Endoskopik submukozal diseksiyon yönteminin dentat line'a uzanan ve uzanmayan yüzeyel rektal lateral yayılımlı tümörlerdeki etkinliği ve güvenilirliğinin karşılaştırılması: Tersiyer merkez deneyimi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 985840
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ABDULLAH MURAT BUYRUK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Kolorektal neoplazi, Lateral yayılımlı tümör, endoskopik submukozal diseksiyon, anal kanal tutulumu, Colorectal neoplasia, laterally spreading tumor, endoscopic submucosal dissection, anal canal involvement
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Lateral yayılan tümörler, kolorektal kanserin erken evre öncülleridir. Rektal LST'ler, kolonik lezyonlara kıyasla daha büyük boyutlarda olup, daha yüksek malign dönüşüm riski taşımaktadır. Endoskopik submukozal diseksiyon yöntemi (ESD), bu lezyonların en-blok rezeksiyonunda kullanılan ileri bir endoskopik yöntemdir. Anatomik ve teknik zorluklar nedeniyle, anal kanala uzanan rektal LST'lerin (RTLD) rezeksiyonu, uzanım göstermeyenlere (RTNLD) göre daha karmaşık olabilir. Bu çalışmada, RTLD olgularında ESD'nin güvenilirliği ve etkinliği, RTNLD grubu ile karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmada, Ocak 2019 – Ocak 2024 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Endoskopi Ünitesi'nde rektal LST nedeniyle ESD uygulanan, 18 yaş ve üzeri 108 hasta değerlendirildi. Rektum dışı lokalizasyondaki lezyonlar, önceden cerrahi geçirmiş hastalar ve ESD için uygun olmayan olgular dışlandı. Hastaların demografik, endoskopik, histopatolojik ve tedaviye ilişkin verileri incelendi. Lezyonlar Paris, NICE ve LST sınıflamalarına göre değerlendirildi. NICE tip 2 ve 3 lezyonlarda JGES kılavuzları temel alındı. Küratif rezeksiyon kriterleri standartlara uygun olarak belirlendi. Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 64.9±10.3 yıl olup %41.7'si kadındır. Charlson Komorbidite İndeksi ortancası 3.0 (2.0-4.0) olarak saptanmıştır. Endoskopik incelemelerde işlem süresi ortanca 59 dakika (35.0-80.0) olup %15.7 hastada anal kanala uzanan tutulum gözlenmiştir. Paris sınıflamasına göre en sık görülen lezyon tipi Is+IIa (%60.9), NICE sınıflamasında Tip 2 (%89.0) ve LST sınıflamasında LST-G-M (%54.3) olarak belirlenmiştir. Patolojik değerlendirmede en sık tübülovillöz adenom (%66.7) ve yüksek dereceli displazi (%63.0) saptanmış, Viyana sınıflamasında hastaların %56.5'i kategori 4.1'de yer almıştır. Küratif rezeksiyon oranı %87 olup, perinöral ve lenfovasküler invazyon izlenmemiştir. Komplikasyon oranı %0.9 olup peroperatif kanama izlenmemiştir. Ortanca takip süresi 22.5 aydır (13.0-35.0). Nüks verisi bulunan 38 hastada nüks izlenmemiştir. Anal kanala uzanan tutulum olan hastalarda yaş ve CCI anlamlı olarak daha düşük saptanmış (p<0.05), diğer endoskopik, patolojik, tedavi ve takip parametrelerinde anlamlı fark izlenmemiştir. Sonuç: Elde edilen bulgularda, RTLD ve RTNLD grubu kıyaslandığında, küratif rezeksiyon ve komplikasyon oranları arasında anlamlı bir fark saptanmamış olup her iki grup için de ESD nin güvenli ve küratif bir tedavi yöntemi olabileceği gösterilmiştir.
Özet (Çeviri)
Backround and objective: Laterally spreading tumors are early-stage precursors of colorectal cancer. Rectal LSTs are larger in size compared to colonic lesions and carry a higher risk of malignant transformation. The endoscopic submucosal dissection (ESD) method is an advanced endoscopic technique used in en-bloc resection of these lesions. Due to anatomical and technical challenges, resection of rectal LSTs extending to the anal canal (RTLD) may be more complex compared to those not extending (RTNLD). In this study, the reliability and effectiveness of ESD in RTLD cases were evaluated in comparison with the RTNLD group. Materials and Methods: In this retrospective study, 108 patients aged 18 years and over who underwent ESD due to rectal LST at the Gastroenterology Endoscopy Unit of Ege University Faculty of Medicine between January 2019 and January 2024 were evaluated. Lesions located outside the rectum, patients with a previous history of surgery, and cases not suitable for ESD were excluded. Demographic, endoscopic, histopathological, and treatment-related data of the patients were examined. The lesions were evaluated according to the Paris, NICE, and LST classifications. In NICE type 2 and 3 lesions, the JGES guidelines were taken as basis. Criteria for curative resection were determined in accordance with the standards Results: The mean age of the patients was 64.9±10.3 years, and 41.7% were female. The median Charlson Comorbidity Index was found to be 3.0 (2.0–4.0). In endoscopic examinations, the median procedure time was 59 minutes (35.0–80.0), and involvement extending to the anal canal was observed in 15.7% of patients. According to the Paris classification, the most common lesion type was Is+IIa (60.9%), in the NICE classification it was Type 2 (89.0%), and in the LST classification it was LST-G-M (54.3%). In pathological evaluation, the most common findings were tubulovillous adenoma (66.7%) and high-grade dysplasia (63.0%), and in the Vienna classification, 56.5% of the patients were categorized as 4.1. The curative resection rate was 87%, and no perineural or lymphovascular invasion was observed. The complication rate was 0.9%, and no peroperative bleeding was observed. The median follow-up period was 22.5 months (13.0–35.0). Among 38 patients with recurrence data, no recurrence was observed. In patients with involvement extending to the anal canal, age and CCI were found to be significantly lower (p<0.05), while no significant differences were observed in other endoscopic, pathological, treatment, and follow-up parameters. Conclusion: In the findings obtained, when the RTLD and RTNLD groups were compared, no significant difference was found between the curative resection and complication rates, and it was shown that ESD could be a safe and curative treatment method for both groups.
Benzer Tezler
- Kolorektal flat lezyonlarda hibrid endoskopik submukozal diseksiyonun etkinliği ve güvenilirliği: Tersiyer merkez deneyimi
Başlık çevirisi yok
OZAN SALMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
İç HastalıklarıEge Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ABDULLAH MURAT BUYRUK
- Üst gastrointestinal sistem kanamalarında sıcak forseps ile hemoklip uygulamalarının retrospektif karşılaştırılması
Retrospective comparison of hot forceps and hemoclip applications in upper gastrointestinal system bleeding
TALHA ERCAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
İç HastalıklarıDüzce Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SERKAN TORUN
- Endoskopik submukozal adrenalin enjeksiyonunun kardiyak yan etkilerinin araştırılması
Investigation of cardiac side effects of endoscopic submucosal adrenaline injection
BURAK KURTOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
GastroenterolojiDüzce Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SERKAN TORUN
- Erken evre ve geç evre mide kanserli hastaların klinikoptolojik ve demografik özelliklerinin karşılaştırılması
Comparıson of clınıcopathologıcal and demographıc features of early and late phase gastrıc cancer patıents
UTKU ERDEM SOYALTIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
OnkolojiZonguldak Karaelmas Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HÜSEYİN ENGİN
- Fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi sonrası submukozal trombositten zengin plazma enjeksiyonunun yara iyileşmesi üzerine etkilerinin değerlendirilmesi
Effects of submucousal PRP injection on wound healing after endoscopic sinus surgery
UĞUR YILDIRIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Kulak Burun ve BoğazOndokuz Mayıs ÜniversitesiKulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZGÜR KEMAL