Palyatif bakım hastalarında basınç yarası evresi ile serum biyomarkerleri (CRP, albümin, CRP/Albumin, HbA1c, hemoglobin) arasındaki ilişki
The relationship between pressure injury stage and serum biomarkers (CRP, albumin, CRP/Albumin ratio, HbA1c, hemoglobin) in palliative care patients
- Tez No: 987006
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ASLI BAYINDIR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Palyatif Bakım, Basınç Yarası, Biyobelirteç, Biyobelirteçler, Palliative care, Pressure injury, Biomarker, Pressure sore, Biomarkers
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İzmir Katip Çelebi Üniversitesi
- Enstitü: İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Palyatif bakım hastalarında basınç yarası evreleri ile biyokimyasal göstergeler (CRP, albümin, CRP/Albumin oranı, hemoglobin, HbA1c), klinik parametreler ve Braden skoru arasındaki ilişkinin değerlendirilmesidir. Yöntem: Çalışma, retrospektif ve tanımlayıcı-analitik bir tasarımda yürütülmüş olup, 01.01.2022–31.12.2024 tarihleri arasında S.B.Ü. İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Palyatif Bakım Servisi'nde basınç yarası tanılı 343 hastanın PROBEL kayıtları geriye dönük olarak incelenmiştir. Hastaların sosyodemografik, klinik ve biyokimyasal verileri standart bir forma kaydedilmiş; gruplar arası karşılaştırmalarda ANOVA, Welch, uygun post-hoc testler, non-parametrik testler ve Ki-kare analizleri kullanılmıştır. Mortalite ile ilişkili faktörler çok değişkenli lojistik regresyon ile, biyokimyasal parametrelerin tanısal değerleri ise ROC analizi ile değerlendirilmiş; istatistiksel anlamlılık p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 343 hastanın yaş ortalaması 75,8 yıl olup, olguların büyük çoğunluğunda çoklu komorbidite mevcuttu. Basınç yaraları en sık Evre 2 (%31,5) ve evrelendirilemeyen (%28,0) olarak gözlendi; anatomik olarak en yaygın tutulum bölgesi sakrumdu. Laboratuvar parametreleri incelendiğinde, ileri evre yaralarda albümin düzeylerinin anlamlı biçimde daha düşük (p<0,001), CRP ve CRP/Albumin oranının ise belirgin şekilde daha yüksek olduğu saptandı (sırasıyla p=0,014 ve p=0,001). Hemoglobin düzeyleri de evre ilerledikçe düşme eğilimi göstermekteydi (p=0,001). Braden skorunun evre arttıkça anlamlı biçimde azaldığı görüldü (p=0,025). Mortalite analizlerinde, özellikle malignite, metastaz ve kronik böbrek yetmezliği varlığının ölüm oranlarını artırdığı tespit edildi; çok değişkenli analizde düşük albümin düzeyi ve yüksek Charlson Komorbidite İndeksi mortalite için bağımsız belirleyicilerdi. ROC analizinde albümin en güçlü ayırt edici biyobelirteç olarak öne çıkarken (AUC=0,641), CRP/Albumin oranı ve Braden skoru daha sınırlı ayırt edici güce sahipti. Sonuçlar: Çalışmanın sonuçları, palyatif bakım hastalarında basınç yarası gelişiminde komorbidite yükünün, beslenme durumunun, inflamatuvar yanıtın ve anatomik risk bölgelerinin belirleyici olduğunu göstermektedir. Özellikle hipertansiyon, diyabet, nörolojik hastalıklar ve malignite gibi çoklu komorbiditelerin yaygın olması klinik yönetimi güçleştirmekte; kronik böbrek yetmezliği ise basınç yarası evresiyle anlamlı ilişkili tek majör komorbidite olarak öne çıkmaktadır. En sık görülen basınç yarası Evre 2 olmakla birlikte, Evre 3–4 ve Evrelendirilemeyen (Evre5) lezyonların yüksek oranları hasta grubunun ileri evre risk taşıdığını ortaya koymaktadır. İleri evre lezyonlarda düşük albümin ve hemoglobin düzeyleri ile artmış CRP ve CRP/Albumin oranları malnütrisyon ve sistemik inflamasyonun evre ilerledikçe arttığını göstermektedir. Albümin düzeyi, ROC analizinde basınç yarası evrelerini ayırt etmede en güçlü biyobelirteç olarak belirlenmiştir. Evrelendirilemeyen yaraların klinik açıdan Evre 4'e benzer özellikler sergilediği saptanmıştır. Mortalite açısından nörolojik hastalık, malignite, metastaz ve kronik böbrek yetmezliği en güçlü ilişkili komorbiditeler olup; ileri yaş, yüksek Charlson skoru, düşük Braden skoru, düşük hemoglobin ve albümin ile yüksek CRP ve CRP/Albumin oranları mortalite riskini artırmıştır. Çok değişkenli analizde düşük albümin düzeyi ve yüksek komorbidite yükü mortalitenin bağımsız belirleyicileri olarak bulunmuştur. Bulgular, palyatif bakım hastalarında basınç yarası yönetiminin biyobelirteç temelli, bütüncül ve multidisipliner bir yaklaşımla ele alınmasının erken risk belirleme ve klinik sonuçları iyileştirme açısından kritik öneme sahip olduğunu göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: To evaluate the relationship between pressure injury stages and biochemical markers (CRP, albumin, CRP/Albumin ratio, hemoglobin, HbA1c), clinical parameters, and Braden score in palliative care patients. Methods: The study was conducted with a retrospective, descriptive-analytical design, and the PROBEL records of 343 patients diagnosed with pressure injuries who were hospitalized in the Palliative Care Unit of İzmir Bozyaka Training and Research Hospital between 01.01.2022 and 31.12.2024 were reviewed retrospectively. sociodemographic, clinical, and biochemical data of the patients were recorded using a standard form. Group comparisons were performed using ANOVA, Welch tests, appropriate post-hoc analyses, non-parametric tests, and Chi-square tests. Factors associated with mortality were evaluated through multivariable logistic regression, while the diagnostic performance of biochemical parameters was assessed using ROC analysis. A p-value <0.05 was considered statistically significant. Results: The mean age of the 343 patients included in the study was 75.8 years, and the majority presented with multiple comorbidities. Pressure injuries were most commonly classified as Stage 2 (31.5%) and unstageable (28.0%), with the sacral region being the most frequent anatomical site. Laboratory evaluations revealed significantly lower albumin levels in advanced-stage injuries (p<0,001), while CRP and the CRP/albumin ratio were markedly higher (p=0.014 and p=0.001, respectively). Hemoglobin levels also showed a declining trend with increasing stage (p=0.001). The Braden score decreased significantly as the injury stage advanced (p=0.025).In mortality analyses, the presence of malignancy, metastasis, and chronic kidney disease was associated with higher mortality rates; in multivariate analysis, low albumin levels and higher Charlson Comorbidity Index were identified as independent predictors of mortality. In ROC analysis, albumin emerged as the strongest discriminative biomarker (AUC=0.641), whereas the CRP/albumin ratio and Braden score demonstrated more limited discriminative power. Conclusion: The findings of this study indicate that comorbidity burden, nutritional status, inflammatory response, and anatomically vulnerable regions are key determinants in the development of pressure injuries among palliative care patients. The high prevalence of multiple comorbidities—particularly hypertension, diabetes, neurological disorders, and malignancy—complicates clinical management, while chronic kidney disease emerges as the only major comorbidity significantly associated with pressure injury stage. Although Stage 2 injuries were the most common, the notable proportions of Stage 3–4 and unstageable lesions highlight the advanced risk profile of this patient population.Lower albumin and hemoglobin levels alongside elevated CRP and CRP/albumin ratios in advanced stages reflect the progressive worsening of malnutrition and systemic inflammation. Albumin was identified as the strongest biomarker for discriminating pressure injury stages in ROC analysis. Unstageable injuries demonstrated clinical characteristics comparable to Stage 4 lesions.Regarding mortality, neurological disease, malignancy, metastasis, and chronic kidney disease were the comorbidities most strongly associated with death. Older age, higher Charlson Comorbidity Index, lower Braden scores, reduced hemoglobin and albumin levels, and elevated CRP and CRP/albumin ratios all contributed to increased mortality risk. In multivariate analysis, low albumin concentration and greater comorbidity burden were determined to be independent predictors of mortality.Overall, the results underscore the importance of a biomarker-guided, holistic, and multidisciplinary approach to pressure injury management in palliative care, emphasizing its critical role in early risk identification and improving clinical outcomes.
Benzer Tezler
- Palyatif bakım hastalarında bası ülserlerinin klinik analizi
Clinical analysis of pressure ulcers in palliative care patients
KIYMET KET
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Aile HekimliğiHarran ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DURSUN ÇADIRCI
- Palyatif bakım servisinde yatmakta olan hastalara bakım verenlerin bası yarası bilgi düzeyinin değerlendirilmesi
The evaluation of the pressure ulcer knowledge level of caregivers for patients hospitalized in a palliative care service
YEŞİM KARAKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ HİLAL ÖZKAYA
- Yatağa bağımlı hastalarda kullanılan farklı destek yüzeyine sahip iki yatağın basınç yarasını önleme etkilerinin karşılaştırılması
Comparison of pressure injury prevention effects of TWO beds with different support surfaces used in bed dependent patients
RAMAZAN DENİZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2022
HemşirelikAtatürk ÜniversitesiHemşirelik Esasları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLAY İPEK ÇOBAN
- Yoğun bakımda yatan palyatif hasta insidansı
Yoğun bakimda yatan palyatif hasta i̇nsidansi
POYRAZ BOZKURTLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Anestezi ve ReanimasyonTrakya ÜniversitesiAnesteziyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DİLEK MEMİŞ
- Palyatif bakım hastalarında bası yarası oluşumunu etkileyen faktörlerin analizi
Analysis of factors effecting pressure sores inpalliative care patients
BUĞU USANMA KOBAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EMİNE ZEYNEP TUZCULAR VURAL