Geri Dön

CD276 ekspresyonunun metastatik hormon duyarlı prostat kanserinde prognostik öneminin değerlendirilmesi

Evaluation of the prognostic importance of CD276 expression in metastatic hormone-sensitive prostate cancer

  1. Tez No: 986879
  2. Yazar: SÜMEYYE TERZİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. VOLKAN ŞEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Onkoloji, Patoloji, Urology, Oncology, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: CD276, immün kontrol noktası antijenleri arasında yer alan, immün baskılama ve tümör progresyonunda rol oynayan bir moleküldür. Literatürde CD276 yüksekliğinin prostat kanserinin farklı aşamalarında kötü prognozla ilişkili olabileceği gösterilmiş olup; henüz metastatik hormon duyarlı prostat kanserindeki (mHSPC) prognostik önemini araştıran yeterli sayıda çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada da CD276 (B7-H3) ekspresyonunun metastatik hormon duyarlı prostat kanserindeki (mHSPC) prognostik öneminin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışma, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı ve Üroloji Anabilim Dalı'na başvuran 2014–2024 yılları arasında metastatik hormon duyarlı prostat kanseri tanısı alan 111 hastanın verileri kullanılarak gerçekleştirildi. CD276 ekspresyonu, arşivde bulunan prostat biyopsi örnekleri anti-B7-H3 monoklonal antikor ile boyanarak değerlendirildi. Hastalar CD276 ekspresyonu varlığına ve yoğunluğuna göre gruplara ayrılarak gruplar kendi aralarında karşılaştırıldı. Boyama var/yok ve boyama yoğunluğu 0–3 arasında skorlanarak“yüksek olmayan”(0–2) ve“yüksek”(3) olarak ikişer grupta sınıflandırıldı. Demografik, kllinik, laboratuvar ve patolojik değişkenler SPSS 29.0 programı kullanılarak analiz edildi; Mann-Whitney U, Ki-kare ve Fisher kesin testleri kullanıldı, p<0,05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: Hastaların ortanca yaşı 76 (69–82) yıl idi. CD276 ekspresyonu %92,8 oranında saptandı; olguların %63,1'inde yüksek yoğunlukta ekspresyon mevcuttu. CD276 pozitif hastalarda tanı PSA düzeyi 52,7 (12,6–227) ng/mL iken negatif grupta 13,3 (7,65–17,4) ng/mL idi (p=0,047). Benzer şekilde nadir PSA değeri pozitif grupta anlamlı olarak yüksekti (0,30 vs. 0,02; p=0,001). Bölgesel olmayan lenf nodu tutulumu CD276 yüksek olan grupta anlamlı bir şekilde daha azdı (%51 vs %70,7; p=0.046). Sağkalım süresi yüksek CD276 grubunda daha kısa olmasına rağmen istatistiksel olarak anlamlı saptanmadı (p=0,072). Sonuç: Çalışmamızda CD276 ekspresyonu yüksek yoğunlukta olan hastalarda sağkalım değerleri istatistiksel olmasa da azalmış olarak saptanmıştır. Çalışmada aldığımız hasta grubunun metastatik hormon duyarlı hasta grubu gibi spesifik ve ileri evreli hastalar olması nedeniyle CD276 progresyonu prognozu öngörememiş olabilir. Ancak yapılacak yeni prospektif çalışmalarla bu tür moleküllerin prostat kanserine özgü varyantlarının geliştirilmesi, özellikle CD276 yüksekliğine sahip mHSPC hastalarında tedavi başarısını arttırabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: CD276 is an immune checkpoint antigen that plays a role in immune suppression and tumor progression. While literature has shown that high CD276 levels may be associated with poor prognosis in various stages of prostate cancer, there are insufficient studies investigating its prognostic significance specifically in metastatic hormone-sensitive prostate cancer (mHSPC). This study aimed to evaluate the prognostic significance of CD276 (B7-H3) expression in mHSPC. Materials and Methods: This retrospective study was conducted using data from 111 patients diagnosed with mHSPC between 2014 and 2024 who presented to the Departments of Medical Oncology and Urology at Dokuz Eylül University Faculty of Medicine. CD276 expression was evaluated by staining archival prostate biopsy specimens with anti-B7-H3 monoclonal antibodies. Patients were categorized based on the presence and intensity of CD276 expression, and the groups were compared. Staining intensity was scored from 0 to 3, and patients were classified into“non-high”(scores 0–2) and“high”(score 3) expression groups. Demographic, clinical, laboratory, and pathological variables were analyzed using SPSS version 29.0. Mann-Whitney U, Chi-square, and Fisher's exact tests were used, with p<0.05 considered statistically significant. Results: The median age of the patients was 76 (69–82) years. CD276 expression was detected in 92.8% of the cases; high-intensity expression was present in 63.1% of the patients. The diagnostic PSA level was 52.7 (12.6–227) ng/mL in CD276-positive patients, whereas it was 13.3 (7.65–17.4) ng/mL in the negative group (p=0.047). Similarly, the nadir PSA value was significantly higher in the positive group (0.30 vs. 0.02; p=0.001). Non-regional lymph node involvement was significantly lower in the high CD276 group (51% vs. 70.7%; p=0.046). Although survival time was shorter in the high CD276 group, this difference was not statistically significant (p=0.072). Conclusion: In our study, survival rates were found to be decreased in patients with high-intensity CD276 expression, although the difference was not statistically significant. Since the study population consisted of patients with a specific and advanced disease profile, such as those with metastatic hormone-sensitive prostate cancer, CD276 expression may not have been predictive of prognosis. However, future prospective studies focusing on prostate cancer-specific variants of such molecules may enhance treatment success, particularly in mHSPC patients with high CD276 expression.

Benzer Tezler

  1. Effect of doxorubicin and microrna-140-3p on pd-L1 expression in colon cancer

    Kolon kanserinde doxorubıcın ve mıcrorna-140-3p'nin pd-L1 ifadesine olan etkisi

    NOEL MOPOUGUINI NABA

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2020

    Allerji ve İmmünolojiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Moleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    Assoc. Prof. Dr. AYÇA SAYI YAZGAN

  2. Naif ve hafıza T lenfosit yanıtlarında ikincil sinyal bağımlılığının fonksiyonel açıdan karşılaştırılması

    A functional comparison of secondary signal dependency in naive and memory T-cell responses

    SILA ULUTÜRK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    BiyolojiHacettepe Üniversitesi

    Temel Onkoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜNEŞ ESENDAĞLI

  3. Malign melanomlarda CD271 ve braf ekspresyonunun klinikopatolojik parametrelerle ve prognoz ile ilişkisinin immunhistokimyasal yöntemle araştırılması

    Investigation of the relationship between CD271 and braf expression with clinicopathological parameters by immunohistochemical method in malignant melanoma

    AFİFE UĞUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    PatolojiSüleyman Demirel Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NERMİN KARAHAN

  4. Malign melanoma olgularında yeni B hücre alt gruplarının araştırılması

    Investigation of NEW B cell subgroups in malignant melanoma cases.

    LAÇİN CEVHERTAŞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Allerji ve İmmünolojiBursa Uludağ Üniversitesi

    İmmünoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALUK BARBAROS ORAL

  5. Prostat kanserinde TLR agonistlerinin M1, M2 makrofaj polarizasyonunda rolü

    The role of TLR agonists in M1, M2 macrophage polarization in prostate cancer

    SOMAIYEH MALEKGHASEMI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    OnkolojiHacettepe Üniversitesi

    Temel Onkoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜRCAN GÜNAYDIN