Geri Dön

Safra yolu darlıklarının 10 yıllık retrospektif değerlendirilmesi

A Ten years retrospective review of benign bile duct strictures

  1. Tez No: 99054
  2. Yazar: BÜLENT BELEVİ
  3. Danışmanlar: Belirtilmemiş.
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: safra yolu, darlık, laparoskopi, hepatikojejunostomi IV, bile duct, stricture, laparoscopy, hepaticojejunostomy
  7. Yıl: 2000
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET SAFRA YOLU DARLIKLARININ 10 YILLIK RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRMESİ Benign safra yolu darlıkları tanı ve tedavi yöntemlerindeki gelişmelere rağmen halen problem olma özelliğini korumaktadır. Son yıllarda laparoskopik cerrahinin daha yaygın ve sık uygulanmaya başlamasıyla bu patolojinin görülme oram artmıştır. Bu çalışmada 1990-1999 yıllan arasındaki 10 yıllık dönem içinde Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dah'nda benign safra yolu darlığı nedeniyle öpere edilen hastaların retrospektif incelenmesi ve sonuçlarının literatürle karşılaştırılması amaçlandı. Hastaların arşiv bilgileri incelenerek demografik bulguları, semptomları, labarotuvar sonuçları (bilirubinler, alkalen fosfataz.. gibi), radyolojik bulguları (abdominal ultrasound, bilgisayarlı tomografi., gibi), uygulanan operasyonlar-operatif bulgular ve postoperatif dönemdeki durumları değerlendirildi. Uzun süreli takip sonuçlarının ayrıca belirlenmesi planlandı. 55 hasta toplam 86 kez öpere edildi. Preoperatif dönemde PTK (perkütan transhepatik kolanjiografi) uygulanan tüm hastalarda patolojinin seviyesi tam olarak belirlendi. Proksimal safra yollan % 58 oranında patolojinin en sık görülen yer olarak bulundu. Benign safra yollan darlığı nedeni olarak kolesistektomi (açık-laparoskopik) % 89 oranında bulundu. Hepatikojejunostomi en sık (%60) uygulanan operasyon olarak saptandı. Yara infeksiyonu en çok görülen postoperatif komplikasyondu. Anastomoz kaçağı komplikasyonu ile birden fazla rekonstrüktif ameliyat uygulanması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptandı (p<0,05). Mortalite oram % 12 idi. Birden fazla rekonstrüktif operasyon uygulanan hastalarda mortalitenin istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha fazla olduğu saptandı (p<0,05). Hastalar ortalama 39 ay takip edildiler ve uzun süreli iyi sonuçlar (sarılık veya kolanjit bulgularının olmaması) % 72 oranında literatürle uyumlu bulundu.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT A TEN YEAR RETROSPECTIVE REVIEW OF BENIGN BILE DUCT STRICTURES Benign bile strictures is still a problem despite the developments in its diagnosis and theraphy. Recently, due to a more frequent and common application of laparoscopic surgery, benign bile strictures are seen more often. In this study, the objective is to make retrospective analysis of the patients who were operated due to the benign bile strictures at the Faculty of Medicine, Department of General Surgey of Çukurova University between 1990 and 1999, and compare the outcomes with the literature. Evaluations which included demographic data, sypmtoms, biochemical tests (e.g., bilirubins, and alkaline phosphatase), radiographic image (e.g., abdominal ultrasound, and computed tomography) results, operations, operative diagnosis and postoperative diagnosis were made through analysis of the patients' archives. An evaluation of long term follow up results is also planned. A number of 55 patients were operated a total of 86 times. In all patients who had PTK, the pathology level was assesed completely in the preoperative period. Proximal biliary duct was found to be the location where pathology was seen the most by 58%. Cholecystectomy (open-and laparoscopic) was seen as the cause of benign bile strictures by 89%. Hepaticojejunostomy was seen as the most frequently applied operation by 60%. Wound infection was the most frequently seen postoperative complication. A meaningful statistical relation between anastomosis escape and multiple reconstructive surgery was observed (p<0,05). Mortality rate was around 12%. The mortality rate of the patients who had multiple reconstructive operations was statistically increasing (p<0,05). There was an average of 39 month follow up for the patients, and long term good results (absence of jaundice or cholangitis symptoms) were assessed to be in complience with the literature by 72%.

Benzer Tezler

  1. Canlı vericili karaciğer transplantasyonu sonrası gelişen safra yolu darlığında perkütan transhepatik balon dilatasyon tedavisinin etkinliği

    Efficacy of percutaneous transhepatic balloon dilatation therapy in bile duct stricture after living donor liver transplantation

    İREM İŞLEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Medipol Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET ŞEKER

  2. Perkütan biliyer endoprotez uygulamaları ve uzun dönem sonuçları

    Perkütan bi̇li̇yer endoprotez uygulamalari ve uzun dönem sonuçlari

    MEHMET ALİ TAŞDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Radyoloji ve Nükleer TıpErciyes Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜVEN KAHRİMAN

  3. Kolestazlı olgularda CA 19 9 düzeyinin anlamlılığı nedir

    Value of CA 19 9 in cases of cholestasis

    ERDEM TOYLAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Gastroenterolojiİnönü Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT ALADAĞ

  4. Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nde laparoskopik kolesistektomide safra yolu yaralanma oranının ve tedavi yöntemlerinin belirlenmesi

    Determination of laparoscopic cholecystectomy bi-level injury rate and treatment methods in Ankara Numune Training and Research Hospital

    SİMAY DAL ÇAVUŞOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Genel CerrahiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUTLU DOĞANAY

  5. Pankreatikobiliyer patolojilerde manyetik rezonans kolanjiopankreatografinin tanısal değeri ve gözlemciler arasındaki uyumun değerlendirilmesi

    Diagnostic value of Magnetic Resonance Cholangiopancreatography (MRCP in pancreatobiliary pathologies and evaluation of consistency between observers

    ÇİĞDEM KARAGÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Radyoloji ve Nükleer TıpDokuz Eylül Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    PROF. OĞUZ DİCLE