Geri Dön

Bozkurt, Yeni Bozkurt, Çınaraltı ve Doğu dergilerine göre 1939-1950 yılları arası Türkiye ile Türk dünyası arasında kültür birliği sağlamaya yönelik çabalar

Efforts to ensure cultural unity between Turkey and the Turkish world according to Bozkurt, Yeni Bozkurt, Çınaraltı and Doğu magazines between 1939-1950 years

  1. Tez No: 969690
  2. Yazar: ZEYNEP TEKİN ORAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MAHMUT BOLAT
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Tarih, History
  6. Anahtar Kelimeler: Dil Birliği, Kültür Birliği, Türkistan, Türk Dünyası, Milli Bilinç, Language Union, Culture Union, Turkestan, Turkish World, National Consciousness
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Tarih Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

1938 yılında Türk topluluklarının Ruslar tarafından Latin esaslı alfabeden Kiril alfabesine geçirilmesiyle yaşanan dilde birliğin bozulması ardından II. Dünya savaşı patlak vermiş ve Türkistan coğrafyasının özgürleşip Türkiye ile birleşmesi hayali Türk aydınları tarafından gündeme taşınmıştır. Fakat bu hayal Sovyetlerin savaşta galip gelmesi ile yerini siyasal birlik yerine kültürel anlamda birlikteliğin sağlanmasına bırakmış, kültürel anlamda Türk dünyasını birleştirmenin yolları ve yöntemleri konuşulmaya başlanmıştır. Türkiye'nin bu iki etken karşısında Türkistan'a yönelik siyaseti Bozkurt, Yeni Bozkurt, Çınaraltı ve Doğu Dergilerine göre incelenmiş olup Türkistan ve Türkiye arasında kurulmaya çalışılan kültürde birlik ideali için hangi yöntem ve politikaların izlenmesi gerektiği dönemin aydınları referans alınarak aktarılmıştır. Türk dünyasında sağlanacak olan herhangi bir birliği ülke tehdidi olarak gören siyasi ve aydın gruplar bulunsa da çalışma kapmasındaki dergilerde yazarlık yapan ve birleştirici fikre sahip aydınlar bunun bir tehdit olmadığını, tam tersi Türk Dünyası ile kültürel anlamda dahi birleşmenin Türkiye'ye kuvvet kazandıracağını savunmuşlardır. Bu bağlamda Türkiye- Türkistan arasında sağlanması planlanan kültür birliği için ilk olarak dil birliğinin yeniden tesisi savunulmuş, bu konuda atılması gereken en önemli adımın dilde ve yazıda ortak bir paydada buluşulması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Dil birliğinin sağlanması öncelik olarak görülse de toplumun Türk dünyasındaki kültürel bağını kuvvetlendirmek ve Türk milli bilincini özellikle eğitimle tesis etmek kültür birliğinin sağlam ve sürdürülebilir olması açısından oldukça önemli görülmüştür. Türk milletinin her alanda kuvvetlenmesi Türk milli bilinci ile mümkün görülmüş, sağlanacak olan Türk kültür birliğinin de ancak bu şekilde sarsılmaz hale geleceği konusunda ortak kanaate ulaşılmıştır. Kültür birlikteliğinin tesisi yolunda dönemin tek bağımsız Türk cumhuriyeti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin dünya siyasetinde hatırı sayılır bir mevkiye gelmesi gerektiği ve bu şekilde diğer Türk topluluklarına örnek ve model olması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak Türkiye- Türkistan arasındaki kültür birliği için, 1938 yılında kesilen dilde birlikteliğin daha sağlam bir zemine oturtularak yeniden tesisi hedeflenmiş bu hedef de milli bilincin ve yüksek ahlaki değerlerin sarsılmaz hale getirilmesi ile mümkün görülmüştür. Türkiye ve Türkistan arasında siyasi birlik hayalinin ise gerçekleşemeyecek bir ideal olarak Türk milletinin sinesinde kalması ve daima yaşaması gerektiği vurgulanmış, milli bilincin ancak bu şekilde sürdürülebileceği kanaatine varılmıştır.

Özet (Çeviri)

In 1938, the unity of language was disrupted when Russian authorities forced Turkish communities to switch from the Latin-based alphabet to the Cyrillic alphabet. This was followed by the outbreak of World War II, and Turkish intellectuals began to discuss the dream of liberating Turkistan and uniting it with Turkey. However, this vision was replaced by the idea of achieving cultural unity rather than political unity after the Soviets emerged victorious in the war, and discussions began on the ways and means of uniting the Turkic world culturally. Turkey's policy towards Turkistan in the face of these two factors was examined in the journals Bozkurt, Yeni Bozkurt, Çınaraltı and Doğu, and the methods and policies that needed to be followed to achieve the ideal of cultural unity between Turkistan and Turkey were conveyed with reference to the intellectuals of the period. Although there were political and intellectual groups that viewed any unity achieved in the Turkic world as a threat to the country, the intellectuals who wrote for the journals included in the study and who held unifying ideas argued that this was not a threat, but rather that uniting with the Turkic world, even in cultural terms, would strengthen Turkey. In this context, it was argued that the first step towards achieving cultural unity between Turkey and Turkistan should be the re-establishment of linguistic unity, and it was clearly stated that the most important step to be taken in this regard was to find common ground in language and writing. Although the establishment of linguistic unity was seen as a priority, strengthening the cultural ties of society within the Turkic world and establishing a Turkic national consciousness, especially through education, was considered to be very important for the stability and sustainability of cultural unity. It was agreed that the strengthening of the Turkic nation in all areas was possible through Turkic national consciousness, and that the Turkic cultural unity to be established could only become unshakeable in this way. It was emphasised that the Republic of Turkey, the only independent Turkish republic at the time, needed to attain a respectable position in world politics in order to establish cultural unity, and that it should serve as an example and model for other Turkish communities. As a result, the goal was to re-establish the linguistic unity between Turkey and Turkistan, which had been severed in 1938, on a more solid foundation, and it was believed that this goal could only be achieved by making national consciousness and high moral values unshakeable. It was emphasised that the dream of political unity between Turkey and Turkistan should remain an unattainable ideal in the hearts of the Turkish nation and should always be kept alive, and it was concluded that national consciousness could only be sustained in this way.

Benzer Tezler

  1. İkinci Dünya Savaşı sırasında Türk Milliyetçiliği

    Turkish Nationalism during Second World War

    GÜLCAN ERGÜN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Tarihİstanbul Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Bölümü

    DOÇ. DR. İNCİ ÖZKAN KERESTECİOĞLU

  2. II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye'de milliyetçilik akımları

    Nationalistic tendency in Turkey during the Second World War

    MİTHAT ATABAY

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Türk İnkılap TarihiAnkara Üniversitesi

    Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEJAT KAYMAZ

  3. Yeni Türkiye devleti`nin yapılanmasında Mahmut Esat Bozkurt (1892-1943)

    Mahmut Esat Bozkurt in the reconstruction of the new Turkish state (1892-1943)

    ŞADUMAN HALICI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    TarihAnadolu Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İHSAN GÜNEŞ

  4. Fotovoltaik güneş paneli maksimum güç noktası takibinde kullanılan sezgisel bozkurt algoritmasını iyileştirmek için yeni bir yöntemin geliştirilmesi ve uygulanması

    A new method development to improve the heuristic gray wolf algorithm used in photovoltaic solar panel maximum power point tracking and its implementation

    HASAN GÜNDOĞDU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Elektrik ve Elektronik MühendisliğiYıldız Teknik Üniversitesi

    Elektrik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALPASLAN DEMİRCİ

  5. İsmail Bozkurt'un hayatı, sanatı ve eserleri üzerine bir inceleme

    A review on Ismail Bozkurt's life, art and works

    SERHAT MUTLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Türk Dili ve EdebiyatıAkdeniz Üniversitesi

    Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ OĞUZHAN KARABURGU