Distal ülseratif kolitli hastalarda hastalığın proksimale yayılımı ve ilişkili risk faktöleri
Proximal disease extension and associated risk factors in patients with distal ulcerative colitis
- Tez No: 979211
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HALUK TARIK KANİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Gastroenteroloji, Internal diseases, Gastroenterology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Ülseratif kolit (ÜK), idiyopatik, rektumdan başlayarak proksimale doğru kesintisiz şekilde yayılan kronik inflamatuvar bir bağırsak hastalığıdır. Hastalık, mukoza ve submukozaya sınırlı inflamasyon ile karakterize olup tekrarlayan ataklar ve remisyon dönemleriyle seyreder. ÜK, zaman içinde proksimal yönde yayılabilen dinamik bir hastalıktır ve bu durum hastalık prognozu üzerinde belirleyici bir rol oynayabilir; ancak bu yayılımın risk faktörleri tam olarak net değildir. Bu çalışmada, Marmara Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği İnflamatuvar bağırsak hastalığı (İBH) Polikliniği'nde distal ÜK tanılı hastalarda proksimal yayılım insidansı ve ilişkili risk faktörleri değerlendirilmiştir. Yöntem: Ocak 1999–Aralık 2024 tarihleri Marmara Üniversitesi Hastanesi İBH polikliniğinde proktit/proktosigmoidit veya sol kolit tanısı konulan ya da bu tanı ile izlenen ÜK hastaları retrospektif olarak incelenmiştir. Demografik, klinik ve tedaviye ilişkin veriler hasta dosyaları ve elektronik hastane veri tabanından elde edilmiştir. Proksimal yayılım, Montreal sınıflamasına göre splenik fleksuranın ötesine yayılım olarak tanımlanmıştır. Proksimal yayılımla ilişkili risk faktörleri tek ve çok değişkenli analizlerle değerlendirilmiş, istatistiksel anlamlılık düzeyi p < .05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: 462 distal ÜK hastası (%52,4 erkek) çalışmaya dahil edildi. Medyan tanı yaşı 37 (aralık: 6–74) yıl, medyan takip süresi ise 9 (aralık: 1–33) yıl olarak saptandı. Takip süresince 123 hastada (%26,6) proksimal yayılım gelişti. Tanıdan yayılıma kadar geçen medyan süre 72 ay (aralık: 2–336) olarak bulundu. Proksimal yayılım gelişen hastalar tanı anında belirgin şekilde daha gençti (sırasıyla medyan yaş 30 ve 40, p < .001). Başlangıçta sol kolit (sigmoid kolonun ötesinde) olan hastalarda yayılım oranı, proktit/proktosigmoidit olgularına kıyasla daha yüksek bulundu (sırasıyla %39.3 ve %18.7, p < .001). En az bir kez sistemik steroid tedavisi gereksinimi olanlarda yayılım oranı, olmayanlara kıyasla daha yüksek saptandı (sırasıyla %37,5 ve %14,4; p < .001). Alevlenme sıklığı ile yayılım arasında da ilişki saptandı; >=2 alevlenme geçirenlerde yayılım, 0–1 alevlenmesi olanlara göre daha sıktı (sırasıyla %36.1 ve %17.7, p < .001). Yılda >1 alevlenme öyküsü olanlarda proksimal yayılım %48,9 iken, olmayanlarda %19,3 olarak bulundu (p < .001). Sürekli aktif hastalık (≥6 ay) varlığında proksimal yayılım oranı %63,3 olup, diğer hastalarda %22,7 idi (p < .001). Cinsiyet, sigara maruziyeti, tanıda mayo endoskopik skoru ve ekstraintestinal manifestasyon (EİM) varlığı açısından fark saptanmadı (p > .05). Oral 5-ASA kullanan hastalarda proksimal yayılım, kullanmayanlara kıyasla daha yüksek bulundu (sırasıyla %27,8 ve %9,7; p = .027), ancak rektal 5-ASA, azatioprin ve biyolojik/küçük molekül tedavileriyle anlamlı fark gözlenmedi (p > .05). Çok değişkenli analizde tanı yaşı <40 yıl, başlangıçta sol kolit tutulumu ve >=1 sistemik steroid indüksiyon ihtiyacı proksimal yayılım açısından bağımsız risk faktörleri olarak belirlenmiştir (p < .05). Sonuç: Bu çalışmada distal ülseratif kolitli hastaların yaklaşık dörtte birinde uzun dönem takipte proksimal yayılım gelişti. Genç yaşta tanı almak, sol kolit başlangıçlı olmak ve takiplerde sistemik steroid tedavisi gereksinimi yayılım açısından bağımsız risk faktörleri olarak saptandı. Bu sonuçlar, riskli hasta grupların erken dönemde tanımlanmasının ve bireyselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının hastalık seyrini etkileyebileceğini düşündürmektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: Ulcerative colitis (UC) is an idiopathic, chronic inflammatory bowel disease that spreads continuously from the rectum toward the proximal colon. The disease is characterized by inflammation limited to the mucosa and submucosa and follows a course with recurrent attacks and remission periods. UC is a dynamic disease that may extend proximally over time, and this progression may play a determining role in disease prognosis; however, the risk factors for this extension are not fully clear. In this study, the incidence of proximal extension and associated risk factors were evaluated in patients diagnosed with distal UC. Methods: Between January 1999 and December 2024, patients diagnosed with proctitis/proctosigmoiditis or left-sided colitis, or those followed with these diagnoses, at the IBD Outpatient Clinic were retrospectively reviewed. Demographic, clinical, and treatment-related data were obtained from patient files and the electronic hospital database. Proximal extension was defined as disease extension beyond the splenic flexure according to the Montreal classification. Risk factors associated with proximal extension were evaluated using univariate and multivariate analyses, and a p-value of < 0.05 was considered statistically significant. Results: A total of 462 patients with distal ulcerative colitis (52.4% male) were included in the study. The median age at diagnosis was 37 years (range: 6–74), and the median follow-up duration was 9 years (range: 1–33). During follow-up, proximal extension developed in 123 patients (26.6%). The median time from diagnosis to extension was 72 months (range: 2–336). Patients who developed proximal extension were significantly younger at diagnosis (median age 30 vs. 40, p < .001). The rate of extension was higher in patients with initial left-sided colitis (beyond the sigmoid colon) compared with those with proctitis/proctosigmoiditis (39.3% vs. 18.7%, p < .001). The rate of spread was higher in those who required at least one systemic steroid treatment compared to those who did not (37.5% and 14.4%, respectively; p < .001). A relationship was also found between flare frequency and extension; patients with ≥2 flares had more frequent extension compared with those with 0–1 flare (36.1% vs. 17.7%, p < .001). The rate of proximal extension was 48.9% in patients with more than one flare per year, compared with 19.3% in those without (p < .001). In the presence of continuously active disease (≥6 months), the rate of proximal extension was 63.3%, while it was 22.7% in the remaining patients (p < .001). No significant differences were observed regarding sex, smoking exposure, Mayo endoscopic score at diagnosis, or the presence of extraintestinal manifestations (p > .05). Proximal extension was more frequent among patients receiving oral 5-ASA compared with non-users (27.8% vs. 9.7%; p = .027), whereas no significant differences were found with rectal 5-ASA, azathioprine, or biologic/small-molecule therapies (p > .05). In multivariate analysis, age at diagnosis <40 years, initial left-sided colitis, and ≥1 systemic steroid induction were identified as independent risk factors for proximal extension (p < .05). Conclusion: In this study, proximal extension developed in approximately one-fourth of patients with distal ulcerative colitis during long-term follow-up. Younger age at diagnosis, initial left-sided colitis, and the need for systemic steroid therapy during follow-up were identified as independent risk factors for extension. These results suggest that early identification of high-risk patient groups and individualized treatment approaches may influence the disease course
Benzer Tezler
- Ülseratif Kolit hastalarında FMF gen mutasyonu sıklığı ve hastalığın seyrine etkisi
The prevalence of FMF gene mutations in patients with ulcerative colitis and its impact to clinical course
BEYTULLAH YILDIRIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
GastroenterolojiGazi ÜniversitesiGastroenteroloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CANDAN TUNCER
- Trakya bölgesinde inflamatuvar barsak hastalıklarının epidemiyolojik özellikleri
Epidemiologic features of inflammatory bowel disease in Trakya region
KUTSAL MERCİMEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
GastroenterolojiTrakya Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AHMET TEZEL
- İnflamatuar barsak hastalıklarında ısı şoku proteini 60 ve 72'nin (HSP 60, HSP 72) intestinal ekspresyonu ve 5-ASA tedavisinin etkileri
Başlık çevirisi yok
ÖZLEN ATUĞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
GastroenterolojiMarmara Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NURDAN TÖZÜN
- Ülseratif kolitli hastalarda 'glucagon like peptide-1' ve 'glucagon like peptide-2' düzeyleri
Glucagon-like peptide-1 and glucagon like peptide 2 levels in patients with ulcerative colitis
TAHSİN ÖZENMİŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
GastroenterolojiErciyes Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖMER ÖZBAKIR
- Kolonun idiopatik inflamatuar hastalıklarında bilgisayarlı tomografi
Başlık çevirisi yok
MURAT HAKTANIR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1998
Radyoloji ve Nükleer TıpOndokuz Mayıs ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MURAT DANACI