Geri Dön

Ebeveyn kaybı nedeniyle yatılı okulda büyüyen çocukların ruhsal iyilik durumunu desteklemeye yönelik bütüncül bir müdahale programı önerisi

A comprehensive intervention proposal to promote the psychological well-being of children growing up in boarding schools after parental loss

  1. Tez No: 974049
  2. Yazar: DİLAN GÜNEŞ ÖZCAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ZEYNEP ŞİMŞEK
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Psikoloji, Psychology
  6. Anahtar Kelimeler: Ebeveyn Kaybı, Deprem, Ruhsal Travma, Müdahale Önerisi, Yatılı Okul, Deprem kayıpları, Ortaokul öğrencileri, Parasız yatılı öğrenciler, Paylaşılan travma, Psikolojik travma, Stres bozuklukları-post travmatik, Toplumsal travma, Çocuk psikolojisi, Çocukluk çağı travmaları, Çoklu travma, Parental Loss, Earthquake, Psychological Trauma, Intervention Framework, Boarding School, Earthquake loss, Secondary school students, Free boarding students, Shared trauma, Stress disorders-post traumatic, Collective trauma, Child psychology, Childhood traumas, Multiple trauma
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Bilgi Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Programlar Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Travma ve Afet Çalışmaları Uygulamalı Ruh Sağlığı Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Dünyada travmatik deneyimlerin arttığı ve bu deneyimlerden en çok etkilenen grubun çocuklar olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada, Türkiye'de bireysel ve toplumsal travmatik yaşantılar nedeniyle ebeveyn kaybı yaşamış yatılı okulda büyüyen 9-11 yaşları arasındaki çocukların duygusal ve davranışsal sorunlarını ve ihtiyaçlarını belirlemek için çoklu bilgi kaynaklarını kullanarak elde edilen bulgular çerçevesinde bir müdahale programı önerisi geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma ebeveyn kaybı yaşamış 9-11 yaşları arasında toplam 215 çocuk üzerinde, nicel (kesitsel) ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma desen ile yürütülmüştür. Niceliksel araştırma kapsamında 1 yıl arayla aynı çocuklarda ölçümler iki kere yapılmış, niteliksel çalışmada ise Yorumlayıcı Fenomonolojik Analiz kullanılarak, görüşmeler ve kayıtlar veri kaynağını oluşturmuştur. Veri toplama araçları“Çocuk ve Gençlerde Travma Sonrası Tepki Ölçeği”(ÇTSS-TÖ),“Çocuklarda Anksiyete ve Depresyon Ölçeği-Yenilenmiş”(ÇADÖ-Y),“Çocuklarda Umut Ölçeği”(ÇUÖ), yarı-yapılandırılmış görüşme formları ve Sağlık Kurulu Görüşmeleri ile Önleyici Destekleyici Formdur. Derinlemesine görüşmeler 14 çocuk, 2 sınıf öğretmeni, 2 belletmen ve 2 psikolojik danışman ile yapılmıştır. Toplam 215 çocuğun %41.9'u kızdır ve %44.2'si depremi yaşamıştır. Depremi yaşayan ve yaşamayan çocukların sosyo-demografik özellikleri benzerdir (p>0.05). 6 Şubat depremlerinden bir yıl sonra çocuklarda ağır ya da çok ağır stres düzeyi görülme sıklığı %52.6 iken, depremi deneyimlemiş çocuklarda anlamlı olarak yüksektir (P<0.05). Benzer şekilde Çocuklarda Anksiyete ve Depresyon Ölçeği-Yenilenmiş (ÇADÖ-Y)'nden alınan puan ortalaması depremi doğrudan deneyimlemiş çocuklarda anlamlı olarak yüksek bulunmuştur. İkinci yılın sonunda ağır ve çok ağır düzeyde şiddet düzeyi çocukların %44.7'sinde görülmüş olup, depremi deneyimleme durumuna göre anlamlı farklılık göstermemiştir (P>0.05). Benzer şekilde ikinci yılın sonunda Ayrılık Anksiyetesi Bozukluğu puan ortalaması depremi yaşamış çocuklarda anlamlı olarak yüksek bulunurken, diğer alt testler depremi yaşama durumuna göre anlamlı farklılık göstermemiştir (p>0.05). Çocukların tümü için stres tepkisinin şiddet düzeyi ve ÇADÖ_Y'den alınan puanlara bakıldığında bir yıl arayla yapılan iki uygulama arasında anlamlı farklılık saptanmamıştır (P>0.05). Çocuklarda Umut Ölçeği' nden (ÇUÖ) alınan puanlar incelendiğinde ise, Amaca Ulaşma Yolları alt testinden alınan puanlar anlamlı farklılık göstermezken Amaca Güdülenme alt testinden depremi yaşamış çocuklar hem birinci yılın sonunda hem de ikinci yılın sonunda anlamlı olarak düşük puan almışlardır (P<0.05). Bir yıl arayla uygulanan puanlar karşılaştırıldığında, tüm çocuklar için ikinci yılın sonunda puanın anlamlı ölçüde düştüğü belirlenmiştir (P<0.05). Çoklu analiz sonucuna göre, cinsiyet ÇTSS-TÖ puanını bağımsız olarak etkilerken, ÇADÖ-Y'yi cinsiyet ve bölge, ÇUÖ'ni ise cinsiyet ve akademik performans bağımsız olarak yordamıştır (P<0.05). Çocuklarla yapılan görüşmelerden çocukların gelişimsel özellikleri, yatılı eğitim kurumunda olma ve travma bilgili yaklaşım şeklinde üç ana tema ve alt temaları, çalışanlar ile yapılan görüşmelerde ise ise 5 ana tema ve alt temaları ortaya çıkmıştır. Bu görüşmeler tematik analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Nicel ve nitel verilerden elde edilen bulgulara dayalı olarak, hem çocuklara hem de çalışanlara yönelik bütüncül müdahale ve destek mekanizmalarını içeren, iyileştirici okul ikliminin sürdürülebilirliği açısından travma bilgili okul sistemi modelinin geliştirilmesinin uygun olduğu düşünülmüştür.

Özet (Çeviri)

It is known that traumatic experiences are increasing globally and that children are among the most affected groups. This study aims to develop an intervention program based on findings obtained through multiple data sources to identify the emotional and behavioral problems and needs of children aged 9–11 who have lost a parent due to individual or collective traumatic events and are growing up in a boarding school in Turkey. The research was conducted using a mixed-methods design, combining quantitative (cross-sectional) and qualitative approaches, involving a total of 215 children aged 9–11 who had experienced parental loss. In the quantitative part of the study, measurements were taken twice from the same children with a one-year interval. In the qualitative part, Interpretative Phenomenological Analysis (IPA) was used, and data were collected through interviews and records. Data collection tools included the“Post-Traumatic Stress Reaction Scale for Children and Adolescents”(PTSR-C),“Revised Child Anxiety and Depression Scale”(RCADS),“Children's Hope Scale”(CHS), semi-structured interview forms, Health Committee Interviews, and the Preventive Supportive Form. In-depth interviews were conducted with 14 children, 2 classroom teachers, 2 dormitory supervisors, and 2 psychological counselors. Of the 215 children, 41.9% were girls, and 44.2% had experienced the earthquake. The socio-demographic characteristics of children who experienced the earthquake and those who did not were similar (p > 0.05). One year after the February 6 earthquakes, 52.6% of the children were found to have severe or very severe levels of stress, which was significantly higher among those who experienced the earthquake (p < 0.05). Similarly, the mean scores on the RCADS were significantly higher in children who had directly experienced the earthquake. At the end of the second year, 44.7% of the children exhibited severe or very severe stress levels, with no significant difference according to earthquake exposure (p > 0.05). Similarly, at the end of the second year, the mean score for Separation Anxiety Disorder was significantly higher among children who had experienced the earthquake, while no significant differences were found for other subtests based on earthquake exposure (p > 0.05). No significant differences were found between the two assessments conducted one year apart in terms of stress severity and RCADS scores for all children (p > 0.05). Regarding the CHS scores, no significant differences were found in the“Pathways to Goal Achievement”subscale, whereas children who experienced the earthquake scored significantly lower in the“Goal Motivation”subscale at both the end of the first and second year (p < 0.05). When comparing scores obtained a year apart, it was found that scores significantly decreased for all children by the second year (p < 0.05). According to multiple analysis results, gender independently predicted PTSR-C scores, while RCADS scores were predicted by gender and region, and CHS scores were predicted by gender and academic performance (p < 0.05). Interviews with children revealed three main themes and their sub-themes: developmental characteristics, being in a boarding school, and trauma-informed approach. Interviews with staff revealed five main themes and sub-themes. These interviews were analyzed using thematic analysis. Based on the findings from both quantitative and qualitative data, it was concluded that developing a trauma-informed school system model that includes comprehensive intervention and support mechanisms for both children and staff would be appropriate for sustaining a healing school climate.

Benzer Tezler

  1. 12-17 yaş arası yetim çocuklarda primer başağrısı sıklığı ve klinik özellikleri

    Primary headaches frequency and clinical specifications in 12-17 year old orphan childs

    ASLI ŞENTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Nörolojiİstanbul Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SABAHATTİN SAİP

  2. Yatılı okulda ve ailesinin yanında kalan kız ergenlerin (15-18 yaş) benlik algısı ve umutsuzluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Analyzing the self-perception and hopelessness levels of adolescents (15-18 ages) who live with their parents and the dorms

    ÖZNUR HALAÇ YİLGEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    PsikolojiGazi Üniversitesi

    Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE DİLEK ÖĞRETİR ÖZÇELİK

  3. İşitme yetersizliği olan 8-18 yaş arası çocukların yaşam kalitelerinin anne görüşlerine göre incelenmesi

    Investigation of quality of life in children with hearing impairment between 8-18 years old according to mothers' perspective

    BEYHAN ÖZGE YERSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Eğitim ve ÖğretimAnkara Üniversitesi

    Çocuk Gelişimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ENDER DURUALP

  4. COVİD-19 pandemisi ile ilgili ebeveyn farkındalığının ve kaygı düzeyinin değerlendirilmesi

    Evaluation of parental awareness and anxiety level regarding COVID-19 pandemic

    FATİH GÜNAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    PsikolojiAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİLİZ ŞİMŞEK ORHON

  5. Cinsel saldırı ve cinsel istismar iddiası ile başvuran çocukların jinekolojik muayeneleri sırasında kaygılarını gidermede adli hemşirenin rolü

    The role of forensi?c nurse i?n overcomi?ng the anxi?eti?es of the chi?ldren duri?ng the gynecologi?c exami?nati?on who were clai?med to have been sexually assaulted and abused

    DİLEK SUNMAZ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    HemşirelikEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZÜMRÜT BAŞBAKKAL