Geri Dön

Meme lezyonlarının MR görüntülemesinde Kaiser skorunun tanısal değeri

The diagnostic value of the Kaiser score in MRI imaging of breast lesion

  1. Tez No: 985970
  2. Yazar: NİCON NİTA
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ALİ KOÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Harran Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Dinamik kontrastlı meme manyetik rezonans görüntüleme (MRG), yüksek duyarlılığına karşın özgüllük ve standardizasyon sınırlılıkları nedeniyle yorumlayıcıya bağlı değişkenlik ve gereksiz biyopsi yükü oluşturabilir. Kaiser skoru, BI-RADS MRG leksikonundaki morfolojik ve kinetik belirteçleri kanıta dayalı bir karar ağacında birleştirerek lezyon risk sınıflamasını standardize etmeyi hedefleyen sayısal bir skorlama yaklaşımıdır. Bu çalışmanın amacı, dinamik kontrastlı meme MRG'de Kaiser skorunun benign–malign ayrımındaki tanısal performansını, iki bağımsız gözlemci arasındaki uyum/tekrarlanabilirliğini ve skorun çekirdek bileşenlerinin histopatolojik referans standart ile ilişkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli retrospektif tasarımda, 01.08.2021–01.07.2025 tarihleri arasında dinamik kontrastlı meme MRG yapılan kadın hastalara ait histopatolojik olarak doğrulanmış 119 meme lezyonu analiz edildi. Histopatolojik doğrulaması olmayan olgular, görüntü kalitesi yetersiz incelemeler, belirgin postoperatif/posttedavi değişiklik içeren olgular ve erkek hastalar dışlandı. Lezyonlar, histopatoloji sonuçlarına kör iki bağımsız radyolog (Gözlemci 1 ve Gözlemci 2) tarafından bağımsız olarak Kaiser skoru (1–11) ile puanlandı. Skorlama algoritmasında lezyon sınırı/morfolojisi, iç kontrastlanma paterni, kinetik kontrastlanma eğrisi tipi (persistan/plato/wash-out), spikülasyon ve perilezyoner ödem bileşenleri esas alındı. Tanısal performans her bir gözlemci için ayrı ayrı ROC analizi ile (AUC, %95 güven aralığı, en uygun kesim noktası, duyarlılık, seçicilik) değerlendirildi. Gözlemciler arası uyum; sayısal skorlar için Cronbach alfa ve sınıf içi korelasyon katsayısı (ICC; tekil/ortalama ölçümler, %95 GA), kategorik sınıflamalar için Cohen kappa ile analiz edildi ve p<0,05 değeri anlamlı kabul edildi. Bulgular: Toplam 119 lezyonun 41'i (%34,5) benign, 78'i (%65,5) malign idi; benign grupta yaş medyanı 36,0 (19–56), malign grupta 47,5 (31–91) bulundu. Histopatolojik alt tip dağılımında benign lezyonların büyük bölümünü fibroadenomlar (37/119; %31,1) III oluştururken; malign grupta Lüminal A (23/119; %19,3), Lüminal B/HER2− (17/119; %14,3), Lüminal B/HER2+ (16/119; %13,4), HER2+ non-Lüminal (8/119; %6,7) ve triple-negatif karsinom (8/119; %6,7) alt tipleri yer aldı. Kaiser skorunun benign–malign ayrımındaki ayırt ediciliği her iki gözlemci için de mükemmele yakın düzeydeydi. Gözlemci 1 için AUC 0,995 (%95 GA: 0,985–1,000; p<0,001) olup en uygun kesim noktası ≥5'te duyarlılık %98,7 (77/78) ve seçicilik %97,6 (40/41) saptandı. Gözlemci 2 için AUC 0,999 (%95 GA: 0,997– 1,000; p<0,001) olup en uygun kesim noktası ≥5'te duyarlılık %97,4 (76/78) ve seçicilik %100,0 (41/41) bulundu. Gözlemci 1 ve 2 arasındaki uyum/tekrarlanabilirlik çok yüksekti: Cronbach alfa 0,984; ICC tekil ölçümlerde 0,969 (%95 GA: 0,956–0,978; p<0,001) ve ICC ortalama ölçümlerde 0,984 (%95 GA: 0,977–0,989; p<0,001). Kategorik benign/şüpheli/malign sınıflamada toplam uyum %93,3 (111/119) olup Cohen kappa 0,886 (SH=0,039; p<0,001) ile“neredeyse mükemmel”uyum düzeyi saptandı. Sonuç: Histopatoloji referans standart kabul edildiğinde, Kaiser skoru dinamik kontrastlı meme MRG'de benign–malign ayrımında çok yüksek tanısal doğruluk (AUC 0,995–0,999) ve farklı deneyim düzeylerine sahip iki radyolog arasında sayısal ve kategorik düzeyde çok yüksek tekrarlanabilirlik (Cronbach alfa 0,984; ICC 0,969–0,984; kappa 0,886) sağlamıştır. Spikülasyon, düzensiz sınır, wash-out kinetik ve perilezyoner ödem gibi bileşenlerin malignite ile güçlü ilişkisi, skorun biyolojik ve radyolojik temelli karar ağacını desteklemektedir. Bu bulgular, Kaiser skorunun klinik pratikte standardize raporlama ve daha tutarlı biyopsi karar destek süreçleri açısından değerli bir araç olabileceğini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Dynamic contrast-enhanced breast magnetic resonance imaging (MRI), despite its high sensitivity, may lead to interpreter-dependent variability and an unnecessary biopsy burden due to limitations in specificity and standardization. The Kaiser score is a numerical scoring approach that aims to standardize lesion risk stratification by integrating morphological and kinetic descriptors from the BI-RADS MRI lexicon within an evidencebased decision tree. The aim of this study was to evaluate the diagnostic performance of the Kaiser score for differentiating benign from malignant lesions on dynamic contrast-enhanced breast MRI, the interobserver agreement/reproducibility between two independent observers, and the association between the score's core components and the histopathologic reference standard. Materials and Methods: In this single-center retrospective study, 119 histopathologically confirmed breast lesions from female patients who underwent dynamic contrast-enhanced breast MRI between 01.08.2021 - 01.07.2025 were analyzed. Cases without histopathologic confirmation, examinations with insufficient image quality, cases with marked postoperative/post-treatment changes, and male patients were excluded. Lesions were independently scored using the Kaiser score (1–11) by two radiologists (Observer 1 and Observer 2) who were blinded to histopathology results. The scoring algorithm was based on lesion margin/morphology, internal enhancement pattern, kinetic curve type (persistent/plateau/wash-out), spiculation, and perilesional edema. Diagnostic performance for each observer was assessed separately using ROC analysis (AUC, 95% confidence interval, optimal cut-off point, sensitivity, specificity). Interobserver agreement was analyzed using Cronbach's alpha and the intraclass correlation coefficient (ICC; single/average measures, 95% CI) for numerical scores, and Cohen's kappa for categorical classifications. A p value <0.05 was considered statistically significant. V Results: Of the 119 lesions, 41 (34.5%) were benign and 78 (65.5%) were malignant. The median age was 36.0 (19–56) years in the benign group and 47.5 (31–91) years in the malignant group. In the histopathologic subtype distribution, most benign lesions were fibroadenomas (37/119; 31.1%). The malignant group included Luminal A (23/119; 19.3%), Lüminal B/HER2− (17/119; 14.3%), Lüminal B/HER2+ (16/119; 13.4%), HER2+ nonLuminal (8/119; 6.7%), and triple-negative breast cancer (8/119; 6.7%). The Kaiser score showed near-perfect discriminatory ability for benign–malignant differentiation for both observers. For Observer 1, the AUC was 0.995 (95% CI: 0.985–1.000; p<0.001), and at the optimal cut-off of ≥5, sensitivity was 98.7% (77/78) and specificity was 97.6% (40/41). For Observer 2, the AUC was 0.999 (95% CI: 0.997–1.000; p<0.001), and at the optimal cut-off of ≥5, sensitivity was 97.4% (76/78) and specificity was 100.0% (41/41). Interobserver agreement/reproducibility between Observers 1 and 2 was very high: Cronbach's alpha 0.984; ICC for single measures 0.969 (95% CI: 0.956–0.978; p<0.001) and ICC for average measures 0.984 (95% CI: 0.977–0.989; p<0.001). For categorical benign/suspicious/malignant classification, overall agreement was 93.3% (111/119), with Cohen's kappa 0.886 (SE=0.039; p<0.001), indicating an“almost perfect”level of agreement. Conclusion: When histopathology was accepted as the reference standard, the Kaiser score provided very high diagnostic accuracy (AUC 0.995–0.999) for differentiating benign from malignant lesions on dynamic contrast-enhanced breast MRI, as well as very high reproducibility at both numerical and categorical levels between two radiologists with different levels of experience (Cronbach's alpha 0.984; ICC 0.969–0.984; kappa 0.886). The strong association of components such as spiculation, irregular margins, wash-out kinetics, and perilesional edema with malignancy supports the score's biologically and radiologically grounded decision tree. These findings suggest that the Kaiser score may be a valuable tool in clinical practice for standardized reporting and for supporting more consistent biopsy decision-making processes.

Benzer Tezler

  1. T1-ağırlıklı mr görüntülerinde meme tümörü tanısı için görüntü tabanlı tespit ve hasta bazlı karar iyileştirilmesinin birleştirilmesi: faster R-CNN yaklaşımı

    Combining image-based detection and patient-level decision enhancement for breast tumor diagnosis using t1-weighted mri and faster R-CNN

    ŞEYMA NUR TUFAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Mühendislik Bilimleriİstanbul Teknik Üniversitesi

    İletişim Sistemleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM AKDUMAN

  2. Memenin kitlesel lezyonlarında dinamik kontrastlı MR inceleme ile uygulanan semikantitatif analizin ayırıcı tanıya katkısı

    The effect of semi-quantitative analysis of dynamic contrast enhanced MRI on differentialdiagnosis of breast masses

    DİRENÇ ÖZLEM AKSOY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bakanlığı

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ZEYNEP GAMZE KILIÇOĞLU

  3. Meme kitlelerinin preoperatif MRG ile değerlendirilmesi

    Evaluation of breast masses preoperative with MRI

    GÜRBÜZ GÜNEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Radyoloji ve Nükleer TıpKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. SİBEL KUL

  4. Malign ve benign meme lezyonlarında difüzyon mr görüntüleme

    Diffusion MR imaging in malign and benign breast lesions

    DİLAN BEKTAŞ ONAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Radyoloji ve Nükleer TıpDicle Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HATİCE GÜMÜŞ

  5. Meme parankiminde kontrastlı manyetik rezonans inceleme ile tespit edilen kitlelerin yeni bir metod olan volume navigasyon tekniğiyle ultrasonografik görüntülemede yerinin tespit edilmesi ve bu teknikle lezyonların yerinin doğru bir şekilde tespit edilebilirliğinin ve yeterliliğinin araştırılması

    Evaluati̇on of feasi̇bi̇li̇ty and accuracy of a new method volume navi̇gati̇on techni̇que for a lesi̇on i̇n breast parenchyma detected by contrast-enhanced magneti̇c resonance i̇magi̇ng and fi̇ndi̇ng lesi̇on locali̇zati̇on i̇n ultrasound usi̇ng thi̇s techni̇que

    FİKRET KÜÇÜKKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Radyoloji ve Nükleer TıpMarmara Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. MUSTAFA ERKİN ARIBAL