Nedeni belirlenemeyen pelvik ağrıda yapılan endoservikal sürüntü örneklerindeki etkenlerin PCR yöntemi ile araştırılması
Investigation of pathogens in endocervical swab samples inunexplained pelvic pain using PCR method
- Tez No: 978566
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ÜMMÜGÜLSÜM ESENKAYA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Cinsel temasla bulaşan hastalıklar, Pelvik ağrı, İnfertilite, Sexually transmitted diseases, Pelvic pain
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Konya Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, nedeni açıklanamayan pelvik ağrısı olan kadınlarda endoservikal sürüntü örneklerinde cinsel yolla bulaşan patojenlerin polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) yöntemi ile araştırılması ve elde edilen sonuçların klinik bulgularla ilişkilendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma, Mart 2025 – Temmuz 2025 tarihleri arasında Konya Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'ne pelvik ağrı şikâyeti ile başvuran cinsel aktif ve çalışmaya katılmayı kabul eden 70 gönüllü hasta üzerinde yürütülen kesitsel tanımlayıcı gözlemsel bir çalışmadır. Tüm hastalarda nonjinekolojik nedenler dışlandıktan sonra ayrıntılı anamnez, pelvik muayene ve transvajinal ultrasonografi (TVUSG) yapıldı. Jinekolojik yapısal pelvik ağrıya neden olabilecek sebepler dışlandıktan sonra muayene sırasında alınan vajinal ve endoservikal sürüntü örnekleri multiplex real-time Polymerase Chain Reaction ve kültür yöntemleriyle Human Simplex Virus-1 (HSV-1), Mycoplasma genitalium, Chlamydia trachomatis, Neisseria gonorrhoeae, Treponema pallidum, Trichomonas vaginalis, Ureaplasma urealyticum, Mycoplasma hominis, Haemophilus ducreyi, Streptococcus agalactiae, Gardnerella vaginalis açısından incelendi. Veriler IBM SPSS 23.0 programı ile analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 70 hastanın yaş ortalaması 37,46±7,98 yıl, VKİ ortalaması 28,07±5,57 kg/m², cinsel aktif süre ortalaması 16,56±8,37 yıl ve pelvik ağrı süresi ortalaması 8,57±9,27 ay olarak bulundu. Hastaların %95,7'si evli, %55,6'sı herhangi bir kontrasepsiyon yöntemi kullanmıyordu. Disparoni %58,6'sında, dismenore %51,4'ünde ve dizüri %41,4'ünde mevcuttu. PCR sonuçlarına göre hastaların servikal sürüntü örneklerinin %44,3'ünde en az bir patojen tespit edildi. En sık saptanan etken Gardnerella vaginalis (%32,9) olup, bunu Streptococcus agalactiae (%11,4), Mycoplasma hominis (%8,7), Chlamydia trachomatis (%1,4) ve Trichomonas vaginalis (%1,4) takip etti. Vajinal sürüntü örneklerinin Nugent skorlamasına göre %24,3'ünde bakteriyel vaginozis (BV) belirlendi. Laktobasil değerlendirmesinde vajinal sürüntü örneklerinin %47,1'inde laktobasil izlenmedi. PCR sonucu G. vaginalis pozitif olan hastaların %39,1'inde BV tespit edildi. PCR sonucu normal olan hastalarda BV oranı %15,4 olarak bulunurken PCR ile etken tespit edilen hasta grubunda BV oranı %35,5 ve bu fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0,008). Vajen kültür sonuçları ile Nugent skoru arasında güçlü bir ilişki tespit edildi (p<0,001). PCR sonuçları ve laktobasil düzeyleri arasında da anlamlı ilişki saptandı (p=0,026). Pelvik ağrı süresi 6 ay ve üzeri olan hastalarda kronik hastalık varlığı (%22,9'a karşı %5,7, p=0,04) ve dismenore (%65,7'ye karşı %37,1, p=0,017) anlamlı şekilde daha yüksekti. Vücut kitle indeksi sınıflandırması ile mikrobiyolojik bulgular arasında anlamlı ilişkiler bulundu. Kilolu ve morbid obez hastalarda BV ve laktobasil eksikliği oranları daha yüksekti (p=0,016,p=0,020). Sigara kullanan hastalarda WBC ve nötrofil düzeyleri anlamlı şekilde yüksek bulundu (p=0,21,p=0,019). Sonuç: Araştırmamızda nedeni belirlenemeyen pelvik ağrı ile başvuran hastalarda enfeksiyöz etkenlerin önemli rol oynadığı belirlenmiştir. Araştırmamızın sonuçlarına göre multiplex PCR ile Gardnerella vaginalis, Streptococcus agalactiae ve Mycoplasma hominis en sık tespit edilen patojenlerdir ve bakteriyel vajinozis ile güçlü ilişki göstermektedir. Moleküler tanı yöntemlerinin kullanımı, özellikle asemptomatik veya subklinik seyredebilen enfeksiyonların erken tanısında kritik öneme sahiptir. Pelvik ağrının multifaktöriyel doğası nedeniyle, rutin vajinal sürüntü örneklerine ilave olarak en sık karşılaşılan cinsel yolla bulaşan hastalık etkenlerinin aynı anda , kısa sürede belirlenmesine olanak sağlayan PCR testlerinin eklenmesi ile kapsamlı mikrobiyolojik değerlendirme ve multidisipliner yaklaşım son derece önemlidir ve hasta sağlığı açısından fark oluşturmaktadır. Bu çalışma, pelvik ağrı ile başvuran hastalarda rutin endoservikal sürüntü alınmasının ve moleküler tanı yöntemlerinin kullanılmasının önemini ortaya koymaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study was to investigate sexually transmitted pathogens in endocervical swab samples using PCR method in women with unexplained pelvic pain and to correlate the results with clinical findings. Materials and Methods: This cross-sectional descriptive observational study was conducted on 70 sexually active volunteer patients who presented with pelvic pain complaints to the Obstetrics and Gynecology Outpatient Clinic of Konya City Hospital between March 2025 and July 2025 and agreed to participate in the study. After exclusion of non-gynecological causes in all patients, detailed history, pelvic examination, and transvaginal ultrasonography (TVUSG) were performed. Following the exclusion of gynecological structural causes that could lead to pelvic pain, vaginal and endocervical swab samples obtained during examination were analyzed for Human Simplex Virus-1 (HSV-1), Mycoplasma genitalium, Chlamydia trachomatis, Neisseria gonorrhoeae, Treponema pallidum, Trichomonas vaginalis, Ureaplasma urealyticum, Mycoplasma hominis, Haemophilus ducreyi, Streptococcus agalactiae, and Gardnerella vaginalis using muliplex real-time PCR and culture methods. Data were analyzed using IBM SPSS 23.0 software. Results: The mean age of the 70 patients included in the study was 37.46 ± 7.98 years, the mean BMI was 28.07 ± 5.57 kg/m², the mean duration of sexual activity was 16.56 ± 8.37 years, and the mean duration of pelvic pain was 8.57 ± 9.27 months. Of the patients, 95.7% were married, and 55.6% were not using any contraceptive method. Dyspareunia was present in 58.6%, dysmenorrhea in 51.4%, and dysuria in 41.4%. According to the PCR results, at least one pathogen was detected in 44.3% of the patients' cervical swab samples. The most commonly detected agent was Gardnerella vaginalis (32.9%), followed by Streptococcus agalactiae (11.4%), Mycoplasma hominis (8.7%), Chlamydia trachomatis (1.4%), and Trichomonas vaginalis (1.4%). Based on Nugent scoring of vaginal swab samples, bacterial vaginosis (BV) was identified in 24.3% of cases. In the evaluation of lactobacilli, 47.1% of vaginal swab samples showed no lactobacilli. BV was detected in 39.1% of patients who were PCR-positive for G. vaginalis. While the BV rate was 15.4% in patients with normal PCR results, it was 35.5% in the group in which a pathogen was detected by PCR, and this difference was statistically significant (p = 0.008). A strong association was found between vaginal culture results and Nugent score (p < 0.001). A significant relationship was also identified between PCR results and lactobacillus levels (p = 0.026). Among patients with pelvic pain lasting 6 months or longer, the presence of chronic disease (22.9% vs. 5.7%, p = 0.04) and dysmenorrhea (65.7% vs. 37.1%, p = 0.017) was significantly higher. Significant associations were found between BMI classification and microbiological findings. Overweight and morbidly obese patients had higher rates of BV and lactobacillus deficiency (p = 0.016, p = 0.020). White blood cell and neutrophil levels were significantly higher in patients who smoked (p = 0.021, p = 0.019). Conclusion: In our study, it was determined that infectious agents play an important role in patients presenting with pelvic pain of unknown cause. According to the results of our research, Gardnerella vaginalis, Streptococcus agalactiae, and Mycoplasma hominis were the most frequently detected pathogens by multiplex PCR, and they showed a strong association with bacterial vaginosis. The use of molecular diagnostic methods is critically important, especially for the early diagnosis of infections that may be asymptomatic or subclinical. Due to the multifactorial nature of pelvic pain, a comprehensive microbiological evaluation and a multidisciplinary approach are extremely important for patient health. This includes adding PCR tests—capable of identifying the most common sexually transmitted pathogens simultaneously and in a short time—to routine vaginal swab samples. This study highlights the importance of obtaining routine endocervical swabs and using molecular diagnostic methods in patients presenting with pelvic pain.
Benzer Tezler
- Lumbal disk hernisi olan hastalar ile sağlıklı kişilerin fiziksel egzersiz kapasiteleri ve fiziksel uygunlukları arasındaki farklılıklarının karşılaştırılması
The Comparison of physical exercise capasities and physical fitnesses of lumbal disc hernia patients and healthy controls
NEZİRE KÖSE
Doktora
Türkçe
1997
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonHacettepe ÜniversitesiFizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜLYA ARIKAN
- Meslekte kazanma gücü kaybı oranı için gönderilen olguların değerlendirilmesi ve engellilik listesi ile karşılaştırılması
Assessment of cases submitted for permanent disability rate and comparison with disability list
SEMİH YILDIRIM
- Farklı spektrometrik teknikler kullanarak böbrek taş türlerinin belirlenmesi ve analiz sonuçlarının karşılaştırılması
Determination of kidney stone types using different spectrometric techniques and comparison of analysis results.
AHMED MURAD ABID ALAIKHTARLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Fizik ve Fizik MühendisliğiErzincan Binali Yıldırım ÜniversitesiFizik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEVİL DURDAĞI
- Nedeni belirlenemeyen subaraknoid kanama: 101 olguda klinik çalışma
Başlık çevirisi yok
METİN ORAKDÖĞEN
- Nedeni belirlenemeyen (Kriptojenik) epilepsilerde otoimmun antikorların rolü
Başlık çevirisi yok
RABİA GÖKÇEN GÖZÜBATIK ÇELİK