Geri Dön

Endometrial karsinomlarda hücre adezyon moleküllerinin prognostik önemi

The prognostic significance of cell adhesion molecules in endometrial carcinomas

  1. Tez No: 974408
  2. Yazar: MUHAMMET HİKMET NAZAR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. NURHAN ŞAHİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve amaç: Endometrial karsinom gelişmiş ülkelerde post-menopozal kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanserdir. Endometrial kanser tedavisinde karşılaşılan en büyük zorluklardan biri, adjuvan tedaviden fayda görebilecek hastaların cerrahi sonrası ek tedavi gerektirmeyen hastalardan ayırt edilmesidir. Güncel verilere göre klinikopatolojik kriterlerle belirlenen risk grupları ve hastalarda görülen rekürrrens oranları arasında uyumsuzluk bulunmaktadır. L1 hücre adezyon molekülü (L1CAM; CD171) ve beta katenin gibi hücre adezyon moleküllerinin hasta rekürrens ve prognozlarını tahmin edebilecek potansiyel biyobelirteçler olabileceği yönünde çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmanın amacı endometrium karsinomunun en sık görülen alt tipi endometrioid endometrial karsinom tanısı alan olgularda L1CAM ve beta katenin ekspresyonunun klinikopatolojik parametreler, prognoz, nüks ve sağkalımla ilişkisini incelemektir. Gereç ve yöntem: Çalışmada Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Patoloji Anabilim Dalı arşivinde, Ocak 2013- Aralık 2023 tarihleri arasında evreleme cerrahisi uygulanmış, patolojik incelemesi sonucu endometrioid endometrial karsinom tanısı almış toplam 141 olgunun tümör hacmi, fiksasyon ve takip kalitesi bakımından en uygun lamları seçildi. Olguların histolojik tanı, histolojik derece, myometrium invazyon varlığı/derinliği, lenfovasküler invazyon ve servikal stromal invazyon varlığı yeniden değerlendirildi. İmmünohistokimyasal olarak uygulanan L1CAM ekspresyonu için tümörde görülen %10'un üzerindeki membranöz boyanma, beta katenin için nükleer boyanma pozitif kabul edildi. Olgulara ait yaş, hastalığın evresi, tümör derecesi, lenfovasküler invazyon, lenf nodu metastazı durumu, nüks varlığı, genel sağkalım ve hastalıksız sağkalım verileri kaydedildi. L1CAM ile beta katenin ekspresyonuyla klinikopatolojik parametreler arası ilişki ve sağkalıma etkisi istatistiksel analizle hesaplandı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 141 olgunun 28'inde (%19,9) L1CAM pozitifliği, 20'sinde (%14,2) beta katenin pozitifliği görüldü. L1CAM ekspresyonu ile hastalık progresyonu ve nüks arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı. Log Rank test ile analiz edildiğinde L1CAM ekspresyonu gösteren olguların düşük hastalıksız sağkalım sürelerine sahip olduğu saptandı. Beta katenin ekspresyonu ile genç yaş ve %50'den düşük myometrial invazyon arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptandı. Beta katenin pozitif olguların tümöral evrelere göre düzenlenen risk grupları arasında, düşük riskli grupta daha çok, düşük-orta riskli grupta daha az görüldüğü istatistik olarak anlamlı bulundu. Sonuç: L1CAM hastalık progresyonu ve nüksü tahmin etmede önemli bir biyobelirteç olmaya adaydır. Çalışmamızda L1CAM pozitif olgularda daha sık nüks görülmesi ve hastalıksız sağkalım sürelerinin düşük olması gelecekte adjuvan terapi alacak hastaların daha isabetli belirlenmesi ve hasta yönetimi için umut vaat edicidir. Beta katenin adezyon molekülünün genç ve düşük riskli hastalarda görülmesine rağmen literatürde bahsedildiği gibi nüksü ön görmesi çalışmamızda doğrulanamamıştır. Bu sonuç metastaz/nüks patogenezinden sorumlu CTNNB1 mutasyonu ve onun öncüsü olarak gösterilen immünohistokimyasal beta katenin boyanmasının yeterli duyarlılıkta örtüşmeyebileceğini akla getirmektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction and objective: Endometrial carcinoma is the most common gynecological cancer in postmenopausal women in developed countries. One of the major challenges encountered in the treatment of endometrial cancer is distinguishing patients who may benefit from adjuvant therapy from those who do not require additional treatment after surgery. According to current data, there is a discrepancy between risk groups determined by clinical-pathological criteria and recurrence rates observed in patients. Studies suggest that cell adhesion molecules such as L1 cell adhesion molecule (L1CAM; CD171) and beta-catenin may be potential biomarkers for predicting patient recurrence and prognosis. The aim of this study is to investigate the relationship between L1CAM and beta-catenin expression and clinical- pathological parameters, prognosis, recurrence, and survival in cases diagnosed with endometrioid endometrial carcinoma, the most common subtype of endometrial carcinoma. Materials and methods: In this study, a total of 141 cases who underwent staging surgery and were diagnosed with endometrioid endometrial carcinoma based on pathological examination at our hospital's Department of Pathology between January 2013 - December 2023. The most suitable slides in terms of tumor volume, fixation, and follow-up quality were selected. The histological diagnosis, histological grade, presence/depth of myometrial invasion, lymphovascular invasion, and presence of cervical stromal invasion were reevaluated for the cases. For immunohistochemical L1CAM expression, membrane staining of more than 10% in the tumor and nuclear staining for beta-catenin was considered positive. Data on age, disease stage, tumor grade, lymphovascular invasion, lymph node metastasis status, recurrence, overall survival, and disease-free survival were recorded for the cases. The relationship between L1CAM and beta-catenin expression and clinical-pathological parameters and their effect on survival were calculated using statistical analysis. Results: Of the 141 cases included in the study, 28 (19.9%) were L1CAM- positive and 20 (14.2%) were beta-catenin-positive. A statistically significant relationship was found between L1CAM expression and disease progression and recurrence. When analyzed using the Log Rank test, it was found that cases showing L1CAM expression had lower disease-free survival times. A statistically significant relationship was found between beta-catenin expression and young age and myometrial invasion of less than 50%. It was statistically significant that beta-catenin- positive cases were more common in the low-risk and less common in the low-to- intermediate-risk among risk groups classified according to tumor stages. Conclusions: L1CAM is a candidate for an important biomarker in predicting disease progression and recurrence. In our study, the higher incidence of recurrence and shorter disease-free survival in L1CAM-positive cases is promising for the more accurate identification of patients who will receive adjuvant therapy in the future and for patient management. Although beta-catenin as an adhesion molecule is seen in young, low-risk patients, its predictive value for recurrence, as mentioned in the literature, could not be confirmed in our study. This result suggests that the CTNNB1 mutation, which is responsible for the metastasis/recurrence pathogenesis, and its surrogate, immunohistochemical beta-catenin staining, may not overlap with sufficient sensitivity.

Benzer Tezler

  1. Endometrioid endometrial karsinomlarda L1 hücre adezyon molekülü (L1CAM) ekspresyonu, prognostik önemi ve sağkalım ile ilişkisi

    L1 cell adhesion molecule (L1CAM) expression in endometrioid endometrial carcinomas, its prognostic significance, and correlation with survival

    SULTAN DENİZ ALTINDAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Patolojiİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEYRAN YİĞİT

  2. Endometrial karsinomlarda bcl-2, nm 23 ve E-cadherin ekspresyonlarının yaş, histolojik tür, derece, evre ve myometrial invazyon derinliği ile ilişkisi

    The Relation of bcl-2, nm 23 and E-cadherin expressions with age,histological typing, grade, stage and deep myometrial invasion in endometrial carcinomas

    SERMİN ÖZKAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    PatolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MERAL KOYUNCUOĞLU

  3. Endometrial kanserlerde PTEN ekspresyonunun prognostik faktörlerle karşılaştırılması

    Comparison of PTEN expression with prognostic factors in endometrial cancer

    MESUT CAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    BiyokimyaAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YUSUF KURTULMUŞ

  4. Endometrial karsinomlarda tümör ilişkili makrofajlar ve stromal mast hücre cevabının hormon reseptörleri ve prognostik faktörler ile ilişkisi

    The relation between stromal mast cells and tumor associated macrophages with hormone receptors and prognostic factors in endometrial carcinomas

    MEHTAP KASAP KILIÇOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    PatolojiUludağ Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA BAYKARA

  5. Endometrial endometrioid ve seröz karsinomlarda GADD45 ekspresyonu ve klinikopatolojik önemi

    GADD45 expression and its clinicopathologic significance in endometrial endometrioid and serous carcinomas

    BAHAR KARAKOÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Patolojiİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İRFAN ÖCAL