Geri Dön

Hiperlipimidemili hastalarda statin kullanım uyumu üzerine etkili faktörlerin değerlendirilmesi

Evaluation of factors affecting statin adherence in patients with hyperlipidemia

  1. Tez No: 974959
  2. Yazar: VEYSEL RAMAZANOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEMET TAŞKIN EGİCİ, DR. ÖZGE BÖRKLÜ DOĞAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Hiperlipidemi, İlaç Uyumu, Sağlık Okuryazarlığı, Statin, Hyperlipidemia, Health Literacy, Medication Adherence, Statin
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, hiperlipidemisi olan hastalarda statin kullanım uyumu ile sağlık okuryazarlığı düzeyi, sosyodemografik özellikler, bilgi ve tutumlar, ilacı bırakma nedenleri ve SCORE-TR kardiyovasküler risk düzeyi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel ve tanımlayıcı çalışmaya, 25.04.2025–25.07.2025 tarihleri arasında SBÜ Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniği'ne başvuran, 18 yaş ve üzeri hiperlipidemi tanılı 184 birey dahil edilmiştir. Katılımcılara İlaç Uyumunu Bildirim Ölçeği (İUBÖ), Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği–32 (TSOY-32) ve Statin Bilgi-Tutum Değerlendirme Formu uygulanmıştır. Veriler IBM SPSS Statistics 26.0 programında analiz edilmiştir. Uygun durumlarda Mann–Whitney U, Kruskal–Wallis, Spearman korelasyon ve Ki-kare testleri kullanılmış, istatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan kişilerin yaş ortalaması 60,6 ± 10,9 yıl olup, %41,3'ü kadın, %58,7'si erkektir. Katılımcıların %90,8'i (n = 167) statin tedavisine başlamış, %9,2'si (n = 17) başlamamıştır. Statin tedavisine başlamayanların en sık gerekçeleri“diyet desteğinin yeterli olduğunu düşündüğü için”(n = 9; %52,9) ve“egzersizin yeterli olduğunu düşündüğü için”(n = 8; %47,1) ifadeleri olmuştur. Statin tedavisine başlayıp halen kullanmakta olanların oranı %61,4 (n = 113) olup, geriye kalan %38,6'sı (n = 71) statin tedavisine hiç başlamamış (n = 17) veya başladıktan sonra bırakmıştır (n = 54). Başlayıp bırakanlar arasında en sık nedenler sırasıyla“internet ve sosyal medyadaki olumsuz görüşler”(n = 16; %29,1),“egzersizin yeterli olduğunu düşündüğü için”(n = 13; %23,6),“hekim önerisiyle bıraktım”(n = 12; %21,8) ve“ilaca bağlı yan etki yaşadım”(n = 11; %20) şeklinde bildirilmiştir. Katılımcıların İUBÖ puan ortalaması 22,99 ± 2,92, TSOY-32 puan ortalaması 26,50 ± 10,29 olup, düzenli statin kullananlarda İUBÖ puanı anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p < 0,001). Sağlık okuryazarlığı erkeklerde, yüksek eğitim ve gelir düzeyinde daha yüksek, yaş arttıkça ise azalmaktadır (p < 0,001; p = 0,002; p = 0,012; r = –0,307; p < 0,001). Diyabet veya kardiyovasküler hastalığı bulunan bireylerde statin tedavisini düzenli sürdürme oranı, bu komorbiditeleri bulunmayanlara kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksektir (p = 0,039; p = 0,004). Ayrıca, kolesterol nedeniyle sağlık kuruluşuna düzenli başvuran bireylerde statin kullanımı oranları da anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p < 0,001). SCORE-TR kardiyovasküler risk sınıflamasına göre İUBÖ ve TSOY-32 puanları arasında anlamlı farklılık saptanmamış; ancak SCORE-TR sayısal risk yüzdeleri ile TSOY-32 puanları arasında çok zayıf düzeyde, negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r = –0,172; p = 0,022). Sonuç: Çalışmamızda hiperlipidemili bireylerde statin tedavisine başlama oranı yüksek olmakla birlikte, devamlılığın sınırlı olduğu görülmüştür. Özellikle hiç başlamayan bireylerin daha sonra tedaviye başlamadığı dikkati çekmektedir. Bu durum, ilk reçeteleme sürecinde kurulan hekim-hasta ilişkisinin, hastanın statin tedavisine yönelik algısını ve güvenini belirleyerek uzun dönemli tedavi uyumunda kritik rol oynadığını göstermektedir. Bununla birlikte, sağlık okuryazarlığı ile ilaç uyumu arasında doğrudan bir ilişki saptanmamıştır. Bu bulgu, tedaviye bağlılığın yalnızca bilgi düzeyiyle açıklanamayacağını; yan etki beklentileri, sosyal çevre ve medya etkisi gibi faktörlerin, ayrıca hasta ile kurulan güven temelli etkileşimin de tedavi sürekliliğinde önemli rol oynadığını düşündürmektedir. SCORE-TR risk düzeyi ile sağlık okuryazarlığı arasında gözlenen zayıf ancak anlamlı ters ilişki, kardiyovasküler riski yüksek bireylerde sağlık okuryazarlığının artırılmasına yönelik girişimlerin önemini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: The objective of this study is to evaluate the relationship between statin adherence and health literacy level, sociodemographic characteristics, knowledge and attitudes, reasons for discontinuing medication, and SCORE-TR cardiovascular risk level in patients with hyperlipidemia. Materials and Methods: This cross-sectional and descriptive study included 184 individuals aged 18 years or older diagnosed with hyperlipidemia who applied to the Family Medicine Outpatient Clinic of the University of Health Sciences Haydarpaşa Numune Training and Research Hospital between April 25 and July 25, 2025. Participants completed the Medication Adherence Report Scale (MARS-5), the Turkish Health Literacy Scale-32 (TSOY-32), and the Statin Knowledge and Attitude Assessment Form. Data were analyzed using IBM SPSS Statistics 26.0. Mann–Whitney U, Kruskal–Wallis, Spearman correlation, and Chi-square tests were applied where appropriate, and statistical significance was set at p < 0.05. Results: The mean age of participants was 60.6 ± 10.9 years, with 41.3% being female and 58.7% male. 90.8% of participants (n = 167) had started statin therapy, while 9.2% (n = 17) had not. The most common reasons for not starting statin therapy were“believing that dietary support was sufficient”(n = 9; 52.9%) and“believing that exercise was sufficient”(n = 8; 47.1%). The rate of those who started statin therapy and are still using it is 61.4% (n = 113), while the remaining 38.6% (n = 71) either never started statin therapy (n = 17) or stopped after starting (n = 54). Among those who started and stopped, the most common reasons were, in order,“negative opinions on the internet and social media”(n = 16; 29.1%),“believed exercise was sufficient”(n = 13; 23.6%),“stopped on doctor's advice”(n = 12; 21.8%), and“experienced side effects from the medication”(n = 11; 20%). The mean IUBÖ score for participants was 22.99 ± 2.92, and the mean TSOY-32 score was 26.50 ± 10.29. The IUBÖ score was significantly higher in those who regularly used statins (p < 0.001). Health literacy was higher among men and those with higher education and income levels, but decreased with increasing age (p < 0.001; p = 0.002; p = 0.012; r = –0.307; p < 0.001). The rate of consistent statin therapy adherence among individuals with diabetes or cardiovascular disease is significantly higher compared to those without these comorbidities (p = 0.039; p = 0.004). Furthermore, statin usage rates were also found to be significantly higher among individuals who regularly visit healthcare facilities due to cholesterol (p < 0.001). No significant difference was found between SCORE-TR cardiovascular risk scores and TSOY-32 scores; however, a very weak, negative, and statistically significant correlation was found between SCORE-TR numerical risk percentages and TSOY-32 scores (r = –0.172; p = 0.022). Conclusion: In our study, although the initiation rate of statin therapy was high among individuals with hyperlipidemia, adherence was found to be limited. Notably, individuals who never started treatment did not initiate it later. This finding indicates that the physician-patient relationship established during the initial prescribing process plays a critical role in determining the patient's perception and confidence regarding statin therapy, thereby influencing long-term treatment adherence. However, no direct relationship was found between health literacy and medication adherence. This finding suggests that adherence to treatment cannot be explained solely by the level of knowledge; factors such as expectations of side effects, social environment, and media influence, as well as trust-based interaction with the patient, also play an important role in treatment continuity. The weak but significant inverse relationship observed between SCORE-TR risk level and health literacy highlights the importance of initiatives aimed at improving health literacy in individuals with high cardiovascular risk.

Benzer Tezler

  1. Statin grubu ilaç kullanan hiperlipidemili hastalarda hasta eğitimi ve hiperlipidemi tedavisinin izlenmesi

    Patient education and monitoring of hyperlipidemic patients receiving statins

    SENEM ÖZGÜR SARI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Eczacılık ve FarmakolojiMarmara Üniversitesi

    Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FİKRET VEHBİ İZETTİN

  2. Bölgemizdeki hiperlipidemili hastalarda atorvastatin, rosuvastatin ve simvastatin tedavisinin doz -etkinliğinin araştırılması

    Dose efficacy investigation of atorvastatin, rosuvastatin and simvastatin theraphy on hyperlipidemic patients from the region (Eastern Turkey)

    ORHAN DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    KardiyolojiAtatürk Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SERDAR SEVİMLİ

  3. Tip 2 diyabetik hiperlipidemili hastalarda atorvastatin ile rosuvastatin'in total antioksidan kapasite üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of the atorvastatin and rosuvastatin effects on the total antioxidant capacity in the patients with type 2 diabetes mellitus and hyperlipidemia

    MURAT KÖKSAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıHarran Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TEVFİK SABUNCU

  4. Tip II a ve tip II b hiperlipidemili hastalarda pravastatin, atorvastatin ve fenofibratin plazma fibrinojen düzeyi ile eritrosit deformabilitesi üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    The comparation of the effects of pravastatin, atorvastatin and fenofibrate on plasma fibrinogen level and erythrocyte deformability in type II a, II b hyperlipidemia

    ALİ SAKLAMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    HematolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ABDURRAHMAN ÇÖMLEKÇİ

  5. Tip 2 diabetes mellituslu hiperkolesterolemili hastalarda antihiperlipidemik tedavinin lipidler, fibrinojen ve trombosit agregasyonu üzerine etkileri

    The effect of antihyperlipidemic treatment on lipids, fibrinogen, CRP levels and platelet aggregation in type 2 diabetic patients with hypercholesterolemia

    MÜRŞİT KAYACI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıCumhuriyet Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. SANİYE TOPÇU