Geri Dön

Metabolic dysfunction-Associated steatotic liver disease (MASLD) tanılı hastalarda serum ürik asit ve lipit düzeylerinin hastalığın şiddetiyle ilişkisi ve USG ile MRI görüntüleme yöntemlerinin karşılaştırılması

Evaluation of the association between serum uric acid and lipid levels and disease severity in patients diagnosed with metabolic dysfunction–Associated steatotic liver disease (MASLD), and comparison of ultrasonography and magnetic resonance imaging methods

  1. Tez No: 987783
  2. Yazar: HÜMEYRA AKTEPE ÜNAL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SEVİL UYGUN İLİKHAN, DR. PELİN YUMUŞAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
  6. Anahtar Kelimeler: MASLD, SUA, lipit, USG, MRI-PDFF, FIB-4 indeks, MASLD, SUA, lipid, ultrasonography, MRI-PDFF, FIB-4 index
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Metabolic dysfunction–Associated Steatotic Liver Disease (MASLD), karaciğer parankiminin %5'inden fazlasında yağ birikimi (steatoz) saptanması ve bununla birlikte en az bir metabolik disfonksiyon göstergesinin (örneğin tip 2 diyabet, obezite, hipertansiyon, dislipidemi veya insülin direnci) bulunmasıyla tanımlanan, metabolik kökenli steatotik karaciğer hastalığıdır. Dünya genelinde prevalansı gittikçe artmaktadır ve bu artışın diyabet, obezite, metabolik sendrom gibi çeşitli faktörlerle ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmamızda MASLD tanılı hastalarda serum ürik asit ve lipit profilinin B-mod Ultrasonografi (USG) steatoz dereceleri, MRIPDFF değerleri ile FIB-4 indeks risk kategorileri ile ilişkisini incelemeyi; korelasyon saptanması halinde bu parametrelerin hastalığın tanı ve takibinde prediktif bir değer olup olmadığını değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışmaya Ankara Bilkent Şehir Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji polikliniklerine başvuran 261 MASLD tanılı hasta dahil edildi. Katılımcılar B-mod Ultrasonografi (USG) steatoz dereceleri, MRI-PDFF, FIB-4 indeks risk kategorilerine göre gruplandırıldı. Bu gruplar arasında hastaların demografik, klinik ve laboratuvar sonuçları karşılaştırıldı. Bulgular: MASLD tanılı erkek hastalarda ortalama yaş 46.4 iken kadın hastalarda yaş ortalaması 49.4 idi. Çalışmadaki katılımcıların 92 'si kadın (%35, 2), 169 'u erkektir(%64, 8). Vücut kitle indeksi ortancası 28, 1 (26, 0-30, 9), bel/kalça oranı ortancası 0.90 (0.85-0.93) idi. Diyabet hastaların 93'ünde (%35, 6) görüldü ve FIB-4 index risk kategorilerine göre yüksek riskli grupta daha fazlaydı.(p<0.001) NLR, PLR, ALP, GGT, GPR, Total Kolesterol, HDL, LDL, n-HDL B-mod USG steatoz dereceleri ile karşılaştırıldığında aralarında anlamlı fark saptanmadı. (sırasıyla, p=0.40, p=0.86, p=0.48, p=0.11, p=0.40, p=0.22, p=0.12, p=0.54, p=0.06) NLR, PLR, AAR, ALP, GGT, GPR, HDL, LDL MRI-PDFF kategorileri ile karşılaştırıldığında aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark görülmedi.(sırasıyla, p=0.19, p=0.59, p=0.20, p=0.40, p=0.27, p=0.50, p=0.25, p=0, 14) NLR, ALP, ürik asit, Total kolesterol, trigliserid, LDL, VLDL, n-HDL, UHR ile FIB-4 indeks risk kategorileri arasında anlamlı ilişki görülemedi. ( sırasıyla, p=0.47, p=0.06, viii p=0.90, p=0.73, p=0.33, 0, 84, p=0.33, p=0.92, p=0, 05 ) Kadın hastalarda SUA düzeyi ile B-mod USG, MRI-PDFF, FIB-4 indeks arasında istatistiksel olarak anlamlı fark görülmedi. (sırasıyla, p=0.28, p=0.24, p=0.99) Erkek hastalarda SUA düzeyi ile FIB-4 indeks arasında anlamlı ilişki saptanmadı. (p=0.87) FIB-4 indeks risk kategorileri B-mod USG steatoz dereceleri ve MRI-PDFF sınıflaması ile karşılaştırıldığında anlamlı fark saptanmadı. (sırasıyla, p=0.31, p=0.23) Sonuç: Tez çalışmamızda MASLD tanılı erkek hastalarda SUA düzeyi ile Bmod Ultrasonografi (USG) steatoz derecesi ve MRI-PDFF arasında pozitif korelasyon olduğu, SUA düzeyinin B-mod USG ile belirlenen steatoz derecesinin bağımsız bir prediktif değer olabileceği saptanmıştır. Ayrıca erkek hastalarda SUA düzeyleri normal aralıkta bulunmasına rağmen steatoz derecesinin artması ile serum ürik asit değerinin artış eğiliminde olduğu ve SUA düzeylerinin cinsiyete özgü kesim noktaları belirtilerek klinik olarak anlam taşıyabileceği belirtilmiştir. Çalışmamızda UHR'nin USG temelli ölçümlere göre Manyetik Rezonans (MR) temelli yöntemlerle ölçülen steatozu öngörmede daha güvenilir bir parametre olduğu düşünülmektedir. Çalışmamızda trigliserit düzeyi ile B-mod USG steatoz dereceleri ve MRI-PDFF sınıflaması arasında pozitif korelasyon görülürken; FIB 4 indeks risk kategorileri ile arasında anlamlı ilişki görülememiştir. B- mod USG ve MRI-PDFF arasında anlamlı ilişki olduğu görülürken, FIB-4 indeks ile aralarında korelasyon saptanmamıştır. Bu çalışmanın kısıtlılıkları arasında tek merkezli olması, hasta sayısının sınırlı kalması ve retrospektif tasarımı nedeniyle farklı radyologlar tarafından değerlendirmelerin yapılmış olması yer almaktadır. Bu çalışma, literatürde ilk kez B-mod USG, MRIPDFF ve FIB-4 indeks risk kategorilerini biyokimyasal parametrelerle birlikte değerlendiren çalışmalardan biridir. Daha geniş katılımlı, prospektif ve çok merkezli çalışmaların bu sonuçların genellenebilirliğini artıracağı düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Metabolic dysfunction–Associated Steatotic Liver Disease (MASLD) is defined as a metabolic-origin steatotic liver disease characterized by fat accumulation (steatosis) involving more than 5% of the hepatic parenchyma, together with at least one indicator of metabolic dysfunction, such as type 2 diabetes, obesity, hypertension, dyslipidemia, or insulin resistance.The global prevalence of MASLD is steadily increasing, which is thought to be associated with factors such as diabetes, obesity, and metabolic syndrome. In this study, we aimed to investigate the relationship between serum uric acid levels and lipid profile with B-mode ultrasonography (USG) steatosis grades, MRI–PDFF values, and FIB-4 index risk categories in patients diagnosed with MASLD, and to evaluate whether these parameters may serve as predictive markers in the diagnosis and follow-up of the disease. Materials and Methods: This retrospective cross-sectional study included 261 patients diagnosed with MASLD who were admitted to the Internal Medicine and Gastroenterology outpatient clinics of Ankara Bilkent City Hospital. Participants were grouped according to B-mode ultrasonography (USG) steatosis grades, MRI–PDFF values, and FIB-4 index risk categories. Demographic, clinical, and laboratory findings of the patients were compared among these groups. Results: In male patients diagnosed with MASLD, the mean age was 46.4 years, while in female patients, the mean age was 49.4 years. Among the study participants, 92 were women (35.2%) and 169 were men (64.8%). The median body mass index (BMI) was 28.1 (26.0–30.9), and the median waist-to-hip ratio was 0.90 (0.85–0.93). Diabetes was observed in 93 patients (35.6%) and was more prevalent in the high-risk group according to FIB-4 index risk categories (p < 0.001). When NLR, PLR, ALP, GGT, GPR, total cholesterol, HDL, LDL, and non-HDL were compared according to B-mode ultrasonography (USG) steatosis grades, no significant differences were found (respectively, p = 0.40, p = 0.86, p = 0.48, p = 0.11, p = 0.40, p = 0.22, p = 0.12, p = 0.54, p = 0.06). When NLR, PLR, AAR, ALP, GGT, GPR, HDL, and LDL were compared according to MRI-PDFF categories, no statistically significant differences were observed (respectively, p = 0.19, p = 0.59, p = 0.20, p = 0.40, p = 0.27, p = 0.50, p = x 0.25, p = 0.14). There was no significant association between NLR, ALP, uric acid, total cholesterol, triglycerides, LDL, VLDL, non-HDL, UHR and FIB-4 index risk categories (respectively, p = 0.47, p = 0.06, p = 0.90, p = 0.73, p = 0.33, p = 0.84, p = 0.33, p = 0.92, p = 0.05). In female patients, there were no statistically significant differences between serum uric acid (SUA) levels and B-mode USG, MRI-PDFF, or FIB-4 index (respectively, p = 0.28, p = 0.24, p = 0.99). In male patients, there was no significant relationship between SUA level and the FIB-4 index (p = 0.87). When FIB-4 index risk categories were compared with B-mode USG steatosis grades and MRI-PDFF classification, no significant differences were observed (respectively, p = 0.31, p = 0.23). Conclusion:In our thesis study, it was determined that in male patients diagnosed with MASLD, there was a positive correlation between serum uric acid (SUA) levels and both B-mode ultrasonography (USG) steatosis grade and MRI-PDFF. The SUA level was found to be an independent predictive factor for the degree of steatosis determined by Bmode USG. Furthermore, although SUA levels were within the normal range in male patients, an increasing trend in SUA was observed with higher steatosis grades, suggesting that SUA levels may have clinical significance when evaluated according to gender-specific cutoff values. In our study, it was also observed that the uric acid to HDLcholesterol ratio (UHR) may be a more reliable parameter for predicting steatosis measured by magnetic resonance (MR)-based methods compared to USG-based measurements. A positive correlation was found between triglyceride levels and both Bmode USG steatosis grades and MRI-PDFF classifications; however, no significant association was found between triglycerides and FIB-4 index risk categories. While a significant correlation was detected between B-mode USG and MRI-PDFF, no correlation was observed between FIB-4 index and these imaging-based steatosis measurements. The limitations of this study include its single-center design, the limited number of patients, and the retrospective nature, which resulted in evaluations being performed by different radiologists. This study is among the first in the literature to evaluate B-mode USG, MRI-PDFF, and FIB-4 index risk categories together with biochemical parameters. It is suggested that larger, prospective, and multicenter studies will enhance the generalizability of these findings.

Benzer Tezler

  1. Metabolik disfonksiyon ile ilişkili steatotik karaciğer hastalığında serum ve idrar uromodulin düzeylerinin böbrek fonksiyonları ile ilişkisi

    Evaluation of the relationship between serum and urinary uromodulinlevels and renal function in metabolic dysfunction–associated steatotic liver disease

    SARENUR KARLIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    GastroenterolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HACI HASAN YETER

  2. Psöriazis ve psöriatik artrit tanılı hastalarda metabolik disfonksiyon ilişkili hepatosteatoz gelişme sıklığı ve etkili risk faktörleri

    Incidence and effective ri̇sk factors of metabolic dysfunction-associated steatotic liver disease development in patients diagnosed with psoriasis and psoriatic arthritis

    ŞEYMA BETÜL GÖREN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SELİME ERMURAT

    UZMAN AYŞE GÖKÇE

  3. Metabolik disfonksiyon ilişkili steatotik karaciğer hastalığına bağlı hepatosellüler karsinoma tanısı alan hastalarda ve sağlıklı kontrollerde serum vaspin ve visfatin düzeylerinin araştırılması

    Investigation of serum vaspin and visfatin levels in patients diagnosed with hepatocellular carcinoma secondary to metabolic dysfunction-associated steatotic liver disease and in healthy controls

    FATMA BÜRDE ULUKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    OnkolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUHAMMED BÜLENT AKINCI

    DOÇ. DR. BETÜL ERİŞMİŞ

  4. Metabolik disfonksiyon ilişkili yağlı karaciğer hastalığı(MASLD) olanlarda ursodeoksikolik asit tedvisinin serum hepassocin, clusterin ve IL-6 üzerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    MERVE ERTUĞ İLHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    GastroenterolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BANU DEMET ÖZEL COŞKUN

    DR. NAZLI PELİN KIRKAYAK

  5. Metabolik disfonksiyon ilişkili yağlı karaciğer hastalığında aralıklı açlığın etkileri

    Effects of intermittent fasting in metabolic dysfunction associated fatty liver disease

    TUĞÇE ÖZLÜ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Beslenme ve DiyetetikSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ELVAN YILMAZ AKYÜZ