Geri Dön

Safety gap analysis in oil platform: neft dashlari (SOCAR) in absheron peninsula case study and proposed measures

Petrol platformunda güvenlik açığı analizi: abşeron yarımadası'ndaki neft taşları (SOCAR) vaka çalışması ve önerilen önlemler

  1. Tez No: 975859
  2. Yazar: HAJİ DAMİRCHİYEV
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. CEREN BİLGİN GÜNEY
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Deniz Bilimleri, Marine Science
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Gemi ve Deniz Teknolojisi Mühendisliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Açık Deniz Mühendisliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu tez, SOCAR tarafından işletilen ve Hazar Denizi'ndeki en eski ve en kapsamlı açık deniz petrol üretim tesislerinden biri olan Neft Daşları'nda yer alan 5 No'lu Petrol ve Gaz Üretim Platforması üzerine gerçekleştirilmiş olan kapsamlı bir güvenlik boşluğu (safety gap) analizini kapsamaktadır. Platform, 1949 yılından bu yana faaliyette olup uzun yıllar boyunca zorlu deniz koşullarına, tuzlu su ve rüzgar etkilerine maruz kalmıştır. Bu süreçte ekipmanların yaşlanması, korozyon, süreç güvenliği uygulamalarındaki eksiklikler ve modern endüstriyel güvenlik standartlarıyla tam uyumsuzluk riskleri ortaya çıkmıştır. Bu nedenle sistematik bir güvenlik değerlendirmesi ve risk azaltımına yönelik önlemlerin geliştirilmesi kritik bir gereklilik olarak ön plana çıkmaktadır. Bu tez, platformdaki mevcut güvenlik durumunun objektif bir analizini sunmak, potansiyel sapmaları ve riskleri belirlemek, bu risklerin kök nedenlerini saptamak, SOCAR 5×5 Risk Matrisi kullanarak gerçek risk seviyelerini hesaplamak ve ALARP prensiplerine uygun iyileştirme önerileri geliştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Tüm çalışma, SOCAR yetkililerinin resmi bilgisi ve izni dahilinde, yalnızca akademik amaçlarla yürütülmüştür. Bu çalışmanın temel amacı, yaşlanmış ve kritik altyapıya sahip olan bir offshore platformda güvenlik boşluklarını belirlemek ve riskleri minimum seviyeye çekmek için gerekli teknik ve operasyonel önlemleri geliştirmektir. Neft Daşları gibi eski tesislerde, hem insan güvenliği hem çevre güvenliği hem de ekonomik kayıplar açısından potansiyel riskler büyüktür. Bu nedenle risklerin gerçekçi bir şekilde değerlendirilmesi, mevcut güvenlik sistemlerinin etkinliğinin ölçülmesi ve uygun iyileştirme önerilerinin sunulması büyük önem taşımaktadır. Çalışmanın bir diğer amacı, offshore tesislerde güvenlik yönetimi, risk analizi ve ALARP uygulamalarına dair akademik ve pratik katkılar sağlamaktır. Tez, çok aşamalı ve sistematik bir metodoloji çerçevesinde yürütülmüştür. Araştırma süreci genel olarak dört ana aşamadan oluşmaktadır: saha çalışmaları, doküman analizi, HAZID ve risk değerlendirmesi, öneri geliştirme ve sonuçların yorumlanması. Araştırmanın ilk aşamasında platforma yapılan saha ziyareti ile operasyonel durum, ekipmanların teknik durumu ve güvenlik önlemlerinin uygulama düzeyi değerlendirilmiştir. Bu aşamada özellikle kritik ekipmanlar, proses hatları, yangın söndürme ve gaz algılama sistemleri, elektrik altyapısı ve acil durum tahliye yolları incelenmiştir. Saha çalışmaları sırasında ekipmanların fiziksel aşınma durumları, bakım eksiklikleri, operasyonel davranışlar ve mevcut güvenlik prosedürlerinin pratikte uygulanabilirliği gözlemlenmiştir. Bu gözlemler, platformun gerçek çalışma koşullarını anlamak ve ilerleyen aşamalarda yapılacak risk analizlerine veri sağlamak açısından kritik öneme sahiptir. Saha gözlemleri tamamlandıktan sonra platformun mevcut dokümanları incelenmiştir. Analiz edilen dokümanlar arasında operasyon ve teknik prosedürler, güvenlik talimatları, bakım ve denetim raporları, geçmiş arıza ve olay kayıtları yer almıştır. Bu dokümanlar, uygulamada var olan prosedürlerin etkinliğini ve uygulanma düzeyini değerlendirmeye imkan sağlamıştır. Ayrıca doküman analizi, periyodik bakım programlarının etkinliği, ekipman arızalarının tekrar etme sıklığı, güvenlik ekipmanlarının kullanım durumu ve prosedür eksikliklerini belirlemiştir. Böylece saha gözlemleri ile doküman verileri birleştirilerek platformun güvenlik durumuna ilişkin bütüncül bir veri seti oluşturulmuştur. Saha çalışmaları ve doküman analizi tamamlandıktan sonra, HAZID yöntemi uygulanmıştır. Bu yöntemle proseslerde ve ekipmanlarda oluşabilecek potansiyel sapmalar sistematik olarak belirlenmiştir. Her sapma için olası tetikleyiciler, kök nedenler ve sapmanın gerçekleşmesi hâlinde ortaya çıkabilecek sonuçlar analiz edilmiştir. İnsan güvenliği, çevresel etkiler, ekipman hasarı, üretim kesintisi ve operasyonel süreklilik gibi parametreler değerlendirilmiştir. Bu analiz, sapmaların olasılığı ve şiddetinin doğru bir şekilde belirlenmesine olanak sağlamıştır. HAZID aşamasında belirlenen sapmaların risk seviyeleri, SOCAR 5×5 Risk Matrisi kullanılarak hesaplanmıştır. Bu hesaplama sürecinde yalnızca doğal risk seviyesi değil, aynı zamanda mevcut güvenlik bariyerlerinin etkinliği de dikkate alınmıştır. Mevcut bariyerler arasında teknik önlemler, prosedürel kontroller, acil durum ekipmanları ve algılama sistemleri yer almaktadır. Bu yaklaşım sayesinde hesaplanan risk değerleri, platformun gerçek çalışma koşullarına en yakın ve güvenilir değerler olarak belirlenmiştir. Araştırma sürecinde özellikle beş kritik sapma ön plana çıkmıştır:  Yanıcı Gaz Sızıntısı  Toksik Gaz Sızıntısı  Sıvı Hidrokarbon Sızıntısı  Alev Sönmesi  Ham Petrol Döküntüsü Bu sapmaların her biri hem insan hayatı hem çevre hem de operasyonel ve ekonomik açıdan ciddi riskler içermektedir. Yapılan analizler göstermiştir ki, başlangıçta özellikle gaz kaynaklı sapmalar yüksek şiddetli sonuçlar doğurma potansiyeline sahipti. Ancak önerilen teknik ve operasyonel önlemler uygulanarak bu riskler ALARP seviyesine düşürülmüştür. Yanıcı Gaz Sızıntısı (C4L1) ve Toksik Gaz Sızıntısı (C5L1) başlangıçta yüksek sonuç seviyesine sahip olmasına rağmen, gerçekleşme ihtimalleri minimize edilmiş ve bu sapmalar kabul edilebilir risk bölgesine taşınmıştır. Benzer şekilde, Sıvı Hidrokarbon Sızıntısı (C3L1), Alev Sönmesi (C3L1) ve Ham Petrol Döküntüsü (C3L2) sapmaları da ALARP bölgesine düşürülmüştür. Bu durum, daha fazla risk azaltma önlemlerinin teknik ve ekonomik açıdan orantısız olacağını göstermektedir. Araştırmanın sonunda, platformda güvenlik boşluklarını gidermeye yönelik kapsamlı öneriler geliştirilmiştir. Bu öneriler üç ana başlık altında toplanmıştır: teknik, operasyonel ve organizasyonel. Teknik öneriler:  Gaz algılama ve alarm sistemlerinin modernizasyonu ve sensörlerin yenilenmesi,  Yangın söndürme sistemlerinin periyodik test ve bakımının artırılması,  Elektrik sistemlerinin modernizasyonu ve koruma önlemlerinin güçlendirilmesi,  Mekanik ekipmanlarda erken uyarı ve izleme sistemlerinin kurulması,  Kritik ekipmanlar için sürekli durum izleme uygulamalarının geliştirilmesi. Operasyonel öneriler:  İş izin sistemi ve prosedürlerin sıkılaştırılması,  Preventif bakım programlarının optimize edilmesi,  Kritik operasyon noktalarında çalışma talimatlarının güncellenmesi ve uygulanmasının denetlenmesi,  Acil durum tahliye ve müdahale planlarının detaylandırılması. Organizasyonel öneriler:  Personelin eğitim ve yeterlilik seviyesinin artırılması,  Acil durum tatbikatlarının düzenli olarak uygulanması,  Güvenlik kültürünün güçlendirilmesi,  Olay raporlama ve geribildirim sistemlerinin modernizasyonu. Bu öneriler, platformun güvenlik performansının uluslararası standartlara yükseltilmesine ve risklerin ALARP prensibine uygun şekilde minimize edilmesine katkı sağlayacaktır. Bu tez eski offshore platformunda güvenlik yönetimi ve risk değerlendirmesinin önemini ortaya koymaktadır. Ekipmanların yaşlanması, korozyon, sert iklim koşulları, prosedür eksiklikleri ve güvenlik kültüründeki boşluklar ciddi risk faktörleri oluşturmaktadır. Bu çalışma, saha gözlemleri, doküman incelemeleri, HAZID ve risk hesaplamaları bir araya getirildiğinde, platformun mevcut güvenlik durumu hakkında objektif ve güvenilir bir tablo sunmaktadır. Analizler bazı risklerin mevcut önlemlerle kontrol altında tutulabileceğini, diğer bazı risklerin ise ALARP seviyesine optimize edilebileceğini göstermektedir. Çalışma, ALARP prensiplerinin uygulanmasının önemini vurgulamış ve güvenlik seviyesini artırmak için bütünleşik bir teknik, operasyonel ve organizasyonel yaklaşımın gerekliliğini ortaya koymuştur. Sonuç olarak, bu tez Neft Daşları 5 No'lu Platformu'nun güvenlik performansını artırmaya yönelik somut öneriler sunmakla kalmayıp, eski offshore tesislerin sürdürülebilir ve güvenli işletimi için akademik ve pratik bir kaynak oluşturmaktadır. Çalışma, aynı zamanda risk yönetimi, güvenlik kültürü, prosedürlerin uygulanabilirliği ve modernizasyon çalışmalarının entegrasyonunun kritik olduğunu göstermektedir.

Özet (Çeviri)

This thesis presents a comprehensive safety gap analysis of the No. 5 oil and gas production platform of the historic Oil Rocks (Neft Daşları) field operated by SOCAR, located in the Absheron Peninsula. As one of the oldest offshore oil production facilities still in operation, the platform faces significant age-related challenges that necessitate systematic assessment and improvement of its process safety, firefighting systems, electrical infrastructure, and emergency preparedness. The research was formally authorized for academic purposes and conducted through field visits, document reviews, technical inspections and discussions with experienced engineering personnel. The study followed a structured methodological framework designed to determine the platform's real risk level based on empirical observations and existing documentation. The process began with an extensive site visit aimed at evaluating the physical and operational condition of equipment and systems. During this stage, attention was given not only to the visible technical condition of critical components but also to operational behaviors, housekeeping standards and the practical implementation of existing safety measures. The observations collected during the site visit provided an essential foundation for the subsequent analytical stages. Following the field assessment, a detailed review of existing documents was conducted, including operational procedures, safety instructions, inspection and maintenance reports, and incident or failure records. This evaluation allowed for the identification of recurring deficiencies, outdated practices and areas where safety controls were either insufficient or inadequately implemented. Reviewing documentation alongside field observations provided a holistic picture of the platform operational reality, revealing both technical vulnerabilities and organizational gaps. The next stage involved application of the HAZID (Hazard Identification) method to systematically identify potential deviations that could occur in the process, equipment, and operating environment. Each deviation was assessed in terms of its causes, mechanisms, and possible escalation paths. For every identified deviation, the analysis considered potential human, environmental and operational consequences, including scenarios involving equipment damage, process shutdowns, and risks to personnel. Once potential hazards and deviations were clearly defined, a Real Risk Calculation was performed using the SOCAR 5×5 Risk Assessment Matrix. This calculation incorporated both the inherent hazards and the actual status of existing preventive safeguards. By considering the integrity and reliability of current protective barriers, the analysis produced realistic residual risk values rather than merely theoretical estimations. This step was essential for ensuring that the final risk ratings reflected the true operational conditions on the platform. Based on the findings from HAZID and the risk evaluation, five major deviations were selected for deeper analysis. These included Flammable Gas Leakage, Toxic Gas Leakage, Liquid Hydrocarbon Leakage, Flare Flame Out, and Crude Oil Spill. Each deviation was examined in detail to determine the current risk level, the effectiveness of existing safeguards and the necessary additional measures required to reduce risks to acceptable or ALARP (As Low As Reasonably Practicable) levels. The assessment demonstrated that the implementation of recommended preventive and mitigative actions significantly reduced the likelihood of severe incidents. Although some deviations such as Flammable Gas Leakage (C4L1) and Toxic Gas Leakage (C5L1) initially posed high-consequence risks, the revised safeguards brought their likelihood down to the lowest credible level, placing them safely within the acceptable risk zone. Other deviations, such as Liquid Hydrocarbon Leakage (C3L1), Flare Flame Out (C3L1), and Crude Oil Spill (C3L2), were also reduced to levels consistent with SOCAR's tolerable ALARP region. These results indicate that further reducing the remaining risks would require disproportionate effort compared to the benefit gained, confirming that the achieved residual risk levels meet ALARP requirements. The thesis concludes by outlining targeted technical and operational recommendations tailored to each deviation and the overall platform condition. These include improvements to detection and alarm systems, periodic testing of firefighting equipment, enhanced preventive maintenance scheduling, modernization of obsolete electrical components, and strengthening of emergency response procedures. Collectively, these measures aim to bridge the identified safety gaps and elevate the platform's safety performance to contemporary offshore industry standards. Overall, the study provides a structured, evidence-based evaluation of operational safety at the Oil Rocks platform#5 and contributes valuable recommendations for improving risk management practices in aging offshore facilities. The research underscores the importance of systematic hazard identification, realistic risk evaluation, and continuous improvement to ensure safe and reliable operations in legacy oil and gas infrastructures.

Benzer Tezler

  1. Açıkdeniz yapıları çalışanlarına verilen eğitimlere yönelik sistematik bir öğretim tasarım modeli

    A systematic instructional design model for training delivered to offshore structures employees

    İSMAİL KANDEMİR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Denizcilikİstanbul Teknik Üniversitesi

    Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KADİR ÇİÇEK

  2. Dinamik konumlandırma sistemlerinde tehlikeye sebep olan faktörlerin incelenmesi

    Investigation of factors causing hazards in dynamic positioning systems

    MUSTAFA ATAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Denizcilikİstanbul Teknik Üniversitesi

    Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAKAN DEMİREL

  3. Dönen makinalardaki mekanik titreşimler ve bunların arıza parametresi olarak incelenmesi

    Mechanical vibrations in rotating machines and investigate of them as damage parameters

    ERHAN APAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Elektrik ve Elektronik Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Elektrik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURDAN GÜZELBEYOĞLU

  4. Modern ekonomide bireyci ve kolektif dinamiklerin çekişmesi ve çözüm arayışları

    The conflict of individualist and collectivist dynamics in the modern economy and the search for solutions

    ALİ GÜLÜM

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Sosyolojiİstanbul Üniversitesi

    Sosyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İSMAİL COŞKUN

  5. Türk gemi inşa sektörünün durumu ve yük gemilerinin üretim analizi

    Başlık çevirisi yok

    GÜRSEL YILDIZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Gemi Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    PROF.DR. REŞAT BAYKAL