Siyah alaca süt sığırlarında metabolik profil testi kullanılarak mevcut durumun değerlerndirilmesi
Assessment of the herd status using metabolic profile testing in black and white dairy cows
- Tez No: 987403
- Danışmanlar: PROF. DR. İBRAHİM AYTEKİN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Ziraat, Agriculture
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Selçuk Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Zootekni Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Hayvan Yetiştirme Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, Siyah Alaca süt sığırlarının farklı fizyolojik dönemlerinde (erken kuru, geç kuru, fresh ve pik) metabolik profil parametrelerinin belirlenmesi ve yem katkı maddesi ilavesinin bu parametreler üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Glikoz düzeyleri incelendiğinde yalnızca dönemler arasında istatistik olarak önemli bir farklılık olduğu (P<0.05) belirlenmiş, özellikle fresh dönemde glikoz seviyelerinin diğer dönemlere kıyasla daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu bulgu, doğum sonrası artan enerji gereksinimi, yetersiz kuru madde tüketimi ve negatif enerji dengesi ile uyumludur. Bununla birlikte glikoz değerleri referans aralığında kalarak metabolik stresin kontrol altında tutulduğunu göstermiştir. Toplam protein düzeylerinde dönem, muamele ve interaksiyon etkisi istatistik olarak önemli bulunmuştur (P<0.01). Fresh ve pik dönemlerinde daha yüksek toplam protein seviyeleri elde edilmiş olup, özellikle fresh dönemde yem katkı maddesi sonrası belirgin artış görülmesi, hayvanların doğum sonrası stresini daha iyi tolere ettiğini ve laktasyona başarılı şekilde adapte olduğunu göstermiştir. BUN değerlerinde muamele ve interaksiyon etkisi önemli bulunmuş (P<0.01; P<0.05), katkı maddesinin dönemlere bağlı olarak farklı yönlerde değişim gösterdiği belirlenmiştir. Erken kuru ve pik dönemlerinde düşüş, geç kuru dönemde ise artış gözlenmiştir. Bununla birlikte katkı maddesi, genel olarak BUN varyasyonunu azaltarak daha homojen bir sürü yapısı oluşturmuştur. Albümin değerlerinin dönemler ve muameleler arasında istatistik olarak önemli farklılık göstermemesi, katkı maddesinin albümin üzerine etkisinin sınırlı olduğunu ortaya koymuştur. Albümin seviyelerinin tüm dönemlerde referans aralığında seyretmesi, karaciğer fonksiyonlarının ve beslenme yönetiminin yeterli olduğunu göstermektedir. Kolesterol değerleri incelendiğinde dönem ve interaksiyon etkileri önemli bulunmuştur (P<0.01). Pik döneminde kolesterolün en yüksek seviyeye ulaşması, karaciğer fonksiyonlarının iyi olduğunu ve yüksek metabolik talebin karşılanabildiğini göstermiştir. Fresh dönemde beklenen artışın gerçekleşmemesi ketozis veya karaciğer yağlanması riski açısından dikkat çekici olup, bu dönemin besleme yönetiminin kritik olduğunu göstermektedir.AST ve GGT değerlerinde genel olarak istatistik olarak önemli bir etki görülmemekle birlikte, fresh dönemdeki yüksek AST varyasyonu dikkat çekmiştir. Fresh dönem önce grubunda gözlenen yüksek ortalama ve standart sapma, bu dönemdeki metabolik stresin ve heterojen yapının bir göstergesidir. Katkı maddesi sonrasında AST varyasyonundaki belirgin düşüş, katkının özellikle en riskli fizyolojik dönemde stabilizasyon sağladığını göstermektedir. GGT'de de benzer şekilde katkı maddesi varyasyonu azaltıcı bir etki göstermiştir. Makro minerallerden Ca ve P düzeylerinde dönem etkisi önemli bulunmuştur (P<0.01; P<0.05). Ca değerleri“sonra”grubunda daha yüksek olup yem katkı maddesinin mineral dengesi üzerinde olumlu etkisi olduğu anlaşılmaktadır. Erken kuru dönemde Ca ve P değerlerinin en yüksek seviyede olması metabolik dengenin bu dönemde daha stabil olduğunu göstermektedir. Fresh dönemde her iki mineralin de en düşük seviyelere gerilemesi, laktasyon başlangıcındaki yüksek metabolik talep ile uyumludur. Pik dönemde Ca ve P seviyelerinin yeniden artış göstermesi metabolik dengenin kademeli olarak sağlandığını göstermektedir. Mg değerlerinde ise dönemler ve muameleler arasında istatistik olarak önemli bir fark bulunmamakla birlikte kuru dönemden laktasyona geçişte artış eğilimi gözlenmiştir. Geç kuru dönemde artan varyasyon, doğuma hazırlık fizyolojisindeki bireysel farklılıklara bağlanabilir. Sonuç olarak, yem katkı maddesi özellikle metabolik stresin en yoğun olduğu fresh ve pik dönemlerinde bazı parametreler üzerinde olumlu bir düzenleyici etki göstermiş, varyasyonu azaltarak sürüde metabolik dengeyi desteklemiştir. Elde edilen bulgular, fizyolojik dönemlere özgü metabolik parametrelerdeki değişimlerin sürü yönetimi ve besleme stratejilerinin optimizasyonu açısından dikkate alınması gerektiğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
This study was conducted to determine the metabolic profile parameters of Holstein dairy cows during different physiological stages (early dry, late dry, fresh, and peak) and to evaluate the effects of feed additive supplementation on these parameters. Examination of glucose levels revealed that there was a statistically significant difference only among periods (P<0.05), with glucose concentrations being notably lower in the fresh period compared to other stages. This finding is consistent with the increased energy demand, reduced dry matter intake, and negative energy balance observed after parturition. Nevertheless, glucose values remained within the reference range, indicating that metabolic stress was effectively controlled. Total protein levels were significantly affected by period, treatment, and their interaction (P<0.01). Higher total protein concentrations were observed in the fresh and peak periods, and the marked increase following feed additive supplementation during the fresh period suggests that the animals better tolerated postpartum stress and successfully adapted to lactation. Blood urea nitrogen (BUN) values were significantly influenced by treatment and interaction (P<0.01; P<0.05), showing period-dependent changes. A decrease was observed in the early dry and peak periods, whereas an increase occurred in the late dry period. Overall, the feed additive reduced BUN variation, contributing to a more homogeneous herd structure. Albumin levels did not differ significantly between periods or treatments, indicating that the effect of the additive on albumin was limited. Albumin concentrations remained within the reference range throughout all stages, reflecting adequate liver function and nutritional management. Cholesterol values were significantly affected by period and interaction (P<0.01). The highest cholesterol levels in the peak period indicated good liver function and the ability to meet high metabolic demands. The absence of an expected rise in cholesterol during the fresh period may signal a risk of ketosis or hepatic lipidosis, highlighting the critical importance of nutritional management during this phase. Although no statistically significant effect was found for AST and GGT values overall, the high AST variation observed in the fresh period was notable. The high mean and standard deviation in the before group during the fresh period indicated metabolic stress and herd heterogeneity. The marked reduction in AST variation after additive supplementation suggests that the additive contributed to stabilization, particularly during the most critical physiological stage. Similarly, the feed additive also reduced GGT variation. Among macrominerals, calcium (Ca) and phosphorus (P) levels were significantly affected by period (P<0.01; P<0.05). Higher Ca levels in the“after”group indicated a positive effect of the additive on mineral balance. The highest Ca and P concentrations were found in the early dry period, showing stable metabolic equilibrium during this phase. Both minerals declined sharply in the fresh period, consistent with the high metabolic demand at the onset of lactation, while their subsequent increase in the peak period reflected a gradual restoration of metabolic balance. Magnesium (Mg) levels did not differ significantly between periods or treatments, but a slight upward trend was noted during the transition from the dry period to lactation. The increased variation observed in the late dry period may be attributed to individual differences in prepartum physiology. In conclusion, the feed additive exhibited a positive regulatory effect on certain parameters, particularly during the fresh and peak periods when metabolic stress was most intense. By reducing variation, it supported metabolic balance within the herd. These findings highlight the importance of considering period-specific changes in metabolic parameters for optimizing herd management and feeding strategies
Benzer Tezler
- Siyah alaca ırkı süt sığırlarında metabolik hastalıklar ile ilişkili snp bölgelerinin belirlenmesi
Determination of snp regions associated with metabolic diseases in holstein dairy cattle
ARZU ÖZDEMİR
- Siyah alaca süt sığırlarında ineğe ilişkin çeşitli faktörlerin ve metritis olgularının döl verimine etkileri
The effects of various factors and metritis cases on the fertility of holstein cattle with respect to cow
FIRAT ERGEN
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
ZiraatYüzüncü Yıl ÜniversitesiZootekni Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ALAADDİN ÖZYURT
- Süt sığırlarında kuru dönemde düşük enerji içeren rasyon ile beslemenin doğum sonrası metabolik rahatsızlıklar ve süt verimi üzerine etkisi
The effect of feeding with low-enegry diet in dry period on postpartum metabolic disordersand milk yield in dairy cow
YUSUF KOÇ
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Veteriner HekimliğiSelçuk ÜniversitesiZootekni Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YUSUF CUFADAR
- Süt sığırlarında kuru dönem yem tüketim tahmin modellerinin geliştirilmesi
Development of dry matter intake equations of dairy cows during dry period
MELİSA TOPAKTAŞ
- Siyah Alaca'larda topallığın sıralı lojistik regresyon analizi ile değerlendirilmesi
Evaluation of lameness for Holstein Friesian cows with ordinal logistic regression analysis
ŞEYDA ER