Geri Dön

Erişkin B-hücreli akut lenfoblastik lösemide minimal rezidüel hastalık düzeylerinin olaysız ve genel sağkalım sürelerine etkisi

The impact of minimal residual disease levels on event-free and overall survival in adult B-cell adult lymphoblastic leukemia

  1. Tez No: 984030
  2. Yazar: TUĞBA YÜKSEL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. TAYFUR TOPTAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Hematoloji, Internal diseases, Hematology
  6. Anahtar Kelimeler: Erişkin B hücreli akut lenfoblastik lösemi, Minimal rezidüel hastalık, Olaysız sağkalım, Genel sağkalım, Adult B-cell acute lymphoblastic leukemia, Minimal residual disease, Event-free survival, Overall survival
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada, erişkin B-hücreli akut lenfoblastik lösemi (B-ALL) hastalarında indüksiyon sonu (TP1) ve remisyon sonrası (TP2) ölçülen minimal rezidüel hastalık (MRD) düzeylerinin, olaysız sağkalım (EFS) ve genel sağkalım (OS) üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Ayrıca, TP-1 MRD'nin erken dönem klinik olayları öngörmedeki prognostik değeri incelenmiştir. Yöntem: 2018–2025 yılları arasında merkezimizde izlenen 33 erişkin B-ALL hastasının verileri retrospektif olarak analiz edildi. Sağkalım analizlerinde Kaplan–Meier ve Cox regresyon yöntemleri kullanıldı. TP-1 MRD'nin erken dönem öngörü gücü 0–150 günlük landmark analiziyle, ayırt ediciliği ise ROC analiziyle değerlendirildi. Bulgular: TP-1 ve TP-2 dönemlerinde MRD pozitifliği, EFS ve OS üzerinde olumsuz bir eğilim göstermiştir; ancak bu bulgu istatistiksel anlamlılık düzeyine ulaşmamıştır. 0–150 günlük erken dönem için yapılan analizde, TP-1 MRD negatifliği olaysız sağkalım açısından anlamlı koruyucu etki göstermiştir (HR: 0.233; p = 0.032). Çok değişkenli Cox modellerinde TP1-MRD negatifliği, farklı kovaryant setleri altında bağımsız bir prognostik faktör olarak belirlenmiştir. ROC analizinde TP1-MRD'nin ayırt edicilik gücü sınırlı bulunmuş (AUC = 0.509), ancak belirlenen optimal eşik değeri, klinik uygulamalardaki MRD sınırlarıyla uyumlu saptanmıştır. Sonuç: İndüksiyon sonundaki MRD düzeyi, erişkin B-ALL hastalarında erken klinik olay riskini öngörmeye yardımcı olabilir. Bu bulgular, MRD'nin tedavi yanıtı ve hastalık biyolojisini yansıtan dinamik bir prognostik belirteç olabileceğine işaret etmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: This study evaluated the impact of minimal residual disease (MRD) levels measured at the end of induction (TP-1) and after remission (TP-2) on event-free survival (EFS) and overall survival (OS) in adult patients with B-cell acute lymphoblastic leukemia (B-ALL). In addition, the prognostic value of TP1 MRD in predicting early clinical events was investigated. Methods: Clinical data of 33 adult B-ALL patients followed at our center between 2018 and 2025 were retrospectively analyzed. Survival analyses were performed using the Kaplan–Meier method and Cox regression models. The predictive value of TP1 MRD for early events was assessed with a 0–150-day landmark analysis, and its discriminative ability was evaluated using receiver operating characteristic (ROC) analysis. Results: MRD positivity at TP1 and TP2 showed an unfavorable trend for both EFS and OS; however, these associations did not reach statistical significance. In the 0– 150-day early-period analysis, TP1 MRD negativity demonstrated a significant protective effect on event-free survival (HR: 0.233; p = 0.032). In multivariable Cox regression models, TP1 MRD negativity remained an independent prognostic factor across different covariate sets. ROC analysis revealed limited discriminative performance of TP1 MRD (AUC = 0.509); nevertheless, the optimal cutoff value identified was consistent with MRD thresholds commonly used in clinical practice. Conclusion: MRD levels at the end of induction may help predict the risk of early clinical events in adult patients with B-ALL. These findings suggest that MRD is a dynamic prognostic marker reflecting treatment response and underlying disease biology.

Benzer Tezler

  1. Erişkin akut lenfoblastik lösemide genetik risk faktörlerinin kantitatif PCR yöntemiyle analizi ve hasta özellikleri

    Analysis of genetic risc factors in acute lenfoblastic leukemia by quantitative PCR and the patients' characteristics

    GÜLTEN ORUÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    OnkolojiDicle Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. M. ORHAN AYYILDIZ

  2. Erişkin akut lenfoblastik lösemi kemoterapi protokolü karşılaştırmaları

    Adult all, comparison of chemotherapy protocols

    AYŞE MÜGE TÜRKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    HematolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM CELALETTİN HAZNEDAROĞLU

  3. Akut lenfoblastik lösemi ve kronik myeloid lösemi'de imatinib mesilat ile“hedeflenmiş tedavi”.

    “targeted therapy”with imatinib mesylate in acute lymphoblastic leukemia and chronic myeloid leukemia.

    ALİ İBRAHİM SHORBAGİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    HematolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. İBRAHİM C. HAZNEDAROĞLU

  4. Erişkin akut lenfoblastik lösemili hastalarda immünofenotipik özelliklerin prognoz üzerine olan etkilerinin değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    MUSTAFA N. YENEREL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Hematolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TANJU ATAMER

  5. Akut lösemili erişkinlerde kemik iliğinin difüzyon ağırlıklı görüntüleme ile değerlendirilmesi

    Evaluation of bone marrow via diffusion-weighted imaging in adult patients with acute leukemia

    BURAK TANRIVERDİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    HematolojiPamukkale Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ KOÇYİĞİT