İnvaziv meme kanserli hastalarda meme koruyucu cerrahi uygulanmasında kullanılan tekniklerin cerrahi sınır pozitifliğine etkileri
The effects of techniques used in breast conserving surgery on surgical margin positivity in patients with invasive breast cancer
- Tez No: 988384
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SERVET KOCAÖZ, DR. SEÇİL GÜNDOĞDU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Son yıllarda meme kanseri tedavisinde, mastektomiye alternatif olarak meme koruyucu cerrahi (MKC) ve onkoplastik cerrahi yöntemlerin kullanımı artış göstermektedir. Bu yaklaşımlar, adjuvan radyoterapi ile desteklendiğinde, hastaların sağ kalım oranları açısından mastektomiye benzer ya da daha olumlu sonuçlar verebilmektedir. Ancak MKC uygulanan olgularda, cerrahi sınırların tümör hücrelerinden arındırılmamış olması, lokal nüks riskini anlamlı şekilde artırmaktadır. Bu nedenle, cerrahi sınırların temiz olması, uzun vadeli başarılı bir onkolojik sonuç açısından temel bir gerekliliktir. Cerrahi sınır pozitifliğini engellemek için birçok operasyon tekniği ve kullanılabilecek destek yöntemler olmasına rağmen bu durum önemli bir cerrahi sorun olmaya devam etmektedir. Bu çalışmamızdaki ana amaç prospektif olarak incelenen tek merkezde yapılan meme koruyucu cerrahisi ameliyatlarında rezidüel hastalık için ikincil bir ameliyat ihtiyacını ortadan kaldıracak doğru operasyon tekniğini tespit etmektir. Gereç- Yöntem: Çalışmamızda 15 Ocak 2025 ve 15 Temmuz 2025 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde tel ile işaretli meme koruyucu cerrahi uygulanması planlanan 157 hasta çalışmaya alındı. Çalışma kapsamında hastaların arşiv numaraları, hastaların yaşı, yapılan ameliyatın tekniği, tümörün derecesi, en uzun tümör boyutu, neoadjuvan radyoterapi ve kemoterapi varlığı, rezeksiyonun boyutu, cerrahi sınır durumu, tümörün cerrahi sınırdan en yakın uzaklığı, DCIS varlığı, tümörün areolaya uzaklığı prospektif olarak toplanarak değerlendirilmiştir. Materyal Metod: Çalışmaya her grupta 65'er hastadan toplamda 195 hasta rastgele gruplara dağıtılarak hastalar ile yapılacak işlem hakkında bilgilendirme yapıldı, hastalardan onam alındı. Her grupta 65'er hasta planlanmış ancak ameliyat sırasında bazı hastalar için mastektomi planı, operasyonun iptal olması gibi durumlar oluşması nedeniyle hasta gruplarında sayısal farklılık oluşmuştur. vii Bulgular: USG eşliğinde tel ile işaretleme ile MKC Grubunun cerrahi sınıra 1 mm'den daha yakın veya pozitif olan yakınlık oranı %29,2 iken kavite tıraşlama grubunda tıraşlama öncesi %19,4 (kavite tıraşlama işlemi sonrasında cerrahi sınır pozitiflik oranı sıfıra inmiştir), USG ile iz düşüm işaretleme grubunda %11,5 olarak tespit edilmiştir (p=0,049). Her üç işlemde de çıkarılan spesimen hacimleri değerlendirildiğinde belirgin bir fark olmadığı saptandı. Hastaların yaşları, tümörün derecesi, rezeksiyonun boyutu, kitlenin bulunduğu kadran, DCIS varlığı ve tümörün areolaya uzaklığı açısından karşılaştırıldığında her üç grupta da anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç: Meme koruyucu cerrahi uygulanan hastalarda, preoperatif dönemde memedeki kitlenin stereotaktik işaretlenmesi sonrası, USG ile bakıldığında yapısal bozulma gösteren meme dokusu alanlarını içeren alanların iz düşümünün cilt üzerinde çizilmesi cerrahi sınır pozitifliğini azaltan değerli bir yöntem olduğu görülmektedir.
Özet (Çeviri)
Aim: In recent years, breast-conserving surgery (BCS) and oncoplastic surgical techniques have increasingly been used as alternatives to mastectomy in the treatment of breast cancer. When supported with adjuvant radiotherapy, these approaches can provide survival outcomes comparable to, or even better than, those of mastectomy. However, in cases where BCS is performed, the presence of tumor cells at the surgical margins significantly increases the risk of local recurrence. Therefore, achieving tumor-free surgical margins is a fundamental requirement for long-term successful oncological outcomes. Although numerous operative techniques and adjunctive methods are available to prevent margin positivity, this issue remains a major surgical challenge. The primary aim of this study is to determine the optimal surgical technique that can eliminate the need for secondary surgery due to residual disease in prospectively evaluated breast-conserving surgeries performed at a single center. Materials and Methods: In our study, 157 patients who were scheduled to undergo wire-guided breast-conserving surgery between January 15, 2025, and July 15, 2025, at the General Surgery Clinic of Ankara Bilkent City Hospital were included. Within the scope of the study, the following data were prospectively collected and evaluated: patients' archive numbers, age, surgical technique performed, tumor grade, maximum tumor diameter, presence of neoadjuvant radiotherapy and chemotherapy, resection size, surgical margin status, shortest distance between the tumor and the surgical margin, presence of DCIS, and the distance of the tumor from the areola. A total of 195 patients, with 65 patients allocated to each group, were randomly assigned to the study groups. All patients were informed about the planned procedure, and informed consent was obtained. Although 65 patients were initially planned for each group, numerical differences occurred between the groups due to intraoperative changes such as the decision to perform mastectomy in some patients or the cancellation of the operation. ix Results: In the group with wire localization under US guidance, the rate of margins being closer than 1 mm or positive was 29.2%, whereas in the cavity shaving group it was 19.4% before shaving (after the cavity shaving procedure, the rate of positive surgical margins dropped to zero), and 11.5% in the US-guided projection marking group (p=0.049). When the specimen volumes excised in all three procedures were compared, no significant difference was found. When patients' age, tumor grade, extent of resection, tumor location by quadrant, presence of DCIS, and tumor-to-areola distance were compared, no statistically significant differences were found among the three groups (p>0.05). Conclusion: In patients undergoing breast-conserving surgery, it has been observed that, following preoperative stereotactic localization of the breast lesion, marking the skin projection of areas of breast tissue showing structural distortion on ultrasound represents a valuable method for reducing surgical margin positivity.
Benzer Tezler
- Meme koruyucu cerrahi uygulanan invaziv meme kanserli hastalarda cerrahi sınır pozitifliğini etkileyen faktörler
Factors affecting surgical margin positivity in invasive breast cancer patients undergoing breast-conserving surgery
UMUT İRFAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
Genel CerrahiSağlık Bilimleri ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. SERVET KOCAÖZ
- Meme koruyucu cerrahi ve radyoterapi uygulanan erken evre (I-II) meme kanserli hastalarda lokal kontrol ve kozmetik sonuçlar
The Local control and cosmetic outcome of the patients with early stage (I-II) breast cancer whom treated with conservative surgery and radiotherapy
H. MURAT ÇALOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2000
Onkolojiİstanbul ÜniversitesiRadyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MAKTAV DİNÇER
- Opere meme kanserli hastalarda cerrahi sınır yakınlığı/ pozitifliği üzerine etkili klinik ve patolojik parametreler
Clinical and pathologic parameters affecting positivite surgical margin / closesurgical margin in patients right breast cancer
NURAY BALİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
OnkolojiEskişehir Osmangazi Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. BÜLENT YILDIZ
- Meme kanseri nedeniyle meme koruyucu cerrahi yapılan hastalarda ekstensif intraduktal kompenentin lokal nüks etkisi
Influence of the extensive intraductal component on to the local recurrence in breast conserving surgery
SÜLEYMAN ÖZDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
Genel CerrahiAnkara ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEMİH AYDINTUĞ
- Neoadjuvan tedavi verilen meme kanserli hastalarda, tedavi öncesi pet ile belirlenen aksiller lenf nodülü metastaz yoğunluğunun neoadjuvan tedavi sonrası aksiller cerrahi yönteminin seçimine etkisi.
The impact of axillary lymph node metastasis density determined by pre-treatment pet on the selection of axillary surgical method in breast cancer patients after receiving neoadjuvant therapy
LASHA NAKASHIDZE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Genel Cerrahiİstanbul Üniversitesi-CerrahpaşaGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. PINAR ÇİĞDEM KOCAEL