Jinekolojik kanser tedavisi sonrası gelişen alt ekstremite lenfödeminde ekstrakorporeal şok dalga tedavisi (ESWT)'nin, komplet dekonjestif tedavi (KDT)' ye göre etkinliğinin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi
A comparative evaluation of extracorporeal shock wave therapy (ESWT) and complete decongestive therapy (CDT) in the management of lower extremity lymphedema following gynecologic cancer treatment
- Tez No: 970617
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SEVGİ GÜMÜŞ ATALAY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Physical Medicine and Rehabilitation
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çalışmamızda, jinekolojik kanser tedavisi sonrası gelişen alt ekstremite lenfödeminde sadece KDT tedavisi ile KDT+ESWT tedavisi alan hastalar arasında yaşam kalitesi, fonksiyonellik, volümetrik (çevresel) ve ultrasonografik (cilt+cilt altı doku kompliyansı) ölçümler açısından anlamlı bir fark olup olmadığının objektif bir şeklide değerlendirilmesi amaçlanmmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya jinekoloijk kanser tedavisi sonrası alt ekstremitelerinde unilateral ya da bilateral lenfödem gelişmiş 18 yaş ve üzeri 36 kadın hasta dahil edilmiş ve hastalar bilgisayar destekli randomizasyon yapılarak Grup 1'de 19, Grup 2'de 17 hasta olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Grup 1 hastalarına haftada 5 gün olacak şekilde 3 hafta boyunca cilt bakımı, manüel lenfatik drenaj (MLD), çok tabakalı bandajlama, ve lenfödem egzersizlerinden oluşan konvansiyonel KDT programı uygulanmıştır. Grup 2 hastalarına, birinci grupta uygulanan konvansiyonel KDT'ye ek olarak haftada 3 gün, 3 hafta, toplamda 9 seans ESWT uygulanmıştır. Tedavi öncesi, tedavi sonrası ve tedaviden 3 ay sonra kontrol periyotlarında hastaların volümetrik (çevresel) ölçümleri, ultrasonografik (cilt+cilt altı doku kompliyansı) ölçümleri, fonksiyonellik, beden imajı, semptom, ruh hali, genel yaşam kalitesi skorları (LYMQOL VE LEFS) kaydedilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan bireylerin yaş ortalaması 61,44 yıl olarak hesaplanmıştır. Bireylerin büyük çoğunluğun ev hanımı (%77,8) ve evli (%75) olduğu saptanmıştır. Bireylerin vücut kitle indeksi (VKİ) incelendiğinde Grup 1'in ortalaması 33.38 ± 6.24 iken, Grup 2'nin 29.04 ± 6.92 olarak hesaplanmıştır. Hastalara uygulanan cerrahi tipleri incelendiğinde en sık uygulanan cerrahi her iki grupta da TAH+BSO+BPLND+Omentektomi olmuştur. Çalışmaya katılan hastaların tamamında lenfadenektomi öyküsü mevcuttur. Hastaların çoğunluğu radyoterapi (%61.1) ve kemoterapi almıştır (%61.1). İki grupta da tedavi sonrasında ekstremite volümlerinde azalma, lenfödem yaşam kalitesi ve alt ekstremite fonksiyonelliğini değerlendiren LYMQOL ve LEFS anketlerinde belirgin iyileşme saptanmıştır. Cilt ve cilt altı doku kompliyansında artış yani fibrotik dokuda azalma ise sadece KDT alan grupta daha belirgin olarak gözlenmiştir. LYMQOL-Fonksiyon skorlarında ESWT+KDT grubunda daha belirgin iyileşme gözlenmiştir. LYMQOL-Beden İmajı, semptom ve ruh hali skorlarında, yalnızca KDT alan grupta, tedavi sonrası dönemde iyileşmenin daha belirgin olduğu gözlenmiştir. Yaşam kalitesindeki iyileşme birinci ve ikinci grup arasında benzer kaydedilmiştir. Sonuç: Bu çalışma, ESWT' nin KDT' ye eklenmesinin hem fiziksel hem de fonksiyonel ve yaşam kalitesi açısından olumlu katkılar sağladığını göstermiştir. KDT'nin halen alt ekstremite lenfödemde temel tedavi yaklaşımı olduğu, ancak ESWT gibi yeni nesil fiziksel ajanların KDT ile birlikte kullanıldığında tedavi etkinliğini artırabileceği düşünülmektedir. Bu doğrultuda, özellikle dirençli ve bilateral olgularda multidisipliner, bireye özgü ve bütüncül yaklaşımların önem kazandığı, uygulanan tedavilerin yalnızca ödem azaltımı değil, yaşam kalitesini artırma hedefiyle planlanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to objectively compare the effectiveness of complete decongestive therapy (CDT) alone versus CDT combined with extracorporeal shock wave therapy (ESWT) in women with lower limb lymphedema secondary to gynecological cancer treatment, in terms of quality of life, functional status, volumetric (circumferential), and ultrasonographic (skin and subcutaneous tissue compliance) parameters. Materials and Methods: Thirty-six women aged 18 and older with unilateral or bilateral lower limb lymphedema following gynecological cancer treatment were randomly assigned to two groups: 19 patients in Group 1 received conventional CDT (skin care, manual lymphatic drainage, multilayer bandaging, and exercises) for 3 weeks, 5 days per week; 17 patients in Group 2 received the same CDT protocol in addition to ESWT, applied 3 times per week for 3 weeks (total of 9 sessions). Evaluations were performed before treatment, immediately after treatment, and at 3-month follow-up, including circumferential measurements, ultrasonographic assessment of skin and subcutaneous tissue compliance, and questionnaire-based assessments of functionality and quality of life (LYMQOL and LEFS). Results: The mean age of participants was 61.44 years. Most were married and housewives, and all had a history of lymphadenectomy. Both groups showed improvements in limb volume, LEFS and LYMQOL scores post-treatment. While the ESWT+CDT group showed greater improvement in LYMQOL-function scores, the CDT-only group demonstrated more marked improvement in skin/subcutaneous compliance, as well as in body image, symptom, and mood subscales of LYMQOL. Overall, both treatments led to improvements in quality of life, with no significant difference between groups in the total LYMQOL score. Conclusion: The addition of ESWT to conventional CDT appears to enhance treatment outcomes in terms of physical, functional, and quality of life measures. Although CDT remains the cornerstone of lower limb lymphedema management, integrating novel physical modalities such as ESWT may further increase therapeutic efficacy. The findings highlight the importance of a multidisciplinary and individualized approach, particularly in resistant or bilateral cases, with a focus not only on edema reduction but also on improving quality of life.
Benzer Tezler
- Jinekolojik kansere bağlı alt ekstremite sekonder lenfödemi olan hastaların komplet dekonjestif tedavinin idame fazına uyumu ve ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi
Evaluation of adherence to the maintenance phase of complete decongestive therapy and related factors in pati̇ents with gynecologic cancer-related secondary lower extremity lymphedema
EYVAZ MAMMADOV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonSağlık Bilimleri ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MELTEM DALYAN
- Endometrial karsinogenezde östrojen reseptör alt tiplerinin (Alfa, Beta, GPR30) araştırılması
Evaluation of estrogen receptor (Alfa, Beta, GPR30) expressions in endometrial carcinogenesis
HİLAL ÖZAKINCI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
PatolojiAnkara ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. DUYGU KANKAYA
- Jinekolojik kanser cerrahileri sonrası lenfokist sıklığı ve lenfokist gelişimini etkileyen faktörler
The incidence of lymphocyst following gynecologic cancer surgery andthe factors associated with lymphocyst formation
ESRA KARATAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Kadın Hastalıkları ve DoğumHacettepe ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET COŞKUN SALMAN
DR. ESRA KARATAŞ
- Meme kanserli hastalarda jinekolojik nedenli laparotomi sonuçlarının değerlendirilmesi
Meme kanserli hastalarda jinekolojik nedenli laparotomi sonuçlarinin değerlendirilmesi
NİHAL ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Kadın Hastalıkları ve DoğumHacettepe ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. Z.SELÇUK TUNCER
- Pelvik radyoterapi uygulanan jinekolojik kanserli olgularda barsak permeabilite değişiminin Tc99m-DTPA eksresyonu ile değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
İLKER KARADOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
OnkolojiEge ÜniversitesiRadyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. MUSTAFA ESASSOLAK