Geri Dön

Ankara Bilkent Şehir Hastanesi çalışanlarının geleneksel ve tamamlayıcı tıp hakkındaki bilgi, tutum ve görüşleri

Knowledge, attitudes and perceptions of Ankara Bilkent City Hospital staff toward traditional and complementary medicine

  1. Tez No: 989938
  2. Yazar: YAKUP CEM ALARSLAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. BÜLENT GÜNGÖRER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Geleneksel Tıp, Tamamlayıcı Tıp, Acil Tıp, Tamamlayıcı Tedaviler, İntegratif Tıp, Sağlık Personeli, Sağlık Bilgisi, Tutum ve Uygulamalar, Alternatif tıp, Sağlık bilgisi-tutum, uygulama, Tıp-geleneksel, Traditional Medicine, Complementary Medicine, Emergency Medicine, Complementary Therapies, Integrative Medicine, Health Personnel, Health Knowledge, Attitudes, Practice, Alternative medicine, Health knowledge-attitudes, practice, Medicine-traditional, İntegrative medicine
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Geleneksel ve tamamlayıcı tıp (GETAT) uygulamalarının kullanımı ve sağlık sistemine entegrasyonu giderek artmaktadır. Bu durum, GETAT'a ilişkin bilgi yeterliliği ve tutumların hasta güvenliği, bakım kalitesi, uygun yönlendirme ve olası yan etki/etkileşimlerin yönetimi açısından önemini artırmaktadır. Acil servisler, GETAT kullanımına bağlı akut sorunların ilk başvuru noktası olabildiğinden, bu alandaki farkındalık ve bilgi düzeyi ayrıca kritik kabul edilmektedir. Araştırmamız, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde görev yapan acil servis sağlık personeli (intörn/asistan/uzman hekim ve hemşire) ile idari personelin GETAT'a ilişkin bilgi düzeylerini, tutumlarını ve görüşlerini karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel ve analitik tasarımdaki çalışma 01.05.2025–01.07.2025 tarihleri arasında tek merkezli olarak yürütülmüştür. Etik kurul onayı sonrasında, gönüllü katılım ve bilgilendirilmiş onam ile toplam 581 katılımcı çalışmaya dahil edilmiştir; örneklemin %69,2'sini acil servis sağlık personeli, %30,8'ini idari personel oluşturmuştur. Veri toplama aracı; sosyodemografik bilgiler ve GETAT deneyimi/görüşlerini sorgulayan yapılandırılmış form, 15 GETAT yöntemi için doğru/yanlış/bilmiyorum seçenekleriyle yanıtlanan 75 maddelik bilgi testi (0–75 puan) ve Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Tutum Ölçeği (CACMAS; 27 madde, 7'li Likert) bileşenlerinden oluşmuştur. Veriler IBM SPSS v28 ile analiz edilmiş; uygun durumlarda parametrik ve non-parametrik testler kullanılmış, anlamlılık düzeyi p<0,05 kabul edilmiştir. Bulgular: İdari personelin yaş ve mesleki kıdem medyanları, sağlık personeline kıyasla anlamlı derecede daha yüksektir (sırasıyla 40 vs. 28 yıl; 15 vs. 4 yıl; p<0,001). Cinsiyet dağılımında kadın oranı idari personelde daha yüksekken (%77,1), erkek oranı sağlık personelinde daha yüksektir (%43,5) (p<0,001). Katılımcıların %23,2'si yaşam boyu en az bir GETAT uygulaması deneyimlediğini bildirmiş; en sık bildirilen yöntemler kupa terapisi ve akupunktur olmuştur. GETAT'ın SGK tarafından karşılanmasını isteyenlerin oranı idari personelde sağlık personeline göre daha yüksektir (%66,5 vs. %34,3; p<0,001). Olası yan etkilere ilişkin bilgi beyanı sağlık personelinde daha yüksek bulunmuştur (%21,1 vs. %12,3; p=0,021). Her iki grupta da en sık bilgi kaynağı internet, en az bildirilen kaynak ise formal eğitimdir. GETAT'a yönelme nedenleri arasında“tedavi amaçlı kullanım”ve“sağlıklı yaşam”ön plandadır. GETAT'ın lisans eğitimine dâhil edilmesi gerektiğini düşünenlerin oranı idari personelde daha yüksek saptanmıştır (%64,8 vs. %48,5; p<0,001). Sağlık personelinin GETAT bilgi puanı idari personele göre anlamlı derecede yüksek iken (28,0 vs. 8,0; p<0,001), tutum puanı idari personelde daha yüksektir (109,9±18,9 vs. 100,0±20,0; p<0,001). GETAT deneyimi olan katılımcıların bilgi ve tutum puanları daha yüksek bulunmuştur (bilgi: 26,0 vs. 20,0; p=0,001; tutum: 112,0 vs. 100,4; p<0,001). Çevresinde GETAT uygulaması yaptıran birey bulunan katılımcılarda da bilgi ve tutum puanları anlamlı biçimde daha yüksektir (p<0,001). Benzer şekilde, GETAT'ı başkalarına öneren katılımcıların bilgi ve tutum puanları diğer gruplara kıyasla daha yüksek saptanmıştır (p<0,001). Sonuç: Bulgular, sağlık personelinde bilgi düzeyinin daha yüksek olmasına karşın idari personelde GETAT'a yönelik tutumun daha olumlu olduğunu göstermektedir. Sağlık personelinde olası yan etkilere ilişkin farkındalık idari personele göre yüksek saptansa da bu düzeyin mutlak olarak sınırlı kalması, GETAT güvenliği ve uygun yönlendirme süreçleri açısından bilgi yeterliliğinin güçlendirilmesi gereksinimine işaret etmektedir. Ayrıca kişisel deneyim, sosyal çevresel maruziyet ve öneri davranışı gibi etmenlerin bilgi ve tutum düzeyleriyle ilişkili olması, GETAT algısının yalnızca mesleki eğitimle açıklanamayacağını düşündürmektedir. Bu sonuçlar, kurum içinde kanıta dayalı GETAT eğitiminin güçlendirilmesi ve güvenilir bilgi kaynaklarına erişimin artırılması gereksinimini desteklemektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Aim: The use and integration of traditional and complementary medicine (TCM) practices within healthcare systems have been increasing. This situation has enhanced the importance of knowledge adequacy and attitudes toward TCM in terms of patient safety, quality of care, appropriate referral, and the management of possible adverse effects and interactions. Since emergency departments may constitute the first point of admission for acute problems related to TCM use, the level of awareness and knowledge in this field is considered particularly critical. Our research aimed to comparatively evaluate the knowledge levels, attitudes, and perceptions regarding TCM among emergency department healthcare personnel (interns, residents, specialist physicians, and nurses) and administrative staff working at Ankara Bilkent City Hospital. Materials and Methods: This single-center, cross-sectional, and analytical study was conducted between May 1 and July 1, 2025. Following ethical committee approval, a total of 581 participants were included after voluntary participation and informed consent. Emergency department healthcare personnel constituted 69.2% of the sample, while administrative staff accounted for 30.8%. The data collection tool consisted of a structured form questioning sociodemographic characteristics and experiences and opinions related to TCM, a 75-item knowledge test for 15 TCM practices answered as true/false/do not know (score range: 0–75), and the Complementary, Alternative and Conventional Medicine Attitude Scale (CACMAS), comprising 27 items rated on a 7-point Likert scale. Data were analyzed using IBM SPSS version 28. Parametric and non-parametric tests were applied where appropriate, and the level of statistical significance was accepted as p<0.05. Results: The median age and professional seniority of administrative staff were significantly higher than those of healthcare personnel (40 vs. 28 years; 15 vs. 4 years; p<0.001, respectively). The proportion of females was higher among administrative staff (77.1%), while the proportion of males was higher among healthcare personnel (43.5%) (p<0.001). Of the participants, 23.2% reported having experienced at least one TCM practice in their lifetime; the most frequently reported methods were cupping therapy and acupuncture. The proportion of participants wanting TCM to be covered by Social Security was higher among administrative staff compared to healthcare personnel (66.5% vs. 34.3%; p<0.001). Reported knowledge about potential side effects was higher among healthcare personnel (21.1% vs. 12.3%; p=0.021). In both groups, the most common source of information was the internet, while the least reported source was formal education. Among the reasons for resorting to TCM,“use for treatment purposes”and“healthy living”were prominent. The proportion of those who believe TCM should be included in undergraduate education was found to be higher among administrative staff (64.8% vs. 48.5%; p<0.001). While the TCM knowledge score of healthcare personnel was significantly higher than that of administrative staff (28.0 vs. 8.0; p<0.001), the attitude score was higher among administrative staff (109.9±18.9 vs. 100.0±20.0; p<0.001). Participants with TCM experience had higher knowledge and attitude scores (knowledge: 26.0 vs. 20.0; p=0.001; attitude: 112.0 vs. 100.4; p<0.001). Knowledge and attitude scores were also significantly higher among participants who had individuals in their social circles using TCM practices (p<0.001). Similarly, participants who recommend TCM to others had higher knowledge and attitude scores compared to other groups (p<0.001). Conclusion: The findings demonstrate that although healthcare personnel have higher levels of knowledge regarding TCM compared with administrative staff, more positive attitudes toward TCM are observed among administrative personnel. Although awareness of possible adverse effects was higher among healthcare personnel, the absolute level of this awareness remained limited, indicating the need to strengthen knowledge regarding safety and appropriate guidance. In addition, the significant relationships between personal experience, social exposure, recommendation behavior, and knowledge and attitude levels suggest that perceptions of TCM cannot be explained solely by professional education. These results support the necessity of strengthening evidence-based TCM education within institutions and increasing access to reliable information sources.

Benzer Tezler

  1. Ankara Şehir Hastanesi'nde telesağlık poliklinikleri açılan bölümlerde çalışan hekimlerin teletıp uygulamalarına genel yaklaşımı

    Başlık çevirisi yok

    TUĞÇE HARİKA SAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TARIK EREN YILMAZ

  2. Ankara bilkent şehir hastanesi sağlık çalışanlarında hepatit B virüs (HBV), hepatit c virüs (HCV), insan immun yetmezlik virüsü (HIV) seroprevalansı ve farkındalığının belirlenmesi

    Determination of hepatitis B virus (HBV), hepatitis C virus (HCV), human immunodeficiency virus (HİV) seroprevalence and awareness in healthcare workers of ankara Bilkent city hospital

    BETÜL KAPLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Tıp Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HATİCE RAHMET GÜNER

  3. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Evde Sağlık Birimi'nde takip edilen 65 yaş ve üstü hastaların erişkin dönem aşılanma durumlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of adult vaccination status of patients with ages 65 and over followed in Ankara Bilkent City Hospital Home Health Unit

    ŞEFİK SERCAN SERİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BASRİ FURKAN DAĞCIOĞLU

  4. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Aile Hekimliği Polikliniğine başvuran 18-40 yaş arası hastaların sağlık okuryazarlığı düzeyi ile hipertansiyondan korunma tutumları arasındaki ilişki

    The relationship between health literacy level and hypertension prevention attitudes of patients aged 18-40 who apply to Ankara Bilkent City Hospital Family Medicine Polyclinic

    MERVE BOZDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İSMAİL KASIM

  5. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetle mücadele: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi örneğinde sorunlar ve çözümler

    Combating violence against healthcare workers: Issues and solutions in the case of Ankara Bilkent City Hospital

    HİKMET CANSIN İŞÇİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Sosyal HizmetHacettepe Üniversitesi

    Sosyal Hizmet Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TARIK TUNCAY