Jinekolojik kanser cerrahileri sonrası lenfokist sıklığı ve lenfokist gelişimini etkileyen faktörler
The incidence of lymphocyst following gynecologic cancer surgery andthe factors associated with lymphocyst formation
- Tez No: 988747
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET COŞKUN SALMAN, DR. ESRA KARATAŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Jinekolojik kanser, Over kanseri, Endometrium kanseri, Serviks kanseri, Lenfadenektomi, Lenfokist, Gynecologic Cancer, Ovarian cancer, Endometrial cancer, Cervical cancer, Lymphadenectomy, Lymphocyst
- Yıl: 2021
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Karataş, E. Jinekolojik Kanser Cerrahileri Sonrası Lenf kist Sıklığı ve lenf kist Gelişimini Etkileyen Faktörler, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Tezi, Ankara 2021. Amaç: Jinekolojik kanser tanısıyla cerrahi tedavi uygulanan, cerrahi sırasında pelvik ve/veya paraaortik lenfadenektomi yapılan hastalarda post-operatif dönemde lenfokist gelişme sıklığı ve bunu etkileyen klinik, cerrahi ve patolojik faktörlerin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç-Yöntem: Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'nda Ocak 2014 – Ağustos 2019 arası dönemde endometrium, over ve serviks kanseri ön tanıları ile primer tedavi yaklaşımı olarak veya neoadjuvan tedaviler sonrasında opere edilen ve bu operasyon sırasında pelvik ve/veya paraaortik lenfadenektomi yapılan 614 hasta retrospektif olarak çalışmaya dahil edildi. Bulgular: Çalışmaya 614 hasta dahil edildi. Bu hastaların %45'i endometrium kanseri, %42,6'sı over kanseri, %12,4'ü serviks kanseri nedeniyle opere edilmişti. Postoperatif dönemde toplam 187 (%30,5) hastada lenfokist geliştiği saptandı. Lenfokistlerin en sık pelvik bölgede geliştiği görüldü (%91,4). Lenfokist gelişiminin kanserin primerinden etkilenmediği sonucuna ulaşıldı. En fazla lenfokist gelişimi over kanserli hastalarda saptanmasına rağmen bu durum istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Benzer şekilde yaş, menopozal durum, cerrahinin tam evreleme veya sadece lenfadenektomi şeklinde yapılmış olması, pelvik dren veya emilebilir hemostat kullanımı da lenfokist gelişimini etkilemeyen faktörler olarak saptandı. Bunlara karşın paraaortik lenfadenektomi yapılması, neoadjuvan tedavi verilmesi ve adjuvan tedavi verilmesinin lenfokist gelişimini etkilediği görüldü. Lenfokist gelişen hastaların sadece 16'sında (%8,6'sında), tüm hastaların ise %2.6'sında lenfokistle ilişkili olup girişim gerektiren semptom veya komplikasyon ortaya çıktı. Bu hastalarda en sık girişim nedeni lenfokist içinde enfeksiyon gelişimiydi. Sonuç: Jinekolojik kanser cerrahileri sonrasında lenfokist gelişimi oldukça sık görülen bir komplikasyondur. Lenfokistlerin çoğu asemptomatiktir ve sıklıkla post-operatif rutin takipler sırasında tesadüfi olarak saptanır. Altta yatan malignitenin ciddiyeti göz önüne alındığında, lenfokistler çok az klinik öneme sahip gibi görünse de ek morbiditeye neden olabilirler ve bazen komplike olup ilave girişim gerektirerek adjuvan tedavilerin başlatılmasını geciktirebilirler.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Karatas, E., The Incidence of Lymphocyst Following Gynecologic Cancer Surgery and The Factors Associated with Lymphocyst Formation, Hacettepe University Faculty of Medicine, Thesis in Obstetrics and Gynecology, Ankara 2021. Objective: The objective of this study was to investigate the incidence of lymphocyst development in the post-operative period and the clinical, surgical and pathological factors affecting it in patients who underwent surgical treatment with the diagnosis of gynecological cancer and underwent pelvic and/or paraaortic lymphadenectomy during surgery. Materials-Methods: Patients who were operated on with the preliminary diagnosis of endometrium, ovarian and cervical cancer in Hacettepe University Faculty of Medicine, Department of Obstetrics and Gynecology between January 2014 and August 2019, as a primary treatment approach or after neoadjuvant treatments, and who underwent pelvic and/or cervical cancer during this operation. 614 patients who underwent paraaortic lymphadenectomy or paraaortic lymphadenectomy were included in the study retrospectively. Results: Of 614 patients included in the study, 45% were operated for endometrial cancer, 42.6% for ovarian cancer, and 12.4% for cervical cancer. A total of 187 (30.5%) patients were found to develop lymphocysts in the postoperative period. It was observed that lymphocysts developed most frequently in the pelvic region (91.4%). Lymphocyst development was not affected by primary type of cancer. Although more lymphocysts were detected in patients with ovarian cancer, this was not statistically significant. Similarly, age, menopausal status, complete staging surgery or lymphadenectomy only, use of pelvic drains or absorbable hemostats were also found to be factors that did not affect the risk of lymphocyst formation. Despite these, paraaortic lymphadenectomy, neoadjuvant therapy and adjuvant therapy were found to be significantly associated with lymphocyst formation. Symptoms or complications requiring intervention occurred in only 16 (8.6%) of the patients who developed lymphocyst and in only 2.6% of the study group. The most common reason for intervention in these patients was infection within the lymphocyst. Conclusion: Lymphocyst formation is a very common complication after gynecological cancer surgeries. Most lymphocysts are asymptomatic and are often detected incidentally during routine post-operative follow-up. Considering the severity of the underlying malignancy, lymphocysts appear to be of little clinical importance, but they can cause additional morbidity and can sometimes be complicated and require additional intervention which may delay the initiation of adjuvant therapies.
Benzer Tezler
- Laparoskopik jinekolojik cerrahilerde preoperatif nötrofil/lenfosit oranının postoperatif analjezik tüketimine etkisi
The effect of preoperative neutrophyl/lymphocyte ratio on postoperative analgesic consumption among laparoscopic gynecological surgeries
ÜMİT CAN OK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Kadın Hastalıkları ve DoğumKaradeniz Teknik ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BAHANUR ÇEKİÇ
- Over seröz papiller kistadenokarsinomlarında p27 ve nm23 proteinlerinin immünhistokimyasal ekspresyon kaybının klinikopatolojik ve prognostik önemi
Clinicopathologic and prognostic importance of the loss of immunohistochemical expression of p27 and nm23 proteins in serous papillary cystadenocarcinomas of the ovary
ASİYE IŞIN DOĞAN
- Tavşan mediasteninde cerrahi sonrası adhezyonu engellemek için sodyum hyalüranat ve karboksimetilselüloz membran (Seprafilm®) ile doku arası bariyer oluşturulması
Composing an adhesion barrier using hyaluronic acid and carboxymethylcellulose (Seprafilm®) to prevent post-surgical adhesion in rabbit mediastinum
ALİ MURAT AKÇIL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul ÜniversitesiGöğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KAMİL KAYNAK
- Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği Mikail Yüksel Yoğun Bakım Ünitesi'nde 2005-2011 yılları arasında yatmış olan obstetri ve jinekoloji hastalarının retrospektif incelenmesi
Retrospective analysis of obstetric and gynecologic patients admitted to the Ondokuzmayıs University Medical Faculty Department of Anesthesiology and Reanimation Mikail Yüksel Intensive Care Unit, between 2005-2011
HATİCE ALVER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Anestezi ve ReanimasyonOndokuz Mayıs ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATMA ÜLGER
- Jinekolojik cerrahi öncesi ultrason eşliğinde sliding sign bulgusu bakılarak batın ön duvar adezyonlarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
YASEMİN ÇOBANYILDIZI YENİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HASAN TERZİ