Türkiye ve Almanya'daki ebeveynlerin ve okul öncesi öğretmenlerinin oyun algılarının incelenmesi
An examination of parents' and preschool teachers' perceptions of play in Türkiye and Germany
- Tez No: 987697
- Danışmanlar: PROF. DR. EMEL ARSLAN
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Eğitim ve Öğretim, Education and Training
- Anahtar Kelimeler: oyun algısı, erken çocukluk, ebeveyn, okul öncesi öğretmeni, kültürlerarası karşılaştırma, play perceptions, early childhood, parents, preschool teachers, cross-cultural comparison
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Necmettin Erbakan Üniversitesi
- Enstitü: Eğitim Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Temel Eğitim Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Okul Öncesi Eğitimi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışma, Türkiye ve Almanya'daki ebeveynler ile okul öncesi öğretmenlerinin oyuna ilişkin algılarını kültürlerarası bir çerçevede karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Amaç, oyunun erken çocukluktaki yeri ve işlevine dair inançların ve uygulamaların hangi boyutlarda benzeştiğini ya da ayrıştığını ortaya koymaktır. Karma desenle yürütülen araştırmada 2024–2025 öğretim yılında 0-6 yaş çocukların ebeveynleri ve okul öncesi öğretmenlerinden nicel (Oyun Algısı Ölçeği ve demografik formlar) ve nitel (açık uçlu yanıtlar) veriler toplanmış; nicel verilerde varsayım denetimleri sonrasında uygun parametrik/parametrik olmayan testler uygulanmış, nitel veriler betimsel analizle çözümlenmiştir. Nicel bulgular OAÖ'nün üç alt boyutunda (oyunun işlevi ve oyunda ilgi/merak/keşif, oyun özgünlüğü ve amacı, oyunun doğası ve kaynağı) iki ülkede oyunun bilişsel, sosyal-duygusal ve dil gelişimine katkısına yüksek katılım saptandığını, ancak ülke değişkenine göre anlamlı ayrışmalar bulunduğunu göstermektedir; işlev/ilgi boyutunda ekran temelli etkinliklerin dengelenmesi ile evde ayrılmış zaman ve materyal erişimi, özgünlük/amaç boyutunda oyunun sınıf içi akışa entegrasyonu ve“oyun=öğrenme”eşleşmesi, doğa/kaynak boyutunda ise çocuk inisiyatifi, yetişkin aracılığı dengesine ilişkin görüşler farklılaşmış; demografik olarak ebeveynlerde cinsiyet–yaş–eğitim, öğretmenlerde cinsiyet–yaş–kıdem-eğitim alt boyut puanlarını etkilemiş, kimi boyutlarda anlamlı farklar, kimilerinde yakın değerler elde edilmiş ve bazı alt boyutlarda ülke-demografi etkileşimlerinin belirginleşmesi algının tekil bir değişkenden çok bağlamsal bir bileşimle şekillendiğini ortaya koymuştur. Nitel bulgular, on açık uçlu soruya verilen yanıtların iki ülkede oyunun gelişimsel değerine geniş bir uzlaşıyı yansıttığını ve uygulamanın dört odakta toplandığını göstermektedir. Evde birlikte oyun kısa ama düzenli ritüellerle sürdürülmekte; zaman/yorgunluk engelleri sürekliliği zorlamaktadır. Öğretmenler gözlemci/eşlikçi ve gerektiğinde yapı iskelesi kuran rolleriyle oyunu derinleştirmekte, aşırı yapılandırma akışı zayıflatmaktadır. Dış mekân ve riskli oyunda güvenlik, veli beklentisi ve mekânsal olanaklar belirleyicidir. Dijital dengede ekranın azaltılması, açık hava ve akran etkileşiminin artırılması öne çıkan stratejilerdir; farklılaşmalar oyunun nasıl ve hangi koşullarda desteklendiği etrafında şekillenmektedir. Sonuç olarak, iki ülkede oyunun gelişimsel değeri konusunda güçlü bir uzlaşı vardır; farklılaşmalar oyunun ne kadar, nerede ve nasıl/kim tarafından desteklendiğinde yoğunlaşır. Farklılıkların program baskısı, veli beklentisi ve mekânsal olanaklarla ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Bulgular; evde oyuna daha fazla zaman ayrılmasını, materyallerin düzenli gözden geçirilmesini ve oyun sırasında iletişimi güçlendiren yaklaşımların kullanılmasını önermektedir.
Özet (Çeviri)
This study compares parents' and preschool teachers' perceptions of play in Türkiye and Germany within a cross-cultural design. It aims to identify where beliefs and practices about the place and function of play in early childhood converge or diverge. Using a mixed-methods design approach, data were collected in the 2024–2025 school year from parents of children aged 0-6 and preschool teachers, comprising quantitative (Play Perception Scale and demographic forms) and qualitative (responses to open-ended questions) components; quantitative data were analysed, after assumption checks, with appropriate parametric or non-parametric tests, and qualitative data were examined through descriptive analysis. Quantitative results across three subdimensions—function & interest/curiosity/exploration, originality & purpose, and nature & source—show strong endorsement in both countries for play's contributions to cognitive, socio-emotional and language development. Yet significant country differences emerged. In function/interest, views differed on balancing screen-based activities and on allocating dedicated time and materials at home. In originality/purpose, opinions diverged on integrating play into daily classroom flow and on the extent to which“play = learning.”In nature/source, positions varied regarding the balance between child initiative and adult scaffolding. Demographically, parents' gender, age and education, and teachers' gender, age, education and tenure influenced scores; some contrasts were significant while others were negligible. Several country - demography interactions indicate that perceptions are shaped by a contextual blend rather than a single factor. Qualitative findings indicate that responses to ten open-ended questions reflect a broad consensus in both countries on the developmental value of play and that practice clusters around four foci. At home, co-play is sustained through short but regular routines, though time and fatigue hinder continuity. Teachers report that an observer–companion role with light scaffolding deepens play, whereas over-structuring weakens its flow. For outdoor/risky play, safety expectations, parental concerns, and spatial affordances are decisive. Regarding digital balance, strategies prioritise reducing screen time and increasing outdoor and peer interaction; differences primarily concern how and under what conditions play is supported. In conclusion, there is strong consensus in both countries regarding the developmental value of play; differences concentrate on how much, where, and how/by whom play is supported. These differences are thought to be related to curriculum pressure, parental expectations, and the availability of physical space and resources. The findings suggest allocating more time for play at home, regularly reviewing and rotating play materials, and using communication-enhancing approaches during play.
Benzer Tezler
- İletişim becerileri konusunda ebeveynlere verilen eğitimin iletişim çatışmalarına girme eğilimi üzerindeki etkisi
Başlık çevirisi yok
A. ZEYNEP IŞIK
- F.Almanya ve Türkiye'de okul öncesi eğitimi alan 4-6 yaşlar arası Türk çocuklarının dil gelişim düzeylerinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
HATİCE POYRAZ
- Riskli oyunun Türkiye ve Almanya'daki doğa temelli anaokullarında karşılaştırmalı olarak incelenmesi
A comparative study of risky play in nature-based preschools in Turkey and Germany
UMAY HAZAR DENİZ
Doktora
Türkçe
2023
Eğitim ve ÖğretimPamukkale ÜniversitesiTemel Eğitim Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATMA NİLGÜN CEVHER KALBURAN
- Potentialities for and limits to inclusion by education: The case of Syrian children's education in Turkey and child labour
Eğitim tarafından içermede potansiyeller ve limitler: Türkiye'deki Suriyeli çocukların eğitimi ve çocuk işçiliği
YASEMİN KIZILOĞLU
Yüksek Lisans
İngilizce
2021
Sosyal HizmetOrta Doğu Teknik ÜniversitesiSosyal Politika Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET OKYAYUZ