Son dönem kalp yetmezliğinde ventrikül destek cihazı implante edilmiş hastalarda preoperatif ve postoperatif biyomolekül düzeylerinin mortalite ve morbitideye etkisi
The effect of preoperative and postoperative biomolecule levels on mortality and morbidity in patients with end-stage heart failure implanted with a ventricular assist device
- Tez No: 968249
- Danışmanlar: PROF. DR. İLHAN GÖLBAŞI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
- Anahtar Kelimeler: eft Ventricular Assist Device (LVAD), Heart Failure, Biomolecules, Aldosterone, Procalcitonin, von Willebrand Factor, Pro-BNP, Renin, Postoperative Complications, Prognostic Assessment
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Son Dönem Kalp Yetmezliğinde Ventrikül Destek Cihazı İmplante Edilmiş Hastalarda Preoperatif ve Postoperatif Biyomolekül Düzeylerinin Mortalite ve Morbitideye Etkisi Amaç: Kalp yetmezliği, yapısal ya da fonksiyonel kalp bozukluklarına bağlı olarak gelişen, çeşitli semptomlarla seyreden komplike bir klinik sendromdur. Son dönem kalp yetmezliği tedavisinde sol ventrikül destek cihazları (LVAD), yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak bu cihazların kullanımı, hemodinamik ve biyomoleküler düzeyde önemli değişikliklere neden olmakta; RAAS aktivasyonu, inflamatuvar belirteçlerde artış ve endotelyal stres gibi süreçlerin başlamasına neden olmaktadır. Bu çalışma, LVAD implantasyonu yapılan hastalarda renin, aldosteron, prokalsitonin, Pro-BNP ve von Willebrand faktör (vWF) gibi biyomoleküllerin preoperatif ve postoperatif düzeylerini zamansal olarak değerlendirmeyi; bu değişimlerin post operatif efüzyon, SVO ve IABP ihtiyacı gibi komplikasyonlarla ilişkisini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Amaç, biyomolekül temelli izlemle komplikasyonların öngörülebilirliğini artırmak ve hasta yönetimini kişiselleştirmektir. Materyal ve Metod: Çalışma, 2022–2024 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı'nda HeartMate HVAD sistemi implante edilen 22 hastayı kapsamaktadır. Tüm hastalardan yazılı onam alınmış ve çalışma, 30.01.2025 tarihli etik kurul onayı ile yürütülmüştür. Klinik ve biyokimyasal veriler hastane bilgi sistemlerinden ve hasta anamnezlerinden elde edilmiştir. Çalışmada renin, aldosteron, prokalsitonin, NT-proBNP ve von Willebrand faktör (VWF) düzeyleri; preoperatif, postoperatif 1. gün ve 1. ayda olmak üzere üç zaman noktasında değerlendirilmiştir. Ayrıca hemogram, CRP, INR, albümin, karaciğer fonksiyon testleri, böbrek fonksiyon testleri ve elektrolit düzeyleri analiz edilmiştir. Biyomolekül değişimleri ile postoperatif komplikasyonlar arasındaki ilişkiler istatistiksel olarak incelenmiştir. Bulgular: Çalışma, Akdeniz Üniversitesi'nde sol ventrikül destek cihazı (LVAD) implante edilen 22 hasta üzerinde yapılmış olup, hastaların biyomolekül düzeylerindeki değişimlerin postoperatif komplikasyonlarla olan ilişkisini istatistiksel olarak değerlendirmektedir. Çalışmaya dahil edilen hastaların %90,9'u erkek olup, ortalama yaş 52,23±11,2 yıldır. Etiyolojik olarak hastaların %50'sinde dilate kardiyomiyopati (DKMP), %50'sinde ise iskemik kardiyomiyopati (IKMP) saptanmıştır. Sigara kullanımı %81,8, diyabet %40,9 ve hipertansiyon %36,4 oranında görülmüştür. Mitral yetmezlik ile postoperatif pro-BNP ve renin düzeyleri arasında anlamlı pozitif korelasyonlar saptandığını, buna karşın VWF ve aldosteron düzeyleri ile negatif korelasyonlar bulunduğunu ortaya konmuştur. Triküspit yetmezlik derecesi ile aldosteron ve VWF arasında benzer yönde zayıf negatif ilişkiler saptanmıştır. Pulmoner arter basıncının, özellikle postoperatif dönemde artmış prokalsitonin, aldosteron ve pro-BNP düzeyleri ile pozitif yönde ilişkili olması, hemodinamik yüklenmenin nörohormonal ve inflamatuvar yanıtlarla yakından bağlantılı olduğunu göstermektedir. TAPSE değeri ile biyomarkerlar arasındaki negatif korelasyonlar, sağ ventrikül fonksiyon bozukluğunun sistemik inflamasyon ve endotel disfonksiyonu ile ilişkili olabileceğine işaret etmektedir. Ayrıca biyomoleküller arasında, özellikle prokalsitonin ile pro-BNP arasındaki güçlü korelasyon, inflamatuvar ve hemodinamik süreçlerin ortak bir patofizyolojik eksende seyrettiğini desteklemektedir. Preoperatif olarak ölçülen biyobelirteçlerden ortalama ejeksiyon fraksiyonu %20,5, von Willebrand faktör (vWF) 201,6±54,49, Pro-BNP 3123,91±4400,72, Renin 9,86±6,91 ve Aldosteron 52,82±40,42 olarak bulunmuştur. Postoperatif 1. günde Pro-BNP ve vWF düzeylerinde anlamlı artış gözlenmiş olup (sırasıyla p=0,001 ve p=0,004), Prokalsitonin düzeylerinde ise keskin bir artış meydana gelmiştir (p<0,001). Postoperatif 1. ayda prokalsitonin düzeyi normale dönerken (p=0,031), vWF düzeyleri başlangıç seviyelerine yaklaşmış; Pro-BNP ise yüksek seyretmeye devam etmiştir. İncelenen komplikasyonlar arasında post operatif perikardiyal efüzyon (%50), iskemik serebrovasküler olay (%36,4), gastrointestinal kanama (%36,4), sağ ventrikül yetmezliği (%45,5), ECMO gereksinimi (%4,5) ve intraaortik balon pompası (IABP) ihtiyacı (%27,3) yer almaktadır. Lojistik regresyon analizine göre vWF ve prokalsitonin düzey farklarının kanama revizyonu ile anlamlı bir ilişkisi bulunmamıştır. İskemik SVO ile postoperatif vWF artışı arasında zayıf düzeyde bir ilişki (p=0,089) saptanmış, ancak bu istatistiksel anlamlılık düzeyinin altında kalmıştır. Gastrointestinal kanama ve sağ ventrikül yetmezliği ile vWF düzey değişimleri arasında anlamlı bir ilişki gösterilememiştir. ECMO ve IABP uygulamaları ile de vWF düzey farkları arasında anlamlı bir etki gözlenmemiştir. LVAD implantasyonu sonrası vWF düzeylerinde belirgin fakat geçici bir artış izlenmiş; buna karşın bu değişimlerin postoperatif komplikasyonlarla olan istatistiksel ilişkisi sınırlı bulunmuştur. Pro-BNP ve Prokalsitonin gibi biyobelirteçlerdeki değişimlerin ise postoperatif klinik seyri yansıtmada daha belirgin rol oynayabileceği değerlendirilmektedir. Sonuç: Bu tez çalışmasında, ileri evre kalp yetmezliği nedeniyle LVAD implantasyonu yapılan hastalarda belirli biyomoleküllerin zamana bağlı değişimi ve klinik komplikasyonlarla ilişkisi incelenmiştir. Elde edilen bulgular, özellikle aldosteron düzeylerinin postoperatif morbiditeler (post operatif perikardiyal efüzyon, iskemik SVO, IABP gereksinimi) ile anlamlı ilişkili olduğunu ve bu belirtecin potansiyel bir prognostik biyomarker olarak değerlendirilebileceğini göstermiştir. Prokalsitonin, Pro-BNP ve von Willebrand faktör düzeylerindeki değişimler; inflamatuvar yanıt, hemodinamik yüklenme ve endotelyal stresin biyokimyasal yansımaları olarak yorumlanmış, ancak bu parametrelerin komplikasyon öngörüsünde sınırlı duyarlılığa sahip olduğu belirlenmiştir. Çalışmanın küçük örneklem büyüklüğü ve tek merkezli yapısı gibi sınırlamaları dikkate alındığında, biyomoleküllerin klinik karar süreçlerindeki rolünün daha net belirlenebilmesi için daha geniş, çok merkezli ve uzun takipli çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Genel olarak çalışma, biyomarker temelli izlem stratejilerinin LVAD hastalarında komplikasyon öngörüsünü güçlendirebileceğini ortaya koymuştur.
Özet (Çeviri)
The Impact of Preoperative and Postoperative Biomolecular Levels on Mortality and Morbidity in Patients Implanted with Ventricular Assist Devices for End-Stage Heart Failure Objective: Heart failure is a complex clinical syndrome characterized by various symptoms that develop due to structural or functional cardiac abnormalities. Left ventricular assist devices (LVADs) are widely used in the treatment of end-stage heart failure to prolong survival and improve quality of life. However, their use leads to significant hemodynamic and biomolecular changes, including activation of the RAAS, increased inflammatory markers, and endothelial stress. This study aimed to evaluate the temporal changes in pre- and postoperative levels of biomolecules such as renin, aldosterone, procalcitonin, Pro-BNP, and von Willebrand factor (vWF) in patients undergoing LVAD implantation. It also analyzed the associations of these changes with complications such as postoperative pericardial effusion, stroke, and intra-aortic balloon pump (IABP) requirement. The ultimate goal was to enhance the predictability of complications through biomolecular monitoring and promote personalized patient management. Methods: The study included 22 patients who received the HeartMate HVAD system between 2022 and 2024 at Akdeniz University, Department of Cardiovascular Surgery. Written informed consent was obtained from all patients, and the study was approved by the institutional ethics committee on 30.01.2025. Clinical and biochemical data were retrieved from hospital records and patient interviews. Renin, aldosterone, procalcitonin, NT-proBNP, and vWF levels were assessed at three time points: preoperative, postoperative day 1, and postoperative month 1. Additional laboratory tests included complete blood count, CRP, INR, albumin, liver and kidney function tests, and electrolytes. The relationships between biomolecular changes and postoperative complications were analyzed statistically. Results: The study evaluated 22 LVAD-implanted patients. The mean age was 52.23±11.2 years, with 90.9% being male. The etiology was equally distributed between dilated and ischemic cardiomyopathy. Smoking was reported by 81.8% of patients, while diabetes and hypertension were present in 40.9% and 36.4%, respectively. Significant positive correlations were identified between mitral regurgitation and postoperative pro-BNP and renin levels, whereas negative correlations were observed with VWF and aldosterone levels. Similarly, tricuspid regurgitation was found to be weakly negatively correlated with aldosterone and VWF levels. Pulmonary artery pressure was positively associated with elevated levels of procalcitonin, aldosterone, and pro-BNP, particularly in the postoperative period, suggesting a close link between hemodynamic overload and neurohormonal as well as inflammatory responses. The negative correlations observed between TAPSE values and biomarkers indicate that right ventricular dysfunction may be associated with systemic inflammation and endothelial dysfunction. Furthermore, the strong correlation between procalcitonin and pro-BNP levels supports the hypothesis that inflammatory and hemodynamic processes progress along a shared pathophysiological axis. Preoperative mean values included EF: 20.5%, vWF: 201.6±54.49, Pro-BNP: 3123.91±4400.72, Renin: 9.86±6.91, and Aldosterone: 52.82±40.42. Significant increases were observed in Pro-BNP and vWF levels on postoperative day 1 (p=0.001 and p=0.004, respectively), with a sharp rise in procalcitonin levels (p<0.001). By postoperative month 1, procalcitonin levels returned to baseline (p=0.031), vWF decreased to near baseline levels, while Pro-BNP remained elevated. Observed complications included postoperative pericardial effusion (50%), ischemic stroke (36.4%), gastrointestinal bleeding (36.4%), right heart failure (45.5%), ECMO requirement (4.5%), and IABP use (27.3%). Logistic regression showed no significant association between vWF or procalcitonin changes and bleeding revision. A weak correlation was found between vWF and stroke (p=0.089), while no significant associations were observed for other complications. Although vWF levels increased temporarily post-LVAD implantation, they normalized within one month. Conclusion: This thesis demonstrated that certain biomolecular markers undergo significant changes after LVAD implantation and that aldosterone, in particular, may serve as a prognostic marker for complications such as postoperative pericardial effusion, stroke, and IABP requirement. While vWF and procalcitonin reflect inflammatory and endothelial stress responses, their predictive power remains limited. Due to the small sample size and single-center design, larger, multicenter, and long-term studies are needed to validate the clinical applicability of these findings.
Benzer Tezler
- İzmir'de bazı yolların kapatılarak yaya bölgeleri oluşturma da kent peyzajını geliştirme açısından yeniden planlanması üzerinde araştırmalar
Başlık çevirisi yok
BAHAR TÜRKYILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Şehircilik ve Bölge PlanlamaEge ÜniversitesiŞehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
- Diesel motorları yakıt püskürtme sistemlerinin dinamik simülasyonu
Başlık çevirisi yok
İRFAN KARAGÖZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Makine MühendisliğiUludağ ÜniversitesiMakine Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OĞUZ BORAT
- Ağızlık açma mekanizmalarının tasarımı
Başlık çevirisi yok
RECEP EREN
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Tekstil ve Tekstil MühendisliğiUludağ ÜniversitesiTekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HALİL R. ALPAY
- Kuyruk modelleri ve analizi üzerine bir uygulama
Başlık çevirisi yok
DİDEM ÖZPULAT
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
İstatistikEge ÜniversitesiBilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FİKRET İKİZ