Geri Dön

Acil servise başvuran hastalarda saptanan üriner sistem enfeksiyonlarının değerlendirilmesi; bakteremi ve akut böbrek yetmezliği gelişenlerde risk faktörlerinin belirlenmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 971865
  2. Yazar: ESRA GÜNDÜZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ESRAGÜL AKINCI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Üriner sistem enfeksiyonu, sepsis/septik şok, bakteremi, akut böbrek hasarı, direnç, Urinary tract infection, sepsis/septic shock, bacteremia, acute kidney injury, resistance
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmada Ocak-Ağustos 2024 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi acil servisine üriner sistem enfeksiyonu (ÜSE) ile başvuran ve idrar kültüründe üreme saptanan hastalar incelenmiştir. Hastaların bulgularının değerlendirilmesi; üropatojen mikroorganizmaların direnç profillerinin incelenmesi; bakteremi, akut böbrek yetmezliği (ABY) ve sepsis gibi komplikasyonların risk faktörlerinin belirlenmesi planlanmıştır. Böylelikle güncel durumu saptayarak farkındalığın artırılması, komplike olabilecek olguların öngörülmesi ve akılcı antibiyotik yönetimine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmada Ankara Bilkent Şehir Hastanesi acil servisine 01.01.2024-31.08.2024 tarihleri arasında başvuran ve ÜSE tanısı konulan 18 yaş ve üzeri hastalardan idrar kültüründe üreme saptananlar retrospektif olarak incelenmiştir. Dahil edilen hastalara ait yaş, cinsiyet, ek hastalık, komplike eden risk faktörü varlığı, etkenlerin direnç profilleri ve verilen antibiyoterapiler kaydedilmiştir. Hastalarda bakteremi, sepsis ve ABY gelişme riskleri değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 605 hasta dahil edilmiş; %61.2'si kadın, ortanca yaş 69 olarak belirlenmiştir. Komplike ÜSE %76.4, sepsis/septik şok %13.4, bakteremi %23, ABY %32 oranında görülmüştür. Hastaların %62.5'i ayaktan izlenmiştir. ÜSE'yi komplike eden en sık 3 faktörün diyabet, KBH ve nefrolitiyazis olduğu belirlenmiştir. Tam idrar tetkikinde lökosit esteraz pozitifliği %94.5, nitrit pozitifliği %48.5 oranlarında saptanmıştır. Görüntülemede en sık saptanan patolojik bulgular kortikal kist, perirenal kirlenme, hidronefroz ve taştır. Komplike ÜSE grubunda son 3 ayda antibiyotik kullanımı diğer faktörlerden bağımsız şekilde yüksek iken, demans ve sepsis/septik şok düşük saptanmıştır. Bakteremik hastalarda bakımevinde yaşama, nötrofil yüzdesindeki artış, trombosit sayısındaki düşüş, serviste yatış (ayaktan takibe göre) bağımsız şekilde yüksek bulunmuştur. Bakteremiyi öngörmek için yapılan ROC analizinde PCT en güçlü tanısal biyobelirteç olarak öne çıkmış olup özellikle dışlamada güvenilirdir. Nötrofil yüzdesi, trombosit sayısı ve CRP düzeyi ise destekleyici parametrelerdir. Sepsis/septik şok grubunda yaş artışı, solid organ malignitesi, SVO, PCT artışı ve ABH bağımsız olarak yüksek bulunmuştur. ABH olan grupta yaş artışı, KBH, nefrolitiazis ve nefrostominin ABH ihtimalini diğer faktörlerden bağımsız şekilde arttırdığı görülmüştür. İdrar kültüründe en sık izole edilen bakteriler E.coli (%70.4), K.pneumoniae (%11.9), E.faecalis (%3.6) olup ÜSE komplike oldukça etken çeşitliliğinin arttığı görülmektedir. Enterokok, E.cloacae ve S.aureus üremesi saptanan hastaların komplike ÜSE olduğu; S.aureus üremesi olan 8 hastadan 7'sinin bakteremik olduğu saptanmıştır. Enterokoklarda ampisilin direnci %17.9, stafilokoklarda metisilin direnci %36.4; diğer üropatojenlerde direnç oranları nitrofurantoin %8.8, TMP-SMX %28.8, siprofloksasin %35.3, amikasin %4.2, seftriakson %39.8, meropenem %1.9 olarak saptanırken %39.4'ü ESBL pozitif olarak tespit edilmiştir. ESBL pozitifliği sırasıyla bakteremi, sepsis, komplike ÜSE, komplike olmayan piyelonefrit ve sistit gruplarında %48.0, %47.9, %43.9, %31.9 ve %16.3 oranında; karbapenem direnci ise aynı sırayla %0, %4.9, %3.0, %3.2, %0 oranlarında belirlenmiştir. Ampirik tedavide en sık sırasıyla seftriakson, sefiksim/sefuroksim, piperasilin-tazobaktam kullanılır iken kombine antibiyotik verilen hasta oranı %16.4 olarak saptanmıştır. En sık başlanan ampirik tedavi sistitte sefiksim/sefuroksim; diğer gruplarda seftriaksondur. Etkene yönelik en sık verilen antibiyotikler sırasıyla sefiksim/sefuroksim, seftriakson, ertapenemdir; sistit ve komplike olmayan piyelonefritte sefiksim/sefuroksim, komplike ÜSE ve bakteremide seftriakson, sepsiste meropenem/imipenem olarak bulunmuştur. Sonuç: ÜSE tanısı alan hastalarda ileri yaş, demans ve bakımevinde yaşama bakteremi ve sepsis riskini artırmaktadır. Bakteremiyi öngörmede en değerli biyobelirteç prokalsitonin olarak bulunmuştur. ÜSE'ye bağlı ABY gelişimi açısından nefropatiye yol açan hastalıklar ve altta yatan renal patolojiler risk faktörüdür. Sistit olgularında nitrofurantoin direnci saptanmamış ancak seftriakson, TMP-SMX ve siprofloksasin direnç oranları %10'un üzerinde bulunmuştur. Buna rağmen tedavide en sık 3.kuşak sefalosporinlerin tercih edilmesi, direnç artışına neden olmaktadır. Komplike olmayan piyelonefrit, komplike ÜSE, sepsis veya bakteremi riski olan hastalarda yüksek ESBL oranları nedeniyle sefalosporin ve kinolonlar yerine ilk seçenek olarak ESBL'ye etkili ajanlar tercih edilmelidir.

Özet (Çeviri)

Objective: This study examined patients who presented to the emergency department of Ankara Bilkent City Hospital with urinary tract infection (UTI) and had positive urine cultures between January and August 2024. The study aimed to evaluate patients' clinical findings, analyze the resistance profiles of uropathogenic microorganisms and identify risk factors for complications such as bacteremia, acute kidney injury (AKI) and sepsis. The ultimate goals were to assess the current situation, raise awareness, predict potentially complicated cases, and contribute to rational antibiotic use. Materials and Methods: This retrospective study included patients aged ≥18 years who were diagnosed with UTI and had growth in urine cultures between 01.01.2024 and 31.08.2024 in the emergency department of Ankara Bilkent City Hospital. Data on age, sex, comorbidities, presence of complicating risk factors, antimicrobial resistance profiles of pathogens, and administered antibiotics were recorded. The risk of developing bacteremia, sepsis, and AKI was evaluated. Results: A total of 605 patients were included in the study, 61.2% were female, with a median age of 69 years. Complicated UTI was observed in 76.4%, sepsis/septic shock in 13.4%, bacteremia in 23%, and AKI in 32% of cases. Outpatient management was provided for 62.5% of patients. The three most common complicating factors were diabetes mellitus, chronic kidney disease (CKD), and nephrolithiasis. Leukocyte esterase and nitrite positivity were found in 94.5% and 48.5% of urinalyses, respectively. The most common pathological imaging findings were cortical cysts, perirenal stranding, hydronephrosis and stones. In patients with complicated UTI, recent antibiotic use (within the last 3 months) was significantly higher, while dementia and sepsis/septic shock were found to be lower. Among bacteremic patients, living in a nursing home, increased neutrophil percentage, decreased platelet count, and inpatient treatment (versus outpatient) were independently associated. Procalcitonin (PCT) was identified as the most powerful diagnostic biomarker for predicting bacteremia, particularly reliable for ruling it out. Neutrophil percentage, platelet and CRP levels were supportive parameters. In the sepsis/septic shock group, older age, solid organ malignancy, cerebrovascular events, elevated PCT, and AKI were independently associated. In patients with AKI, older age, CKD, nephrolithiasis, and presence of a nephrostomy independently increased the likelihood of AKI. The most frequently isolated pathogens in urine cultures were E.coli (70.4%), K.pneumoniae (11.9%), and E.faecalis (3.6%). As UTI became more complicated, the diversity of pathogens increased. All patients with Enterococcus, E. cloacae, and S. aureus growth had complicated UTI; 7 out of 8 patients with S. aureus also had bacteremia. Ampicillin resistance in enterococci was 17.9%, methicillin resistance in staphylococci was 36.4%. Other uropathogen resistance rates were: nitrofurantoin 8.8%, TMP-SMX 28.8%, ciprofloxacin 35.3%, amikacin 4.2%, ceftriaxone 39.8%, meropenem 1.9%. ESBL positivity was detected in 39.4% of isolates. The rates of ESBL positivity were determined as 48.0%, 47.9%, 43.9%, 31.9%, and 16.3% in the bacteremia, sepsis, complicated UTI, uncomplicated pyelonephritis, and cystitis groups, respectively; whereas carbapenem resistance rates in the same groups were found to be 0%, 4.9%, 3.0%, 3.2%, and 0%, respectively. The most commonly used empirical treatments were ceftriaxone, cefixime/cefuroxime, and piperacillin-tazobactam. Combination antibiotic therapy was administered in 16.4% of patients. Empirical treatment for cystitis most commonly involved cefixime/cefuroxime, whereas ceftriaxone was preferred in other groups. Targeted antibiotics included cefixime/cefuroxime, ceftriaxone, and ertapenem. Cefixime/cefuroxime was most used in cystitis and uncomplicated pyelonephritis, ceftriaxone in complicated UTI and bacteremia, and meropenem/imipenem in sepsis. Conclusion: In patients diagnosed with UTI, advanced age, dementia, and residence in a nursing home increase the risk of bacteremia and sepsis. Procalcitonin was found to be the most valuable biomarker for predicting bacteremia. Underlying nephropathies and renal pathologies were identified as independent risk factors for UTI-related AKI. No nitrofurantoin resistance was found in cystitis cases; however, resistance to ceftriaxone, TMP-SMX, and ciprofloxacin exceeded 10%. Despite this, third-generation cephalosporins remain the most frequently used agents, contributing to increasing resistance. For patients at risk for complicated UTI, sepsis, or bacteremia, agents effective against ESBL-producing organisms should be preferred over cephalosporins and fluoroquinolones as first-line therapy.

Benzer Tezler

  1. Çocukluk çağı idrar yolu enfeksiyonlarının klinik ve laboratuvar özelliklerinin hematolojik parametreler ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationshi̇p between clinical and laboratory features of childhood urinary tract infections and hematological parameters

    FURKAN YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞEGÜL DOĞAN DEMİR

  2. Odağı belli olmayan ateş şikayeti ile acil servise başvuran 1-3 ay arası çocuk olgularda idrar yolu enfeksiyonu görülme sıklığı

    Frequency of urinary tract infections in 1 to 3 month-old-infants who applied to pediatric emergency service with the compliant of fever without A focus

    BEDİA DENİZ YALÇIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    UZMAN FEYZA MEDİHA YILDIZ

  3. Acil serviste uygulanan üriner kateterlerin, sağlık hizmeti ilişkili üriner sistem enfeksiyonlarından kateter ilişkili üriner sistem enfeksiyonu gelişimindeki rolü

    The role of urinary catheters applied in the emergency department in the development of catheter-associated urinary tract infections among healthcare-associated urinary tract infections

    EMİNE KORKU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CUMHUR ARTUK

  4. Acil servise renal kolik ile başvuran hastalarda analjeziğe ek olarak verilen farklı miktarlardaki sıvı tedavilerinin ağrıya etkilerinin vizüel (görsel) analog skala'ya göre karşılaştırılması

    Comparison between effects of intravenous fluid on different amounts given additional to analgesic treatment on pain levels measured by visual analog scale (VAS) of the patients who presented to the emergency departement with flank pain.

    LEBİBE ÇELEBİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    İlk ve Acil YardımMarmara Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZGE ECMEL ONUR

  5. Acil servise başvuran ürolithiazis tanılı hastalardaalpl gen polimorfizmi ile ürolithiazis ilişkisinin incelenmesi, prospektif çalışma

    Investigation of the relationship between ALPL gene polymophism and urolithiasis in patients with urolithiasis admitting to the emergency department, A prospective study

    İBRAHİM ALTUNDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Acil TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞAHİN ÇOLAK

    DOÇ. DR. ESRA GÜZEL TANOĞLU