Primer siliyer diskinezi tanılı hastaların tanı ve izlemindeki klinik ve laboratuvar verilerinin retrospektif olarak incelenmesi
Retrospective examination of clinical and laboratory data at the diagnosis and follow-up of primary ciliary dyskinesia patients
- Tez No: 989939
- Danışmanlar: PROF. DR. HAYRİYE UĞUR ÖZÇELİK
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2023
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Primer siliyer diskinezi (PSD), nadir görülen silyanın yapı ve/veya fonksiyonlarında bozukluk sonucunda mukosiliyer transportun etkilendiği, çoğunlukla otozomal resesif olarak kalıtılan genetik bir hastalıktır. Siliyer disfonksiyon, solunum sistemi başta olmak üzere silyanın görev yaptığı birçok organda işlev bozukluğuna yol açmaktadır. Bu çalışmada multidisipliner tek bir merkez deneyiminin paylaşılması ile ülkemizdeki PSD hastalarının klinik özellikleri ve genetik mutasyonları incelenmiştir. Bu çalışmada, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Bölümünde 1 Ocak 1990- 31 Aralık 2022 tarihleri arasında PSD tanısı ile izlenmekte olan toplam 361 hastadan, 2017 yılı ve sonrasında merkezimize en az bir kez takibe gelmiş olan 145 hasta retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Çalışma grubundaki hastaların 66'sı kız (%45.5), 79'u (%54.5) erkektir. Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 15,91±6,26 yıl, ortanca değeri ise 16,2 yıldır. Hastaların tanı yaşı ortalaması 7.4 yıl, ortanca değeri 7.3 yıldır. Hastalarda tanı yaşı ile; yenidoğan döneminde respiratuvar distres sendromu (RDS) öyküsü (p=0,014), situs inversus totalis varlığı (p=0,001), yenidoğan yoğun bakım ünitesi (YDYBÜ) yatış öyküsü (p=0.000) ve doğumsal kalp hastalığı varlığı (p=0,006) arasında istatistiksel anlamlı ilişki saptanmıştır. Tanı yaşı; yenidoğan döneminde RDS öyküsü (6,75 yıl) olanlarda, situs inversus totalis (4,43 yıl) olanlarda, YDYBÜ yatış öyküsü (6,58 yıl) olanlarda ve doğumsal kalp hastalığı (5,29 yıl) olanlarda daha düşük bulunmuştur. PICADAR skoru ve tanı yaşı arasında negatif yönlü orta düzeyde korelasyon saptanmıştır (p:0.000, r=-0.50). İşitme kaybı ile tekrarlayan kez otitis media geçirmiş olma öyküsü arasında istatistiksel anlamlı pozitif yönlü ilişki bulunmaktadır (p=0,000). Tekrarlayan otitis media görülenlerde işitme kaybı görülme oranı daha yüksektir. Hastaların tanısında, klinik bulguların yanı sıra nazal nitrik oksit (nNO) ölçümü (75), yüksek hızlı videomikroskopi (HSVM) (142), transient elektron mikroskopi (TEM) (3) ve genetik analiz (52) sonuçları incelenmiştir. Genetik analiz yapılan hastaların 8'inde bir patojenik varyant gösterilmiştir. Bu nedenle çalışmaya dahil edilen hastaların 47'si kesin PSD; 98'i olası PSD olarak değerlendirilmiştir. En sık görülen homozigot mutasyonlar sırasıyla; DNAH5 homozigot (26 allel), CCDC40 homozigot (8 allel) ve CCNO homozigot (6 allel) mutasyonu olarak bulunmuştur. Saptanan mutasyonlar, literatürde etkilediği bildirilen proteinlerin lokalizasyonuna göre gruplandırılmıştır: 1)Dış dinein kol (ODA): DNAH5, ODAD1, DNAH11, ARMC4, DNAL1, DNAI1 ve DNAI2; 2)Neksin-dinein regülatör kompleks: CCDC40, CCDC39, DRC1; 3)Sitoplazma proteini: CCNO, DNAAF2, ZMYND10, DNAAF4, DNAH8, DNAH10; 4) Radyal uzantı: RSPH4A, RSPH3; 5) Santral kompleks: HYDIN. Radyal uzantı ve santral kompleks defekti olan hastaların hiçbirinde situs inversus totalis saptanmamıştır. CCNO homozigot ve RSPH3 homozigot mutasyonu olanlarda solunum fonksiyon test değerleri diğer mutasyonlara göre daha düşük bulunmuştur. Tanı anında çekilen akciğer grafilerinde en sık görülen bulgular sırasıyla peribronşiyal kalınlaşma (% 71.7), atelektazi (%62) ve bronşektazi (%40.3)'dir. Hastaların son kontrollerindeki akciğer görüntülemelerinde (akciğer grafisi, BT), en çok gözlenen atelektazi yerinin sağ orta lob (%46.7), büyüklüğünün ise subsegmental olduğu görülmüştür (%65,6). Hastaların 2017 yılı ve son kontrollerinde ölçülen ortalama vücut kitle indeksi (VKI) z skorları ile ortalama FEV1 (%) ortalaması arasında zayıf düzeyde pozitif korelasyon saptanmıştır (r=0,30 ve r=0,39). VKI z skoru yüksek olan hastaların, FEV1 (%) değeri daha yüksek ölçülmüştür. Hastaların son 6 aydaki balgam kültür üremelerine bakıldığında; 47 (%35.3) hastada Haemophilus influenzae (H. influenzae), 25 (%18.8) hastada Candida spp, 14 (%10.5) hastada Metisilin duyarlı Stafilokokus aereus (MSSA) ve 12 (%9) hastada Pseudomonas aeruginosa (P. aeruginosa) üremesi olduğu görülmüştür. Kolonizasyonun en sık iki nedeni H. influenzae (30) ve P. aeruginosa (9) olarak saptanmıştır. Hastalarda kronik kolonizasyon varlığı ile son 6 ayda geçirilmiş akciğer enfeksiyonu arasında istatistiksel anlamlı ilişki bulunmuştur (p=0,012). Düzenli göğüs fizyoterapisini yapan 61 (%42.1) hasta kaydedilmiştir. Uygulanan en sık göğüs fizyoterapi yönteminin, 81 (%55.9) hastanın tercih ettiği postural drenaj ve perküsyon yöntemi olduğu görülmüştür. Akciğer rezeksiyonu (lobektomi) 13 (%9) hastaya yapılmıştır. Bu hastalardan 3'ü (%23) merkezimize rezeksiyon sonrasında başvurmuştur. Lobektomi yapılan hastaların son kontrolde yapılan spirometrik değerlendirmeleri, lobektomi yapılmayan hastalarla karşılaştırıldığında istatistiksel anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Lobektomi yapılan hastaların FEV1 (%), FEV1 z skoru, FVC (%) ve FVC z skoru lobektomi yapılmayanlara göre daha düşüktür. Akraba evliliğinin yaygın olduğu ülkemizde, PSD farkındalığının hekimler arasında arttırılması, tanı yöntemlerinin merkezler arasında yaygınlaştırılması, multidisipliner ekiplerin ulaşılabilirliğinin arttırılması ile hastaların düzenli takibinin sağlanması, hastalığın tedavisi üzerinde olumlu etki sağlayabilir.
Özet (Çeviri)
Primary ciliary dyskinesia (PCD) is a genetic disease that results from disorders in the structure and/or functions of cilia, which leads to the impairment of mucociliary transport and is mostly inherited in an autosomal recessive manner. Ciliary dysfunction causes functional disorders in many organs where cilia perform their duties, especially in the respiratory system. In this study, the clinical characteristics and genetic mutations of PCD patients in our country were examined by sharing the experience of a multidisciplinary single center. A total of 361 patients, who were followed up with a diagnosis of PCD between January 1, 1990, and December 31, 2022, at the Hacettepe University Faculty of Medicine Department of Pediatric Pulmonology were retrospectively evaluated from among 145 patients who came to our center for follow-up at least once after 2017. Of the patients in the study group, 66 were female (45.5%) and 79 were males (54.5%). The mean age of the included patients was 15.91±6.26 years, and the median age was 16.2 years. The mean age at diagnosis of the patients was 7.4 years, and the median age was 7.3 years. A statistically significant relationship was found between the age at diagnosis and the history of respiratory distres syndrome (RDS) in the neonatal period (p=0.014), the presence of situs inversus totalis (p=0.001), the history of newborn intensive care unti (NICU) admission (p=0.000), and the presence of congenital heart disease (p=0.006). The age at diagnosis was lower in those with a history of RDS in the neonatal period (6.75 years), situs inversus totalis (4.43 years), NICU admission (6.58 years), and congenital heart disease (5.29 years). A negative moderate correlation was found between the PICADAR score and the age at diagnosis (p:0.000, r=-0.50). There is a statistically significant positive correlation between hearing loss and a history of recurrent otitis media (p=0.000). The rate of hearing loss is higher in those with recurrent otitis media. In the diagnosis of patients, in addition to clinical findings, nasal nitric oxide (nNO) measurement (75), high speed videomicroscopy (HSVM) (142), transmission electron microscopy (TEM) (3), and genetic analysis (52) results were evaluated. One pathogenic variant was detected in 8 of the patients who underwent genetic analysis. Therefore, 47 of the patients included in the study were considered definitive PCD, and 98 were considered possible PCD. The most commonly seen homozygous mutations were; DNAH5 homozygous (26 alleles), CCDC40 homozygous (8 alleles) and CCNO homozygous (6 alleles) mutations, respectively. The identified mutations have been classified based on the localization of the proteins reported to be affected in the literature: 1) Outer dynein arm (ODA): DNAH5, ODAD1, DNAH11, ARMC4, DNAL1, DNAI1, and DNAI2; 2) Nexin-Dynein regulatory complex: CCDC40, CCDC39, DRC1; 3) Cytoplasmic protein: CCNO, DNAAF2, ZMYND10, DNAAF4, DNAH8, DNAH10; 4) Radial spoke: RSPH4A, RSPH3; 5) Central complex: HYDIN. None of the patients with defects in radial spoke or central complex have been found to have situs inversus totalis. Respiratory function test values were found to be lower in those with CCNO homozygous and RSPH3 homozygous mutations compared to other mutations. The most commonly seen findings in lung X-rays taken at the time of diagnosis are; peribronchial thickening (71.7%), atelectasis (62%), and bronchiectasis (40.3%) respectively. In the lung imaging of patients in their last check-ups (X-ray, CT), the most frequently observed site of atelectasis was the right middle lobe (46.7%), and its size was found to be subsegmental (65.6%). A weak positive correlation was found between the average body mass index (BMI) z scores and mean FEV1 (%) values measured in 2017 and the last check-up (r=0.30 and r=0.39). Patients with high BMI z scores had higher FEV1 (%) values. When the sputum culture results from the last 6 months were examined, it was observed that Haemophilius influenzae (H. influenzae) was present in 47 (35.3%) patients, Candida spp. in 25 (18.8%) patients, methicillin sensitive staphylococccus aereus (MSSA) in 14 (10.5%) patients, and Pseudomonas aeruginosa (P. aeruginosa) in 12 (9%) patients. The most common causes of colonization were found to be H. influenzae (30) and P. aeruginosa (9). There was a statistically significant relationship between the presence of chronic colonization and pneumoniae in the last 6 months (p=0.012). Sixty one (42.1%) patients were recorded to have regular chest physiotherapy. Postural drainage and percussion, the most commonly applied chest physiotherapy method, was preferred by 81 (55.9%) patients. Lobectomy was performed on 13 (9%) patients. Three of these patients (23%) were referred to our center after the lobectomy. Spirometric evaluations of patients who underwent lobectomy yielded statistically significant results when compared to those who did not. FEV1 (%), FEV1 z scores, FVC (%), and FVC z scores were lower in patients who underwent lobectomy compared to those who did not. In our country, where consanguineous marriages are common, increasing awareness of PCD among physicians, expanding the use of diagnostic methods across centers, increasing the accessibility of multidisciplinary teams, and ensuring regular follow-up of patients may have a positive effect on the treatment of the disease.
Benzer Tezler
- Moleküler tanısı olmayan primer siliyer diskinezi ön tanılı hastaların tüm ekzom dizileme analizi verilerinin retrospektif olarak yeniden değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of whole exome sequencing data of patients with suspected primary ciliary dyskinesia without molecular diagnosis
TİLBE HAKÇIL ÖZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
GenetikGazi ÜniversitesiTıbbi Genetik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLSÜM KAYHAN
- Primer siliyer diskinezi tanılı hastalarda; nazal nitrik oksit, tekli ve çoklu ekshale nitrik oksit seviyelerinin ölçümü
Measurement of nasal nitric oxide, single and multiple exhaled nitric oxide levels in patients diagnosed with primary ciliary dyskinesia
OĞUZHAN DELİCAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMarmara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BÜLENT TANER KARADAĞ
- Primer siliyer diskinezili çocuklarda akciğerin yapısal ve fonksiyonel durumu ile hastaların yaşam kaliteleri arasındaki ilişki
The relationship between patients' quality of life and structural and functional status of the lung of childrenwith primary ciliary dyskinesia
NESİBE HATUN SARIHAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Medeniyet ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SANİYE GİRİT
- Primer silyer diskinezi tanılı hastalarda konvansiyonel göğüs fizyoterapisi ile vibratuar pozitif basınç tedavi sistemi yönteminin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
İBRAHİM BİNGÖL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Göğüs HastalıklarıMarmara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BÜLENT TANER KARADAĞ
- Primer siliyer diskinezili, kistik fibrozisli ve sağlıklı çocuklarda nıox-mıno yöntemiyle nazal nitrik oksit ölçümü
Nasal nitric oxide level measurement in primary ciliary dyskinesia, cystic fibrosis and healhty children with niox-mino
ELİF GÜNEY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAYRİYE UĞUR ÖZÇELİK