Geri Dön

Oküler hipertansiyon, normotansif glokom ve açık açılı glokom hastalarında skleral kalınlık ölçümlerinin değerlendirilmesi

Evaluation of scleral thickness measurements in patients with ocular hypertension, normal tension glaucoma, and open angle glaucoma

  1. Tez No: 991386
  2. Yazar: İREM BERFU BOZAT
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MURAT GÜNAY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göz Hastalıkları, Eye Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Karadeniz Teknik Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada, farklı glokom alt tiplerinde (Primer açık açılı glokom, psödoeksfolyatif glokom, normotansif glokom, oküler hipertansiyon) ve sağlıklı bireylerde ön sklera kalınlığının ve schlemm kanalının morfolojik özelliklerinin değerlendirilmesi ve bu parametrelerin göz içi basıncı, aksiyel uzunluk ve diğer ön segment biyometrik değerleriyle olan ilişkilerinin ön segment optik koherens tomografi kullanılarak incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2023 – Ağustos 2024 tarihleri arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Glokom Birimi'nde takip edilen PAAG tanılı 69 göz, PEXG tanılı 62 göz, OHT tanılı 28 göz, NTG tanılı 50 göz ve Karadeniz Teknik Üniverstesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Polikliniği'ne başvuran sağlıklı 52 gönüllü bireyin 52 gözü olmak üzere toplam 261 katılımcının 261 gözü çalışmaya dahil edildi. Tüm katılımcılarda ayrıntılı oftalmolojik muayene yapıldı ve tüm katılımcılardan Solix OKT (Optovue Inc, Freemont, CA, USA) cihazında ön segment OKT çekimleri alındı. Ön segment OKT ile elde edilen nazal ve temporal korneoskleral kesitlerde, cihaz kaliperi kullanılarak Schlemm kanalı uzunluğu ölçüldü. Aynı kesitlerde, skleral mahmuz hizasında ve her kadranda skleral mahmuzdan itibaren 1 mm aralıklarla toplam sekiz farklı noktadan (ÖSK-0, 1, 2, 3) ön sklera kalınlıkları değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya yaş ortalaması 61,9±11,8 (30–81) yıl olan toplam 261 hastanın 261 gözü dâhil edildi. Katılımcıların %54'ü kadın, %46'sı erkekti. Gruplar arasında yaş, cinsiyet ve göz tarafı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Ortalama aksiyel uzunluk NTG grubunda PAAG, PEXG ve OHT gruplarına kıyasla anlamlı derecede daha yüksek bulundu (p<0,05). Nazal kadranda ölçülen ön sklera kalınlıkları (N-ÖSK-0, N-ÖSK-1, N-ÖSK-2 ve N-ÖSK-3) kontrol grubunda PAAG, PEXG, OHT ve NTG gruplarının tümüne kıyasla anlamlı derecede daha yüksek saptandı (tümü için p<0,001). Benzer şekilde temporal kadranda ölçülen ön sklera kalınlıkları (T-ÖSK-0, T-ÖSK-1, T-ÖSK-2 ve T-ÖSK-3) da kontrol grubunda tüm glokomatöz gruplara göre anlamlı derecede daha yüksek bulundu (tümü için p<0,001). Nazal kadranda tüm ölçüm noktalarında en düşük ön sklera kalınlığı NTG grubunda izlendi. PEXG grubunda nazal ön sklera kalınlığı, PAAG ve NTG gruplarına kıyasla tüm ölçüm noktalarında anlamlı derecede daha yüksek saptandı. OHT grubu ile PAAG ve PEXG grupları arasında nazal ölçümlerde anlamlı fark izlenmedi. Temporal kadranda ön sklera kalınlığı PEXG grubunda, özellikle T-ÖSK-1, T-ÖSK-2 ve T-ÖSK-3 ölçüm noktalarında PAAG, OHT ve NTG gruplarına kıyasla anlamlı derecede daha yüksek bulundu. Temporal bölgede en düşük ön sklera kalınlığı PAAG ve NTG gruplarında izlendi ve bu iki grup arasında dört ölçüm noktasının hiçbirinde anlamlı fark saptanmadı (sırasıyla p=0,218; p=0,103; p=0,307; p=0,105). Nazal Schlemm kanal çapı (N-SKÇ) açısından OHT grubunda ölçülen değerler, PAAG, PEXG ve NTG gruplarına kıyasla anlamlı derecede daha yüksek bulundu (sırasıyla p<0,001; p<0,001; p=0,007). Kontrol grubunda N-SKÇ değerleri PAAG ve PEXG gruplarına göre anlamlı derecede daha yüksek iken, kontrol grubu ile OHT ve NTG grupları arasında anlamlı fark izlenmedi. Temporal Schlemm kanal çapı (T-SKÇ) OHT grubunda PAAG, PEXG ve NTG gruplarına kıyasla anlamlı derecede daha yüksek saptandı (sırasıyla p<0,001; p<0,001; p=0,002). Kontrol grubunda T-SKÇ değerleri PAAG ve PEXG gruplarına göre anlamlı olarak daha yüksek bulunurken, kontrol grubu ile OHT ve NTG grupları arasında anlamlı fark saptanmadı. NTG ve kontrol gruplarının ayrımına yönelik yapılan ROC analizinde, hem nazal hem de temporal ön sklera kalınlığı ölçümlerinin anlamlı ayırt edici performans gösterdiği belirlendi (tümü için p<0,001). Nazal ölçümlerde en yüksek ayırt edici gücün N-ÖSK-3 noktasında olduğu saptandı (AUC=0,931) ve genel olarak nazal ön sklera kalınlığı ölçümlerinin temporal ölçümlere kıyasla daha yüksek tanısal doğruluğa sahip olduğu gösterildi. Sonuç: Bu çalışma, glokom alt tiplerinde ön sklera kalınlığı ve schlemm kanalı morfolojisindeki farklılıkları ortaya koymuştur. Bulgular, glokom olgularında ön skleranın inceldiğini göstermektedir. Glokomlu gözler alt tipler açısından değerlendirildiğinde PEXG hastalarında bu incelmenin daha az olduğu görülmüştür. Schlemm kanalı açısından değerlendirildiğinde PAAG ve PEXG hastalarında kanal uzunluğunun anlamlı derecede kısa olduğu buna karşın, OHT ve NTG olgularında Schlemm kanalının yapısal bütünlüğünün büyük ölçüde korunduğu görülmüştür. Çalışmanın sonuçları, glokom patogenezinde skleral biyomekaniğin ve aköz dışa akım yollarındaki yapısal değişikliklerin etkileşim içinde olduğunu ve hastalığın ilerleyişinde belirleyici katkı sağladığını ortaya koymaktadır.

Özet (Çeviri)

Purpose: This study aimed to evaluate the anterior scleral thickness and the morphological characteristics of Schlemm's canal in different glaucoma subtypes (POAG, PEXG, NTG, OHT) and healthy individuals, and to investigate the relationships of these parameters with intraocular pressure, axial length, and other anterior segment biometric values using anterior segment optical coherence tomography. Materials and Methods: Between January 2023 and August 2024, a total of 261 eyes from 261 participants were included in the study: 69 eyes with POAG, 62 with PEXG, 28 with OHT, 50 with NTG, and 52 eyes of healthy volunteers who applied to the Karadeniz Technical University Farabi Hospital Eye Clinic. All participants underwent a comprehensive ophthalmological examination, and anterior segment OCT images were obtained using the Solix OCT device (Optovue Inc., Fremont, CA, USA). In the nasal and temporal corneoscleral sections obtained from anterior segment OCT, the length of Schlemm's canal was measured using the device's caliper tool. In the same sections, anterior scleral thickness was evaluated at the level of the scleral spur and at four distinct points located 1 mm apart in each quadrant (AST-0, 1, 2, 3) Results: A total of 261 eyes of 261 patients with a mean age of 61.9 ± 11.8 years (range: 30–81) were included in the study. Of the participants, 54% were female and 46% were male. There were no statistically significant differences among the groups with respect to age, sex, or laterality (p > 0.05). The mean axial length was significantly greater in the NTG group compared with the PAAG, PEXG and OHT groups (p < 0.05). In the nasal quadrant, anterior scleral thickness measurements (N-AST-0, N-AST-1, N-AST-2 and N-AST-3) were significantly higher in the control group than in the PAAG, PEXG, OHT and NTG groups (all p < 0.001). Similarly, anterior scleral thickness values measured in the temporal quadrant (T-AST-0, T-AST-1, T-AST-2 and T-AST-3) were significantly greater in the control group than in all glaucomatous groups (all p < 0.001). In the nasal quadrant, the thinnest anterior scleral thickness at all measurement points was observed in the NTG group. In the PEXG group, nasal anterior scleral thickness values were significantly higher than those in the PAAG and NTG groups at all measurement points, whereas no significant differences were observed between the OHT group and the PAAG or PEXG groups in the nasal measurements. In the temporal quadrant, anterior scleral thickness values in the PEXG group—particularly at the T-AST-1, T-AST-2 and T-AST-3 locations—were significantly higher than those in the PAAG, OHT and NTG groups. The lowest temporal anterior scleral thickness values were observed in the PAAG and NTG groups, and no significant differences were detected between these two groups at any of the four measurement points (p = 0.218, p = 0.103, p = 0.307 and p = 0.105, respectively). With respect to the nasal Schlemm's canal diameter (N-SCD), the OHT group showed significantly larger values than the PAAG, PEXG and NTG groups (p < 0.001, p < 0.001 and p = 0.007, respectively). The control group exhibited significantly larger N-SCD values than the PAAG and PEXG groups, whereas no significant differences were found between the control group and the OHT or NTG groups. Regarding the temporal Schlemm's canal diameter (T-SCD), values in the OHT group were significantly higher than those in the PAAG, PEXG and NTG groups (p < 0.001, p < 0.001 and p = 0.002, respectively). The control group showed significantly higher T-SCD values than the PAAG and PEXG groups, while no significant differences were observed between the control group and the OHT or NTG groups. In the ROC analysis performed to differentiate the NTG and control groups, both nasal and temporal anterior scleral thickness measurements demonstrated significant discriminatory performance (all p < 0.001). Among the nasal measurements, the highest discriminative ability was observed at the N-AST-3 location (AUC = 0.931), and overall, nasal anterior scleral thickness measurements showed higher diagnostic accuracy than temporal measurements. Conclusion: This study demonstrated the differences in anterior scleral thickness and Schlemm's canal morphology among various glaucoma subtypes. The findings indicate that the anterior sclera is thinner in glaucomatous eyes. Among the glaucomatous subtypes, this thinning was found to be less pronounced in PEXG patients. Regarding Schlemm's canal, its length was significantly reduced in PAAG and PEXG eyes, whereas its structural integrity appeared to be largely preserved in OHT and NTG eyes. Overall, these results suggest that scleral biomechanics and structural alterations in the aqueous outflow pathways interact with each other and play a determining role in the pathogenesis and progression of glaucoma.

Benzer Tezler

  1. Oküler hipertansiyon, normotansif (düşük tansiyonlu) glokom ve primer açık açılı glokomda görme alanı özelliklerinin bilgisayarlı perimetri ile değerlendirilmesi

    Differenses in visual field characteristics between normaltension glokoma-high tension glokoma, and primary open angle glokoma

    MAHMOUD BABAEİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    Göz Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEZİR SUYUGÜL

  2. Glokom tanısı ya da glokom şüphesi nedeniyle diürnal varyasyon takibi yapılan hastaların göz içi basıncı, oküler perfüzyon basıncı ve göz muayene bulgularının değerlendirilmesi

    Evaluation of intraocular pressure, ocular perfusion pressure, and clinical findings in patients undergoing diurnal monitoring for glaucoma or glaucoma suspects

    SEREN KAPLAN GÜNGÖRDÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Göz HastalıklarıSakarya Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NİLGÜN ÖZKAN AKSOY

  3. Obstrüktif uyku apne sendromlu olgularda glokom prevalansı

    The prevalence of glaucoma in patients with Obstructive sleep apnea syndrome

    NESLİHAN SÜRMELİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Göz HastalıklarıCumhuriyet Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. M. KEMAL ARICI

  4. Primer açık açılı glokom, normotansif glokom ve oküler hipertansiyonda korneal histerezis ve göz içi basınç ilişkisi

    Corneal hysteresis and its relationship with intraocular pressure in primary open angle glaucoma, low tension glaucoma and ocular hypertension

    HÜSEYİN ASLANKARA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Göz HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜZEYİR GÜNENÇ

  5. Pulsatil oküler kan akımı ile glokom progresyonu arasındaki ilişki

    The relationship between pulsatile ocular blood flow and glaucoma progression

    MURAT GÜNAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Göz HastalıklarıKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HALİL İBRAHİM İMAMOĞLU