Çocuk acil servisinde akut bronşiolit tanısı alan çocuklarda saptanan etkene göre klinik durumun değerlendirilmesi
Evaluation of clinical status according to the detected etiologic agent in children diagnosed with acute bronchiolitis in the pediatric emergency department
- Tez No: 972157
- Danışmanlar: PROF. DR. CAN DEMİR KARACAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Akut Bronşiolit, Solunum Yolu Viral Paneli, PCR, Acute Bronchiolitis, Respiratory Viral Panel, PCR
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Akut bronşiolit, iki yaş altı çocuklarda, özellikle yaşamın ilk yılında görülen, küçük hava yollarında inflamasyonla seyreden viral kaynaklı bir alt solunum yolu enfeksiyonudur. Genellikle burun akıntısı ve öksürük gibi üst solunum yolu semptomlarıyla başlamakta; ardından bronşiollerde gelişen inflamasyon sonucu takipne, hışıltı ve retraksiyon gibi alt solunum yolu bulguları ortaya çıkmaktadır. En sık etken respiratuvar sinsityal virüs olmakla birlikte; rinovirüs, bokavirüs ve koronavirüs gibi çeşitli solunum yolu virüsleri de etiyolojide yer almaktadır. Klinik seyir değişkenlik gösterebilmekte; bazı hastalarda bronşiolit süresi uzamakta, yoğun bakım izlemi ve mekanik ventilasyon gereksinimi ortaya çıkabilmektedir. Çalışmamızda, akut bronşiolit tanısı almış çocuk hastalarda solunum yolu viral panel testi ile saptanan viral etkenin; hastalığın klinik şiddeti, tedavi yaklaşımı ve izlem yeri (servis veya yoğun bakım) ile ilişkisi değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda, viral etkenlerin klinik seyir üzerindeki belirleyici rolünün ortaya konması ve solunum yolu viral panel testlerinin hasta yönetimine katkısının değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, tek merkezli, retrospektif ve gözlemsel bir araştırmadır. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Acil Kliniği gözlem alanları ile ikinci seviye yoğun bakım ünitesinde, 01.10.2023 – 30.04.2024 tarihleri arasında“akut bronşiolit”tanısıyla takip edilen ve solunum yolu viral panel testinde etken saptanan, 1-24 ay yaş aralığındaki hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastaların viral etkenlerine göre demoŞekil verileri, klinik bulguları, laboratuvar ve görüntüleme sonuçları ile tedavi yaklaşımları karşılaştırmalı olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışma, bronşiolit sezonunu kapsayan Ekim 2023 – Nisan 2024 tarihleri arasında gerçekleştirildi ve toplam 414 çocuk hasta (277 erkek, %66,9; yaş ortalaması 7,6 ± 6,3 ay) değerlendirildi. Hastaneye yatışların %40,6'sı aralık ayında gerçekleşti. En sık başvuru semptomu öksürük (%95,4), en sık fizik muayene bulgusu ise takipne (%93,5) olarak saptandı. Solunum yolu viral panelinde en sık RSV A/B (%42,5) tespit edildi; bunu sırasıyla rinovirüs (%18,6), SARS-CoV (%10,1) ve bokavirüs (%8,2) izledi. Tüm hastaların %79,4'ü bu dört etken grubuna aitti ve ileri analizler bu gruplar üzerinden yapıldı. RSV A/B bronşioliti olan hastaların çoğunda bronşiolit orta şiddette seyretti (%77,3). Rinovirüs veya bokavirüs saptanan hastaların tamamı orta veya ağır şiddetli bronşiolitti. SARS-CoV bronşiolitinde ise hafif bronşiolit oranı diğer etkenlere göre daha yüksek bulundu (%9,5). Viral etken ile bronşiolitin klinik şiddeti arasında anlamlı ilişki vardı (p=0,047). Yoğun bakım ihtiyacı bokavirüs (%47,1) ve rinovirüs (%32,5) bronşiolitinde daha yüksekti ve viral etkenle yoğun bakım gereksinimi arasında anlamlı fark saptandı (p=0,032). Antibiyotik kullanımı en fazla bokavirüs bronşiolitinde izlendi (%70,6) (p=0,038). Steroid kullanımı RSV A/B, rinovirüs ve bokavirüs bronşiolitinde %70'in üzerindeyken, SARS-CoV grubunda %57,1 düzeyindeydi (p=0,033). Nötrofili, rinovirüs (%36,5) ve bokavirüs (%32,4) bronşiolitinde daha sık görüldü (p<0,001); lökopeni ise RSV (%15,8) ve SARS-CoV (%17,1) bronşiolitinde daha yaygındı (p=0,008). Burun akıntısı rinovirüs bronşiolitinde daha sık izlendi (p=0,014); retraksiyon bulgusu RSV A/B, rinovirüs ve bokavirüs bronşiolitinde anlamlı düzeyde daha yüksek oranda görüldü (p<0,001). Wheezing en sık rinovirüs bronşiolitinde saptandı (p=0,009). Ayrıca, tekrarlayan akciğer enfeksiyonu öyküsü rinovirüs (%54,5) bronşiolitinde anlamlı olarak daha sık izlendi (p<0,001). Sonuç: Bronşiolit, bebeklik döneminde özellikle kış aylarında sık karşılaşılan, çoğunlukla viral etkenlerle gelişen ve dikkatli klinik izlem gerektiren yaygın bir alt solunum yolu enfeksiyonudur. Çoğu olguda kendini sınırlayıcı bir seyir izlese de bazı durumlarda hastane yatışı, oksijen desteği ya da nadiren yoğun bakım ihtiyacına yol açabilmektedir. Hastalığın bu değişken seyri, yönetim sürecinde hem etken virüs tipinin hem de hastaya özgü faktörlerin birlikte değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada da ortaya konduğu üzere, bronşiolitin klinik seyrinde yalnızca etkenin türü değil; komorbiditeler, çevresel faktörler ve bireysel risk profili belirleyici olmaktadır. Bu nedenle, tanı aşamasında viral etkenin saptanması değerli olmakla birlikte, tedavi yaklaşımı hastanın bütüncül klinik durumu temel alınarak planlanmalıdır. Ayrıca, anne sütüyle beslenmeme, pasif sigara maruziyeti ve ev içi kalabalık gibi değiştirilebilir risk faktörlerinin azaltılması, hastalık insidansını ve klinik şiddetini düşürme açısından önem taşımaktadır. Etken dağılımına dayalı klinik yaklaşımın bireyselleştirilmiş ve kanıta dayalı tedavi stratejileriyle birleştirilmesi hem klinik sonuçların iyileştirilmesine hem de sağlık hizmetlerinin verimli ve sürdürülebilir kullanımına katkı sağlayacaktır.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Background and Aim: Acute bronchiolitis is a viral lower respiratory tract infection characterized by inflammation of the small airways, commonly seen in children under the age of two, particularly during the first year of life. It typically begins with upper respiratory tract symptoms such as nasal discharge and cough, followed by lower respiratory tract findings including tachypnea, wheezing, and retractions due to inflammation of the bronchioles. While respiratory syncytial virus (RSV) is the most frequent causative agent, other respiratory viruses such as rhinovirus, bocavirus, and coronavirus are also involved in the etiology. The clinical course can vary; in some cases, the disease may persist longer, requiring hospitalization, intensive care monitoring, or mechanical ventilation. In this study, we aimed to evaluate the relationship between the viral pathogen identified by respiratory viral panel (RVP) testing and clinical severity, treatment approach, and level of care (ward or intensive care unit) in pediatric patients diagnosed with acute bronchiolitis. Based on the collected data, we sought to clarify the role of viral agents in the clinical course and assess the contribution of RVP testing to patient management. Materials and Methods: This single-center, retrospective, observational study was conducted at the Pediatric Emergency Department and Level 2 Pediatric Intensive Care Unit of Ankara Bilkent City Hospital. Patients aged 1–24 months who were diagnosed with acute bronchiolitis and had a respiratory viral panel test with an identified viral pathogen between October 1, 2023, and April 30, 2024, were included. Demographic characteristics, clinical findings, laboratory and imaging results, and treatment approaches were compared based on the detected viral agents. Results: The study was conducted during the bronchiolitis season (October 2023 – April 2024) and included 414 pediatric patients (277 male, 66.9%; mean age 7.6 ± 6.3 months). Of all hospital admissions, 40.6% occurred in December. The most common presenting symptom was cough (95.4%), and the most frequent physical examination finding was tachypnea (93.5%). The most commonly detected viral agent was RSV A/B (42.5%), followed by rhinovirus (18.6%), SARS-CoV (10.1%), and bocavirus (8.2%). A total of 79.4% of patients were infected with one of these four viruses, and further analyses were performed within these groups. Most patients with RSV A/B bronchiolitis had a moderate disease course (77.3%). All patients with rhinovirus or bocavirus bronchiolitis had moderate or severe disease. In contrast, mild bronchiolitis was more frequently observed in SARS-CoV cases (9.5%). A statistically significant relationship was found between viral pathogen and clinical severity (p=0.047). ICU admission was more common in bocavirus (47.1%) and rhinovirus (32.5%) cases, with a significant association between viral pathogen and ICU requirement (p=0.032). Antibiotic use was highest in patients with bocavirus infection (70.6%) (p=0.038). Steroid treatment exceeded 70% in RSV A/B, rhinovirus, and bocavirus groups, while it was 57.1% in the SARS-CoV group (p=0.033). Neutrophilia was more common in rhinovirus (36.5%) and bocavirus (32.4%) infections (p<0.001), whereas leukopenia was more frequently observed in RSV (15.8%) and SARS-CoV (17.1%) infections (p=0.008). Nasal discharge was more prevalent in rhinovirus cases (p=0.014), and retractions were significantly more common in RSV A/B, rhinovirus, and bocavirus bronchiolitis (p<0.001). Wheezing was most frequently detected in rhinovirus cases (p=0.009). In addition, a history of recurrent lower respiratory tract infections was significantly more common in patients with rhinovirus bronchiolitis (54.5%) (p<0.001). Conclusion: Bronchiolitis is a common lower respiratory tract infection in infancy, especially during the winter months, most often caused by viral agents and typically requiring close clinical monitoring. Although the disease is self-limiting in the majority of cases, it may occasionally necessitate hospitalization, oxygen therapy, or even intensive care support. This variability in clinical course underscores the importance of evaluating both the viral pathogen and patient-specific factors in disease management. As demonstrated in this study, not only the type of virus but also comorbidities, environmental conditions, and individual risk profiles significantly influence disease severity. Therefore, while viral identification through RVP testing is valuable, treatment decisions should be based on a comprehensive clinical assessment. Moreover, reducing modifiable risk factors such as lack of breastfeeding, exposure to passive smoking, and household crowding is crucial for decreasing the incidence and severity of bronchiolitis. Integrating pathogen-based clinical insights with individualized, evidence-based treatment strategies may improve clinical outcomes and contribute to the efficient and sustainable use of healthcare resources.
Benzer Tezler
- Çocuk acil servisinde akut bronşiyolit tanısı alan hastalarda serum vitamin D düzeyinin klinik skor üzerine etkisi
The effect of serum vitamin D level on clinical score in patients diagnosed with acute bronchiolitis in the pediatric emergency department.
HALE ÇİTLENBİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık BakanlığıÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MURAT ANIL
- Çocuk Acil Servisinde akut bronşiyolit tanısı alanhastaların akciğer ultrasonografi bulgularının değerlendirilmesi
Evaluation of lung usg findings of patients diagnosed withacute bronchiolitis in the Pediatric Emergency
EDA İPEK GÜRBÜZER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZLEM TEKŞAM
- Alt solunum yolu enfeksiyonu tanısı alan çocuklarda D vitamini düzeyi
Vitamin D level in children diagnosed with lower respiratory track infection
ABDULLAH ÖCAL YAĞINÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıÇukurova ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DERYA ALABAZ
- Respiratuar sinsityal virus ile Respiratuar sinsityal virus dışı bronşiyolit geçiren çocuklarda tekrarlayan hışıltı, atopi riski ve serum interlökin-4, interlökin-13, interferon-gama düzeylerinin karşılaştırılması
Comparision of serum interleukin-4, interleukin-13, interferon-gamma levels and risk of recurrent wheezing, atopy between Respiratory syncytial virus and nonrespiratory syncytial virus bronchiolitis
BURÇAK TATLI GÜNEŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖZKAN KARAMAN
- Çocuk acil servisinde yüksek akış nazal kanül oksijen tedavisi uygulanan hastaların sonuçları ve tedavi başarısını etkileyen faktörler
Outcomes of patients who received high flow nasal cannula oxygen therapy in pediatric emergency department and factors affecting treatment success
MUSTAFA SAFA TURAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Medeniyet ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜLSER ESEN BESLİ