Oral kavite skuamöz hücreli karsinomlarda oral mikrobiyotanın rolü
The role of oral microbiota in oral cavity squamous cell carcinomas
- Tez No: 979489
- Danışmanlar: PROF. DR. HAYDAR MURAT YENER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa
- Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Oral kavite kanserleri, erken tespit edildiğinde göreceli olarak yüksek hayatta kalma oranına sahiptir. Tedavisi son yıllarda gelişme gösterse de daha iyi bir prognoz için erken tanı hala çok önemlidir. Oral kavite, insan vücudundaki en büyük mikrobiyal depolardan biri olarak hizmet eder ve oral kavitedeki mikrobiyal varyasyonlar, malignitelerle yüksek oranda bağlantılıdır. Çalışmamızın amacı oral kavite kanserlerinde oral mikrobiyotanın rolüne ve bunların hedeflenmesinin tanısal, prognostik veya terapötik fayda sağlayıp sağlayamayacağına ilişkin değerlendirme yapmaktır. Gereç Yöntem: Çalışmamıza, 2024-2025 yılları içerisinde patoloji ile OSHK tanısı kesinleşmiş̧ olan 20 hasta ve sağlıklı 20 kontrol grubu dahil edildi. Örnekler çalışma grubunda tümörlü ̈ doku üzerinden, sağlıklı grupta sağlam mukoza üzerinden steril swap yöntemi ile alındı. Alınan örnekler DNA ekstraksiyonu ve saflaştırma için laboratuvara ulaştırıldı. İzole edilen DNA daha sonra amplikon bazlı bir metagenomik çalışmada kullanıldı ve yeni nesil sekanslama (NGS) gerçekleştirildi. V3-V4 amplikon dizilerinin metagenomik biyoinformatik analizi yapıldı. Gruplar arasındaki bakteri türlerinin bileşimi ve bolluğu karşılaştırıldı. Bulgular: Capnocytophaga, Alloprevotella, TM7x (Candidatus Saccharibacteria), Prevotella, Gemella ve Treponema hasta grubunda kontrol grubuna kıyasla fazla bulunmuştur. Kontrol grubunda, Veillonella, Streptococcus, Haemophilus, Hoylesella ve Lautropia genus'ları daha yüksek oranlarda tespit edilmiştir. Phocaeicola ve Parvimonas genuslarının hasta grubunda daha yüksek oranda bulunduğu gözlenirken, Oribacterium, Mycoplasma ve Filifactor genusları ise kontrol grubunda daha baskın şekilde tespit edilmiştir. Sonuç: Bulgular, oral mikrobiyota ile karsinogenez arasında olası bir ilişkinin varlığına işaret etmektedir. Mikrobiyotada ortaya çıkan disbiyotik değişiklikler, kronik inflamasyon ve bağışıklık modülasyonu gibi mekanizmalar üzerinden tümör mikroçevresini etkileyebilir. Bu sonuçlar, OSHK gelişiminde mikrobiyotanın yalnızca pasif bir ortam bileşeni değil, potansiyel olarak aktif bir katkı sağlayıcı olduğunu ortaya koymaktadır.
Özet (Çeviri)
Aim: Oral cavity cancers have a relatively high survival rate when detected early. Although treatment has improved in recent years, early diagnosis is still very important for a better prognosis. The oral cavity serves as one of the largest microbial reservoirs in the human body, and microbial variations in the oral cavity are highly associated with malignancies. The aim of our study was to evaluate the role of oral microbiota in oral cavity cancers and whether targeting them would provide diagnostic, prognostic or therapeutic benefits. Materials and Methods: Our study included 20 patients with confirmed pathological diagnosis of OSCC between 2024-2025 and 20 healthy controls. Samples were taken from tumor tissue in the study group and from intact mucosa in the healthy group using a sterile swap method. The samples were delivered to the laboratory for DNA extraction and purification. The isolated DNA was then used in an amplicon-based metagenomic study and next-generation sequencing (NGS) was performed. Metagenomic bioinformatic analysis of V3-V4 amplicon sequences was performed. The composition and abundance of bacterial species between the groups were compared.targeting them would provide diagnostic, prognostic or therapeutic benefits. Results: Capnocytophaga, Alloprevotella, TM7x (Candidatus Saccharibacteria), Prevotella, Gemella and Treponema were found more in the patient group compared to the control group. In the control group, Veillonella, Streptococcus, Haemophilus, Hoylesella and Lautropia genera were detected at higher rates. Phocaeicola and Parvimonas genera were observed to be found at higher rates in the patient group, while Oribacterium, Mycoplasma and Filifactor genera were detected more dominantly in the control group. Conclusion: Findings indicate a possible relationship between oral microbiota and carcinogenesis. Dysbiotic changes in the microbiota may affect the tumor microenvironment through mechanisms such as chronic inflammation and immune modulation. These results suggest that the microbiota is not just a passive environmental component but a potentially active contributor to the development of OSCC
Benzer Tezler
- Oral kavite skuamöz hücreli karsinomlarında çeşitli klinikopatolojik parametrelerin prognoza olan etkisinin araştırılması
Evaluation of the effect of various clinicopathological parameters on prognosis in oral cavity squamous cell carcinomas
DAMLA DİKEÇ ÖZSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
PatolojiEskişehir Osmangazi ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA FUAT AÇIKALIN
- Oral kavite skuamöz hücreli karsinomlarında galektin-3 ekspresyonunun değerlendirilmesi ve prognostik önemi
Evaluation and prognostic significance of galectin-3 expression in squamous cell carcinomas of oral cavity
SERDAR TOKMAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
PatolojiEskişehir Osmangazi ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA FUAT AÇIKALIN
- Oral kavite ve orofarenks skuamöz hücreli kanserlerinde human papillomavirüs(HVP) varlığının ve prognoza etkisinin araştırılması
Presence and effect on prognosid of human papillomavirus (HVP) in oral cavity and oropharynx squamous cell carcinomas
ÖZGE TARHAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Patolojiİstanbul ÜniversitesiKulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜSNÜ ÖZEK
- Kutanöz skuamöz hücreli karsinomlarda en kötü invazyon paterni, P-kaderin ve N-kaderin ekspresyonunun değerlendirilmesi, prediktif ve prognostik önemi
Evaluation of worst pattern of invasion, P-cadherin and N-cadherin expression in cutaneous squamous cell carcinomas: Predictive and prognostic significance
EGE MİRAY YILDIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
PatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CEM LEBLEBİCİ
- Alt dudak skuamoz hücreli karsinomlarda tümör tomurcuklanmasinin prognostik önemi
Prognostic significance of tumor budding in lower lip squamous cell carcinomas
RABİA ALAKUŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
PatolojiNecmettin Erbakan ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. PEMBE OLTULU