Geri Dön

Türk çocuklarında tükürük antimikrobiyal peptitleri ile şiddetli erken çocukluk çağı çürüklerinin ilişkisinin değerlendirilmesi

Evaluation of the relationship between salivary antimicrobial peptides and severe early childhood caries in Turkish children

  1. Tez No: 987827
  2. Yazar: ASLIHAN ÖZBİLGEN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ BAŞAK GÜNAY
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Erken çocukluk çağı çürüğü, Histatin-5, Beta-defensin-3, Katelisidin LL-37, Streptococcus mutans, Candida albicans, Early Childhood Caries, Histatin-5, Beta-Defensin-3, Cathelicidin LL-37, Streptococcus mutans, Candida albicans
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Erken çocukluk çağı çürüğü (EÇÇ), küçük yaştaki çocuklarda çok sık görülen ve çeşitli problemlere yol açan enfeksiyöz bir hastalıktır. Çocuklarda çürük riskinin erken dönemde belirlenip, çürükler oluşmadan önlenmesi ve ilerleyen dönemlerde meydana gelebilecek çürüklerin engellenmesi açısından büyük önem taşır. Günümüzde, tükürükte bulunan antimikrobiyal peptitlerinin çürük riskine etkisi, merak edilen güncel bir konu haline gelmiştir ve bu konuda çocuklar üzerinde yapılan sınırlı sayıda çalışma mevcuttur. Çalışmamızda 3-6 yaş arasında şiddetli erken çocukluk çağı çürüğü (Ş-EÇÇ) bulunan ve diş çürüğü bulunmayan toplam 50 çocuğun tükürük katelisidin (LL-37), histatin-5 (HST-5), insan beta-defensin-3 (hBD-3) peptit seviyeleri ile tükürük Streptococcus mutans ve Candida albicans seviyeleri karşılaştırılması amaçlanmaktadır. Çalışmamızda Ş-EÇÇ bulunan 25 çocuk çalışma grubuna, diş çürüğü bulunmayan 25 çocuk da kontrol grubuna dahil edildi ve çocukların ağız içi muayeneleri yapılarak, çürük, kayıp ve dolgulu diş sayısı (dmft) (decayed missing filling teeth) ve ICDAS (Uluslararası Çürük Belirleme ve Değerlendirme Sistemi) skorları kaydedildi. Velilere çocuklarının beslenme alışkanlıkları, oral hijyen alışkanlıkları, sosyoekonomik faktörleri ve çocuğun doğumu ile faktörleri değerlendiren anket soruları uygulandı. Ayrıca diş çürüğüne bağlı yaşam kalitesini değerlendiren Erken Çocukluk Çağı Ağız Sağlığı Etki Ölçeği (ECOHIS) uygulandı. Her iki gruptaki çocuklardan toplanan stimüle edilmemiş tükürükteki katelisidin LL-37, HST-5, hBD-3 antimikrobiyal peptit, Streptococcus mutans ve Candida albicans seviyeleri, tükürük pH'ı ve tamponlama kapasitesi incelenmiştir. Elde edilen verilerin istatistiksel analizleri için IBM SPSS Statistics 22 programı kullanıldı. Yapılan analizler sonucu tükürük parametreleri incelendiğinde, çalışma grubunda tükürük Streptococcus mutans ve Candida albicans seviyeleri kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Tükürük LL-37, hBD-3 ve HST-5 antimikrobiyal peptit seviyeleri kontrol grubunda çalışma grubuna kıyasla yüksek bulunmuştur ve ancak sadece LL-37 seviyelerinde istatiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Tükürük LL-37 peptit seviyeleri ile Streptococcus mutans ve Candida albicans seviyeleri arasında anlamlı düzeyde negatif korelasyon saptanmıştır. HST-5 ve hBD-3 peptit seviyeleri ile Streptococcus mutans ve Candida albicans seviyeleri arasında anlamlı ilişki tespit edilmemiştir. Tükürük pH seviyelerinde gruplar arası anlamlı fark bulunmamıştır. Tükürük tamponlama kapasitesi çalışma grubunda kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde daha düşük saptanmıştır. Tükürük pH ve tamponlama kapasitesi ile dmft skorları, tükürük Streptococcus mutans ve Candida albicans seviyeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmamıştır. Anket verileri değerlendirildiğinde gruplar arasında doğumla ilgili faktörler, sosyoekonomik faktörler, beslenme alışkanlıkları ve oral hijyen alışkanlıkları bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bu faktörler ile dmft skorları arasında da anlamlı fark gözlenmemiştir. Sadece günde 3'ten sık şeker içeren yiyecek veya içecek tüketimi, çalışma grubunda kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Ayrıca ilk dişin sürmesinden itibaren diş fırçalama durumu, çalışma grubunda kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur. Beslenme alışkanlıkları ve oral hijyen alışkanlıkları ile tükürük Streptococcus mutans ve Candida albicans seviyeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmamıştır. Sadece çalışma ve kontrol grubunda günde 3'ten fazla şeker içeren yiyecek ya da içecek tüketen tüm çocuklarda, tükürük Streptococcus mutans seviyeleri istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Çalışma grubunda ECOHIS skorları kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur ve ECOHIS skorları ile dmft skorları arasında anlamlı düzeyde pozitif korelasyon tespit edilmiştir. Sonuç olarak çalışmamız antimikrobiyal peptitlerin EÇÇ'ye karşı koruyucu bir faktör olabileceğini konusunda fikir oluştursa da tükürük antimikrobiyal peptitlerinin çürük biyobelirteci olarak kullanılabilmesi ve modülasyonlarının terapötik fayda sağlayıp sağlamadığının doğrulanması için daha geniş popülasyonlarda gerçekleştirilecek daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Özet (Çeviri)

Early Childhood Caries (ECC) is an infectious disease that is very common among young children and can lead to various problems. Identifying caries risk in children at an early stage, preventing caries before they occur, and stopping the progression of potential caries in later stages is of great importance. Today, the effect of antimicrobial peptides found in saliva on caries risk has become a current topic of interest, yet there are only a limited number of studies on this subject involving children. In our study, we aim to compare the salivary levels of cathelicidin (LL-37), histatin-5 (HST-5), and human beta-defensin-3 (hBD-3) peptides, as well as the levels of Streptococcus mutans and Candida albicans in saliva, among a total of 50 children aged 3-6 years—specifically, those with severe early childhood caries (S-ECC) and those without any dental caries. In our study, 25 children with S-ECC were included in the study group, while 25 caries-free children formed the control group. The children underwent oral examinations, and the number of decayed, missing, and filled teeth (dmft), as well as the International Caries Detection and Assessment System (ICDAS) scores, were recorded. A questionnaire was administered to parents to evaluate their children's dietary habits, oral hygiene practices, socioeconomic factors, and birth history. Additionally, the Early Childhood Oral Health Impact Scale (ECOHIS) was used to assess the impact of caries on quality of life. Unstimulated saliva samples were collected from both groups to analyze the levels of cathelicidin LL-37, HST-5, hBD-3, Streptococcus mutans, Candida albicans, as well as salivary pH and buffering capacity. Statistical analysis was performed using IBM SPSS Statistics 22. Upon analyzing the saliva parameters, it was found that the levels of Streptococcus mutans and Candida albicans in the saliva were significantly higher in the study group compared to the control group. The levels of LL-37, hBD-3, and HST-5 antimicrobial peptides were higher in the control group than in the study group, but a statistically significant difference was observed only for LL-37 levels. A significant negative correlation was found between salivary LL-37 peptide levels and the levels of Streptococcus mutans and Candida albicans. However, no significant relationship was identified between the levels of HST-5 and hBD-3 peptides and these microorganisms. There was no statistically significant difference in saliva pH levels between the groups. However, the salivary buffering capacity was significantly lower in the study group compared to the control group. No significant correlation was found between saliva pH, buffering capacity, and dmft scores, nor between the levels of Streptococcus mutans and Candida albicans in saliva.When evaluating the survey data, no statistically significant differences were found between the groups regarding birth-related factors, socioeconomic status, dietary habits, and oral hygiene practices. Similarly, there was no significant difference between these factors and dmft scores. However, the consumption of foods or drinks containing sugar more than three times a day was significantly higher in the study group compared to the control group. Additionally, tooth brushing starting from the eruption of the first tooth was significantly lower in the study group than in the control group.No statistically significant relationship was found between dietary and oral hygiene habits and the levels of Streptococcus mutans and Candida albicans in saliva. However, in both groups, children who consumed sugary foods or drinks more than three times a day had significantly higher levels of Streptococcus mutans in their saliva. ECOHIS scores were significantly higher in the study group compared to the control group, and a significant positive correlation was found between ECOHIS scores and dmft scores. In conclusion, while our study suggests that antimicrobial peptides may be a protective factor against ECC, further studies with larger populations are needed to confirm the use of salivary antimicrobial peptides as biomarkers for caries and to determine whether their modulation may provide therapeutic benefits.

Benzer Tezler

  1. Beyaz peynir ve şekersiz yoğurdun karyojenik potansiyelinin incelenmesi

    Assessment of cariogenic potantial of white cheese and sugarless yoghurt

    IŞIL ŞAROĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Diş HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Pedodonti Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ŞAZİYE ARAS

  2. Tüm genom transkript profillemesiyle non-sendromik premaksiller artı diş olgularında yeni aday genlerin araştırılması

    A genome-wide transcript profilling assay for new candidate genes in patients with non-syndromic premaxillary supernumerary teeth

    BARHAN PEKEL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Diş HekimliğiMarmara Üniversitesi

    Pedodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ RECAİ MENTEŞ

    PROF. DR. BELGİN SÜSLEYİCİ DUMAN

  3. Oral health status and treatment needs of children with Cerebral palsy in İstanbul (Turkey)

    Türkiye İstanbul şehrindeki tedavi gerektiren Serebral palsy li çocuklarda ağız ve diş sağlığı durumu

    JOLITA RIZGELYTE DELİGÖZ

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2017

    Diş HekimliğiMarmara Üniversitesi

    Pedodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞEMSA İLKNUR TANBOĞA

    DOÇ. DR. VİLMA BRUKİENE

  4. Differential expression of proteins in active and inactive phases of Behçet's syndrome

    Behçet sendromunun aktif ve inaktif fazlarında farklı protein ekspresyonları

    KIYMET ASLI KİREÇTEPE AYDIN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2019

    Tıbbi Biyolojiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Moleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. EDA TAHİR TURANLI

  5. Özel yetenekli çocuklarda neuregulın-1 geni rs6994992 polimorfizminin araştırılması

    Investigation of neuregulin-1 gene rs6994992 polymorphism in children with special skilss

    TUĞBA BÜŞRA BAYRAM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    GenetikKocaeli Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FİKRİYE POLAT