Geri Dön

Eritematotelenjiektatik rozasede brimonidinin etkinliğinin değerlendirilmesi

Evaluation of the effectiveness of brimonidine in erythematotelangiextatic rosacea

  1. Tez No: 987115
  2. Yazar: YAVUZ SELİM PİLİS
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYŞE ESRA KOKU AKSU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Rozase, Brimonidin, Dermoskopi, Meksametre, HADS, Skindeks-16, Akne rozasea, Rosacea, Brimonidine, Dermoscopy, Mexameter, Hospital Anxiety and Depression Scale, Skindex-16, Acne rosacea
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada eritematotelenjiektatik rozase hastalarında %0,33 brimonidin tartarat jel uygulamasının akut ve kısa dönem etkilerinin; persistan fasiyal eritem ve yüzeyel vasküler yapılar üzerindeki değişimler temel alınarak objektif biyofiziksel ölçümler, dermoskopik değerlendirmeler ve hasta bildirimli sonuç ölçütleri ile çok boyutlu olarak değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma tek merkezli, iki fazlı prospektif bir araştırma olarak yürütüldü. Klinik olarak eritematotelenjiektatik rozase tanısı alan 18 yaş ve üzeri 45 hasta çalışmaya dahil edildi. Birinci fazda randomize, plasebo kontrollü, çift kör, split-face tasarım kullanıldı. %0,33 brimonidin tartarat jel bir yüz yarısına, plasebo karşı yarısına uygulandı ve değerlendirmeler uygulama öncesi, 1. ve 3. saatlerde gerçekleştirildi. İkinci fazda tüm hastalara tüm yüze günde bir kez brimonidin jel uygulanarak bir ay sonunda yeniden değerlendirme yapıldı. Klinik eritem, klinisyenin eritem değerlendirmesi ve hastanın kendini değerlendirmesi ile; objektif eritem, Mexameter ile ölçülen eritem indeksi ile değerlendirildi. Eritem ve yüzeyel vasküler yapılar araştırmacı tarafından geliştirilen dermoskopik yarı kantitatif skorlamalarla analiz edildi. Yaşam kalitesi Skindex-16, psikolojik durum ise Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HADS) kullanılarak değerlendirildi. Güvenlilik ve yan etkiler çalışma süresince sistematik olarak kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya 45 hasta dahil edildi ve 38 hasta protokolü tamamladı. Split-face akut fazda brimonidin uygulanan yüz yarısında, 1. ve 3. saatlerde eritem indeksi ile klinisyenin eritem değerlendirmesi ve hastanın kendini değerlendirmesi skorlarında plaseboya kıyasla istatistiksel olarak anlamlı azalma saptandı. Dermoskopik değerlendirmelerde brimonidin uygulanan tarafta eritem yoğunluğu, eritem alanı, damar yoğunluğu ve ortalama damar kalınlığı skorlarında anlamlı düşüş izlendi. Bir aylık düzenli kullanım sonrasında, 1. ay kontrolünde uygulamayı takiben elde edilen akut klinik ve dermoskopik yanıtın sürdüğü görüldü. Buna ek olarak, uygulama öncesi ölçümlerde başlangıç değerlerine kıyasla eritem indeksi ve klinik eritem skorlarında azalma saptandı. Aynı değerlendirmede, dermoskopik incelemede eritem ve yüzeyel vasküler yapılara ait tüm parametrelerde azalma gözlendi. Hasta bildirimli değerlendirmelerde yaşam kalitesinde artış ve psikolojik iyilik halinde iyileşme saptandı. Sonuç: %0,33 brimonidin tartarat jel, eritematotelenjiektatik rozase hastalarında persistan fasiyal eritemi akut dönemde hızlı ve etkili biçimde azaltmakta ve düzenli kullanım sonrasında bu etkinin sürdürülebildiğini göstermektedir. Klinik değerlendirmelerle birlikte objektif biyofiziksel ölçümler ve dermoskopik bulgular, tedaviye yanıtın yalnızca eritem düzeyinde değil, yüzeyel vasküler yapılarda da belirgin iyileşme ile ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Hasta bildirimli sonuçlarda yaşam kalitesi ve psikolojik iyilik halindeki iyileşme, tedavinin klinik yararını desteklemektedir. Brimonidin tartarat jel, iyi tolere edilen ve ETR yönetiminde etkili bir tedavi seçeneğidir.

Özet (Çeviri)

Objective: This study aimed to multidimensionally evaluate the acute and short-term effects of 0.33% brimonidine tartrate gel in patients with erythematotelangiectatic rosacea based on changes in persistent facial erythema and superficial vascular structures, using objective biophysical measurements, dermoscopic assessments, and patient-reported outcome measures. Materials and Methods: This single-center, two-phase prospective study included 45 patients aged 18 years and older with a clinical diagnosis of erythematotelangiectatic rosacea. In the first phase, a randomized, placebo-controlled, double-blind, split-face design was used. A total of 0.33% brimonidine tartrate gel was applied to one half of the face and placebo to the contralateral half, with evaluations performed before application and at the 1st and 3rd hours after application. In the second phase, all patients applied brimonidine gel once daily to the entire face, and reassessment was performed after one month. Clinical erythema was evaluated using the clinician's erythema assessment and the patient self-assessment, while objective erythema was assessed using the erythema index measured by Mexameter. Erythema and superficial vascular structures were analyzed using investigator-developed dermoscopic semi-quantitative scoring systems. Quality of life was assessed using Skindex-16, and psychological status was evaluated using the Hospital Anxiety and Depression Scale. Safety and adverse events were recorded systematically throughout the study. Results: A total of 45 patients were enrolled, and 38 patients completed the study protocol. In the split-face acute phase, the brimonidine-treated facial side showed statistically significant reductions in erythema index, clinician-assessed erythema, and patient self-assessment scores at the 1st and 3rd hours compared with placebo. Dermoscopic evaluations demonstrated significant decreases in erythema intensity, erythema area, vessel density, and mean vessel diameter scores on the brimonidine-treated side. After one month of regular use, the acute clinical and dermoscopic response observed after application was sustained at the one-month follow-up. In addition, reductions in erythema index and clinical erythema scores were observed in pre-application measurements compared with baseline values. In the same evaluation, dermoscopic examination revealed decreases in all parameters related to erythema and superficial vascular structures. Patient-reported outcomes showed improvements in quality of life and psychological well-being. Conclusion: The 0.33% brimonidine tartrate gel rapidly and effectively reduces persistent facial erythema in patients with erythematotelangiectatic rosacea, and this effect is sustained with regular use. Clinical assessments, together with objective biophysical measurements and dermoscopic findings, demonstrate that the treatment response is associated not only with reduced erythema but also with marked improvement in superficial vascular structures. Improvements in quality of life and psychological well-being in patient-reported outcomes support the clinical benefit of treatment. Brimonidine tartrate gel is a well-tolerated and effective treatment option in the management of ETR.

Benzer Tezler

  1. Rozase hastalarının klinik özellikleri ve hastalık şiddeti ile serum bilirubin seviyesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Clinical characteristics of rosacea patients and evaluation of the relationship between disease severity and serum bilirubin level

    ENGİN KARAASLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HATİCE MERAL EKŞİOĞLU

  2. Eritematotelenjiektatik tip rozase hastalarında botulinum toksin a uygulamasının klinik ve biyofiziksel parametrelere etkisinin araştırılması

    Effects of botulinum toxin type a treatment on clinical and biophysical parameters in patients with erythematotelangıectatic rosacea

    BUĞRA BURÇ DAĞTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE ESRA KOKU AKSU

  3. Rozase hastalarındaki klinik bulgular ile demodeks yoğunluğu ve dermoskopik bulgular arasındaki ilişkinin araştırılması

    Examination of the relationship between clinical findings in rozacea patients and demodex density and dermatoscopic findings

    SELMAN AÇIKGÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SAVAŞ ÖZTÜRK

  4. Rozase tanısı almış hastalarda optik koherens tomografi ve optik koherens tomografi anjiografi ile retinal ve koroidal yapıların değerlendirilmesi ve rozase alt tiplerine göre karşılaştırılması

    Evaluation of retinal and choroidal structures using optical coherence tomography and optical coherence tomography angiography in patients diagnosed with rosacea and comparison by rosacea subtypes

    EMİN CECEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    DermatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ NEŞE GÖÇER GÜROK

  5. The role of oxidative stress factors in the pathophysiology of Ocular Rosacea, analysis of tears and other materials

    Oküler Rosacea patofizyolojisinde oksidatif stres faktörlerinin rolü, gözyaşı ve diğer materyallerin analizi

    NİLÜFER YEŞİLIRMAK

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    BiyokimyaGazi Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NESLİHAN BUKAN

    PROF. DR. JEAN-LOUIS BOURGES