Anterior pelvik halka yaralanmalarında farklı cerrahi tedavi yöntemlerinin klinik ve radyolojik olarak karşılaştırılması
Clinical and radiological comparison of different surgical treatment methods in anterior pelvic ring injuries
- Tez No: 985940
- Danışmanlar: PROF. DR. FERHAT GÜLER
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Anterior pelvik halka yaralanmaları, pelvik stabilitenin korunması açısından kritik öneme sahip olup, tedavi yaklaşımı günümüzde giderek artan şekilde minimal invaziv tekniklere yönelmektedir. İnternal anterior fiksatör (INFIX), plak, pubik kol vidası ve eksternal fiksatör gibi tespit yöntemleri, stabilizasyon düzeyi ve komplikasyon profili açısından farklı sonuçlar gösterebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, anterior pelvik halka yaralanmalarında kliniğimizde uygulanan farklı cerrahi tespit yöntemlerinin klinik ve radyolojik sonuçlarını karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışma; 2014–2024 yılları arasında SBÜ Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinde anterior pelvik halka yaralanması nedeniyle opere edilen hastaları kapsamaktadır. Dahil etme kriterlerine uyan toplam 85 hasta (INFIX n=47, plak n=23, pubik kol vidası n=6, eksternal fiksatör n=9) çalışmaya alınmıştır. Hastaların demografik verileri, yaralanma mekanizması, kırık sınıflaması (Tile/Young–Burgess/AO), uygulanan cerrahi yöntemler, ameliyat süreleri ve perioperatif parametreleri değerlendirildi. Radyolojik sonuçlar; simfizis pubis genişliği, modifiye Keshishyan çapraz yöntemi ve Matta/Tornetta kriterleri kullanılarak değerlendirildi. Fonksiyonel değerlendirmede Majeed, Iowa Pelvik Skoru ve SF-36 sağlık anketi kullanıldı. Komplikasyonlar ise enfeksiyon, implant yetmezliği, heterotopik ossifikasyon ve nörolojik komplikasyonlar (özellikle lateral femoral kutanöz sinir irritasyonu) açısından incelendi. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların yaşları 18-81 arasındadır ve yaş ortalaması 40,7±15,6 dır. Hastaların 61'i (%72) erkek ve 24'ü (%28) kadındır. Yaralanma etyolojisine bakıldığında; %65,8'i (n:56) trafik kazası, %14,1'i (n:12) iş kazası, %11,7'si (10) yüksekten düşme, %7'si (6) depremzede ve %1,1'i (n:1) basit düşme sonrası gerçekleştiği görülmektedir. Anterior pelvik halka yaralanması sonrası tespit yöntemlerine bakıldığında; hastaların %55,3'ü (n:47) INFIX ile, %27'si (n:23) plak ile, %10,6'sı (n:9) eksternal fiksatör ile, %7'si (n:6) pubik kol vidası ile tespit edilmiştir. Hastaların takip süreleri 12 ay ile 130 ay arasında değişmekte olup, ix eksternal fiksatör grubunda en uzun takip süresi izlenirken, INFIX grubunda en kısa takip süresi kaydedilmiştir. Çalışma gruplarındaki tüm hastalarda klinik ve radyolojik olarak kaynama olduğu görüldü. Radyolojik değerlendirmede, tüm yöntemlerin cerrahi sonrası simfizis genişliği ve PDI (pelvik deformite indeksi) üzerinde düzelme sağladığı görüldü. Matta/Tornetta kriterlerine göre cerrahi sonrası redüksiyon kalitesi tüm gruplarda yüksek oranda 'harika' veya 'iyi' olarak değerlendirildi. Oransal olarak en yüksek redüksiyon başarısı plak (%87) grubunda ardından INFIX (%85) hasta grubunda izlendi. Vida yapılan grupta %83,3 oranında, eksternal fiksatör yapılan grupta ise %77,7 oranında 'harika' veya 'iyi' olarak izlenmiştir. Cerrahi süre, kan kaybı ve perioperatif parametreler incelendiğinde INFIX, vida ve eksternal fiksatör gruplarında ortalama cerrahi süresi, plak uygulanan hasta grubuna göre daha kısa bulunmuştur. Cerrahi sırasında tahmini kan kaybı değerlerine bakıldığında en yüksek kan kaybı plak yapılan grupta bulunmuştur. INFIX ve eksternal fiksatör uygulanan hasta grubunda tahmini kan kaybı miktarı, plak yapılan gruba göre daha düşük bulunmuştur. INFIX ve plak yapılan grupların, Majeed ve IOWA ortalama fonksiyonel skorları, vida ve eksternal fiksatör yapılan gruplara göre daha yüksek bulunmuştur. SF-36 sağlık anketinin alt gruplarına bakıldığında, çalışma grupları arasında farklılıklar görülse de istatiksel olarak anlamlı bir sonuç elde edilmemiştir. INFIX uygulanan hastalarda lateral femoral kutanöz sinir (LCFN) irritasyonu ve heterotopik ossifikasyon (HO) en sık görülen komplikasyonlar olarak izlendi. Plak yapılan grupta ise, implant ile ilişkili komplikasyonlar, (vida gevşemesi/kırılması, plak kırılması) HO ve LCFN irritasyonu sık olarak görülen komplikasyonlar olarak rapor edilmiştir. Eksternal fiksatör grubunda, pin dibi enfeksiyonu ve LCFN irritasyonu komplikasyon olarak bildirilmiştir. Sonuç: Anterior pelvik halka yaralanmalarının tedavisinde uygulanan cerrahi yöntemlerin her birinin özgün avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. INFIX minimal invaziv oluşu, cerrahi süresinin ve cerrahi sırasındaki kan kaybı miktarının düşük olması, radyolojik ve fonksiyonel sonuçlarının iyi olması ile öne çıkarken, LFCN irritasyonu ve heterotopik ossifikasyon açısından dikkat gerektirir. Plaklama güçlü stabilite sağlamakla birlikte, implant ile ilişkili komplikasyonlar ve yumuşak doku komplikasyonları riskini taşımaktadır. Pubik kol vidası ise uygun endikasyonlarda düşük komplikasyon oranı ile etkili bir seçenektir. Eksternal fiksatör, x geçici stabilizasyon için uygun olmakla birlikte pin kaynaklı komplikasyonlara daha açıktır. Bu çalışma, anterior pelvik halka yaralanmalarında hasta özellikleri, kırık tipi ve cerrahi beklentilere göre kişiselleştirilmiş tespit yönteminin seçilmesinin önemini vurgulamaktadır.
Özet (Çeviri)
Background: Anterior pelvic ring injuries play a critical role in maintaining pelvic stability, and contemporary treatment approaches increasingly favor minimally invasive techniques. Various fixation methods—including the anterior internal fixator (INFIX), plating, superior pubic ramus screw fixation, and external fixation—offer different biomechanical properties and complication profiles. This study aims to compare the clinical and radiological outcomes of these surgical techniques used in the management of anterior pelvic ring injuries in our clinic. Materials and Methods: This retrospective study included 85 patients who underwent surgical treatment for anterior pelvic ring injuries at the Orthopedics and Traumatology Clinic of SBÜ Antalya Training and Research Hospital between 2014 and 2024. The patients were divided into four groups according to the fixation method used: INFIX (n=47), plating (n=23), pubic ramus screw fixation (n=6), and external fixation (n=9). Demographic characteristics, trauma mechanisms, fracture classifications (Tile/Young–Burgess/AO), operative details, and perioperative parameters were analyzed. Radiological outcomes were assessed by measuring symphyseal diastasis, modified Keshishyan cross method, and Matta/Tornetta reduction criteria. Functional outcomes were evaluated using the Majeed Pelvic Score, Iowa Pelvic Score, and the SF-36 Health Survey. Complications such as infection, implant failure, heterotopic ossification (HO), and neurologic symptoms—particularly lateral femoral cutaneous nerve (LFCN) irritation—were recorded. Results: The patients were aged between 18 and 81 years (mean 40.7±15.6), with 61 males (72%) and 24 females (28%). The most common trauma mechanism was motor vehicle accidents (65.8%). Fixation methods included INFIX in 55.3% of patients, plating in 27%, external fixation in 10.6%, and pubic ramus screw fixation in 7%. The follow-up period ranged from 12 to 130 months, with the longest follow-up observed in the external fixator group. Radiological union was achieved in all patients. Postoperative improvement in symphyseal diastasis and PDI (pelvic deformity index) was observed across all groups. According to Matta/Tornetta criteria, reduction quality xii was rated as“excellent”or“good”in the majority of cases, with the highest rates found in the plating group (87%), followed by INFIX (85%), pubic ramus screw fixation (83.3%), and external fixation (77.7%). Operative time and intraoperative blood loss were significantly lower in the INFIX, screw fixation, and external fixation groups compared with the plating group. Estimated blood loss (EBL) was highest in the plating group. Although mean Majeed and Iowa scores were higher in the INFIX and plating groups compared with screw fixation and external fixation. SF-36 subscale analyses showed group differences without statistical significance. LFCN irritation and heterotopic ossification were the most common complications in the INFIX group. In the plating group, implant-related complications (screw loosening/breakage and plate breakage), HO, and LFCN irritation were frequently observed. Pin-tract infection and LFCN irritation predominated in the external fixator group. Conclusion: Each surgical technique used for anterior pelvic ring stabilization has unique advantages and limitations. INFIX stands out due to its minimally invasive nature, shorter operative time, reduced intraoperative blood loss, and favorable functional and radiological outcomes, though it requires attention to LFCN irritation and heterotopic ossification. Plating offers robust stability but carries a higher risk of implant-related complications and soft tissue issues. Pubic ramus screw fixation represents an effective option with low complication rates in selected patients. External fixation remains valuable for temporary stabilization but is more susceptible to pinrelated complications. This study highlights the importance of individualized surgical decision-making based on fracture characteristics, patient factors, and functional expectations.
Benzer Tezler
- Sakroiliak yaralanmaların eşlik ettiği pelvik halka yaralanmalarının posterior tedavisinde güncel implantların sonlu elemanlar ve biyomekanik değerlendirilmesi
Pelvic ring with sacroiliac injuriescurrent in the posterior treatment of injuries finite element and biomechanics of implant sevaluation
ÇAĞRI HAVITÇIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUTLU AKDOĞAN
- Pelvisin instabil posterior halka yaralanmalarında açık redüksiyon internal fiksasyonu ile perkütan sakroiliak vida fiksasyonunun karşılaştırması
Comparison of open reduction internal fixation and percutaneous sacroiliac screw fixation in unstable posterior ring injury of the pelvic
MEHMET KOÇASLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Ortopedi ve TravmatolojiAtatürk ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALİ AYDIN
- Kliniğimizde açık redüksiyon internal fiksasyon ya da iliosakral vida fiksasyonu ile tedavi edilen pelvisin instabil posterior halka yaralanması olan hastaların fonksiyonel sonuçlarının analizi
Analysis of the functional results of patients with unstable pelvis posterior ring injuries treated with open reduction internal fixation or iliosacral screw fixation in our clinic
AHMET ALP EREN KAVRUK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Ortopedi ve TravmatolojiTrakya ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CEM ÇOPUROĞLU
- Cerrahi tedavi yapılan pelvis ve asetabulum kırıklarında kan yönetimi
Blood management in surgically treated pelvis and acetabulum fractures
EMRE SÖNMEZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZHAN PAZARCI
- Lenke tip 5c adölesan idiopatik skolyoz hastalarında posterior yaklaşımla selektif ve nonselektif füzyonun karşılaştırılması
Comparison of short level (selective) and long level (nonselective) fusion with posterior approach in lenke type 5c adolescent idiopathic scoliosis patients
SÜLEYMAN KASIM TAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AKİF ALBAYRAK