Çevresel tahribat olmaksızın ekonomik büyüme mümkün mü? Tapio ayrışma bölgeleri çerçevesinde OECD ülkeleri üzerine panel kantil regresyon analizi
Is economic growth possible without environmental degradation? A panel quantile regression analysis of OECD countries within the framework of Tapio decoupling regions
- Tez No: 987218
- Danışmanlar: PROF. DR. MUHAMMED ŞÜKRÜ MOLLAVELİOĞLU
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Ekonomi, Economics
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İktisat Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İktisat Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Endüstrileşmeyle birlikte meydana gelen üretim artışı ve giderek artan dünya nüfusu beraberinde enerji tüketiminde yükselişe neden olmaktadır. Ortaya çıkan bu enerji talebinin büyük bir kısmı ise fosil yakıtlardan elde edilmekte ve bu durum karbondioksit (CO₂) emisyonlarını yükselterek çevresel kalitede bozulmalara neden olmaktadır. Ekonomik büyüme beraberinde çevresel kirlilik meydana getirmekte ve dolayısıyla ekonomik büyüme ile çevre arasındaki ilişki dengesizleşmekte ve geri dönülmesi imkânsız sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Ekonomik büyüme ve çevresel kirliliğin ayrıştırılması, sürdürülebilir bir gelecek açısından hem politika yapıcılar hem de araştırmacılar için cevap bulunması gereken önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, ekonomik büyüme ve CO2 emisyonlarının ayrıştırılmasında, Tapio ayrıştırma endeksini kullanarak farklı ayrışma bölgeleri için ayrışmaya neden olabilecek değişkenlerin (ekonomik büyüme, yenilenebilir enerji tüketimi, insani gelişme endeksi, çevre vergileri ve doğrudan yabancı yatırımların) etki yönlerini belirlemektir. Çalışmada 38 OECD ülkesine ait 1995–2023 dönemini kapsayan veriler kullanılmıştır. Çalışmada panel kantil regresyon yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, OECD ülkelerinde ekonomik büyüme ile CO₂ emisyonları arasındaki ilişkinin ülkeler arasında heterojen bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir. İnsani gelişme düzeyinin I. ve IV. bölgelerde ayrışmayı zayıflattığı elde edilirken, yenilenebilir enerji kullanımı ve çevre vergilerinin ise ayrıştırmayı III. (zayıf negatif ayrışma, gerileyen birleşme ve gerileyen ayrışma) ve IV. (güçlü ayrışma) bölgelerde güçlendirdiği tespit edilmiştir. Ayrıca doğrudan yabancı yatırımların ise tüm bölgelerde ayrışma esnekliği üzerinde negatif olmasına rağmen I. ve IV. bölgelerde ayrışmayı güçlendirmektedir. Bu bulgular, çevresel kirliliğe yol açmadan sürdürülebilir bir büyümenin mümkün olabilmesi için yenilenebilir enerji yatırımları ile çevre vergilerinin etkin şekilde uygulanmasının ve doğrudan yabancı yatırımların ise çevresel standartları çerçevesinde yönlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Ayrıca genel bir çözüm yolundan ziyade her bir ülke özelinde bulunduğu ayrışma bölgesi göz önünde bulundurularak ekonomik ve çevresel politikaların uygulanması, büyüme ve emisyon ilişkisinin daha sağlıklı bir hal alacağını göstermektedir.
Özet (Çeviri)
The increase in production associated with industrialization, together with the continuously growing global population, has led to a rise in energy consumption. A large share of this energy demand is met by fossil fuels, which increases carbon dioxide (CO₂) emissions and results in environmental degradation. Economic growth thus tends to generate environmental pollution, disrupting the balance between economic development and the environment and potentially giving rise to irreversible consequences. Accordingly, decoupling economic growth from environmental pollution has emerged as a critical issue requiring careful consideration by both policymakers and researchers in pursuit of a sustainable future. The main objective of this study is to identify the direction of the effects of variables that may drive decoupling, such as namely economic growth, renewable energy consumption, the Human Development Index, environmental taxes, and foreign direct investment, on the decoupling of economic growth and CO₂ emissions across different decoupling regions, using the Tapio decoupling index. The analysis is based on data covering the period 1995–2023 for 38 OECD countries and employs the panel quantile regression method. The findings indicate that the relationship between economic growth and CO₂ emissions in OECD countries exhibits substantial cross-country heterogeneity. While the level of human development is found to weaken decoupling in Regions I and IV, renewable energy use and environmental taxes are shown to strengthen decoupling in Regions III (weak negative decoupling, recessive coupling, and recessive decoupling) and IV (strong decoupling). In addition, although foreign direct investment exerts a negative effect on decoupling elasticity across all regions, it strengthens decoupling in Regions I and IV. These findings suggest that achieving sustainable growth without inducing environmental degradation requires the effective implementation of renewable energy investments and environmental taxes, as well as the alignment of foreign direct investment with environmental standards. Moreover, rather than adopting a one-size-fits-all approach, implementing economic and environmental policies tailored to each country's specific decoupling region would lead to a healthier growth–emissions relationship.
Benzer Tezler
- İnşaat sektöründe çevre dostu yapı malzemeleri kullanımının markalaşma üzerine etkileri
Effect of using environment friendly building materials in the construction industry on branding
EMİN CEM ÖZARABACI
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
İşletmeNevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesiİşletme Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EMİR ERDEN
- Perception of ecosystem services provided by nature-based solutions (NBS) to address tourism-related challenges in coastal cities: The case of Seferihisar (TUR) and Aveiro (PRT)
Kıyı kentlerinde turizm zorluklarının ele alınmasında doğa temelli çözümler tarafından sağlanan ekosistem hizmetlerine ilişkin algı: Seferihisar (TR) ve Aveiro (PT)
ZEYNEP ŞERGİ MARIM
Yüksek Lisans
İngilizce
2026
Şehircilik ve Bölge Planlamaİstanbul Teknik ÜniversitesiŞehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEDA KUNDAK
- Development of a home energy management system to increase renewable self-consumption in households considering demand-side flexibility
Talep tarafı esnekliği dikkate alınarak konutlarda yenilenebilir öz tüketimi artırmaya yönelik bir ev enerji yönetim sistemi geliştirilmesi
ANIL CAN DUMAN
Doktora
İngilizce
2024
Enerjiİstanbul Teknik ÜniversitesiEnerji Bilimi ve Teknolojileri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖNDER GÜLER
- A methodology for energy optimization of buildings considering simultaneously building envelope HVAC and renewable system parameters
Binalarda yapı kabuğu, mekanik sistemler ve yenilenebilir enerji sistemleri parametrelerinin eş zamanlı enerji optimizasyonu için bir yöntem
MELTEM BAYRAKTAR
Doktora
İngilizce
2015
Mimarlıkİstanbul Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞE ZERRİN YILMAZ
PROF. DR. MARCO PERINO
- Eko restorasyon yaklaşımı: kastamonu Çatalzeytin örneği
Eco restoration approach: Example of Kastamonu Catalzeytin
HÜSEYİN EMRE TOSUN
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Şehircilik ve Bölge PlanlamaMimar Sinan Güzel Sanatlar ÜniversitesiŞehir ve Bölge Planlama Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HATİCE ARZU KOCABAŞ DİREN