Ochratoxin A (OTA) production by aspergillus carbonarius in solid state fermentation
Kati hâl fermentasyonunda aspergillus carbonarius'un okratoksin a (OTA) üretimi
- Tez No: 972075
- Danışmanlar: PROF. DR. HATİCE FUNDA KARBANCIOĞLU GÜLER, DR. HAYRETTİN ÖZER
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Gıda Mühendisliği, Food Engineering
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: İngilizce
- Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Mikotoksinler, Aspergillus, Penicillium, Fusarium, Claviceps ve Alternaria cinslerine ait filamentli küfler tarafından üretilen sekonder metabolitlerdir. Aflatoksinler, okratoksinler, fumonisinler, deoksinivalenol, zearalenon ve patulin üzerinde en çok çalışılan ve ulusların gıda mevzuatlarında limit değerleri olan başlıca mikotoksinlerdir. Mikotoksin maruziyet düzeyinin insan sağlığı ve hayvan refahı üzerinde akut veya kronik mutajenite, genotoksisite, immünotoksisite, nefrotoksisite ve hepatotoksisiteyi tetiklediği çeşitli in situ ve in vivo çalışmalar yapılmıştır. İnsanlarda ve besi hayvanlarında mikotoksinlerin sindirim ve solunum yoluyla sebebiyet verdiği akut veya kronik toksisite sendromları“mikotoksikoz”olarak tanımlanmaktadır. Akut etkiler maruziyetten sonraki 72 saat içinde kendini gösterirken, kronik etkiler 72 saatten uzun sürer ve aylarca hatta yıllarca gizli kalabilir. Mikotoksikozun patofizyolojisi genetik, fizyolojik ve çevresel faktörlere dayanmaktadır. Mikotoksin türü ve konsantrasyonu, maruziyet süresi ve düzeyi, yanı sıra hastaların yaş, cinsiyet, yatkınlıklar ve sağlık durumları (vitamin eksiklikleri, alkol kullanımı, kalori yoksunluğu, düşük bağışıklık ve enfeksiyon hastalıkları) gibi belirteçlere, mikotoksikoz tanısı konulurken başvurulur. Sıcaklık, nem, atmosferik gaz kompozisyonu, ortamın besinsel bileşimi, rekabetçi mikroflora gibi etmenlerin bir veya birkaçı uygun olduğunda, tahıllar ve tahıl bazlı ürünler, baharatlar, kurutulmuş meyveler, kahve, kakao, şarap, süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri gibi geniş bir ürün yelpazesinde küfler gelişir ve hedef mikotoksini sentezleyerek gıdaları kontamine ederler. Bu toksinlerden biri olan Okratoksin A (OTA), Aspergillus section Nigri üyeleri başta olmak üzere bazı Penicillium türleri tarafından da üretilen, IARC (Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı) tarafından 2B sınıfı karsinojen ilan edilen suda çözünürlüğü zayıf ancak kloroform, metanol, etanol ve ksilende çözünebilen, beyaz kristalimsi, kokusuz, ısıya dayanıklı, katı bir bileşiktir. Bu açıdan gıdaların direkt tüketimi veya besi hayvanlarından dolaylı olarak tüketiciye geçerek yağ dokularda toksin birikimi, kontrol altına alınmalıdır. Yetkili kurum ve kuruluşların rutin OTA analizleri ile gıdalardaki bulaşı seviyesini belirlemesi, gerek tarımsal/depolama pratiklerinde yaşanan sorunları saptayarak kontrol altına alması gerekse de ithalat/ihracat süreçlerindeki olası sınır redleri ve geri çevirmelerin önüne geçmesi gerekmektedir. Kullanılan metotlar ve malzemeler laboratuvar niteliklerine bağlı değişkenlik gösterse de, analitik saflıkta OTA standardı, olmazsa olmazdır. Ne kadar OTA içerdiği kesin olarak bilinen referans malzemenin varlığı, OTA miktarı belirlenmek istenen numune ile karşılaştırılmasına olanak tanır. OTA standardı üretimi, uzun soluklu ve çok aşamalı bir süreçtir. Genel hatlarıyla, yüksek OTA üreticisi izolatların bulunması, toksin üretim kapasitelerinin anlaşılması, uygulanan işlemlerde toksin miktarının kaybına karşılık katı substrat fermentasyonu (KSF) gibi yöntemlerle seçilen izolatın toksin üretiminin artırılması, toksinin safsızlıklardan arındırılması ve nihai karakterizasyonunu içerir. Katı substrat fermantasyonunun (KSF) mikotoksin üretimlerinde tercih edilmesinin esas sebebi sıvı kültür çalışmalarının filamentli küflerin doğal yaşamına uymamasıdır. KSF bu mikroorganizmaların şartlar müsait olduğunda besin elementlerini kullarak gelişimlerini mimik etmede başarılı ve benzerdir. Bu nedenle miktoksinler dahil olmak üzere küf sekonder metabolitlerini (pigment, organik asit, mikoprotein, vb.) düşük maliyet/yüksek verimlilik açısından güvenle üretime elverişli kabul edilir. Ayrıca KSF, substrat inhibisyonuna ve katabolit baskılanmya daha az eğilimli olduğundan, mikrobiyal kontaminasyona yatkın olmayan bir proses içerisinde, yüksek aktivite ve stabiliteye sahip konsantre son ürünler elde edilmesini sağlar, işletme giderlerini düşürür ve atık yönetimi sorununu ortadan kaldırır. 119G001 numaralı TÜBİTAK 1007 projesi kapsamında yapılan çalışmaların bir parçası olarak yapılan bu araştırmada, TÜBİTAK Gıda Enstitüsü Mikoloji Laboratuvarı bünyesinde bulunan 73 adet Aspergillus section Nigri izolatının (28 adet A. carbonarius, 6 adet A. japonicus, 39 adet A. niger) OTA üretim kapasiteleri, A. carbonarius izolatları için hem YES (Yeast extract Sucrose) hem de CYA (Czapek Yeast Extract Agar) besiyerinde, A . niger agg. izolatları için ise sadece YES besiyerinde 26°C'de 7 günlük inkübasyon süresi sonunda belirlendi. OTA üretim kapasitelerini belirlemek için kryodan (-80ºC) açılan kültürler, MEA (Malt Extract Agar) besiyerine ekildi ve 7 gün boyunca 26ºC'de inkübe edildi. İnkübasyondan sonra sporlar, %0,05 Tween 80 kullanılarak yüzeyden kazınarak toplandı, Thoma hemositometresi yardımıyla sayıldı ve spor süspansiyonları hazırlandı. İzolatların toksin üretim kapasitelerini karşılaştırmak için her suş adına spor yükü 1-5x105 spor/mL'ye ayarlandı ve toksin üretimlerini değerlendirmek üzere 100 µL spor süspansiyonu 15-20 mL YES veya CYA içeren Petri kaplarının merkezine bırakılarak 14 gün boyunca 26ºC'de inkübe edildi. İnkübasyonun sona ermesi ile Petri kaplarında kalan besiyerleri, tartım sonuçları kaydedilerek 30 dakika boyunca stomacher'da 100 mL MeOH:H20 (70:30, v:v) solvent sistemiyle homojenize edildi. Ekstraktlar sırayla Whatman No.1 filtre kağıdı ve 0,45 µm PTFE membran filtreden süzüldü ve viallendi. OTA analizlerinin hepsi yüksek basınçlı sıvı kromatografisi (HPLC) ile gerçekleştirildi. Üzümlerden izole edilen tüm A. carbonarius izolatlarının okratoksijenik olduğu bulunurken, A. japonicus izolatları arasında önemli bir OTA üreticisi bulunamadı. Toksin kapasiteleri suşa bağlı büyük ölçüde değişmekle birlikte, bazı A. carbonarius'lar YES ortamında daha yüksek OTA sentezlerken, diğerleri için CYA ortamı daha avantajlıydı. Öte yandan, farklı kaynaklardan izole edilen A. niger izolatlarının %38,4'ü sağlanan şartlar altında OTA üretemedi, geri kalanı ise değişen miktarlarda üreticiydi. En yüksek OTA üreticisi, YES ortamında 17,436 μg/kg ve CYA ortamında 6,770 μg/kg ile M-A-0032 kodlu A. carbonarius'tu. Ancak en yüksek üretimler A. niger izolatları arasından çıkmış, M-A-0035 kodlu A. niger 18,225 μg/kg OTA ile en okratoksijenik izolat olarak kabul edilmiştir. Benzer şekilde, >10,000 μg/kg toksin üretim kapasitesine sahip olanlar yüksek üretici olarak nitelendirilerek, bu gruba ait M-A-0032 A. carbonarius hariç tüm izolatlar A. niger üyeleri olarak tanımlanmıştır. Katı substrat fermantasyonu (KSF) ile devam etmeden önce, ekstraksiyon yöntemini teşhis edebilmek amacıyla potansiyel substrat olarak pirinç ile ön çalışma yapıldı. 10 g pirincin 50 mL MeOH:H20 ile ekstraksiyonunun, 20 g pirincin 100 mL MeOH:H20 ile ekstraksiyonundan daha verimli olduğu bulundu. Bu, daha az toksisite ile çözücü ve hammadde tasarrufu açısından önemlidir. Daha sonra, aynı koşullar altında DCM (diklorometan) ve MeOH:H20 karşılaştırıldığında, MeOH:H20'nin tercih edilebilecek daha başarılı bir çözücü sistemi olduğu kanıtlandı. Ekstraksiyon yöntemine gelindiğinde, 10 g pirincin 50 mL MeOH:H20 ile 30 dakika ekstraksiyonunda manyetik karıştırıcı ile 5,788 μg/kg OTA elde edilirken, aynı koşullar altında ultrasonikasyon sistemi 5,837 μg/kg OTA ekstraksiyonuna olanak tanıdı. Manyetik karıştırıcının karıştırma prensibi, pilot ölçekte bir biyoreaktöre ölçeklendirme için minyatür bir model olduğu düşünüldüğünden, bu fark göz ardı edildi ve ultrasonikasyon üzerinde durulmadı. Ancak, aynı koşullar altında, 30 dakika yerine 60 dakikalık ekstraksiyonun 5,913 μg/kg OTA ile maksimum OTA ekstraksiyonuna izin verdiği anlaşıldı. Buna rağmen, kullanım kolaylığı için 30 dakikalık ekstraksiyon süresi tercih edildi. KSF, M-A-0032 kodlu A. carbonarius ile planlandı. Pirinç ve buğdayın %30 ve %40 nem içeren substratlar olarak 26°C sıcaklıkta 3, 5, 7 ve 10 gün süreyle OTA üretimi üzerine etkisi araştırıldı. Yaklaşık 10 gram substrat (buğday ve pirinç) 100 mL'lik Erlenmeyer şişelerine tartıldı. Substrat içeren şişeler nem ayarlaması yapıldıktan sonra 121°C'de 15 dakika otoklavlanarak sterilize edildi. Substratların nem seviyeleri, her şişeye istenen son nem içeriğini elde etmek için hesaplanan miktarda distile su eklenmesi ile ayarlandı; bu nem içeriği %30 ve %40 arasında değişti. Spor süspansiyonu toksijenite testleri aşamasında belirtildiği şekilde hazırlandı ve substrat başına 200 µL/10 g inokülasyon yapıldı. İnkübasyon karanlıkta 26°C'de 3,5,7 ve 10 gün boyunca gerçekleştirildi ve inkübasyonu tamamlanan örnekler fungal gelişimi durdurmak için otoklavlandıktan sonra ekstraksiyon protokolüne geçildi. Ekstraksiyon solventi olarak 50 mL MeOH:H2O (7:3) kullanıldı ve substratlar ısıtma olmaksızın 30 dakika boyunca sabit devirde manyetik karıştırıcıda çalkalandı. Süzülen karışım Whatman No.1 ile filtrelendi, 1 mL filtrat kehribar şişeye aktarıldı ve 40°C'de N2 gazı altında tam kuruluğa kadar uçuruldu. Kristal kalıntıları 1 mL OTA mobil fazında (H20: MeCN: AcOH, 51:47:2) çözüldü, viallendi ve HPLC-FLD'ye nicelik tayini için aktarıldı. Pirincin tüm koşullarda buğdaydan daha uygun ve toksin üretimini destekleyici bir ortam olduğu bulundu. Literatürde farklılık göstermekle birlikte, substrat pirinç, buğday ve mısır gibi temel tahıllardan biri olduğunda veya suşun izole edildiği kaynaklardan biri olarak seçildiğinde, genellikle yüksek toksin üretebildiğine dair bulgular mevcuttur. Pirincin bu çalışmada buğdaya karşı güçlü bir rakip olması, karbon ve azota yönünden zengin besinsel bileşiminden veya sekonder metabolit üretiminde etkili olabilecek eser elementlerin bolluğundan vb. kaynaklanmış olabilir. Benzer şekilde, %40 nem, tüm inkübasyon sürelerinde %30'a kıyasla her iki substratta da daha etkili olmuştur. OTA üretimi %40 nemli pirinç ve buğdayda 3. günden 10. güne kadar artmaya devam ederken, %30 nemli pirinçte 7. günden sonra ve buğdayda 5. günden sonra azalma eğilimi başlamıştır. Her iki substratta da daha düşük nemli inkübasyon süresinin uzamasıyla oluşan su stresi nedeniyle toksin degradasyonunun meydana gelmiş olabileceği öne sürülmüştür. %40 nemlendirilmiş pirinçte 5 günlük inkübasyon süresince 11,160 μg/kg OTA üretildiği göz önüne alındığında, bu miktarın 7. günde 13,317 μg/kg'a ve 10. günde 14,660 μg/kg'a yükseldiği görülmüştür. Bu arada, %40 nemlendirilmiş buğday 3. günde 163 μg/kg, 5. günde 331 μg/kg, 7. günde 549 μg/kg ve 10. günde 777 μg/kg OTA ile düşük performans göstermiştir. Sentetik ortamda üretilen 17,436 μg/kg OTA (YES) miktarı SSF sonuçlarından yüksek olmasına rağmen, bu çalışmanın parçası olarak sunulduğu projenin temel amacı, OTA dahil olmak üzere çoklu mikotoksinlerin analitik saflıkta üretiminin özel sektörde ticarileştirilmesi için altyapı oluşturmaktır. Bu açıdan bakıldığında in vitro yerine gıda atığı kategorisinde değerlendirilen düşük kaliteli tahılların, mısır kepeği gibi yan ürünlerin ve hammaddelerin ikame edilmesi önem taşımaktadır. Düşük kaliteli bütün pirinç ve ufalanmış pirincin 26°C'de 3 ve 5 gün boyunca %30 ve %40 nemle nemlendirilmesinin OTA üretimini ne ölçüde uyardığı yeni bir SSF kurulumuyla incelendiğinde, pirinç tipindeki değişimin OTA miktarlarını azalttığı ve beklendiği gibi %40 nemin yine %30 neme göre daha üstün olduğu bulundu. Bu kez %40 nemli pirinç, daha iyi kaliteli pirinç kullanıldığında 3. günde ulaşılan miktarın yarısına ulaşarak 3. günde 740,22 ng/g OTA ve 5. günde 2698,38 ng/g OTA'ya ulaştı. Blender yardımı ile parçalanan ve elekten geçirilen ufalanmış pirinç ise, yüzey alanındaki artışa ve küf miselyumu için daha erişilebilir hâle gelmesine rağmen zayıf potansiyelde bir substrat olarak göze çarptı. İklimsel faktörlerin saldırganlığı ve özellikle Akdeniz ülkelerindeki periyodik iklim projeksiyonları ışığında, mikotoksin üreten küflerin etki alanının, ulusların giderek daha fazla iç içe geçtiği hassas gıda sistemlerindeki hayati tarım ürünlerini hedef alarak genişlemesi önemli bir konudur. Yoğun analizlerin yapıldığı kurumlarda ve bölgelerde OTA analizleri için gerekli referans malzemelrine düşük maliyetlerle kolayca erişilebilmesi, olası tedarik sorunlarının neden olduğu mağduriyeti azaltır. Dolayısıyla, RASFF (Gıda ve Yem için Hızlı Uyarı Sistemi) bildirim akışında aflatoksinleri takip eden OTA'nın referans malzeme geliştirme prosedürü, üretim süreçlerinin öz kaynaklarla ilerlemesini destekleyen bu çalışmanın bulgularıyla uyumlu olurken, küf koleksiyonunun bulunduğu bir laboratuvarda okratoksijenite testleri yapılmış, izolatların OTA üretim kapasiteleri ortaya konulmuş, KSF tasarımı ile hangi şartlarda ve ne kadar OTA kapasitesinin artırılabileceği araştırılmıştır. Analitik saflıkta OTA standardı üretimi hedeflenirken uygulanması gereken basamakların kesiti olarak yapılan bu çalışma, pilot ölçekte dizayn edilmeye uygun, ekonomik, basit ve solvent miktarı, substrat hacmi gibi kalemlerde düşük maliyetin ön planda tutulmasını merkeze koymuştur. Substrat türü, substratın nemi ve inkübasyon süresi, erişmek istenen OTA miktarını primer etkileyen girdilerdir. 5 günlük inkübasyon süresince %40 nemlendirilmiş iyi kalite baldo pirincin, MeOH:H20 (7:3) solvent sistemi ile 30 dakika ekstraksiyonu, OTA miktarını optimize etmek için idealdir. Gelecekte, seri üretime olanak sağlayacak şekilde kısa bir kuluçka süresinde (3 gün) daha yüksek nem seviyelerinde (>%50) inkübasyon sıcaklıklarının da test edilmesi, en yüksek OTA üreticisi olan A. niger kodlu M-A-0035'i farklı bir tür olarak incelemeye dahil edilmesi, ekstraksiyon için“yeşil kimya”kategorisinde umut vaat eden DES (derin ötektik çözücüler) ve NADES (doğal derin ötektik çözücüler) gibi çevre dostu solventlere öncelik verilmesi veya atık/yan ürünlerden döngüsel ekonomiye dahil edilebilecek substratlar seçmenin, mikotoksin üretiminde SSF hakkında genel bilgiyi daha da zenginleştirebileceği ve sürdürülebilir kılacağı varsayılmaktadır.
Özet (Çeviri)
Mycotoxins are secondary metabolites produced by filamentous fungi such as Aspergillus, Penicillium, Fusarium, and Alternaria spp. The most prominent mycotoxins are aflatoxins, ochratoxins, fumonisins, deoxynivalenol, zearalenone, and patulin, which have limit values in several national food legislations. Each mycotoxin has different characteristic attributes depending on the toxin and the toxicity level exposed. Various studies have been conducted on mycotoxin exposure as a triggering agent of acute or chronic mutagenicity, genotoxicity, immunotoxicity, nephrotoxicity, and hepatotoxicity on human health and animal welfare. When one or more of the extrinsic and internal factors such as temperature, moisture, atmospheric gas concentration, nutritional composition of the substrate, competitive microflora are suitable, fungal development in a wide range of foods such as cereals and cereal-based products, spices, dried fruits, coffee, cocoa, wine, milk and dairy products, meat and meat products happened and contaminate foods by synthesizing the relevant toxin. One of these toxins, Ochratoxin A (OTA), is a class 2B carcinogen produced by members of the Aspergillus section Nigri as well as some Penicillium species. Therefore, direct consumption of contaminated foods or indirect transfer from livestock animals to consumers and accumulation in their fatty tissue should be controlled. In this context, authorized institutions and organizations should determine the level of contamination in foods with routine OTA analyses, both to identify and check problems that take place in agricultural/storage practices, and to prevent possible border rejections and recalls in import/export processes. Although the methods and materials used may vary depending on laboratory qualifications, an OTA standard of analytical purity is compulsory. The presence of a reference material with a known exact amount of OTA allows comparison with the sample whose OTA amount is desired to be determined. OTA standard production is a long-term and multi-stage process. In general terms, it includes finding high-OTA producer isolates, quantifying their toxin capacity, stimulating the toxin production of the selected isolate upwards with techniques such as solid substrate fermentation (SSF) in response to the loss of toxin in the applied processes, purifying the toxin from impurities, and final characterization. In this research implemented as part of the studies carried out within the scope of the TÜBİTAK 1007 project numbered 119G001“Production of Analytical Purity Mycotoxin Standards”, the OTA production capacities of 73 Aspergillus section Nigri isolates (28 A. carbonarius, 6 A. japonicus, 39 A. niger) in the TÜBİTAK Food Institute Mycology Laboratory were determined at the end of a 7-day incubation period at 26°C for A. carbonarius isolates in both YES and CYA media, and A. niger agg. isolates only in YES media. All OTA analyses were performed by high-pressure liquid chromatography (HPLC-FLD). While all A. carbonarius isolates were ochratoxigenic, no producer was found among A. japonicus isolates, and 62.6% of the A. niger group was found to be high OTA producers. For the SSF step, A. carbonarius coded M-A-0032, which produced 17.432 µg/kg OTA in YES medium, was used. A preliminary trial study was established for the identification of the extraction method, and it was decided that the magnetic stirrer with the solvent system MeOH:H20 (7:3) for 30 minutes was adequate. Rice and wheat were used as substrates, and OTA amounts were examined during 3, 5, 7, and 10 days of incubation at 26°C. It was found that rice was superior to wheat as substrate, and 40% humidity was superior to 30% humidity. In all categories, a 5-day incubation period was considered sufficient to complete the sets. 40% moistened rice reached the maximum OTA amount with 13.317 µg/kg at the end of the 7th day and 14.660 µg/kg at the end of the 10th day. In the next set of experiments, created based on these outputs, low-quality whole rice and minced rice were used as substrates, and OTA amounts were examined during 3 and 5 days of incubation at 25°C. After 5 days of incubation, all rice with 40% moisture content produced 2698.38 µg/kg and minced rice produced 2264.22 µg/kg OTA. As a result, this research, which is a part of the steps to produce an analytical purity OTA standard, focused on maintaining a low cost in consumables, such as the type and amount of solvent substrate, suitable for designing on a pilot scale. The substrate type, moisture content of the substrate, and incubation time directly affect the targeted OTA amount. Extraction of high-quality baldo rice moistened with 40% for 5 days of incubation with the MeOH:H20 solvent system for 30 minutes is ideal for optimizing the amount of OTA.
Benzer Tezler
- Siyah Aspergillus suşları tarafından kuru üzüm besiyerinde okratoksin a (OTA) oluşumunun incelenmesi
Investigation of ochratoxin a (OTA) production by black Aspergilli strains on dried vine fruit media
ECE GÖKMEN
Yüksek Lisans
Türkçe
2016
Gıda Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ZEYNEP DİLEK HEPERKAN
- Zeytin ve zeytinyağında mikotoksin varlığı, siyah zeytinde A. carbonarius ve P. verrucosum tarafından okratoksin a oluşturulmasına sıcaklığın etkisi
Mycotoxins in olive and olive oil, effect of temperature on ochratoxin a production by A. carbonarius and P. verrucosum in black olive
GÜLÇİN DAZKIR
Doktora
Türkçe
2010
Gıda Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DİLEK HEPERKAN
- Developing an alternative biological control method against aspergillus carbonarius growth and its ochratoxin a production on grape
Üzümde aspergıllus carbonarıus gelişimi ve okratoksin a üretimine karşı alternatif biyolojik kontrol yöntemi geliştirilmesi
GÜLİZ KONUŞUR
Yüksek Lisans
İngilizce
2023
Mikrobiyolojiİstanbul Teknik ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. HATİCE FUNDA KARBANCIOĞLU GÜLER
- Sıcaklık ve su aktivitesinin Aspergillus carbonarius'un gelişme ve okratoksin A oluşturması üzerine etkisinin incelenmesi
Determination the effect of temperature and water activity on growth and ochratoxin A production of Aspergillus carbonarius
PINAR KÜÇÜKAKAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
Gıda Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. FUNDA KARBANCIOĞLU GÜLER
- Sıcaklığın Aspergillus section Nigri üyelerinin gelişme ve okratoksin A oluşturması üzerine etkisinin incelenmesi
Determination the effect of temperature on growth and ochratoxin A production properties of Aspergillus section Nigri members
AYŞEGÜL MUTLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2012
Gıda Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiGıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. FUNDA KARBANCIOĞLU GÜLER