık çevirisi yok

    ARZU YAĞCI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ARİF KURBAK

  5. Kemalpaşa etlik piliç işletmelerinin teknik ve ekonomik yönden incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    HAYRİ TUNA YÜKSELEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    ZiraatEge Üniversitesi

    Zootekni Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÇETİN KOÇAK