Oligodendrogliomalarda cerrahi rezeksiyon ve onkoljik tedavi protokollerinin progresyonsuz sağkalım ve sağkalıma etkisi
Effect of surgical resection and oncological treatment protocols on progression-free survival and survival in oligodendrogliomas
- Tez No: 983425
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HİKMET TURAN SÜSLÜ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
- Anahtar Kelimeler: Genel sağkalım, korpus kallosum tutulumu, malign transformasyon, nüks, oligodendroglioma, progresyonsuz sağkalım, radyoterapi, rezeksiyon, temozolomid, Corpus callosum involvement, extent of resection, malignant transformation, oligodendroglioma, overall survival, progression-free survival, radiotherapy, recurrence, temozolomide
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş: Oligodendrogliomalar, IDH mutasyonu ve 1p/19q kodelesyonu ile tanımlanan nadir gliomlardır. Prognozları büyük ölçüde rezeksiyon miktarı ve adjuvan tedavilerden etkilenir. Amaç: Oligodendrogliomaların cerrahi ile rezeksiyon miktarı ve postoperatif onkolojik tedaviye göre sağkalım sonuçlarını değerlendirmek. Yöntem: Merkezimizde oligodendroglioma tanısı almış 56 hasta retrospektif olarak incelendi. Tüm hastalara cerrahi ile tümör rezeksiyonu yapıldı ve adjuvan kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulandı. Kaplan–Meier analizi ile 1., 3., 5. ve 10. yıl genel sağkalım (OS) ve progresyonsuz sağkalım (PFS) oranları hesaplandı; prognostik faktörler Cox regresyon analizi ile hazard oranı (HR, %95 GA) şeklinde raporlandı. Bulgular: Medyan takip süresi 5,5 yıldı. 1/3/5/10 yıllık OS: %96,4/%88,3/%79,6/%49,1; PFS: %89,3/%73,3/%48,1/%17,1. GTR oranı %42,9 olup GTR yapılan hastalarda OS ve PFS, STR'ye kıyasla anlamlı derecede yüksekti. Hastaların %57,1'inde tümör nüks etti; ilk nüks için medyan süre 60 ay olarak bulundu. Reoperasyon uygulanan nükslerin %40,7'sinde malign transformasyon izlendi. Çok değişkenli analizde tümör boyutu, OS üzerinde bağımsız ve güçlü bir belirteç olarak saptandı: 4–6 cm tümörler için HR 3,66 (p=0,035), >6 cm için HR 7,38 (p=0,013) [<4 cm referans]. Ki-67>%10 olması, OS süresini olumsuz etkileyen bağımsız bir risk faktörüydü (HR 3,12; p=0,042). Nüks sonrası uygulanan cerrahiyi takiben, korpus kallosum tutulumu PFS süresini kısaltan bağımsız bir prognostik faktör olarak belirlendi (HR 5,68; p=0,039). Sonuç: Maksimum güvenli rezeksiyon, hastaların iyi bir prognoza ulaşmasında kilit rol oynamaktadır. Postoperatif radyoterapinin temozolomid kemoterapisi ile birlikte uygulanması, özellikle yüksek riskli hastalarda veya STR yapılan olgularda sağkalımı artırmaktadır. Tüm hastalar, tümör nüksü ve malign transformasyon riski nedeniyle uzun dönem yakından izlenmelidir.
Özet (Çeviri)
Background: Oligodendrogliomas are rare gliomas defined by IDH mutation and 1p/19q codeletion. Prognosis is mainly influenced by the extent of surgical resection and adjuvant therapy. Objective: To evaluate patient survival outcomes based on the extent of resection and postoperative oncologic treatments in oligodendroglioma. Methods: A retrospective analysis was performed on 56 patients with histopathologically and molecularly confirmed oligodendroglioma treated at our center. All patients underwent surgical tumor resection followed by adjuvant chemotherapy and/or radiotherapy. Kaplan–Meier analysis was used to calculate 1-, 3-, 5-, and 10-year overall survival (OS) and progression-free survival (PFS) rates. Prognostic factors were assessed with Cox regression and reported as hazard ratios (HR) with 95% confidence intervals. Results: Median follow-up was 5.5 years. OS rates at 1/3/5/10 years were 96.4%, 88.3%, 79.6%, and 49.1%, respectively; PFS rates were 89.3%, 73.3%, 48.1%, and 17.1%. Gross total resection (GTR) was achieved in 42.9% of cases, and patients with GTR had significantly longer OS and PFS compared to those with subtotal resection (STR). Tumor recurrence occurred in 57.1% of patients, with a median time to first recurrence of 60 months. Malignant transformation was observed in 40.7% of recurrent tumors that were reoperated. On multivariate analysis, larger tumor size independently predicted worse OS: tumor diameter 4–6 cm (HR 3.66; p=0.035) and >6 cm (HR 7.38; p=0.013) versus <4 cm. Similarly, Ki-67 index >10% was an independent predictor of shorter OS (HR 3.12; p=0.042). Following reoperation for recurrence, corpus callosum involvement independently predicted shorter post-recurrence PFS (HR 5.68; p=0.039). Conclusions Maximum safe resection remains pivotal for favorable prognosis. Postoperative radiotherapy combined with temozolomide chemotherapy improves survival, particularly in high-risk patients or those with STR. Given the high rates of recurrence and potential malignant transformation, lifelong surveillance is warranted for all patients.
Benzer Tezler
- Derece II oligodendrogliomların anjiyojenik niteliklerinin nüks zamanı ile iliskisinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
MUSTAFA GÜDÜK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2007
NöroşirürjiMarmara ÜniversitesiNöroşirürji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TÜRKER KILIÇ
- Analysis of genetic biomarkers in glioma diagnosis and prognosis: Focus on ECE1 rs3026809 variant
Gliom tani ve prognozunda genetik biyobelirteçlerin analizi: ECE1 rs3026809 varyantına odaklanma
GİZEL GERDAN
Yüksek Lisans
İngilizce
2026
BiyolojiAcıbadem Mehmet Ali Aydınlar ÜniversitesiGenom Çalışmaları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CEMALİYE AKYERLİ BOYLU
- Gliomaların oluşmasındaki genetik faktörlerin incelenmesi
Investigation of genetic factors that play role in gliomagenesis
BÜŞRA ŞENKUN
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
Moleküler TıpAcıbadem ÜniversitesiBiyokimya ve Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. YAVUZ OKTAY