Geri Dön

COVİD-19 pandemisi ve büyük ölçekli ardışık depremler sonrası hemşirelerde mesleki yorgunluğun ruhsal sağlık ve psikotrop ilaç kullanımı ile ilişkisi

The relationship between occupational fatigue with mental health and psychotrop drug use in nurses after the COVID-19 pandemic and consecutive earthquakes

  1. Tez No: 983182
  2. Yazar: ESRA KARAKUŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. EMİNE ÖNCÜ
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hemşirelik, Nursing
  6. Anahtar Kelimeler: COVID 19, Deprem, Hemşirelik, Pandemiler, Psikotrop ilaçlar, Yorgunluk, COVID 19, Earthquake, Nursing, Pandemics, Psychotropic drugs, Fatigue
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Mersin Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Hemşirelik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu araştırma, COVID-19 pandemisi ve 6 Şubat 2023 tarihinde oluşan büyük ölçekli ardışık depremler sonrası hemşirelerde mesleki yorgunluğun ruhsal sağlık ve psikotrop ilaç kullanımı ile ilişkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Kesitsel tipteki çalışma, bir ilde görev yapan 400 hemşire ile yürütülmüştür. Veriler, tanıtıcı bilgi formu ve ilaç kullanım formu, Mesleki Yorgunluk Ölçeği, Kısa Semptom Envanteri kullanılarak toplanmış, istatistiksel analizlerde tanımlayıcı istatistikler, T-Testi, ANOVA Ki-kare Analizi, Latent Profil Analizi, Çok Değişkenli Lojistik Regresyon Analizi (Multinomail Lojistik Regresyon Analizi), Ters Olasılık Ağırlıklı Regresyon Düzeltmesi [Inverse probability weighting regression adjustment (IPWRA)], Hiyerarşik Sıralı Blok Regresyon Analizi ve Lojistik Regresyon Analizi kullanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların %69,5'i kadın, %67,8'i vardiyalı çalışmaktadır. Pandemide %65'i COVID-servislerinde görev yapmış ve %91'i depremzedelere bakım vermiştir. Olağan dönemde haftalık çalışma süresi 44,300±4,930 pandemide 46,500±6,830 ve depremde 46,620±6,170dır. İşyükü ise sırasıyla 7,630±2,680; 8,690±2,210 ve 8,550±2,610'dır. Yorgunluk ve psikolojik belirtilere dayalı üç hemşire profili belirlenmiştir. Kadın cinsiyet (OR = 5,020, %95 GA: 2,468–10,209), çalışma deneyimi (OR = 0,927, %95 GA: 0,875–0,982), depremle ilişkili sınırlı lojistik desek (OR = 1,616, %95 GA: 1,176–2,221) ve afet hazırlığı (OR = 0,87, %95 GA: 0,78–0,97), tükenmişlik profiline kıyasla dayanıklı profilde olmayı anlamlı biçimde yordamıştır. Yaş, cinsiyet ve kurum için düzeltme yapıldıktan sonra, hemşirelerde kronik yorgunluk düzeyindeki varyansın yaklaşık üçte biri pandemi dönemindeki iş yükü (β = 0.281, %95 GA: –0,006- 0,567), depremle ilişkili çalışma saatleri (β = 0,193, %95 GA: 0,063– 0,323) ve psikolojik belirti yükü (β = 3,343, %95 GA: 2,675– 4,010) ile açıklanırken; depremde klinik değişiklik yapılması (β = –2,099, %95 GA: –3,630 - –0,568) ve psikososyal destek (β = 1,911, %95 GA: 0,591–3,232) anlamlı faktörler arasında yer almıştır. Hemşirelerde kriz dönemleriyle başetmede psikotrop ilaç kullanımı riski; yaş (OR = 1,047, %95 GA: 1,006–1,091), kurum (OR = 1957, %95 GA: 1,162–3,297), pandemi dönemi iş yükü (OR = 1,171, %95 GA: 1,038–1,321), depremde yakınların kaybı (OR = 1,733, %95 GA: 0,998–3,008), depremde klinik değişiklik yapılması (OR = 2,111, %95 GA: 1,233–3,613) ve kronik yorgunluk (OR = 1,047, %95 GA: 1,010– 1,085) ile ilişkili bulunmuş; psikolojik destek ise bu riski azaltmıştır (OR = 0,246, %95 GA: 0,143–0,423). Sonuçlar: COVID-19 pandemisi ve büyük ölçekli ardışık depremler, hemşirelerde mesleki yorgunluk, ruhsal belirtiler ve psikotrop ilaç kullanımında belirgin artışlara yol açmıştır. Bulgular, kriz dönemlerinde hemşirelerin yarısından fazlasının yüksek riskli veya tükenmiş profil özellikleri gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu sonuçlar, olağanüstü durumlarda hemşirelerin ruhsal iyilik halini korumaya yönelik stratejilerin acil bir gereklilik olduğunu göstermektedir. Sağlık sistemlerinde, afet ve pandemi hazırlıklarının altyapı, insan gücü planlaması, eğitim, ekipman temini ile kriz yönetimi açısından güçlendirilmesi gereğini göstermektedir. İş yükünün dengelenmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve yaygın, erişilebilir ruhsal destek programlarının hayata geçirilmesi hemşirelikte sürdürülebilir iş gücünü korumak açısından kritik önemdedir.

Özet (Çeviri)

Aim: This study was conducted to examine the relationship between occupational fatigue, mental health, and psychotropic medication use among nurses following the COVID-19 pandemic and the large-scale consecutive earthquakes that occurred on February 6, 2023. Method: This cross-sectional study was carried out with 400 nurses working in a province. Data were collected using a descriptive information form, a medication use form, the Occupational Fatigue Scale, and the Brief Symptom Inventory. Statistical analyses included descriptive statistics, T-test, ANOVA, Chi-Square Analysis, Latent Profile Analysis, Multivariable Logistic Regression Analysis (Multinomial Logistic Regression Analysis), Inverse Probability Weighting Regression Adjustment (IPWRA), Hierarchical Block Regression Analysis, and Logistic Regression Analysis. Results: Of the participants, 69,5% were female and 67,8% worked in shifts. During the pandemic, 65% worked in COVID-19 units and 91% provided care to earthquake survivors. Weekly working hours were 44,300 ± 4,930 in the regular period, 46,500 ± 6,830 during the pandemic, and 46,620 ± 6,170 after the earthquake. Workload scores were 7,630 ± 2,680; 8,690 ± 2,210; and 8,550 ± 2,610, respectively. Three nurse profiles based on fatigue and psychological symptoms were identified. Female gender (OR = 5,020, 95% CI: 2,468–10,209), work experience (OR = 0,927, 95% CI: 0,875–0,982), limited logistic support related to the earthquake (OR = 1,616, 95% CI: 1,176–2,221), and disaster preparedness (OR = 0,87, 95% CI: 0,78–0,97) significantly predicted being in the resilient profile compared to the burnout profile. After adjusting for age, gender, and institution, approximately one-third of the variance in chronic fatigue among nurses was explained by pandemic-related workload (β = 0.281, 95% CI: –0.006–0.567), earthquake-related working hours (β = 0,193, 95% CI: 0,063–0,323), and psychological symptom burden (β = 3,343, 95% CI: 2,675–4,010). Clinical reassignment during the earthquake (β = –2,099, 95% CI: –3,630– –0,568) and psychosocial support (β = 1,911, 95% CI: 0,591–3,232) were significant factors. The risk of psychotropic medication use as a coping method during crisis periods was associated with age (OR = 1.047, 95% CI: 1,006–1,091), institution (OR = 1,957, 95% CI: 1,162–3,297), pandemic workload (OR = 1,171, 95% CI: 1,038– 1.321), loss of relatives in the earthquake (OR = 1,733, 95% CI: 0,998–3,008), clinical reassignment during the earthquake (OR = 2,111, 95% CI: 1,233–3,613), and chronic fatigue (OR = 1,047, 95% CI: 1,010–1,085); whereas psychological support reduced this risk (OR = 0,246, 95% CI: 0,143–0,423). Conclusion: The COVID-19 pandemic and large-scale consecutive earthquakes resulted in significant increases in occupational fatigue, psychological symptoms, and psychotropic medication use among nurses. Findings revealed that more than half of the nurses displayed high-risk or burnout-profile characteristics during crises. These results underscore the urgent need for strategies to protect the mental well-being of nurses during emergencies. Strengthening health systems particularly in disaster and pandemic preparedness regarding infrastructure, workforce planning, education, equipment supply, and crisis management is essential. Balancing workload, improving working conditions, and implementing accessible and widespread mental health support programs are critical to maintaining a sustainable nursing workforce.

Benzer Tezler

  1. Enhance the performance of preprocessing techniques by using artificial intelligence algorithms

    Yapay zeka algoritmaları kullanarak ön işleme tekniklerinin performansını artırın

    HUMAM QUTAIBA ABDULRAHMAN AL-DOORI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2022

    Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve KontrolAltınbaş Üniversitesi

    Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ABDULLAHİ ABDUL IBRAHIM

  2. COVID-19 pandemisi öncesinde ve sonrasında evden çalışmanın gelişimi ve ekonomik etkileri

    Development of work from home and its effect on economy before and after COVID-19

    MUSTAFA ENES ÇALIŞKAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Ekonomiİstanbul Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT BİRDAL

  3. COVID-19 pandemisi kapsamında Fırat Havzası yerleşimlerinde karantina döneminin hava ve su kalitesi üzerindeki etkilerinin peyzaj planlama açısından değerlendirilmesi

    Evaluation of the effects of the quarantine period on air and water quality in Euphrates Basin settlements within the scope of the COVID-19 pandemic in terms of landscape planning

    HANDE ÖZVAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Peyzaj MimarlığıVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. PINAR ASLANTAŞ

    PROF. DR. ALFRED STEIN

  4. Türkiye'deki havalimanlarının COVİD-19 pandemisi öncesinde ve pandemi sonrasında etkinliklerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of efficiency of airports in Turkey before and after the COVID-19 pandemic

    MEDİNE DURAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Endüstri ve Endüstri MühendisliğiGazi Üniversitesi

    Endüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAKAN ÇERÇİOĞLU

  5. Conceptualisations of childhoods and early learning and childcare (ELC): The experiences of children and practitioners based on practitioners' perspectives in the Scottish context during the COVID-19 pandemic

    Çocukluk ve erken öğrenim ve çocuk bakımı (EÖÇB) Kavramsallaştırmaları: COVID-19 pandemisi esnasında çocukların ve uygulayıcıların İskoçya bağlamında uygulayıcıların bakış açılarına dayalı deneyimleri

    GİZEM SİLİSTİRE ÇAKIRAY

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    Eğitim ve ÖğretimThe Unıversıty Of Edınburgh

    Eğitim Ana Bilim Dalı

    DR. MARLİES KUSTATSCHER