Nazal polipin eşlik ettiği ağır astım hastalarında Omalizumab ve Mepolizumab'ın nazal polip semptomları üzerine etkinliğinin karşılaştırılması
Comparison of the efficacy of Omalizumab and Mepolizumab on nasal polypsymptoms in patients with asthma and nasal polyposis
- Tez No: 978649
- Danışmanlar: DOÇ. DR. NİDA ÖZTOP UZ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Ağır astım, Nazal polip, Omalizumab, Mepolizumab, SNOT-22, AKT, FEV₁, Gerçek yaşam çalışması, Severe asthma, Nasal polyp, Omalizumab, Mepolizumab, SNOT-22, ACT, FEV₁, Real-world study
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Astım, tekrarlayan hışıltı, nefes darlığı gibi bulgularla seyreden, değişken hava yolu obstrüksiyonu ve bronşiyal aşırı duyarlılık ile karakterize kronik inflamatuvar bir hava yolu hastalığıdır. Klinik olarak hafif, orta ve şiddetli astım olarak sınıflandırılmaktadır. Ağır astım; inhaler kortikosteroid (İKS) ve uzun etkili bronkodilatör (LABA) tedavisine rağmen kontrol altına alınamayan ya da bu ilaçların yüksek dozlarıyla kontrolü sürdürülebilen hastalık grubunu tanımlar. Ağır astım, yüksek morbidite ve sağlık maliyetleriyle ilişkili olup, yaşam kalitesinde belirgin azalmaya neden olmaktadır, ve ağır astıma en sık eşlik eden komorbiditelerden biri nazal polipli kronik rinosinüzit (CRSwNP)'tir. Nazal polipler, burun boşluğu ve paranazal sinüs mukozasında gelişen, ödemli, inflamatuvar ve genellikle bilateral iyi huylu mukozal kitlelerdir.Astım ve nazal poliplerin patofizyolojisinde tip 2 (T2) inflamasyon belirgin rol oynar. Bu süreçte eozinofilik infiltrasyon, sitokin yanıtı ve lokal IgE üretimi ön plandadır. Bu ortak patogenez, biyolojik ajanların her iki hastalıkta da etkili olabileceğini göstermiştir. Günümüzde ağır astım tedavisinde standart tedavilere ek olarak anti-Immunglobin E (IgE) (Omalizumab) ve anti-Interlökin-5 (IL-5) (Mepolizumab) monoklonal antikorları, ya da IL-5 reseptör antagonistleri (Benralizumab) seçilmiş hasta gruplarında etkili tedavi seçenekleri hâline gelmiştir.Bu çalışmada, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Erişkin Alerji ve İmmünoloji Kliniği'nde ağır astım için biyolojik ajan tedavisi uygulanan ve astımına nazal polip eşlik eden hastalarda, Omalizumab ve Mepolizumab kullanımının nazal polip semptomları, astım kontrolü, solunum fonksiyonları ve biyobelirteçler üzerindeki etkinliklerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışma, 2020–2025 yılları arasında Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Erişkin Alerji ve İmmünoloji Kliniği'nde yürütülmüş olup tek merkezli, retrospektif, gerçek yaşam verisine dayalı bir araştırmadır. Ağır astım tanısı olan ve nazal polip eşlik eden toplam 51 hasta (27 Mepolizumab, 24 Omalizumab) çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların 0., 16., 24. ve 52. haftalardaki kontrollerine ait veriler dosya kayıtlarından elde edilmiştir. Değerlendirmede astım atak sıklığı analiz edilmiş, Astım Kontrol Testi (AKT), Sino-Nasal Outcome Test-22 (SNOT22), endoskopik nazal polip skoru, Spirometri (SFT; FEV₁, FVC, FEV₁/FVC), total IgE ve periferik eozinofil sayısı parametreleri kullanılmıştır.Her iki biyolojik ajan grubunda da tedavi sonrası SNOT-22 skorları tedavi öncesine göre %50 oranında anlamı azalma saptanmıştır (p<0.001). AKT skorları 16. haftadan itibaren anlamlı biçimde artmış ve 52. haftada iyi kontrol düzeyine ulaşmıştır (Mepolizumab +5,8 puan; Omalizumab +6,1 puan artış p<0.001). Her iki biyolojik ajanla da FEV₁ düzeylerinde FEV₁ değerleri ortalama %10 oranında yükselmiştir (p<0.05) ve astım atak sıklığı, yıllık ortalama 3,0'dan 1,1'e düşerek yaklaşık %65 azalma göstermiştir (p<0.001). Nazal polip skoru (NPS) Mepolizumab grubunda 5,78±1,31'den 2,96±1,34'e, Omalizumab grubunda 5,44±1,18'den 2,73±1,28'e gerilemiştir (p<0.001). Eozinofil düzeyleri, Mepolizumab grubunda %74 oranında azalmıştır (p<0.001). Total IgE düzeyleri, Omalizumab grubunda %50'nin üzerinde azalma göstermiştir (p<0.001). Mepolizumab grubunda eozinofil sayısındaki azalma ve nazal polip skorundaki gerileme daha belirgin bulunurken (p<0.01), Omalizumab grubunda total IgE düşüşü ve FEV₁ artışı daha yüksek oranda izlenmiştir. (p<0.05). Ancak genel klinik etkinlik açısından iki biyolojik ajan arasında anlamlı fark saptanmamıştır. (p>0.05). Her iki tedavi de iyi tolere edilmiş ve ciddi advers olay bildirilmemiştir.Sonuç olarak, bu tek merkezli, retrospektif, gerçek yaşam verisine dayalı çalışmada, Omalizumab ve Mepolizumab tedavilerinin her ikisinin de nazal polipli şiddetli astım hastalarında hem alt hem üst solunum yolu semptomlarını azaltmakta olduğu, solunum fonksiyonlarını ve yaşam kalitesini anlamlı düzeyde iyileştirdiği yaşam kalitesini artırdığı gösterilmiştir. Mepolizumab eozinofilik inflamasyonun baskılanmasında; Omalizumab ise alerjik fenotipli olgularda daha belirgin yarar sağlamıştır. Ancak genel klinik etkinlik yönünden her iki biyolojik ajan benzer düzeyde etkili bulunmuştur. . Her iki ajan da sistemik inflamasyon belirteçlerini düşürmüş, kortikosteroid ihtiyacını azaltmış ve klinik kontrolü sürdürülebilir hale getirmiştir. Bu sonuçlar, nazal polipli şiddetli astım olgularında biyolojik ajan seçiminin fenotipik özellikler ve biyobelirteç profiline göre yapılmasının tedavi başarısını artırabileceğini ve T2 inflamasyonun baskılanmasının, astım ve nazal polipozis birlikteliğinde tedavi başarısının temel anahtarı olduğunu göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Asthma is a chronic inflammatory airway disease characterized by variable airflow obstruction and bronchial hyperresponsiveness, presenting with recurrent wheeze and dyspnea. Clinically, it is classified as mild, moderate, or severe. Severe asthma refers to disease that remains uncontrolled despite inhaled corticosteroid (ICS) plus long-acting bronchodilator (LABA) therapy, or is controlled only with high doses of these medications. Severe asthma is associated with high morbidity and healthcare costs and leads to a significant reduction in quality of life. One of the most common comorbidities is chronic rhinosinusitis with nasal polyps (CRSwNP), in which edematous, inflammatory, usually bilateral benign mucosal masses develop in the nasal cavity and paranasal sinuses.Type 2 (T2) inflammation plays a prominent role in the pathophysiology of both asthma and nasal polyps, with eosinophilic infiltration, cytokine responses, and local IgE production at the forefront. This shared pathogenesis suggests that biologic agents may be effective in both diseases. In current practice, anti-IgE (omalizumab) and anti-IL-5 (mepolizumab) monoclonal antibodies have become effective options for selected patients with severe asthma alongside standard therapy.This single-center, retrospective, real-world study aimed to compare the effects of omalizumab and mepolizumab on nasal polyp symptoms, asthma control, lung function, and biomarkers in patients with severe asthma and coexisting nasal polyps treated at the Adult Allergy and Immunology Clinic of Başakşehir Çam and Sakura City Hospital. A total of 51 patients (27 mepolizumab, 24 omalizumab) treated between 2020 and 2025 were included. Data from visits at weeks 0, 16, 24, and 52 were obtained from medical records. Outcomes included annual exacerbation frequency; Asthma Control Test (ACT); Sino-Nasal Outcome Test-22 (SNOT-22); endoscopic nasal polyp score (NPS); spirometry (FEV₁, FVC, FEV₁/FVC); total IgE; and peripheral eosinophil counts.In both biologic groups, SNOT-22 scores decreased by ~50% from baseline after treatment (p<0.001). ACT scores improved significantly from week 16 and reached wellcontrolled levels by week 52 (mean change: mepolizumab +5.8 points; omalizumab +6.1 points; p<0.001). FEV₁ increased by approximately 10% on average (p<0.05). The annual exacerbation rate declined from a mean of 3.0 to 1.1, a reduction of ~65% (p<0.001). NPS decreased from 5.78±1.31 to 2.96±1.34 in the mepolizumab group and from 5.44±1.18 to 2.73±1.28 in the omalizumab group (both p<0.001). Eosinophils fell by 74% with mepolizumab (p<0.001), and total IgE decreased by >50% with omalizumab (p<0.001). While reductions in eosinophil counts and NPS were more pronounced with mepolizumab (p<0.01), declines in total IgE and gains in FEV₁ were greater with omalizumab (p<0.05). However, there was no significant difference between the two biologics in overall clinical effectiveness (p>0.05). Both treatments were well tolerated, with no serious adverse events reported In conclusion, this single-center retrospective real-world study demonstrates that both omalizumab and mepolizumab reduce upper and lower airway symptoms, improve lung function and quality of life, and achieve meaningful clinical control in severe asthma patients with nasal polyps. Mepolizumab showed greater benefit in suppressing eosinophilic inflammation, whereas omalizumab provided more pronounced effects in allergic phenotypes. Overall clinical efficacy was comparable. Both biologics reduced systemic inflammatory markers and corticosteroid requirements and supported sustained clinical control. These findings suggest that selecting biologic therapy according to phenotypic characteristics and biomarker profiles can enhance treatment success, and that suppression of T2 inflammation is a key to effective management in patients with concomitant asthma and nasal polyposis.
Benzer Tezler
- Ağır astıma nazal polipin eşlik etmesi biyolojik tedavi yanıtını etkiler mi? Nazal polip subgrup analizlerline göre omalizumab ve mepolizumab tedavi yanıtlarının karşılaştırılması
Does concomitant nasal polyp affect the efficacy of biologic therapy in severe asthma? Comparison of omalizumab mepolizumab treatment efficacy according to nasal polyp subgroup analyzes
FATMA KÜBRA KILIÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATMA MERVE TEPETAM
- Nazal polipozis ile birlikte olan kronik rinosinüzitin eşlik ettiği eozinofilik ağır astımlı hastalarda mepolizumab tedavisinin etkinliği
Effectiveness of mepolizumab treatment in patients with eosinophilic severe asthma accompanied by chronic pansinusitis and nasal polyposis
MARİYE DOĞRU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ABDULKADİR BAŞTÜRK
DOÇ. DR. EMEL ATAYIK
- Koanal polip cerrahi tedavisinin retrospektif analizi
Retrospective analysis of surgical treatment of choanal polyps
KADRİ İLA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Kulak Burun ve BoğazKocaeli ÜniversitesiKulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İBRAHİM GÜRKAN KESKİN
- Astımlı hastalarda sinonazal patolojilerin değerlendirilmesi
Evaluation of the sinonasal pathologies among patients suffering asthma
YUNUS FEYYAT SAKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Göğüs HastalıklarıFırat ÜniversitesiKulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HAKAN ÇANKAYA
- Nazal kitlelerin bilgisayarlı tomografi görüntüleri kullanılarak radyomik tabanlı sınıflandırılması: Sinonazal inverted papillom, antrokoanal polip ve nazal polipin karşılaştırmalı analizi
Radiomics-based classification of nasal masses using computerized tomography images: Comparative analysis of sinonasal inverted papilloma, antrochoanal polyp and nasal polyp
MUHAMMED FAZIL ARAS
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Kulak Burun ve BoğazSağlık Bilimleri ÜniversitesiKulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DR. FATİH TETİK