Geri Dön

Hastaneye başvuran bireylerde serum çinko düzeylerinin değerlendirilmesi: Retrospektif bir çalışma

Evaluation of serum zinc levels in individuals admitted to the hospital: A retrospective study

  1. Tez No: 992106
  2. Yazar: GÜLSÜM YAĞMUR ÖRKÜT
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SELMA PEKGÖR, DR. SÜMEYYE KOÇ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Çinko, Çinko eksikliği, Prevalans, Zinc, Zinc deficiency, Prevalence
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Konya Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Çinko eksikliği, bağışıklık sistemi, sinir sistemi, büyüme ve gelişme, üriner sistem, gastrointestinal sistem ve dermatolojik bozukluklar gibi birçok organ ve sistemi olumsuz etkilemektedir. Hastaların çinko seviyelerinin değerlendirilmesi, optimal sağlık sonuçlarının sağlanması ve tedaviye ihtiyaç duyanlar için zamanında müdahale sağlanması açısından önemlidir. Çalışmamızın amacı son 5 senede hastaneye herhangi bir sebeple başvuran hastalardaki çinko eksikliği prevalansını saptamak ve çinko düzeyleri ile yaş, cinsiyet, başvuru mevsimi, başvurulan klinik ve tanı arasında ilişki olup olmadığını araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, retrospektif gözlemsel ve kesitsel bir çalışma olarak planlandı ve yürütüldü. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Konya Şehir Hastanesine 05.08.2020-05.08.2025 tarihleri arasında herhangi bir sebeple başvuran ve serum çinko düzeyi istenen toplam 5230 hasta çalışmaya dahil edilmiş, dışlama kriterlerine uyan hastalar çıkarıldıktan sonra 4584 hasta ile çalışma tamamlanmıştır. Çalışmaya alınan hastaların yaş, cinsiyet, ayaktan ya da yatarak tedavi alma durumları, başvurulan tıbbi birimler, başvuru mevsimleri ve tanı kodları analiz edilmiştir. Bulgular: Toplam 4584 hastanın dahil edildiği çalışmamızda çinko eksikliği prevalansı %9,7 olarak kaydedildi. Çalışmaya dahil edilen erkeklerin %11'inde, kadınların ise %8,6'sında çinko eksikliği dikkat çekmekteydi. Hastaların yaş gruplarına göre dağılımı incelendiğinde; çinko eksikliğine en sık rastlanan grubu %13,4 ile 0-9 yaş grubu oluşturmaktaydı. 0-17 yaş ile 18-65 yaş gruplarında çinko eksikliği oranları belirgin şekilde daha düşükken 65 yaş ve üzeri grubunda ise çinko eksikliği oranı %13,3 olarak izlendi. Mevsimsel analizlerde, serum çinko düzeylerinin yıl içinde anlamlı değişim gösterdiği ilkbahar (%11,6) ve kış (%11,5) mevsiminde çinko eksikliğinin arttığı, yaz mevsiminin diğer mevsimlere göre anlamlı düzeyde daha yüksek çinko düzeyleri ile ilişkili olduğu ortaya konmuştur. Poliklinik hastalarının %8,1'inde, yatan hastaların ise %26,9'unda çinko düzeyi 700 ng/mL'nin altında bulunmuştur. ICD sınıflamasına göre dağılım incelendiğinde, çinko eksikliğinin en sık görüldüğü tanı grupları; E00–E89 (Endokrin, beslenme ve metabolik hastalıklar), J00–J99 (Solunum sistemi hastalıkları) ve Z00–Z99 (Sağlık durumunu etkileyen faktörler ve sağlık hizmetiyle temas) olarak belirlenmiştir. En sık görülen tanı D vitamini eksikliği olup 2571 olgunun %8.40'ında çinko eksikliği saptanmıştır. Sonuç: Bu çalışma neticesinde belirli hasta gruplarının özellikle belirli dönemlerde çinko eksikliği açısından daha yüksek risk altında olduğu dikkat çekmektedir. 0–9 yaş grubu ile 65 yaş üzerindeki bireylerde çinko eksikliği prevalansının daha yüksek olması yaşamın her iki uç döneminin çinko metabolizması bakımından daha duyarlı olduğunu düşündürmektedir. Bu sonuçlar, çinko eksikliğinin önlenmesi ve yönetimi için daha çok nedensel ilişki odaklı prospektif çalışmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: Zinc deficiency adversely affects numerous organs and systems, including the immune system, nervous system, growth and development, urinary system, gastrointestinal system, and dermatological functions. Evaluating patients' zinc levels is essential for ensuring optimal health outcomes and enabling timely intervention for those who require treatment. The aim of our study is to determine the prevalence of zinc deficiency in patients who presented to the hospital for any reason within the past five years and to investigate whether serum zinc levels are associated with age, sex, season of admission, the clinical unit consulted, and diagnostic categories. Materials and Methods: This study was designed and conducted as a retrospective, observational, cross-sectional analysis. A total of 5,230 patients who presented to the University of Health Sciences Konya City Hospital for any reason between 05.08.2020 and 05.08.2025 and had their serum zinc levels measured were initially included. After excluding patients who met the exclusion criteria, the final sample comprised 4,584 individuals. Age, sex, inpatient or outpatient status, medical units visited, season of admission, and diagnosis codes were analyzed. Results: Among the 4,584 patients included, the prevalence of zinc deficiency was recorded as 9.7%. Zinc deficiency was noted in 11% of males and 8.6% of females. When stratified by age group, the highest prevalence was observed in the 0–9 age group (13.4%). While zinc deficiency rates were lower in the 0–17 and 18–65 age groups, the prevalence increased to 13.3% in individuals aged 65 years and older. Seasonal analysis revealed significant variation in serum zinc levels throughout the year; zinc deficiency was more common during spring (11.6%) and winter (11.5%), whereas summer was associated with significantly higher zinc levels compared to other seasons. Zinc levels below 700 ng/mL were detected in 8.1% of outpatients and 26.9% of inpatients. According to ICD classification, the groups most frequently associated with zinc deficiency were E00–E89 (Endocrine, nutritional, and metabolic diseases), J00–J99 (Diseases of the respiratory system), and Z00–Z99 (Factors influencing health status and contact with health services). The most common diagnosis was vitamin D deficiency, and zinc deficiency was identified in 8.40% of 2,571 such cases. Conclusion: The findings of this study indicate that certain patient groups, particularly during specific times of the year, are at increased risk for zinc deficiency. The higher prevalence of deficiency among individuals aged 0–9 years and those over 65 suggests that both extremes of life may be more vulnerable with respect to zinc metabolism. These results highlight the need for prospective studies focusing on causal relationships to improve the prevention and management of zinc deficiency.

Benzer Tezler

  1. Çinko eksikliği saptanan hastalarda ortalama trombosit hacmi, nötrofil lenfosit ve trombosit lenfosit oranının değerlendirilmesi

    Evaluation of average thrombocyte volume, neurophil lymphocyte and thrombocyte lymphocyte rate in patients with zinc deficiency

    SEDA POLAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YASEMİN ALTUNER TORUN

  2. Epileptik nöbet sırasında ölçülen çinko ve bakır düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of zinc and copper levels measured during epileptic seizure

    LILJANA MEHMETAJ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Acil TıpBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERTAN SÖNMEZ

  3. KSÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi polikliniklerine başvuran HBsAg pozitif hastalarda HDV pozitifliğinin serolojik ve moleküler yöntemler kullanılarak araştırılması ve bu tanı yöntemlerinin karşılaştırılması

    KSU Research and Education Hospital, clinics, HDV positivity in patients positive for HBsAg by using serological and molecular methods investigation and comparison of the diagnostic methods

    ADEM ÜNAL ULAKCI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    MikrobiyolojiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT ARAL

  4. Mesleksel kurşun maruziyeti olan bireylerde HFE genindeki tek nükleotid polimorfizminin kan ve idrar kurşun düzeylerine etkisi

    The effect of single nucleotide polymorphism in the HFE gene on urine and blood lead level in high level lead exposed individuals

    ASIM HOCAOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Adli TıpAnkara Üniversitesi

    Adli Bilimler Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. ZELİHA KAYAALTI

  5. Tip 2 diyabetli hastaların diyet asit yükünün beslenme durumu ile ilişkisinin belirlenmesi

    Determination of the relationship between dietary acid load and nutritional status of patients with TYPE 2 diabetes

    SEDEF GÜNGÖR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Beslenme ve DiyetetikBaşkent Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MENDANE SAKA