Geri Dön

Kliniğimizde 2025 yılında yapılan servikal HPV taraması ile idrarda HPV taramasının karşılaştırılması

A comparison of cervical and urine-based HPV screening methods conducted in our clinic in 2025

  1. Tez No: 982569
  2. Yazar: ENGİN AYDEMİR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. PAŞA ULUĞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: HPV, idrar, non-invaziv, serviks, tarama, HPV, urine, non-invasive, cervix, screening
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışma, serviks kanseri ile mücadelede katılım oranlarını artırma potansiyeli taşıyan, non-invaziv ve kendi kendine uygulanabilir idrar tabanlı HPV testlerinin tanısal güvenilirliğini değerlendirerek, bu yöntemin mevcut tarama stratejilerine entegrasyonuna yönelik bilimsel bir zemin oluşturmayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Mayıs 2025 – Kasım 2025 tarihleri arasında Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yürütülen bu prospektif laboratuvar temelli gözlemsel çalışmaya, rutin tarama amacıyla başvuran ve dahil edilme kriterlerini karşılayan 30–65 yaş aralığındaki 213 kadın hasta dahil edilmiştir. Katılımcılardan klinisyen tarafından alınan servikal sürüntü ve hastaların kendi kendine topladığı ilk akım idrar örnekleri alınarak; viral nükleik asit izolasyonu ve 14 yüksek riskli HPV genotipinin tespiti Bio-Speedy® kitleri ve gerçek zamanlı PCR (qPCR) yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Servikal örnekleme sonuçlarının altın standart kabul edildiği çalışmada, idrar bazlı testin tanısal performansı duyarlılık, seçicilik, öngörü değerleri, doğruluk ve olabilirlik oranları hesaplanarak analiz edilmiş; testler arasındaki uyum düzeyi ise Cohen's kappa, PABAK ve Gwet's AC1 katsayıları kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Yaşları 30–65 arasında değişen (ortalama 42,9 ± 8,17) 213 kadının dahil edildiği çalışmada, servikal örneklerin %53,1'inde, idrar örneklerinin ise %36,2'sinde HPV DNA pozitifliği saptanmış olup her iki grupta da en sık izole edilen genotip HPV 16 olmuştur. Servikal testin altın standart kabul edildiği analizde idrar tabanlı HPV testinin duyarlılığı %61,06, seçiciliği %92,00, pozitif öngörü değeri %89,61 ve genel doğruluğu %75,59 olarak hesaplanmıştır. Testin pozitif olabilirlik oranı (LR+: 7,63) pozitif sonucun güvenilirliğine dair güçlü kanıt sunarken, negatif olabilirlik oranı (LR-: 0,42) dışlama gücünün daha sınırlı olduğunu göstermiştir. İki test yöntemi arasındaki uyum Cohen's kappa katsayısı ile 0,520 (orta düzey) olarak belirlenmiş; tip bazlı analizlerde ise idrar testinin seçiciliği %99'un üzerinde seyrederken, duyarlılığın genotiplere göre değişkenlik gösterdiği ve tip düzeyindeki genel uyumun da (Kappa: 0,485) orta seviyede kaldığı tespit edilmiştir. Sonuç: Çalışmamızın bulguları, servikal örneklerle istatistiksel olarak anlamlı uyum gösteren, yüksek özgüllük (%92,00) ve pozitif öngörü değeri (%89,61) ile gereksiz tıbbi prosedürleri en aza indirme potansiyeline sahip idrar bazlı HPV DNA testlerinin, tarama programlarına katılımı artırmada umut verici bir alternatif olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle en yüksek onkojenik riski taşıyan HPV 16 tipinin tespitinde servikal örneklerle eşdeğer performans sergileyen bu yöntem, HPV 18 gibi bazı genotiplerdeki görece düşük duyarlılığın pre-analitik süreçlerin standardizasyonu ile iyileştirilebileceği öngörüsüyle birlikte, jinekolojik muayeneden çekinen kadınlar için erişilebilir ve güçlü bir“ilk adım”tarama aracı olarak değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, yüksek hasta uyumu sunan bu non-invaziv yaklaşım, servikal kanser eliminasyon hedeflerine ulaşmada tarama tabanını genişletecek maliyet etkin ve sürdürülebilir bir toplum sağlığı stratejisi olarak önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: This study evaluates the diagnostic reliability of non-invasive, self-collected urine-based HPV tests to establish a scientific basis for their integration into screening strategies, aiming to increase participation in cervical cancer prevention. Materials and Methods: This prospective observational study, conducted at Haseki Training and Research Hospital (March–November 2025), included 213 women (aged 30–65) presenting for routine screening. Paired clinician-collected cervical swabs and self-collected first-void urine samples were obtained. Detection of 14 high-risk HPV genotypes was performed using Bio-Speedy® kits and real-time PCR (qPCR). With cervical sampling as the gold standard, urine test performance was analyzed via sensitivity, specificity, predictive values, accuracy, and likelihood ratios. Agreement was evaluated using Cohen's kappa, PABAK, and Gwet's AC1 coefficients. Results: Among participants (mean age: 42.9 ± 8.17), HPV DNA positivity was 53.1% in cervical and 36.2% in urine samples; HPV 16 was the most frequent genotype in both. Against the gold standard, the urine test showed 61.06% sensitivity, 92.00% specificity, 89.61% positive predictive value, and 75.59% accuracy. The positive likelihood ratio (LR+: 7.63) indicated strong reliability for positive results, while the negative ratio (LR-: 0.42) showed limited exclusionary power. Agreement was moderate (Cohen's kappa: 0.520). In type-based analyses, urine test specificity exceeded 99%, though sensitivity varied by genotype, yielding moderate type-level agreement (Kappa: 0.485). Conclusion: Findings indicate that urine-based HPV DNA tests—showing significant concordance with cervical samples, high specificity (92.00%), and PPV (89.61%)—offer a promising alternative to enhance screening participation. This method performed equivalently to cervical samples in detecting high-risk HPV 16. While sensitivity for genotypes like HPV 18 was lower, standardization of pre-analytical processes is expected to improve results. Thus, this non-invasive, high-compliance approach is recommended as a cost-effective, sustainable strategy to expand screening reach and achieve cervical cancer elimination goals.

Benzer Tezler

  1. Esansiyel trombositemi, primer ve sekonder miyelofibroz tanılı hastalarda calreticulin(CALR) mutasyonunun klinik seyir üzerine etkisinin retrospektif olarak incelenmesi

    Retrospective investigation of the effect of calreticulin (CALR) mutation on clinical level in patients with essential thrombocytemia, primary and secondary myelofibrosis

    ABDUSSAMET ÇELEBİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    HematolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET KÜÇÜK

  2. Sol lob ve sol lateral segment canlı donör hepatektomi sonuçlarımız

    Outcomes of left lobe donor hepatectomy for living donor liver transplantation: A single center experience

    SERTAÇ USTA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Genel Cerrahiİnönü Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA ATEŞ

  3. Toraks travmalarında mortalite ve morbiditeye etkili faktörler

    Factors affecting mortality and morbidity in thoracic trauma

    ALPER AVCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiDicle Üniversitesi

    Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞEVVAL EREN

  4. Osteosarkom hastalarında tedavi sonuçlarımızın retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Evaluation of treatment results in our osteosarcoma patients retrospectively

    BURÇ ÖZCANYÜZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Ortopedi ve TravmatolojiEge Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BURÇİN KEÇECİ