Geri Dön

Polikistik over sendromu tanısı almış hastalarda serum kallistatin düzeyinin araştırılması

Nvestigation of serum kallistatin levels in patients diagnosed with polycystic ovary syndrome

  1. Tez No: 983058
  2. Yazar: HATİCE KOLCU EVRAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. METİN KABA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Kallistatin, Kallistatin
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Polikistik Over Sendromu (PKOS), kadınlarda üreme sağlığına etki eden en yaygın endokrin bozukluklardan biridir. Sadece ovulasyon sorunlarıyla değil, beraberinde abdominal obezite, insülin direnci, metabolik sendrom ve kronik inflamasyon gibi çok sayıda sistemi etkilemektedir. Çok yönlü yapısı sebebiyle, hastalığın etyopatolojisinde rol oynayan yeni belirteçlerin belirlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Son dönemde gerçekleştirilen çalışmalarda, kallistatin adlı proteinin, antioksidan ve antiinflamatuar etkileri sebebiyle bu sendromla alakalı aşamalarda bulunabileceği düşünülmektedir. Kallistatin, oksidatif stresin azaltılması, vasküler homeostazın sürdürülmesi ve inflamatuvar yanıtın kontrol altına alınmasında etkili bir proteindir. Kanda bulunan kallistatin düzeylerinin, PKOS tanısı almış olan kadınlarda nasıl bir değişim meydana getirdiği üzerine yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen bulgular, bu proteinin hastalığın fizyolojik gidişatıyla ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Serum örneklerinden elde edilen veriler, PKOS tanısı almış hastalarda kallistatin düzeylerinin önemli ölçüde farklılaştığını göstermektedir. Bu değişimin, sendromun gidişatında etkili olan inflamasyon ve oksidatif stres gibi süreçlerle ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Kallistatinin bu yöndeki görevi, sadece biyokimyasal bir yanıt değil, aynı zamanda gözlem ve tanı süreçlerinde de göz önünde bulundurulacak bir biyobelirteç olabileceğini göstermektedir. PKOS hastalığının temelinde bulunan kompleks mekanizmaların daha iyi anlaşılabilmesi için kallistatin düzeyine dikkat edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu düşünce, gelecekte yapılacak daha kapsamlı çalışmaların planlanmasına da zemin hazırlayabilir. Yapılan bu çalışmanın amacı, PKOS tanısı almış kadınlarda serum kallistatin düzeylerinin sağlıklı bireylerle karşılaştırılmasıdır. Bu bağlamda araştırma, gözlemsel, prospektif, analitik bir vaka-kontrol çalışması olarak tasarlanmıştır. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı'na başvuran ve PKOS tanısı alan 44 olgu çalışma grubunu, sağlıklı 44 kişi ise kontrol grubunu oluşturmaktadır. Yapılan analizler sonucunda, vaka ve kontrol grupları arasında bazı hematolojik, hormonal, metabolik ve biyokimyasal parametrelerde anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Vaka grubunda hemoglobin, trombosit, lenfosit, androjen düzeyleri ve insülin direnci göstergeleri daha yüksek bulunurken; kontrol grubunda folikül stimülan hormon, koagülasyon parametreleri ve D-dimer değerleri daha yüksek düzeydedir. Kategorik değişkenlerde, polikistik over morfolojisi ve ovaryan disfonksiyon vaka grubunda; gebelik ve doğum öyküsü ise kontrol grubunda daha belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Korelasyon analizlerinde, kontrol grubunda ilişkiler sınırlı kalırken, vaka grubunda hormonal, metabolik ve inflamatuvar parametreler arasında daha güçlü ve yaygın ilişkiler belirlenmiştir.

Özet (Çeviri)

Polycystic Ovary Syndrome (PCOS) is one of the most common endocrine disorders affecting reproductive health in women. It not only causes ovulation problems but also influences multiple systems, being associated with abdominal obesity, insulin resistance, metabolic syndrome, and chronic inflammation. Due to its multifaceted nature, there is a need to identify new biomarkers that play a role in the etiopathogenesis of the disease. Recent studies have suggested that kallistatin, a protein with antioxidant and anti-inflammatory properties, may be involved in the stages related to this syndrome. Kallistatin plays an important role in reducing oxidative stress, maintaining vascular homeostasis, and regulating inflammatory responses. Findings obtained from studies investigating how kallistatin levels in the blood change in women diagnosed with PCOS suggest that this protein may be associated with the physiological course of the disease. Data obtained from serum samples indicate that kallistatin levels differ significantly in patients with PCOS. This difference is thought to be related to processes such as inflammation and oxidative stress, which are effective in the progression of the syndrome. The role of kallistatin in this respect suggests that it may serve not only as a biochemical response but also as a potential biomarker to be considered in observation and diagnostic processes. It is emphasized that paying attention to kallistatin levels may contribute to a better understanding of the complex mechanisms underlying PCOS. This perspective may also form a basis for planning more comprehensive studies in the future. The aim of this study was to compare serum kallistatin levels in women diagnosed with PCOS to those in healthy individuals. Accordingly, the research was designed as an observational, prospective, analytical, case-control study. Forty-four women diagnosed with PCOS who applied to the Department of Obstetrics and Gynecology, University of Health Sciences Antalya Training and Research Hospital, constituted the study group, and forty-four healthy women formed the control group. As a result of the analyses, significant differences were found between the case and control groups in several hematological, hormonal, metabolic, and biochemical parameters. In the case group, hemoglobin, platelet, lymphocyte, androgen levels, and indicators of insulin resistance were higher, whereas follicle-stimulating hormone, coagulation parameters, and D-dimer values were higher in the control group. Among categorical variables, polycystic ovary morphology and ovarian dysfunction were more prominent in the case group, while pregnancy and delivery history were more evident in the control group. In correlation analyses, limited associations were observed in the control group, whereas stronger and broader correlations were found among hormonal, metabolic, and inflammatory parameters in the case group.

Benzer Tezler

  1. Adölesan yaşta polikistik over tanısı alan hastalarda serum asprosin düzeyinin incelenmesi

    Level of asprosi̇n in the adolescent with newly diagnosed polycystic ovary syndrome

    MERVE GÜNGÖR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ONUR EROL

  2. Polikistik over sendromu (PKOS) tanılı hastalarda serum isthmin-1 düzeylerinin insülin direnci ve diğer metabolik ve hormonal parametrelerle ilişkisinin araştırılması

    Investigation of the relationship between serum isthmin-1 levels and insulin resistance, metabolic and hormonal parameters in patients diagnosed with Polycystic ovary syndrome

    MEHMET TOYGAR TUĞRUL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıFırat Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ERKAN ÇAKMAK

  3. Polikistik over sendromu ve hipertansiyonu olan hastalarda sabah kan basıncı dalgalanması ile serum antimüllerian hormon düzeyi ve HOMA-IR skoru arasındaki ilişki

    The relationship between morning blood pressure surge and serum anti-müllerian hormone level and HOMA-IR score in patients with polycystic ovary syndrome and hypertension

    DİLAN DAMLA ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HİLMİ ERDEM SÜMBÜL

  4. Polikistik over sendromlu hastalarda serum ürokortin 1 düzeyi ve insülin rezistansı ile ilişkisi

    The relationship of urocortin-1 with insulin resistance patients having pcos

    MEHTAP ZİLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    UZMAN MUZAFFER TEMÜR

  5. Polikistik over sendromlu hastalarda serum sisteinil lökotrien düzeylerinin önemi

    The importance of serum cysteinyl leukotriene levels in patients with polycystic ovary syndrome

    HARİKA GÜMGÜMCÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. HACER CAVİDAN GÜLERMAN