Geri Dön

Postoperatif nüks gelişen diferansiye tiroid karsinomlu hastalarda antitiroglobulin düzeylerinin subtiplerle ilişkisininincelenmesi

Investigation of the relationship between antithyroglobulin levels and subtypes in patients with postoperative recurrent differentiated thyroid carcinoma

  1. Tez No: 985568
  2. Yazar: MURAT GÜVEN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. YASİN ŞİMŞEK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Diferansiye tiroid kanseri, papiller tiroid kanseri, tiroglobulin, antitiroglobulin, Differentiated thyroid cancer, papillary thyroid cancer, thyroglobulin, antithyroglobulin
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Kayseri Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Endokrin sistemde en sık görülen malignite tiroid kanseridir. Tiroid kanserlerinin ise çoğunluğunu diferansiye tiroid kanserleri oluşturmakta olup bunların da çoğu papiller tiroid kanseri olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışmamızda postoperatif nüks gelişen diferansiye tiroid kanseri hastalarında antitiroglobulin düzeylerinin diferansiye tiroid kanseri subtipleriyle ilişkisinin incelenmesi amaçlanmış olup antitiroglobulin düzeylerinin takipteki yerinin araştırılması planlanmıştır. Metod: Araştırmamız Kayseri Şehir Eğitim ve Araştırma hastanesine başvuran diferansiye tiroid kanser tanısı olan hastaların retrospektif olarak hastaların tanı bilgileri yaşları, kitle boyutu ve laboratuvar sonuçları (tiroglobulin, antitiroglobulin) ve operasyon sonrası nüks verileri incelenmesiyle elde edilen verilerden oluşmaktadır. Olguların histopatolojik tanıları, görüntüleme raporları, tedavi ve takip bilgilerine hastane bilgi yönetim sistemi (HBYS) elektronik arşiv taraması yapılarak elde edildi. Olgular patolojik tanılarına göre; papiller tiroid kanseri (PTK), foliküler tiroid kanseri (FTK) şeklinde gruplandırıldı. Olguların risk sınıflaması Amerikan Tiroid Birliği'nin (American Thyroid Association–ATA) kılavuzuna göre yapıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 150 hastanın %75'i kadın cinsiyet, %88'inin papiller tiroid kanseri olduğu saptanmıştır. Kanser tipi ile yaş, operasyon nüks arası ay farkı, nodül alanı tiroglobulin ve antitiroglobulin karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmamış olup PTK'da kapsül invazyonu FTK'ya göre daha düşük oranda saptanmıştır. Tiroglobulin seri ölçümünün medyan değerleri anlamlı olarak düşüş eğiliminde olduğu gösterilmiştir. Antitiroglobulin seri ölçümü değerlerinde ise anlamlı farklılık saptanmamıştır. Sonuç: Çalışmamız anti-TgAb'nin DTK takibinde önemli bir biyobelirteç olduğunu desteklemekte; ancak tek başına kullanılmasının yetersiz kalabileceğini ve mutlaka Tg düzeyleri, görüntüleme bulguları ve klinik parametrelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. anti-TgAb'nin klinik değerini daha net ortaya koyabilmek için çok merkezli, uzun dönemli ve geniş örneklemli çalışmalar yapılması gerekmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Thyroid cancer is the most common malignancy in the endocrine system. The majority of thyroid cancers are differentiated thyroid cancers, and most of these present as papillary thyroid cancer. Our study aimed to investigate the relationship between antithyroglobulin levels and differentiated thyroid cancer subtypes in differentiated thyroid cancer patients who developed postoperative recurrence. We also planned to investigate the role of antithyroglobulin levels in follow-up. Method: Our study consisted of retrospective data obtained from patients diagnosed with differentiated thyroid cancer who presented to Kayseri City Training and Research Hospital. Patients' histopathological diagnoses, imaging reports, treatment, and follow-up information of the cases were obtained by scanning the hospital information management system (HIMS) electronic archives. Cases were grouped according to their pathological diagnoses as papillary thyroid cancer (PTC) and follicular thyroid cancer (FTC). The risk stratification of the cases was performed according to the American Thyroid Association (ATA) guidelines. Results: Of the 150 patients included in the study, 75% were female, and 88% were found to have papillary thyroid cancer. No statistically significant differences were found when comparing cancer type with age, the time between surgery and recurrence, nodule area, thyroglobulin, and antithyroglobulin levels. Capsular invasion was detected at a lower rate in PTC compared to FTC. Median serial thyroglobulin values showed a significant decrease. No significant differences were found in serial antithyroglobulin values. Conclusion: Our study supports the role of anti-TgAb as an important biomarker in the follow-up of DTC; however, its use alone may be insufficient and should be evaluated in conjunction with Tg levels, imaging findings, and clinical parameters. Multicenter, long-term, and large-sample studies are needed to more clearly demonstrate the clinical value of anti-TgAb.

Benzer Tezler

  1. Diferansiye tiroid karsinomlu hastalarda preoperatif tiroglobulin ve an düzeylerinin postoperatif dönemde takibi ve prognoza etkisi

    The effect of preoperative thyroglobulin and antithyroglobulin levels on postoperative follow-up and prognosis in patients with differentiated thyroid carcinoma

    İREM NEDİRLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çukurova Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Tiroid otoantikor pozitifliği olan hastaların total tiroidektomi sonrasında otoantikor düzeyi değişiminin retrospektif değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of changes in autoantibody levels after total thyroidectomy in patients with positive thyroid autoantibodies

    SEMİHA YAŞAR TÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Bursa Uludağ Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Lokal ileri rektum kanserinde neoadjuvan tedavi sonrasında tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde görüntüleme yöntemlerinin duyarlılıkları ve postoperatif sonuçlarımız

    Sensitivity of imaging methods in treatment response after neoadjuvant treatment in locally advanced rectal cancer and our postoperative results

    AHMET ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Sakarya Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Rezeksiyon yapılan erken evre küçük hücreli dışı akciğer kanserlerinde diferansiyasyonun TNM sınıflamasına katkısı olur mu?

    The contribution of differentiation to the TNM staging system in early-stage non-small cell lung cancer following resection

    GÜLSEREN BİRGÜL ANTEPÜZÜMÜ SEZGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Aydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. Konservasyon cerrahisi uyguladığımız larenks skuamöz hücreli karsinomlu olgularda lokal kontrol ve risk faktörlerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of local control and risk factors in laryngeal squamous cell carcinoma cases undergoing conservative surgery

    BİLGE TUNA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Sağlık Bakanlığı

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...