Evaluating the effect of different final occlusion establishing methods on outcome of three dimensional orthognathic surgical planning
Farkli final oklüzyon oluşturma yöntemlerinin üç boyutlu cerrahi planlamaya etkilerinin değerlendirilmesi
- Tez No: 970715
- Danışmanlar: DOÇ. DR. CAN ARSLAN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Yeditepe Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Ortodonti Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Ortognatik cerrahide başarılı sonuçlar için doğru final oklüzyonun belirlenmesi kritik öneme sahiptir. Bu çalışma, üç boyutlu ortognatik cerrahi planlamasında final oklüzyon belirleme için kullanılan dört farklı yöntemi değerlendirmiştir. Çift çene cerrahisi planlanan iskeletsel Sınıf III maloklüzyona sahip on iki hasta bu retrospektif karşılaştırmalı çalışmaya dahil edilmiştir. Dört yöntem değerlendirilmiştir: geleneksel alçı model artikülasyonu (Yöntem 1), manuel artikülasyonlu 3D baskılı modeller ile yarı dijital yaklaşım (Yöntem 2), 3Shape OrthoSystem kullanılan tam dijital yaklaşım (Yöntem 3) ve Dolphin Imaging yazılımı kullanılan tam dijital yaklaşım (Yöntem 4). Her hasta tüm yöntemlerde kendi kontrolü olarak kullanılmıştır. İki operator kapanışları tekrarlayarak oluşturmuştur. Geomagic Control X yazılımı kullanarak bağımsız ölçümler yapılmış, üç boyutlu lineer sapmalar ve açısal ölçümler analiz edilmiştir. Klinik kabul edilebilirlik eşikleri lineer sapmalar için <2mm, açısal sapmalar için <2° olarak belirlenmiştir. İstatistiksel analiz tekrarlanan ölçümler ANOVA, Friedman testi ve sınıf içi korelasyon katsayılarını içermiştir. Tüm yöntemler klinik olarak kabul edilebilir doğruluk göstermiştir. Yöntem 2 en küçük medyan sapmalarla (0,27-0,46mm) üstün performans sergilemiştir. Değerlendiriciler arası güvenilirlik anterior landmarklar için mükemmel (ICC >0,95), posterior landmarklar için iyi (ICC >0,89) bulunmuştur. Yöntem 2 en yüksek klinik kabul edilebilirlik oranlarına ulaşırken, dijital yöntemler özellikle posterior landmarklarda artmış değişkenlik göstermiştir. LL6 landmarkı Z-ekseni farklılıklarında anlamlı sonuçlar göstermiş (p=0,030), Yöntem 2 %91,7 kabul edilebilirlik sağlarken Yöntem 4 için bu oran %50 olmuştur. Yarı dijital yaklaşım şu anda teknolojik ilerleme ile klinik güvenilirlik arasında optimal dengeyi sunmaktadır. Tam dijital yöntemler umut vaat etmekle birlikte, dokunsal geri bildirim içeren yaklaşımları değiştirmeden önce iyileştirmeye ihtiyaç duymaktadır. Haptik teknoloji ve yapay zeka entegrasyonu gelecekte dijital iş akışlarına tam geçişi mümkün kılabilir.
Özet (Çeviri)
Establishing accurate final occlusion is critical for successful orthognathic surgery outcomes. This study evaluated four methods for establishing final occlusion in three-dimensional orthognathic surgical planning. Twelve patients with skeletal Class III malocclusion scheduled for bimaxillary surgery were included in this retrospective comparative study. Four methods were evaluated: conventional plaster model articulation (Method 1), semi-digital approach using 3D printed models with manual articulation (Method 2), and fully digital approaches using 3Shape OrthoSystem (Method 3) and Dolphin Imaging software (Method 4). Each patient served as their own control. Two operators independently performed occlusions and measurements are performed using Geomagic Control X software, analyzing three-dimensional linear deviations and angular measurements. Clinical acceptability thresholds were <2mm for linear deviations and <2° for angular deviations. Statistical analysis included repeated measures ANOVA, Friedman test, and intraclass correlation coefficients. All methods demonstrated clinically acceptable accuracy. Method 2 showed superior performance with smallest median deviations (0.27-0.46mm). Inter-rater reliability was excellent for anterior landmarks (ICC >0.95) and good for posterior landmarks (ICC >0.89). Method 2 achieved highest clinical acceptability rates, while digital methods showed increased variability for posterior landmarks. The LL6 landmark showed significant Z-axis differences (p=0.030), with Method 2 achieving 91.7% acceptability versus 50% for Method 4. The semi-digital approach currently offers optimal balance between technological advancement and clinical reliability. While fully digital methods show promise, they require refinement before replacing approaches incorporating tactile feedback. Future integration of haptic technology and artificial intelligence may enable complete transition to digital workflows.
Benzer Tezler
- Naiv Retina Ven Dal Tıkanıklığı hastalarında peripapiller retina sinir lifi tabakasındaki incelmenin karşılaştırılması: Deksametazon intravitreal implant'a karşı intravitreal Bevacizumab
Comparison of peripapillary Retinal Nerve Fiber Layer thinning in patients with naive branch retinal vein occlusion: Dexamethasone intravitreal implant versus intravitreal Bevacizumab
İBRAHİM İSMET SERT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Göz HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CEMAL ÖZSAYGILI
- Muğlak mekân açılımları üzerine bir okuma
A reading on ambiguous space expansions
GİZEM KAYA
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
Mimarlıkİstanbul Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NURBİN PAKER KAHVECİOĞLU
- Değişik irigasyon solüsyonlarının kök kanal dentini üzerindeki etkilerinin SEM ve mikrosertlik yöntemleri ile incelenmesi
Evaluating the effect of different irrigation solutions on root canal dentine with SEM and microhardness tests
ILGIN AKÇAY
Doktora
Türkçe
2007
Diş HekimliğiEge ÜniversitesiDiş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. NECDET ERDİLEK
- Farklı lazer tiplerinin dentinin kırılma direnci üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Evaluating the effect of different laser types on dentin fracture resistance
HÜSEYİN FURKAN ÜRKMEZ
Doktora
Türkçe
2015
Diş Hekimliğiİstanbul ÜniversitesiEndodonti Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FARUK HAZNEDAROĞLU