Geri Dön

Investigation of the potential for use of various mirna markers in blood identification

Çeşitli mirna belirteçlerinin kanın identifikasyonunda kullanılabilme potansiyelinin araştırılması

  1. Tez No: 969514
  2. Yazar: TUBA GÜREL
  3. Danışmanlar: PROF. AYŞE SERİN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Adli Tıp, Forensic Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Adli, RNA degredasyonu, miRNA, kan identifikasyonu, miRNA stabilitesi, Forensic, RNA degradation, miRNA, blood identification, miRNA stability
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Bağımlılık ve Adli Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Adli Bilimler Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Adli Genetik Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Adli bilimler açısından suç mahallinde bırakılan vücut sıvılarının kaynağının belirlenmesi olay yerinin yeniden yapılandırılması için önemlidir. Vücut sıvısı tanımlamaya yönelik klasik ve literatürlerde belirtilen yöntemler incelendiğinde (özellikle seroloji tabanlı yöntemler), bu yöntemlerin numune tüketimi, yoğun çalışma, zaman kaybı, değişken sıcaklıklara duyarlılık ve özgüllük gibi çeşitli sınırlamalara sahip oldukları görülür. Kimliklendirme açısından DNA temelli yaklaşımlar öne çıkarken, olay yerini yeniden canlandırmak için gerekli parametrelerden biri olan vücut sıvısı/dokusu identifikasyonunda RNA temelli yaklaşımlar ön plandadır. Literatür incelendiğinde“mikro RNA”moleküllerinin degradasyon etkenlerine karşı daha dayanıklı olduğu tespit edilmiştir. Bu özellikleriyle adli bilimler açısından önemli bir potansiyele sahiptirler. Ancak literatür kapsamında miRNA stabilitesi üzerine yeterli çalışma yapılmamıştır. Bu çalışmanın amacı oda sıcaklığı (22-25C) ile -20C'de bekletilen kan lekelerinde miR-144, miR-451, miR-16 miRNA'ları ile SNORD48'in zamana bağlı stabilitesini araştırmaktır. Bu amaçla 6 farklı gönüllüden alınan kan örnekleri belirlenen koşullarda 16 aya kadar saklanmıştır. Ardından biyolojik örneklerde sırasıyla RNA izolasyonu, cDNA sentezi ve gerçek zamanlı kantitatif PCR (RT-qPCR) gerçekleştirilmiştir. Çalışmada kan belirteci olarak miRNA-144, miRNA-451 ve miRNA-16 miRNA'ları ile internal kontrol olarak SNORD48 kullanılmıştır. Çalışma sonunda elde edilen miRNA ekspresyon seviyelerinin istatistiksel değerlendirmeleri SPSS version 27 ile yapılmıştır. Betimsel analizler ve görselleştirmeler için rstatics ve ggplot2 paketleri kullanılmıştır. Çalışmada taze kan örneklerinde elde edilen Ct değerleri oda sıcaklığı (22-25C) ve -20C'de bekletilen örneklerden elde edilen Ct değerleri ile karşılaştırıldığında; test edilen her üç miRNA ifade düzeyinin 8. aydan sonra azaldığı, özellikle 16 aya kadar bekletilen örneklerde bu düzeyin daha da düştüğü ve taze örneklerle karşılaştırıldığında ifade düzeyleri arasında istatistiksel olarak önemli farklılıklar olduğu görülmüştür. Kontrol gen olarak kullanılan SNORD48'in ise test edilen ortam koşullarındaki ifade düzeyleri arasında anlamlı farklılıklar oluşmadığı ve adli amaçlı miRNA analizinde referans gen olarak kullanılabileceği saptanmıştır. Bu sonuçlar seçilen miRNA'ların -20C'de stabil kalmasına karşın, oda sıcaklığında zamana bağlı stabilitesinin önemli ölçüde bozulduğunu, olumsuz çevresel koşullara maruz kalmış adli kan örneklerinin tanımlanmasında dikkatle kullanılması gerektiğini göstermiştir.

Özet (Çeviri)

In the context of forensic science, identifying the source of body fluids left at a crime scene is crucial for reconstructing the events that took place. Traditional and literature-based methods for body fluid identification-particularly serology-based techniques-are often limited by factors such as sample consumption, labor intensity, time requirements, varying sensitivity levels, and lack of specificity. While DNA-based methods are prominent in personal identification, RNA-based approaches have gained importance in the identification of body fluid types, which is a key parameter for crime scene reconstruction. Literature reviews indicate that microRNAs are more resistant to degradation and exhibit greater stability under environmental stressors. These characteristics suggest that microRNAs hold significant potential in forensic applications. However, comprehensive studies on miRNA stability in forensic contexts remain limited. The aim of this study was to investigate the time-dependent stability of miR-144, miR-451, and miR-16 miRNAs, as well as SNORD48, in blood stains stored at room temperature (22–25°C) and at −20°C. For this purpose, blood samples were collected from six different volunteers and stored for up to 16 months under defined conditions. Subsequently, RNA isolation, cDNA synthesis, and real-time quantitative PCR (RT-qPCR) were performed on the biological samples. In the study, miR-144, miR-451, and miR-16 miRNAs were used as target markers, while SNORD48 was used as an internal control. Statistical evaluations of the miRNA expression levels obtained at the end of the study were conducted using SPSS version 27. Descriptive analyses and visualizations were performed using the R packages rstatics and ggplot2. When the Ct values obtained from fresh blood samples were compared with those stored at room temperature (22–25°C) and −20°C, it was observed that the expression levels of all three miRNAs significantly decreased after the 8th month. This decrease was more pronounced in samples stored for up to 16 months and was statistically significant compared to fresh samples. Significant statistical differences were observed between the expression levels, particularly for the internal control SNORD48, depending on the storage conditions. These results indicate that SNORD48 a reliable reference gene for miRNA analysis in degraded samples. Although the selected miRNAs remained stable at −20°C, the results indicate that in case of storage at room temperature, miRNA expression is negatively affected due to degradation or exposure to environmental factors. Therefore, careful consideration should be given to the use of blood samples in miRNA analysis and identification processes.

Benzer Tezler

  1. Prostat kanserinde eksozomal miRNA moleküllerinin araştırılması

    Investigation of exosomal miRNA molecules in prostate cancer

    DİLRÜBA BEYZA DEMİREL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Onkolojiİstanbul Üniversitesi

    Temel Onkoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞEREF BUĞRA TUNÇER

  2. Proliferatif vitreoretinopati tedavisinde doğal molekül olan apigenin kullanımının in vitro modelde araştırılması

    Investigation of the use of apigenin, a natural molecule, in the treatment of proliferative vitreoretinopathy in an in vitro model

    ÖZLEM KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Göz HastalıklarıTrakya Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RÜVEYDE GARİP

  3. Ağır metal stresine maruz kalmış fasulye çeşitlerinde CAMTA ve YABBY genlerinin gen ifadesi düzeyinde incelenmesi

    Investigation of CAMTA and YABBY genes at gene expression level under heavy metal stress in common bean

    EVRİM KÖSEOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    BiyolojiAnkara Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMİNE SÜMER ARAS

  4. SARS cov 2 spike protein mrna'sının farklı hücre hatlarında oluşturacağı immün yanıtın genomik ve proteomik olarak araştırılması

    Genomic and proteomic investigation of the immune response of sars COV 2 spike protein mrna in different cell lines

    HALE ÖKSÜZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Tıbbi BiyolojiÇukurova Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET BERTAN YILMAZ

  5. Investigation of CYP17A1 and CYP19A1 gene expression levels and aromatase activity in invasive ductal breast cancer tissues

    Duktal meme kanseri olgularında CYP17A1 and CYP19A1 gen bölgelerinin ekspresyonlarının ve aromataz aktivitelerinin incelenmesi

    METE BORA TÜZÜNER

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2017

    Biyokimyaİstanbul Teknik Üniversitesi

    Moleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. HAKAN BERMEK

    PROF. DR. OĞUZ ÖZTÜRK