Geri Dön

Akut solunum yolu enfeksiyonu bulguları ile başvuran 60 yaş üstü hastalarda RSV sıklığının ve şiddetli hastalıkla ilişkili risk faktörlerinin belirlenmesi

Prevalence of RSV and risk factors for severe disease in adults aged 60 years and older presenting with acute respiratory tract infection symptoms

  1. Tez No: 970507
  2. Yazar: ZEYNEP NAZLIKAYA ERDEM
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HÖRÜ GAZİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Mikrobiyoloji, Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Tıbbi Mikrobiyoloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmanın amacı, akut solunum yolu enfeksiyonu (ASE) semptomlarıyla başvuran 60 yaş ve üzeri hastalarda RSV sıklığını ve şiddetli enfeksiyonlarla ilişkili risk faktörlerini belirleyerek bölgesel epidemiyolojik veri elde etmektir. Hastanemize 01.01.2024-31.03.2025 tarihleri arasında ASE semptomlarıyla başvuran 60 yaş ve üzeri 200 hastadan nazofaringeal sürüntü örnekleri alındı. Örnekler, QIAstat-Dx Respiratory SARS-CoV-2 Panel (Qiagen, Almanya) ile çalışıldı. Katılımcıların demografik verileri ve olası risk faktörleri anket formlarına kaydedildi. Hastaların %41'inde (82/200) en az bir viral etken saptanırken, RSV pozitifliği hastaların %5,5'inde (11/200) tespit edildi. RSV, en sık saptanan üç viral etken arasında yer alırken, Rinovirüs/Enterovirüs (%12,5) ve İnfluenza virüsleri (%12,5) daha yüksek oranlarda görüldü. RSV, klasik mevsimsel paterninden farklı olarak kış ve ilkbahar aylarında daha sık görüldü (p=0,030). RSV pozitif hastaların %78,5'i alt solunum yolu enfeksiyonu (ASYE) tanısı aldı ve ASYE tanısı yaşla birlikte artış gösterdi (p=0,018). Ayrıca, ASYE tanısı alan hastaların büyük çoğunluğu (%81,8) hastaneye yatırılarak tedavi edildi. Bu hastalarda, öksürük ve balgam en sık görülen semptomlardı. RSV pozitifliği ile ateş yüksekliği arasında ters korelasyon (p=0,053), nefes darlığı varlığı ile (p=0,054) sınırda istatistiksel anlamlılık gözlendi. Diğer viral etkenlere kıyasla RSV saptanan hastalarda hastaneye yatış (p=0,030), hipoksi gelişimi (p=0,041) ve yoğun bakım ihtiyacı (p=0,044) daha yüksek oranda görüldü. Sonuç olarak, elde edilen bulgular ilgili literatür eşliğinde değerlendirildiğinde, RSV'nin ileri yaş ve komorbiditesi olan bireylerde ciddi morbidite yükü oluşturduğunu ve bu yaş grubunda hastalığın daha ağır seyredebildiği, sıklıkla hastaneye yatış, yoğun bakım ünitesi ve solunum desteği gerektirdiğini göstermiştir. Bu nedenle, RSV enfeksiyonlarının epidemiyolojisini ve klinik sonuçlarının toplum sağlığına etkilerinin daha doğru değerlendirilebilmesi için, başta risk grupları olmak üzere farklı yaş gruplarını kapsayan çok merkezli ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

The aim of this study was to determine the prevalence of respiratory syncytial virus (RSV) and the risk factors associated with severe infections in patients aged 60 years and older presenting with acute respiratory infection (ARI) symptoms, thereby providing regional epidemiological data. Between January 1, 2024, and March 31, 2025, nasopharyngeal swab samples were collected from 200 patients aged ≥60 years who presented to our hospital with ARI symptoms. The samples were analyzed using the QIAstat-Dx Respiratory SARS-CoV-2 Panel (Qiagen, Germany). Demographic characteristics and potential risk factors were recorded via structured questionnaires. At least one viral pathogen was identified in 41% (82/200) of the study group, while RSV positivity was detected in 5.5% (11/200) of the patients. RSV was among the three most frequently detected viral agents, althogh Rhinovirus/Enterovirus (12.5%) and Influenza viruses (12.5%) were observed at higher rate. Unlike its typical seasonal pattern, RSV was more frequently observed during the winter and spring months (p=0.030). Among RSV-positive patients, 78.5% were diagnosed with lower respiratory tract infection (LRTI), and the incidence of LRTI increased significantly with age (p=0.018). Furthermore, the vast majority of patients with LRTI (81.8%) were hospitalized. The most reported symptoms among the patients were cough and sputum production. Notably, RSV positivity showed an inverse correlation with high fever (p=0.053) and was approaching statistical significance in its association with the presence of shortness of breath (p=0.054). Compared to patients infected with other viral agents, those with RSV were significantly more likely to be hospitalized (p=0.030), develop hypoxia (p=0.041), and require intensive care support (p=0.044). In conclusion, based on the relevant literature, our results indicate that RSV imposes a significant morbidity burden among older adults with comorbidities. In this population, the disease tends to follow a more severe course, frequently requiring hospitalization, admission to intensive care units and respiratory support. Therefore, to better understand the epidemiology of RSV infections and their clinical impact on public health, multicenter studies including different age groups, particularly high-risk populations, are needed.

Benzer Tezler

  1. Piyelonefrit tanılı hastalarda hepsidin ve diğer akut faz reaktanlarının karşılaştırılması

    Comparison of hepcidin and other acute phase reactants in patients diagnosed with pyelonephritis

    MURAT UNAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ İRFAN BİNİCİ

  2. COVID-19 pnömonisi geçiren hastaların 12. ay ve 18-24 ay sonraki akciğer bulgularının bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi.

    Evaluation of lung findings after 12 months and 18-24 months of patients with COVID-19 pneumonia by computed tomography

    EMIL ABDULLAYEV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Radyoloji ve Nükleer TıpOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUZAFFER ELMALI

  3. COVİD-19 pandemisi sonrası idrar yolu enfeksiyonlarında klasik idame ve oral ardışık tedavinin etkinliği: Klinik ve mikrobiyolojik karşılaştırma

    Effectiveness of continued intravenous antibiotic therapy and oral step-down treatment in urinary tract infections after COVID-19 pandemic: Clinical and microbiological comparison

    HANDEGÜL JARADAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiKırşehir Ahi Evran Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ LOKMAN HİZMALİ

  4. Çocuk acil servise başvuran invajinasyon tanısı konulan hastaların COVID-19 pandemi öncesi ve COVID-19 pandemi dönemindeki laboratuvar ve demografik özelliklerinin karşılaştırılması

    Comparison of the laboratory and demographic features of patients with invagination diagnosed who applied to the children's emergency department, before the COVID-19 pandemic and during the COVID-19 pandemic period

    HARUN AKMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SEVGİ AKOVA