Geri Dön

Multiple Myelom hastalarının idrarından elde edilen eksozomların prognostik olarak biyobelirteç rolünün araştırılması

Investigation of the prognostic biomarker role of exosomes isolated from urine of Multiple Myeloma patients

  1. Tez No: 983564
  2. Yazar: FATMA YAŞAR TAŞTAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. LEYLA BAHAR
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hematoloji, Histoloji ve Embriyoloji, Moleküler Tıp, Hematology, Histology and Embryology, Molecular Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Mersin Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kök Hücre ve Rejeneratif Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Multipli Myelom (MM), plazma hücrelerinin klonal proliferasyonu ile karakterize, kemik iliğini etkileyen bir hematolojik kanser türüdür. MM'nin tanı ve prognoz takibinde kullanılan geleneksel biyobelirteçler çoğu zaman hastalığın heterojen seyrini yeterince yansıtamamaktadır. MM, sistemik ve destekleyici tedavilere rağmen hala tamamen iyileştirilemeyen bir hastalıktır. Son dönemlerde exozomlar, çeşitli araştırma alanları arasında önem kazanmaktadır ve MM hastalığında eksozomların rolünün önemli olabileceği düşünülmüştür. Son yıllarda hücreler arası iletişimde ve tümör progresyonunda önemli rol oynayan eksozomlar, yeni nesil minimal invaziv biyobelirteçler olarak ön plana çıkmaktadır. Çapları 30–150 nm arasında değişen bu hücre dışı veziküller; proteinler, lipitler, mRNA ve mikroRNA gibi çeşitli biyomoleküller taşır ve tümör mikroçevresine dair değerli bilgiler sunabilir. Bu çalışmanın amacı, Multiple Myelom hastalarında idrar kaynaklı eksozomların özellikle CD63 ve CD81 belirteçleri üzerinden karakterizasyonunu yaparak, bu belirteçler üzerinden hastalığın tanı ve prognozunda potansiyel biyobelirteç olarak taşıdıkları değeri araştırmaktır. MM hastalarından elde edilen eksozomların karakterizasyonu ve içerdiği moleküler bileşenlerin analizi, hem hastalığın tanı ve prognozunda hem de hedefe yönelik tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesinde umut verici bir potansiyel taşımaktadır. Çalışmamıza, Mersin Üniversitesi Hastanesi hematoloji polinikliğinde MM tanısı alan, dahil edilme ve dışlanma kriterlerine uyan (18- 80 yaş) 2 hasta grubu; yeni tanı almış( n: 16 kişi)ve tedavi protokolü uygulanmış olan hasta grubu (n:25 ) ve 25 sağlıklı birey (kontrol ) dahil edilmiştir. İdrar örneklerinden eksozom eldesi, eksozomların tanımlanması (Flow sitometrik ve Elektron mikroskobik analiz) Bradford yöntemi uygulanarak, eksozomların hastalık prognozuyla ilişkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmamızın bulguları olarak; yaş değişkeni bakımından gruplar arasında gözlenen farkın temel olarak Yeni Tanı grubunun ileri yaş ortalamasından kaynaklandığı söylenebilir. Analiz sonucunda hemoglobin düzeyleri açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmuştur. Bu sonuçlar, tedavi sürecinin hemoglobin düzeylerinde kısmi bir düzelme sağladığını ancak normal seviyelere tam olarak ulaşılmadığını düşündürmektedir. Total protein düzeylerindeki farklılığın temel olarak tedavi uygulanan grubun protein düzeylerindeki azalmadan kaynaklandığı ifade edilebilir. Flow sirometri ile değerlendirmede ise CD63 hastalığın aktif dönemiyle ilişkili tanısal gösterge potansiyeli taşırken, CD81 düzeylerindeki farklılık istatistiksel olarak desteklenmemiştir. Sonuç olarak, Tedavi görmüş hastalarda hemoglobin düzeylerindeki artış hematolojik iyileşmeyi, total protein azalması ise tedaviye bağlı metabolik etkileri yansıtmaktadır. CD81 düzeylerinde anlamlı fark saptanmamış olmasına rağmen, dikkat çekici bulgu, CD63 düzeylerinin hastalığın aktif döneminde anlamlı biçimde artmasıdır. Bu durum CD63'ün Multiple Myeloma'da güçlü bir tanısal ve prognostik biyobelirteç adayı olabileceğini ve Multiple Myelomun progresyon seyrinin değerlendirilmesinde klasik markırlara göre daha üstün bir biyobelirteç potansiyeli taşıdığını göstermektedir. Daha geniş kapsamlı, moleküler düzeyde detaylandırılmış ve uzun dönemli takip verileri içeren çalışmalarla bu bulguların desteklenmesi, eksozomların MM tanı ve tedavi algoritmalarına entegrasyonunu mümkün kılabilir.

Özet (Çeviri)

Multiple Myeloma (MM) is a hematological malignancy characterized by the clonal proliferation of plasma cells, primarily affecting the bone marrow. Conventional biomarkers used in the diagnosis and prognosis of MM often fail to fully reflect the heterogeneous course of the disease. Despite systemic and supportive treatments, MM remains an incurable condition. In recent years, exosomes have gained increasing attention across various research fields, and their role in MM has been considered to be of significant importance. Exosomes, ranging in diameter from 30 to 150 nm, are extracellular vesicles that play pivotal roles in intercellular communication and tumor progression, and they have emerged as next-generation minimally invasive biomarkers. These vesicles carry a wide range of biomolecules, including proteins, lipids, mRNA, and microRNA, providing valuable insights into the tumor microenvironment. The aim of this study is to characterize urinary exosomes obtained from Multiple Myeloma patients, with particular focus on CD63 and CD81 markers, and to investigate their potential as prognostic biomarkers in disease diagnosis and progression. Comprehensive analysis of exosome content and molecular profile in MM patients holds promising potential not only for diagnostic and prognostic assessment but also for the development of targeted therapeutic strategies. In our study, two patient groups diagnosed with Multiple Myeloma (MM) at Mersin University Hospital Hematology Outpatient Clinic, who met the inclusion and exclusion criteria (18–80 years), were included: newly diagnosed MM patients (n:16) and patients who had undergone treatment protocols (n:25), along with 25 healthy individuals as the control group. Urinary exosomes were isolated, characterized (flow cytometric and electron microscopic analyses), and quantified using the Bradford method, in order to investigate their relationship with disease prognosis. When the findings of the study were evaluated, it can be stated that the observed difference in age distribution between the groups mainly originated from the higher mean age in the newly diagnosed patient group. Statistical analysis revealed a significant difference in hemoglobin levels between the groups. These findings suggest that, although treatment provided partial improvement in hemoglobin levels, complete normalization was not achieved. The difference in total protein levels was primarily attributed to the reduction in protein concentrations observed in the treated patient group. Flow cytometric evaluation demonstrated that CD63 presents a diagnostic and prognostic indication associated with the active phase of the disease, whereas the variation in CD81 levels was not statistically supported. In conclusion, the increase in hemoglobin levels observed in the treated patient group reflects hematological improvement, whereas the reduction in total protein concentrations indicates treatment-associated metabolic effects. Although CD81 levels did not display a statistically significant difference, a notably striking finding was the significant elevation of CD63 expression during the active phase of the disease. This observation suggests that CD63 may represent a strong diagnostic and prognostic biomarker candidate in Multiple Myeloma and may possess superior predictive value compared with conventional markers in assessing MM progression. Supportive evidence from larger-scale studies incorporating molecular profiling and long-term follow-up analyses is warranted to substantiate these findings. Such validation would facilitate the integration of exosome-based biomarkers into MM diagnostic and therapeutic algorithms, ultimately enhancing precision in disease monitoring and individualized treatment planning.

Benzer Tezler

  1. Multiple myelom hastalarının retrospektif analizi ve bortezomib tedavisinin etkileri

    Retrospective analysis of patients with multiple myeloma multiple and effects of bortezomib

    ENGİN KELKİTLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    HematolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET TURGUT

  2. Multiple myelom hastalarının retrospektif analizi ve lenalidomid tedavisinin etkileri

    Retrospective analysis of patients with multiple myeloma and the effects of lenalidomide treatment

    HAKKI HAMİD DOĞRU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    HematolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DÜZGÜN ÖZATLI

  3. Multiple myelom hastalarının retrospektif incelenmesi ve sağkalım analizleri

    Başlık çevirisi yok

    AYŞEGÜL ÖZDOĞAN BİRCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    HematolojiMersin Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EYÜP NACİ TİFTİK

  4. Dicle Üniversitesi Hematoloji Kliniğinde 2008 ile 2016 yılları arasında otolog kök hücre nakli yapılan multiple myelom ve lenfoma hastalarının klinik özellikleri ve sağkalım analizleri

    Clinical characteristics and survi̇val analysis of multiple myeloma and lymphoma due to autologous stem cell transplantation during 2008 and 2016 years at Dicle University Hematology Clinic

    ZEYNİ KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    HematolojiDicle Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ORHAN AYYILDIZ

    YRD. DOÇ. DR. ABDULLAH KARAKUŞ

  5. Hematoloji ünitesince izlenen multipl myelom hastalarının klinik seyri ve bortezomib tedavisinin etkileri

    Clinical follow up and effects of bortezomib treatment on multiple myeloma patients in Hacettepe University Faculty of Medicine

    GÖKÇEN ÜNAL KOCABAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    HematolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAKAN GÖKER