Geri Dön

İzole Letenneur Tip 1 lateral Hoffa kırıklarında fiksasyon tekniklerinin biyomekanik değerlendirilmesi: Kadavra modeli

Biomechanical evaluation of fixation techniques in isolated Letenneur Type I lateral Hoffa fractures: A cadaveric model

  1. Tez No: 989195
  2. Yazar: ÇAĞATAY BALTACI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MAHMUT KALEM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Hoffa kırığı, Letenneur Tip I, biyomekanik test, plak tespiti, vida tespiti, kadavra modeli, diz cerrahisi, Hoffa fracture, Letenneur Type I, biomechanical testing, plate fixation, screw fixation, cadaveric model, knee surgery
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, izole Letenneur Tip I lateral Hoffa kırıklarının biyomekanik stabilitesine yönelik beş farklı tespit yöntemini, taze donmuş kadavra modelleri üzerinde hem statik hem de dinamik aksiyel yükleme altında karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Toplam 25 taze donmuş distal femur kadavra örnekleri yaş ve cinsiyet açısından homojen olarak beş gruba ayrıldı: (A) iki PA (posteroanterior) vida (6.5 mm), (B) iki AP (anteroposterior) vida (6.5 mm), (C) iki PA vida + posterior 3.5 mm tübüler plak, (D) bir PA vida + lateral 3.5 mm LCP, (E) iki AP vida + lateral horizontal 3.5 mm tübüler plak. Her örnek, servo-hidrolik test cihazında 2500 döngü içeren (5 aşama, 2 Hz) dinamik yükleme ve ardından statik yüklemeye tabi tutuldu. Değerlendirilen parametreler arasında 3 mm deplasmandaki yük, maksimum yük taşıma kapasitesi, maksimum yükte yer değiştirme, rijitlik ve fotogrametrik deplasman yer aldı. Bulgular: Plak destekli gruplar, sadece vida kullanılan gruplara göre anlamlı olarak daha yüksek stabilite sağladı. Maksimum yük taşıma kapasitesi grup C'de 1761.8 ± 299.5 N, grup D'de 1564.4 ± 162.1 N, grup E'de 1571.2 ± 420.8 N olarak ölçüldü; bu değerler yalnız vida kullanılan gruplardan (A: 902.4 ± 522.8 N; B:1088.2 ± 323.1 N) anlamlı olarak yüksekti (p < 0.01). Fotogrametrik deplasman plak destekli gruplarda anlamlı derecede düşüktü (Grup C: 0.32 ± 0.24 mm; Grup E: 0.59 ± 0.58 mm) (p < 0.05). Sadece vida kullanılan gruplar arasında PA ve AP vida konfigürasyonları arasında anlamlı fark saptanmadı (p > 0.05). Sonuç: İzole Letenneur Tip I lateral Hoffa kırıklarında plak ile desteklenen tespit yöntemleri, yalnız vida kullanılan yöntemlere göre üstün biyomekanik stabilite sağlamaktadır. Lateral plak uygulaması, posterior cerrahi yaklaşıma gerek kalmadan benzer stabilite sunmaktadır ve cerrahi invazivliği azaltmaktadır. Ayrıca, PA ve AP vida konfigürasyonlarının benzer performansı, vida yerleşiminin kırık morfolojisine göre esnek şekilde seçilebileceğini göstermektedir. Bu bulgular, cerrahi planlama ve implant seçimi için önemli klinik çıkarımlar sağlamaktadır.

Özet (Çeviri)

Purpose: The aim of this study was to biomechanically evaluate and compare five different fixation techniques for isolated Letenneur Type I lateral Hoffa fractures using a fresh-frozen cadaveric model under both static and dynamic axial loading conditions. Methods: Twenty-five fresh-frozen distal femurs were homogeneously assigned to five groups based on fixation method: (A) two PA screws (6.5 mm), (B) two AP screws (6.5 mm), (C) two PA screws combined with a posterior 3.5 mm tubular plate, (D) one PA screw combined with a lateral 3.5 mm LCP, and (E) two AP screws combined with a lateral horizontal 3.5 mm tubular plate. Specimens underwent dynamic loading (2500 cycles, 5 stages, 2 Hz) followed by static axial loading using a servo-hydraulic testing machine. The parameters evaluated included load at 3 mm displacement, ultimate load, stiffness, and photogrammetric displacement. Results: Plate-augmented constructs demonstrated significantly superior biomechanical stability compared to screw-only constructs. Ultimate load was highest in Group C (1761.8 ± 299.5 N), followed by Group D (1564.4 ± 162.1 N) and Group E (1571.2 ± 420.8 N), all significantly greater than Groups A (902.4 ± 522.8 N) and B (1088.2 ± 323.1 N) (p < 0.01). Photogrammetric displacement was significantly lower in plate-augmented groups (Group C: 0.32 ± 0.24 mm; Group E: 0.59 ± 0.58 mm) (p < 0.05). No statistically significant differences were observed between PA and AP screw configurations in screw-only constructs (p > 0.05). Conclusion: Plate-augmented fixation provides superior biomechanical stability for isolated Letenneur Type I lateral Hoffa fractures compared to screw-only fixation. Lateral plating achieves comparable stability to posterior plating while avoiding the technical challenges and morbidity associated with posterior surgical approaches. Additionally, the comparable performance of PA and AP screw configurations suggests that screw trajectory can be flexibly selected based on fracture morphology. These findings offer clinically relevant guidance for surgical planning and implant selection in the management of these complex fractures.