Geri Dön

Kadınlarda selülitin klinik özelliklerinin belirlenmesi ve etyopatogenetik faktörlerin araştırılması

Determination of clinical characteristics of cellulite in women and investigation of etiopathogenetic factors

  1. Tez No: 984437
  2. Yazar: İREM CİHAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÜLKER GÜL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Selülit, selülit şiddeti, etyopatogenez, yaşam tarzı, fiziksel aktivite, diyet, Cellulite, cellulite severity, etiopathogenesis, lifestyle, physical activity, diet
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çalışmamızda, ülkemizde yaşayan erişkin kadınlarda selülitin klinik özelliklerinin tanımlanması ve selülit şiddeti üzerinde etkili etyopatogenetik mekanizmaların kapsamlı şekilde araştırılması amaçlanmıştır. Elde edilecek bulguların selülit etyopatogenezine ışık tutarak klinik yönetim ile koruyucu ve tedavi edici yaklaşımlara katkı sağlaması hedeflenmektedir. Gereç ve Yöntem: SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulunun 18.04.2024 tarihli E-23-74 sayılı etik kurul onayı sonrası çalışmaya başlandı (No:74). Çalışmamızın evrenini, Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvuran, dışlama kriterlerine sahip olmayan ve muayeneye geldiği gün araştırmaya katılmayı kabul eden 18-60 yaş arası kadın katılımcılar oluşturdu. Dışlama kriterleri; 18 yaş altı, 60 yaş üstü, erkek cinsiyet, gebelik, emzirme olarak belirlendi. Katılımcılara demografik özellikler, tıbbi öykü, reprodüktif sistem özellikleri, sigara ve alkol kullanımı ile spor yapma durumunu sorgulayan yapılandırılmış anket uygulandı. Katılımcılar muayene edilerek selülit şiddeti (selülit şiddet ölçeği) belirlendi. Ayrıca fiziksel aktivite (Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu) ve beslenme örüntüsü (Akdeniz Diyet Kalitesi Ölçeği) ile selülit ilişkisi değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamıza rastgele seçilen 100 kadın dahil edildi. Tüm katılımcılarda farklı derecelerde selülit izlendi. Selülit şiddet ölçeği ile yapılan değerlendirmede katılımcıların %36'sı hafif, %32'si orta, %32'si şiddetli düzeyde selülite sahipti. Demografik özellikler ile selülit şiddeti arasındaki ilişki açısından değerlendirildiğinde yaş, vücut ağırlığı, beden kitle indeksi ve beden kitle indeksi sınıflaması selülit şiddeti ile ilişkili bulundu. Bu parametrelerdeki artışın selülit şiddetini arttırdığı gözlendi. Sigara kullanım miktarı ile alkol kullanım süresi ve sıklığındaki artışın selülit şiddetini artırdığı saptandı. Kronik hastalık varlığı, düzenli ilaç kullanımı ve psikiyatrik hastalık öyküsü ile selülit şiddeti arasında anlamlı ilişki saptandı; bu durumların varlığının selülit şiddetini arttırdığı gözlendi. Menopoz ve gebelik öyküsünün selülit şiddeti üzerinde etkili olduğu, bu durumların kadınlarda selülit şiddetini arttıdığı izlendi. Adet düzensizliği, gebelik ve düşük sayısı, korunma yöntemi kullanımı ve menopoza girme yaşı ile selülit şiddeti arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi skorları ile selülit şiddeti arasında anlamlı ilişki gözlenirken; Akdeniz Diyet Kalitesi Ölçeği ile selülit şiddeti arasında ilişki izlenmedi. Sonuç: Çalışmamız, ülkemizdeki kadınlarda selülit şiddetinin demografik özellikler ve yaşam tarzı faktörleriyle anlamlı biçimde ilişkili olduğunu; fiziksel aktivitenin koruyucu etkisine karşılık Akdeniz diyet kalitesi ile selülit şiddeti arasında ilişki saptanmadığını ortaya koydu. Literatürde selülite ve selülit derecesine etki yapan bütün faktörlerin bir arada prospektif olarak değerlendirildiği başka bir çalışmaya rastlanmadı. Ayrıca bu konuda literatürde ülkemize ait bir çalışma da bulunmamaktadır. Bu nedenlerle çalışmamızın sonuçlarının bilimsel literatüre katkı sağlayacağını düşünüyoruz.

Özet (Çeviri)

Objective: We aimed to characterize the clinical features of cellulite and to comprehensively investigate the etiopathogenetic mechanisms influencing cellulite severity in adult women living in Türkiye. The ultimate goal was to generate evidence that illuminates cellulite etiopathogenesis and informs clinical management as well as preventive and therapeutic approaches. Materials and Methods: Following approval by the Clinical Research Ethics Committee of SBÜ Ankara Training and Research Hospital (E-23-74; No: 74; April 18, 2024), the study commenced. The study population comprised women presenting to SBÜ Ankara Training and Research Hospital who did not meet exclusion criteria and consented to participate on the day of examination. Inclusion criteria were: female sex, age 18–60 years, and not being pregnant or lactating. Exclusion criteria were: age <18 or >60 years, male sex, pregnancy, lactation, and lack of informed consent. A structured questionnaire assessed demographics, medical history, reproductive characteristics, tobacco and alcohol use, and regular exercise. Participants underwent examination for determination of cellulite severity. Cellulite severity (Cellulite Severity Scale), physical activity (International Physical Activity Questionnaire–Short Form, IPAQ-SF), and dietary pattern (Mediterranean Diet Quality Index, KIDMED) were evaluated. Results: One hundred women were randomly included. All participants exhibited cellulite of varying degrees. By the Cellulite Severity Scale, 36% had mild, 32% moderate, and 32% severe cellulite. Age, body weight, body mass index (BMI), and BMI category were associated with cellulite severity; increases in these parameters correlated with higher severity. Greater cigarette consumption, as well as longer duration and higher frequency of alcohol use, were associated with increased severity. The presence of chronic disease, regular medication use, and a psychiatric history were each significantly associated with higher severity. Menopause and a history of pregnancy were also associated with increased severity, whereas menstrual irregularity, number of pregnancies and miscarriages, contraceptive method, and age at menopause were not significantly associated. Cellulite severity correlated significantly with IPAQ-SF scores, while no association was observed with the KIDMED score. Conclusion: In women in Türkiye, cellulite severity is significantly associated with demographic and lifestyle factors; physical activity shows a protective association, whereas no relationship was found between cellulite severity and Mediterranean diet quality. To our knowledge, no prior prospective study has simultaneously evaluated all factors affecting cellulite and its grading, and no country-specific study from Türkiye has been identified. Therefore, we believe our findings will contribute meaningfully to the scientific literature.

Benzer Tezler

  1. Kronik lenfositik lösemi hastalarımızın tek merkezli 5 yıllık retrospektif değerlendirilmesi

    5 years single center retrospective evaluation of our patients with chronic lymphocytic leukemia

    YEŞİM EKŞİ SEREL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İç Hastalıklarıİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KADRİYE BAHRİYE PAYZIN

  2. Hidradenitis süpürativa: Epidemiyoloji, klinik özellikler ve komorbid ilişkiler

    Hidradenitis suppurativa: Epidemiology, clinical features and comorbid relations

    GÖKHAN KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    DermatolojiBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZLEM SU KÜÇÜK

  3. Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi

    The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma

    HACI HASAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PatolojiSelçuk Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK

  4. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dermatoloji Polikliniğine başvuran hidradenitis süpürativa hastalarının klinik ve demografik özellikleri

    Clinical and demographic characteristics of hydradenitis suppurativa patients who applied to Dicle University Medical Faculty Hospital Dermatology Polyclinic

    ÜMİT EKİNCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    DermatolojiDicle Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BİLAL SULA

  5. Effectiveness of self-mobilization versus kinesio-taping on the cervical region in electronic device users

    Elektronik cihaz kullananlarda servikal bölge self-mobilizasyona karşı kinezio-bantlamanın etkinliği

    SETH KWAME AGYENKWA

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyonİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RÜSTEM MUSTAFAOĞLU