Kronik lenfositer lösemi hastalarında prognostik nutrisyonel indeksin prognozu belirlemede katkısı
The contribution of prognostic nutritional index in determining prognosis in patients with chronic lymphocytic leukemia
- Tez No: 982405
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HACER BERNA AFACAN ÖZTÜRK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Çalışmamızın ana konusu ve amacı prognostik nutrisyonel indeksin Kll hastalarında prognozu belirlemedeki katkısını göstermek olmuştur. Ayrıca diğer hematoloji malignitelerden farklı olarak prognostik nutrisyonel indeksin hesaplanmasında kullanılan parametrelerden biri olan mutlak lenfosit sayısının Kll'nin doğal seyrinde yüksek olarak görülmesinin farklı bir sonuç ortaya koyup koyamayacağı da çalışmamızda değerlendirilen noktalardan birisidir. Gereç ve Yöntem: 2010/2024 yılları arasında tanı alan 216 Kronik Lenfositer Lösemi hastasının dahil edildiği gözlemsel araştırmadır. Çalışmaya belirtilen tarihler arasında Ankara Yıldırım Beyazıt Eğitim Ve Araştırma Hastanesi ile Etlik Şehir Hastanesinde takibine devam edilen Kronik Lenfositer Lösemi tanısı doğrulanmış ve klinik, laboratuvar verilerine ulaşılabilen hastalar dahil edilmiştir. Tüm hastaların tanı anındaki demografik özellikleri (yaş, cinsiyet), klinik bulguları, ECOG performans durumu, IPI skoru ve Ann Arbor evrelemesi kaydedilmiştir. Laboratuvar parametreleri arasında; beta 2 mikroglobulin, serum albümin düzeyi (g/dl), hemoglobin değeri, trombosit sayısı, lökosit sayısı, lenfosit değerleri analiz edilmiştir. Ayrıca her hasta için Prognostik Nutrisyonel İndeks (PNI) hesaplanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS 28.0 kullanılarak yapılmıştır. Değişkenlerin dağılımı Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk testleri ile değerlendirildi. Normal dağılım gösteren nicel bağımsız verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, normal dağılmayan nicel bağımsız verilerin analizinde ise Mann- Whitney U testi kullanılmıştır. Nitel verilerin karşılaştırılmasında Ki- kare testi, etki düzeyi ve cut-of belirlemede ROC eğrisi analizi, Sağkalım analizlerinde ise Kaplan- Meier yöntemi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya toplam 216 hasta dahil edildi. Yaş ortalaması 62,0±10,6 yıl, medyan yaş 62,0 idi. Hastaların %48,1'i kadınlardan (n=104), %51,9'u erkeklerden (n=112) oluşmaktadır. Hastaların %81,9'u kemoterapi almamış (n=177), %18,1'i kemoterapi almıştı (n=39). Laboratuvar değerleri incelendiğinde ortalama serum albümin düzeyi 43,8±4,6 g/L, hgb 13,2±2,2 g/dL, plt 225,5±87,1×103/μL iken; serum ldh düzeyi 214,0±77,8 U/L, wbc 40,1±63,5×103/μL, lenfosit sayısı 33,8±60,5×103/μL olarak bulundu. ECOG skoru 1,80±0,78, IPI skoru 1,26±1,10 idi. Ann Arbor evrelemesine göre en sık görülen evre Evre I (%67,6) olup, bunu sırasıyla Evre II (%18,5), Evre III (%9,3) ve Evre IV (%4,6) izledi. (Tablo 1) Kemoterapi alan ve almayan hastaların demografik özellikleri benzer bulunmuştur, yaş ve cinsiyet açısından anlamlı fark yoktur, p>0.05 idi. Ancak laboratuvar ve klinik parametrelerde belirgin farklılıklar saptanmıştır. Kemoterapi alan grupta beta2 mikro, LDH, WBC, lenfosit, PNI değeri kemoterapi almayan gruptan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksek saptanmıştır. Kemoterapi alan grupta albümin, HGB, PLT, değeri kemoterapi almayan gruptan anlamlı (p<0.05) olarak daha düşük saptanmıştır. Kemoterapi alan grupta ECOG, IPI skoru kemoterapi almayan gruptan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksek bulunmuştur. Kemoterapi alan grupta ANN ARBOR evresi kemoterapi almayan gruptan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksek bulunmuştur. (Tablo 2) Kemoterapi alan ve almayan hastaların ayrımında PNI değerinin anlamlı [Eğri altı alan 0.679 (0.572-0.786)] etkinliği gözlenmiştir. Kemoterapi alan ve almayan hastaların ayrımında PNI 135 cut-off değerinin anlamlı etkinliği [Eğri altı alan 0.655(0.560-0.750)] etkinliği gözlenmiştir. PNI 135 cut off değerinde kemoterapi alan ve almayan hastaları ayırmada duyarlılık % 66.7, pozitif kestirim % 29.2, özgüllük % 64.4, negatif kestirim % 89.8 olarak saptanmıştır. (Tablo 3) PNI<135 ve ≥135 olan gruplar arasında hastaların yaşı anlamlı (p>0.05) farklılık göstermemiştir. PNI≥135 olan grupta erkek hastaların oranı PNI<135 olan gruptan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksek bulunmuştur. PNI≥135 olan grupta kemoterapi alma oranı PNI<135 olan gruptan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksek bulunmuştur.(Tablo 4) PNI≥135 olan grupta beta2 mikro, LDH, WBC, lenfosit değeri PNI<135 olan gruptan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksek saptanmıştır. PNI<135 ve ≥135 olan gruplar arasında albümin değeri anlamlı (p>0.05) farklılık göstermemiştir. PNI≥135olan grupta HGB, PLT değeri PNI<135 olan gruptan anlamlı (p<0.05) olarak daha düşük saptanmıştır. (Tablo 4) PNI<135 ve ≥135 olan gruplar arasında ECOG, IPI skoru anlamlı (p>0.05) farklılık göstermemiştir. PNI≥135 olan grupta ANN ARBOR evresi PNI<135 olan gruptan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksek bulunmuştur. (Tablo 4) PNI≥135 olan (125.3) grupta kemoterapi alma süresi PNI<135 olan (137.1) gruptan anlamlı (p<0.05) olarak daha kısa saptanmıştır. (Tablo 5) Sonuç: Çalışmamızın bulguları, literatürdeki diğer hematolojik malignitelerden farklı olarak, yüksek PNI değerinin KLL'de kötü prognozla ve ileri evre hastalıkla ilişkili olduğunu göstermektedir.Bu durum, KLL'nin doğal seyrinde görülen persistan lenfositozun PNI hesaplamasında kullanılan lenfosit bileşenini yapay olarak yükseltmesi ile açıklanabilir. Böylece PNI yüksekliği, bu hastalıkta beslenme ve immün durumunun iyi olduğunu değil, artmış tümör yükü ve hastalık aktivitesini yansıtıyor olabilir. Sonuç olarak, PNI'nin KLL hastalarında yorumlanması diğer hematolojik malignitelerden farklılık göstermektedir. PNI değerinin yüksek bulunması, bu hastalarda daha agresif seyir, ileri evre ve tedavi gereksinimiyle ilişkilidir. Bu nedenle, KLL'de PNI'nin tek başına beslenme ve immün durumu yansıtan bir gösterge olarak değerlendirilmesi uygun değildir. KLL'ye özgü klinik ve biyokimyasal özellikler dikkate alınarak, bu indeksin yeni prognostik modeller içinde yeniden tanımlanması gerektiği düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: The main objective of this study was to investigate the prognostic value of the Prognostic Nutritional Index (PNI) in determining outcomes among patients with chronic lymphocytic leukemia (CLL). Additionally, the study aimed to evaluate whether the characteristically elevated absolute lymphocyte count observed in the natural course of CLL—one of the parameters used in calculating PNI—could yield different prognostic implications compared with other hematologic malignancies. Material And Method: This observational study included 216 patients diagnosed with CLL between 2010 and 2024. Patients who had a confirmed diagnosis of CLL and available clinical and laboratory data, and who were followed at Ankara Yıldırım Beyazıt Training and Research Hospital and Etlik City Hospital during the study period, were enrolled. Demographic characteristics (age, sex), clinical features, ECOG performance status, IPI score, and Ann Arbor stage at diagnosis were recorded. Laboratory parameters analyzed included beta-2 microglobulin, serum albumin (g/dL), hemoglobin, platelet count, leukocyte count, and lymphocyte count. The Prognostic Nutritional Index (PNI) was calculated for each patient. Statistical analyses were performed using SPSS version 28.0. The distribution of variables was assessed using the Kolmogorov–Smirnov and Shapiro–Wilk tests. The independent samples t-test was applied for normally distributed quantitative data, while the Mann–Whitney U test was used for non-normally distributed variables. Categorical variables were compared using the Chi-square test. ROC curve analysis was used to determine effect size and cut-off values, and survival analyses were conducted using the Kaplan–Meier method. Results: A total of 216 patients were included in the study. The mean age was 62.0 ± 10.6 years (median 62.0); 48.1% were female (n = 104) and 51.9% male (n = 112). Of these, 81.9% (n = 177) had not received chemotherapy, while 18.1% (n = 39) had. The mean serum albumin level was 43.8 ± 4.6 g/L, hemoglobin 13.2 ± 2.2 g/dL, platelet count 225.5 ± 87.1 × 103/μL; mean serum LDH level was 214.0 ± 77.8 U/L, WBC 40.1 ± 63.5 × 103/μL, and lymphocyte count 33.8 ± 60.5 × 103/μL. The mean ECOG performance score was 1.80 ± 0.78, and the mean IPI score 1.26 ± 1.10. According to the Ann Arbor classification, stage I was the most frequent (67.6%), followed by stage II (18.5%), stage III (9.3%), and stage IV (4.6%). Demographic features did not differ significantly between patients who received chemotherapy and those who did not (p > 0.05). However, significant differences were observed in laboratory and clinical parameters: beta-2 microglobulin, LDH, WBC, lymphocyte count, and PNI were significantly higher (p < 0.05), while albumin, hemoglobin, and platelet levels were significantly lower (p < 0.05) in the chemotherapy group. ECOG and IPI scores, as well as Ann Arbor stage, were also significantly higher (p < 0.05) among those who received chemotherapy. PNI demonstrated significant discriminative ability in differentiating between patients who did and did not receive chemotherapy [AUC = 0.679 (0.572–0.786)]. Using a PNI cut-off value of 135, the AUC was 0.655 (0.560–0.750); at this threshold, sensitivity was 66.7%, specificity 64.4%, positive predictive value 29.2%, and negative predictive value 89.8%. No significant difference in age was observed between groups with PNI < 135 and ≥ 135 (p > 0.05). The proportion of male patients and chemotherapy recipients was significantly higher in the PNI ≥ 135 group (p < 0.05). Beta-2 microglobulin, LDH, WBC, and lymphocyte levels were also significantly higher in the PNI ≥ 135 group (p < 0.05), while hemoglobin and platelet levels were lower (p < 0.05). Albumin levels did not differ significantly (p > 0.05). ECOG and IPI scores were comparable between groups (p > 0.05), but Ann Arbor stage was significantly higher among those with PNI ≥ 135 (p < 0.05). Furthermore, the time to chemotherapy initiation was significantly shorter in the PNI ≥ 135 group (125.3 months) compared to the PNI < 135 group (137.1 months; p < 0.05). Conclusion: Our findings indicate that, in contrast to other hematologic malignancies, a high PNI in CLL is associated with poor prognosis and advanced disease stage. This may be explained by the persistently elevated lymphocyte counts characteristic of CLL, which artificially increase the PNI score. Therefore, a high PNI in CLL may reflect increased tumor burden and disease activity rather than favorable nutritional or immune status. In conclusion, interpretation of PNI in CLL differs from that in other hematologic malignancies. Elevated PNI values in CLL are linked to more aggressive disease, advanced stage, and greater treatment requirements. Consequently, PNI should not be considered a standalone indicator of nutritional or immune status in CLL. Given the disease's unique clinical and biochemical features, redefinition of this index within CLL-specific prognostic models is warranted.
Benzer Tezler
- Philadelphia negatif kronik miyeloproliferatif neoplazili olgularda trombotik komplikasyonlar; sıklığı, risk faktörleri ve inflamatuar göstergeler ile ilişkisi
Thrombotic complications in Philadelphia-negative chronic myeloproliferative neoplasms: Frequency, risk factors, and their association with inflammatory markers
GÖZDE YARAŞIR AYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
HematolojiSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. OSMAN YOKUŞ
- Kronik lenfositer lösemi hastalarında genetik mutasyonların sıklığı ve surveye etkisi
Frequency of genetic mutations in chronic lymphocytic leukemia patients and their effect on survival
MELİKE GÖLBAŞI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
HematolojiErciyes Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ ÜNAL
- Tedavi almamış kronik lenfositer lösemi (KLL) hastalarında kalretikülin gen (CALR) mutasyon sıklığı
Frequency of calreticulin mutation in untreated chronic lymphocytic leukemia patients
AYŞE DAYLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
HematolojiDokuz Eylül Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MEHMET ALİ ÖZCAN
- B hücreli kronik lenfositik lösemide Solubl CD23'ün prognostik önemi
Prognostic significance of soluble CD23 in B cell
BÜLENT SAKA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Hematolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. GÜNÇAĞ DİNÇOL
- Metabolik parametrelerin hematolojik malignensilerin klinik seyrine etkileri
Effects of metabolic parameters on the clinical course of hematological malignancies
BURAK BİRSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÜMİT YAVUZ MALKAN