Abstract and concrete as cluster concepts
Küme kavramlar olarak soyut ve somut
- Tez No: 991668
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ JONATHAN PAYTON
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Felsefe, Philosophy
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: İngilizce
- Üniversite: İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi
- Enstitü: Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Geleneksel soyut–somut ayrımı, bu kategorilere birbirini dışlayan, kapsayıcı ve mutlak olacak şekilde yaklaşır. Bu doğrultuda, indirgemeciler soyutluğun (ya da somutluğun) tek bir özellik üzerinden tanımlanabileceğini savunur. Bu görüş paradigmatik varlıklar için yeterli olsa da, kalıtsal olmayan kümeler, içkin tümeller ve müzik eserleri gibi uyumsuz özellikleri örnekliyor gibi görünen paradigmatik olmayan varlıkları kapsamakta başarısızdır. Eleyici cevaplar bu gerilimden bahsi geçen varlıkların varlığını ya da asli karakteristiklerini reddederek kaçınır. Bunun yerine, soyut ve somut kategorilerini küme kavramlar olarak gören ve soyutluğu (veya somutluğu) devşirilmiş bir özellik şeklinde anlayan Özellik Spektrumu Görüşü (ÖSG) fikrini öne sürüyorum. Bu yaklaşıma göre, varlıklar örnekledikleri özelliklere bağlı olarak çeşitli derecelerde soyut ve somut olabilirler. Sonuç olarak, ÖSG müzik eserlerinin incelenmesi üzerinden gösterildiği üzere metodolojik önceliği kategori üyeliğinden özellik örneklemine değiştirerek paradigmatik olmayan örnekleri açıklar.
Özet (Çeviri)
The traditional abstract–concrete distinction treats the categories as mutually exclusive, exhaustive, and absolute. Along these lines, reductionists argue that abstractness (or concreteness) can be defined in terms of a single property. While adequate for paradigmatic entities, this view fails to accommodate non-paradigmatic entities, such as impure sets, immanent universals, and musical works, that seem to instantiate incompatible properties. Eliminativist responses avoid this tension by denying the existence or essential characteristics of these entities. Instead, I propose the Property Spectrum View (PSV), which treats the abstract and the concrete categories as cluster concepts and regards abstractness (or concreteness) as a derivative property. According to this approach, entities may be abstract or concrete to varying degrees, depending on the properties they instantiate. Therefore, PSV shifts methodological priority from category membership to property instantiation and accounts for non-paradigmatic cases, which is illustrated through an examination of musical works.
Benzer Tezler
- Şanlıurfa-Harran ovası topraklarının ince kum mineralojisi ve bazı yaygın toprak serilerinin mikromorfolojisi
Başlık çevirisi yok
SABAHATTİN ŞAHAN