Geri Dön

Yağ grefti canlılığı üzerinde adipöz kökenli stromal vasküler fraksiyon ile emilebilir poli-4 hidroksibütirat ve polikaprolakton iskelelerin karşılaştırılması

Comparison of adipose-derived stromal vascular fraction with biodegradable poly-4-hydroxybutyrate and polycaprolactone scaffolds on fat graft viability

  1. Tez No: 988684
  2. Yazar: SÜLEYMAN SAVRAN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ABBAS AL-BAYATI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Başkent Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Günümüzde biyobozunur iskeleler, yağ greftlerinin hacim kaybını azaltma ve rejeneratif kapasiteyi artırma potansiyelleri nedeniyle estetik ve rekonstrüktif cerrahide giderek daha fazla araştırılmaktadır.Bu çalışmada, emilebilir poli-4-hidroksibütirat (P4HB) ve polikaprolakton (PCL) iskelelerin, adipöz kökenli stromal vasküler fraksiyon (ADSVF) ile kombine edilmiş yağ greftlerinin canlılığı ve doku rejenerasyonu üzerindeki etkilerinin karşılaştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Toplam 26 erişkin dişi Sprague Dawley sıçanın sırt bölgesinde bilateral subkutan cepler oluşturuldu. Grup 1: Sağ tarafa P4HB + yağ grefti, sol tarafa yalnızca P4HB. Grup 2: Sağ tarafa PCL + yağ grefti, sol tarafa yalnızca PCL. Grup 3: Sağ tarafa PCL + yağ + ADSVF, sol tarafa P4HB + yağ + ADSVF uygulandı. İskeleler 2 cm çapında dairesel olarak hazırlanıp, 90 derecelik bir alan çıkarıldı. 4-0 PDS (Ethicon, ABD) sütür ile koni şekline getirildi. Yağ greftleri üç sıçanın bilateral inguinal bölgeden alınan yağ dokusundan elde edildi. ADSVF tarafımızca tanımlanmış olan protokole göre hazırlandı. Cerrahi işlemler genel anestezi altında, steril koşullarda gerçekleştirildi. Sırtın sağ ve sol tarafına 2 cm çapında cepler işaretlendi ve ceplere ulaşmak için her birinin 1.5 cm inferiorundan 2 cm'lik insizyon yapıldı. Künt diseksiyonla, panniculus carnosus tabakası üzerinde subkutan cepler oluşturuldu. Bu ceplere gruplara uygun şekilde iskele, yağ grefti ve ADSVF konuldu. Post-operatif 4., 8. ve 12. haftalarda makroskopik, volümetrik, histopatolojik (H&E, Trikrom) ve immünohistokimyasal (Perilipin, CD31) incelemeler yapıldı. Ayrıca, bir denekte sedasyon altında ultrason elastografi, bilgisayarlı tomografi ve MRG ile radyolojik değerlendirme gerçekleştirildi. Bulgular: PCL iskele uygulanan örneklerde, P4HB iskeleye kıyasla boyut ve hacim olarak daha büyük saptandı (p<0.05). Histopatolojik değerlendirmede genel karşılaştırmalarda iskele tipi, yağ grefti ve ADSVF uygulamalarının oluşturulan yağ dokusu büyüklüğü üzerinde anlamlı fark yaratmadığı gözlenmiştir (p>0.05). Ancak alt grup analizlerinde, PCL + yağ grefti + ADSVF grubunda oluşan yağ dokusu hacmi, P4HB + yağ grefti + ADSVF grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı biçimde daha büyük bulunmuştur (p=0.022). İnflamasyon düzeyleri incelendiğinde, özellikle yağ grefti ve ADSVF uygulanan gruplarda inflamasyon skorlarının anlamlı biçimde daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Vaskülarizasyon açısından, PCL grubunda damar oluşumu P4HB grubuna göre anlamlı derecede fazlaydı (p=0.019). Ayrıca PCL alt gruplarında (PCL, PCL + yağ, PCL + yağ + ADSVF) vaskülarizasyon düzeyinin anlamlı olarak arttığı saptandı (p=0.017). CD31 boyamasıyla değerlendirilen neovaskülarizasyon, yağ grefti uygulanan gruplarda anlamlı biçimde daha yüksek bulundu (p=0.020).Fibrozis ve perilipin ekspresyonu açısından gruplar arasında anlamlı fark izlenmedi (p>0.05). Sonuç: Bu deneysel çalışma, emilebilir P4HB ve PCL iskelelerin yağ greftiyle birlikte kullanıldığında doku hacmini koruma ve vaskülarizasyonu artırma potansiyelini göstermiştir. PCL iskelelerinin daha rijit ve poröz yapısı sayesinde boyut ve hacimde artış ve damar oluşumu için daha uygun bir mikroçevre sağladığı düşünülmektedir. Her iki materyal biyouyumlu olup fibrozis açısından güvenli bulunmuştur. Bu sonuçlar, PCL ve P4HB iskelelerin yağ greftiyle kombinasyonlarının meme cerrahisi ve yumuşak doku rekonstrüksiyonlarında klinik uygulanabilirliğini desteklemektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Bioresorbable scaffolds have recently gained attention in aesthetic and reconstructive surgery due to their potential to minimize fat graft resorption and enhance regenerative capacity. This study aimed to compare the effects of poly-4-hydroxybutyrate (P4HB) and polycaprolactone (PCL) scaffolds, combined with adipose-derived stromal vascular fraction (ADSVF), on fat graft viability and tissue regeneration. Materials and Methods: A total of 26 adult female Sprague Dawley rats were used. Bilateral subcutaneous dorsal pockets were created in each animal. Group 1: Right side: P4HB + fat graft; Left side—P4HB only. Group 2: Right side: PCL + fat graft; Left side—PCL only. Group 3: Right side: PCL + fat graft + ADSVF; Left side—P4HB + fat graft + ADSVF. The scaffolds were prepared in circular shapes (2 cm diameter), trimmed at a 90° angle, and shaped into cones using 4-0 PDS sutures (Ethicon, USA). Fat grafts were obtained from the bilateral inguinal regions of three rats, and ADSVF was isolated according to our previously defined protocol. Under general anesthesia and sterile conditions, 2 cm skin incisions were made 1.5 cm inferior to the designated sites, and subcutaneous pockets were bluntly dissected over the panniculus carnosus. The scaffolds, fat grafts, and ADSVF were placed according to group designations. Macroscopic, volumetric, histopathological (H&E, Trichrome), and immunohistochemical (Perilipin, CD31) analyses were performed at 4, 8, and 12 weeks postoperatively. In one rat, additional ultrasonographic elastography, computed tomography (CT), and magnetic resonance imaging (MRI) were performed under sedation for demonstrative evaluation. Results: In specimens with PCL scaffolds, the constructs were significantly larger in size and volume compared with those containing P4HB scaffolds (p<0.05). In the overall histopathological comparison, scaffold type, fat grafting, and ADSVF application did not produce a statistically significant difference in the amount of newly formed adipose tissue (p>0.05). However, subgroup analysis revealed that the PCL + fat graft + ADSVF group had a significantly greater adipose tissue volume than the P4HB + fat graft + ADSVF group (p=0.022). Inflammation scores were significantly higher in the groups receiving fat graft and ADSVF (p<0.05). In terms of vascularization, vessel formation was significantly greater in the PCL group compared with the P4HB group (p=0.019). Moreover, vascularization levels increased significantly within the PCL subgroups (PCL, PCL + fat, PCL + fat + ADSVF) (p=0.017). CD31 immunostaining revealed that neovascularization was significantly higher in the fat-grafted groups (p=0.020). No statistically significant differences were observed between the groups regarding fibrosis or perilipin expression (p>0.05). Conclusion: This experimental study demonstrated that combining bioresorbable P4HB and PCL scaffolds with fat grafts can enhance tissue volume maintenance and vascularization. The stiffer and more porous structure of PCL scaffolds likely provides a more favorable microenvironment for cell proliferation and angiogenesis. Both materials exhibited excellent biocompatibility and low fibrosis potential. These findings support the potential clinical applicability of PCL and P4HB scaffolds in combination with fat grafts for breast reconstruction and soft-tissue augmentation.

Benzer Tezler

  1. Bağırsak hasar modellerinde kemik iliği mezenkimal kök hücre ve bağırsak mezenkimal kök hücrelerin rejeneratif ve immün modülatuvar etkilerinin karşılaştırılması

    Comparison of regenerative and immune modulatory effecets of bone marrow and intestinal mesenchymal stem cells i intestinal damage models

    BURCU PERVİN

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2025

    BiyolojiHacettepe Üniversitesi

    Kök Hücre Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATİMA AERTS KAYA

  2. Farklı koşul ve sürelerde dondurarak saklamanın yağ grefti ve stromal vasküler fraksiyon (SVF) ürünlerinin hücresel sağ kalımları üzerinde etkilerinin araştırılması

    Investigation of the effects of storage in different conditions and times on cell survival of fat graft and stromal vascular fraction (SVF) products

    MUSTAFA ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiSüleyman Demirel Üniversitesi

    Plastik Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SELMAN HAKKI ALTUNTAŞ

  3. Otolog yağ greftlerinin sağ kalımında astaksantinin etkisi

    The effect of the astaxanthin on survival of autologous fat grafts

    MERT SEÇER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CENGİZ ÇETİN

  4. Mikofenolat mofetil veinsan adipoz doku kaynaklı mezenkimal kök hücrelerin in vitro alloimmünizasyonmodelinde kullanımının CD4(+) T regulatuar hücrelerin proliferasyonu üzerine etkisi

    The effect of mycophenolate mofetil and human adipose tissue derived mesenchymal stem cells on the proliferation of CD4(+) T regulatory cells in in vitro alloimmunisation model

    HÜSEYİN YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Allerji ve İmmünolojiİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TİJEN TEMİZ

  5. Sigara dumanının sıçanlarda yağ dokusu grefti sağ kalımına etkisinin deneysel olarak araştırılması

    Effects of cigarette smoke on fat graft survival in rats, an experimental research

    ALP ERCAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahiİstanbul Üniversitesi

    Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OĞUZ ÇETİNKALE