Teknolojinin insanlık üzerindeki etkisi:“Cesur Yeni Dünya”ve“Beni Asla Bırakma”romanlarının karşılaştırılması
The impact of technology on humanity: A comparison of the novels“Brave New World”and“Never Let Me Go”
- Tez No: 992079
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ EMİN YAŞ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Karşılaştırmalı Edebiyat, Comparative Literature
- Anahtar Kelimeler: Batı edebiyatı, Bilim ve teknoloji, Biyoteknoloji, Fantastik edebiyat, Feminist distopya, Western literature, Science and technology, Biotechnology, Fantasy literature, Feminist dystopia
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Batman Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Karşılaştırmalı Edebiyat Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Distopik eserler gelecekte veya alternatif 'bugünde' teknoloji ve bilimsel ilerlemeler kaynaklı olarak daha kötümser, sınırlandırıcı ve karmaşık bir dünya sunmaktadır. Bu araştırmada, modern edebiyatın önemli distopik eserlerinden Aldous Huxley'nin Cesur Yeni Dünya ve Kazuo Ishiguro'nun Beni Asla Bırakma adlı romanları, bilim ve teknolojinin birey ve toplum üzerindeki potansiyel etkileri bağlamında karşılaştırmalı incelenmektedir. Her iki eser de teknolojik ve bilimsel gelişmeleri yalnızca gelişme ve ilerleme açısından değil, aynı zamanda etik, toplumsal ve psikolojik düzeylerde de büyük etkiler doğurabileceğini ortaya koymakta ve söylemler üzerinden tartışmaktadır. Bu araştırma, bir tür olarak distopya edebiyatının teknolojiyle kurduğu kurgusal ve eleştirel ilişkiyi vurgularken, özellikle birey-toplum ilişkisi, kimlik, özgürlükler, ahlaki değerler ve insan doğası gibi kavramlara odaklanmaktadır. Huxley, Cesur Yeni Dünya adlı eserinde, genetik mühendisliği, seri 'insan' üretimi ve şartlandırma stratejileriyle insanların laboratuvar ortamında çoğaltılarak üretildiği, farklı rol ve sorumluluklara göre sınıflandırıldığı, teknolojinin hayatın hemen her alanında kontrol aracı olarak görüldüğü, mutluluğun sentetik yollarla sağlandığı ve bireysel özgürlüğün neredeyse tamamen ortadan kaldırıldığı bir gelecek toplumunu anlatmaktadır. Böyle bir dünyada teknoloji, özgür irade, aile, din ve cinsellik gibi temel insani alanları ve kurumları biçimlendiren bir araç olarak da sunulmaktadır. Ishiguro ise, Beni Asla Bırakma adlı yapıtında, daha kişisel ve sosyal bir bağlamda klonlanmış bireylerin deneyimleri üzerinden insan varoluşunun anlamı, ilişkiler, eğitim kurumları ve sağlık teknolojilerinin riskleri üzerinde durmaktadır. Organ bağışçısı olarak 'yaratılan' Hailsham öğrencilerinin geleceği önceden belirlenmiş, kaderleri de sistem tarafından çizilmiştir. Romanda, yazar duygusal ilişkiler, kişilik hakları ve ahlakî sorumluluklar üzerine derinlemesine bir sorgulama yaparken gen teknolojilerinin insanı 'insanî' olmaktan uzaklaştırıcı ve yozlaştırıcı sonuçları üzerinde de düşündürmektedir. Karşılaştırmalı bir yöntemin izlendiği araştırmada, bu iki yapıt üzerinden teknolojik müdahalenin birey ve toplum doğası üzerindeki potansiyel etkileri ele alınmakta, teknoloji-odaklı bir hayatın etik tartışması yapılmakta ve distopya edebiyatın kendine özgülüğü içinde sunduğu bakış açıları analiz edilmektedir. Analizler neticesinde, teknolojinin her iki eser için de toplumsal bir tehdit ve denetim aracı olarak ele alındığı, bireyselliğin risk altında olduğu ve insan doğasının kırılganlığının ortaya konulduğu gözlenmiştir. Bulgulardan hareketle, bu araştırma teknoloji tartışmalarında yalnızca teknik ve pratik açıdan değil, aynı zamanda toplumsal, ahlaki, felsefî, psikolojik ve kültürel alanları da kapsayacak çok disiplinli bir yaklaşımın izlenmesinin daha işlevsel olacağı söylenebilir.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Dystopian works present a more pessimistic, restrictive, and complex world in the future or an alternative 'present' due to technological and scientific advances. This study compares two seminal dystopian works of modern literature, Aldous Huxley's Brave New World and Kazuo Ishiguro's Never Let Me Go, examining the potential effects of science and technology on individuals and society. Both works reveal that technological and scientific developments can have significant impacts not only in terms of development and improvement, but also at ethical, social, and psychological levels, and discuss this through their discourses. This research highlights the fictional and critical relationship that dystopian literature as a genre establishes with technology, focusing particularly on concepts such as the individual-society relationship, identity, freedoms, moral values, and human nature. In his book, Brave New World, Huxley describes a futuristic society where humans are mass-produced in laboratories through genetic engineering, serial 'human' production, and conditioning strategies; classified according to different roles and responsibilities; where technology is seen as a means of control in almost every area of life; where happiness is achieved through synthetic means; and where individual freedom is almost completely eliminated. In such a world, technology is also presented as a functional tool that shapes fundamental human areas and institutions such as free will, family, religion, and sexuality. In his work, Never Let Me Go, Ishiguro focuses on the meaning of human existence, relationships, educational institutions, and the risks of health technologies through the experiences of cloned individuals in a more personal and subtle social context. The future of the Hailsham students, 'created' as organ donors, is predetermined, their destinies mapped out by the system. In the novel, the author engages in a profound examination of emotional relationships, personal rights, and moral responsibilities, while also prompting reflection on the alienating and corrupting effects of genetic technologies on humanity. In this comparative study, the potential effects of technological intervention on the nature of the individual and society are examined through these two works, an ethical discussion of a technology-focused life is conducted, and the perspectives within dystopian literature are analyzed. The analyses reveal that technology is treated as a social threat and a means of control in both works, that individuality is at risk, and that the fragility of human nature is exposed. Based on these findings, it can be argued that a multidisciplinary approach encompassing not only technical and practical aspects but also social, moral, philosophical, psychological, and cultural dimensions would be more functional in technology debates.
Benzer Tezler
- The effect of visual narrative language of color codes in Youssef Chahine's cinema
Youssef Chahine sinemasında renk kodlarının görsel anlatı diline etkisi
MARİAM MAHROUS
Yüksek Lisans
İngilizce
2024
Radyo-TelevizyonEge ÜniversitesiRadyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALEV FATOŞ PARSA
Assist. Prof. Dr. ELÇİN AS
- Une étude sur Travail d'Emile Zola dans le cadre de la méthode de structuralisme génétique
Oluşumsal yapısalcılık bağlamında Emile Zola'nın Emek adlı romanı üzerine bir inceleme
SERHAT TERTEMİZ
Yüksek Lisans
Fransızca
2018
Fransız Dili ve EdebiyatıTekirdağ Namık Kemal ÜniversitesiFransız Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İRFAN ATALAY
- Türkiye'de sosyal medyanın seçimler üzerindeki etkisi: 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Twitter örneği
The effect of social media on elections in Turkey: 2018 Presidential elections and Twitter example
ECEM ÜN
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
Siyasal Bilimlerİstanbul Gelişim ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞENOL DURGUN
- Büyüme ve teknolojinin istihdam üzerine etkisi Türkiye örneği
The impact of growth and technology on employment the case of Türkiye
SEMİHA ŞAHİN
- Bölgesel savaşların küresel ekonomi üzerindeki etkileri Rusya-Ukrayna örneği
The effects of regional wars on the global economy the case of Russia-Ukraine War
NASRATULLAH SATAARY
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Uluslararası TicaretBursa Teknik ÜniversitesiUluslararası Ticaret ve Lojistik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CEVAT BİLGİN