Tedarik zincirinin bir halkası olan fuar organizasyonlarında kurumsal risk yönetimi kapsamında iş sağlığı ve güvenliği yönünden iç denetimleri ve örnek bir model oluşturulması
Internal audit in terms of occupational health and safety within the scope of enterprise risk management in fair organizations as a link in the supply chain, and creating a sample model
- Tez No: 992315
- Danışmanlar: PROF. DR. ÖZALP VAYVAY
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, Mühendislik Bilimleri, Labour Economics and Industrial Relations, Engineering Sciences
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İş Güvenliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Makro açıdan bakıldığında evrende genel bir düzen hakim olmasına rağmen, bakış açısını insan hayatına kadar indirdiğimizde sürekli bir belirsizliğin söz konusu olduğunu görmekteyiz. Bir sonraki yiyeceğimiz lokmanın boğazımıza takılıp takılmayacağı, kaldırımda yürürken yanımızdan geçen aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırıma çıkıp çıkmayacağı, sınava giren öğrencinin daha az çalıştığı yerden soru çıkıp çıkmayacağı, gidilen maçta kaleye atılan şutun kaleci tarafından kurtarılıp kurtarılamayacağı gibi durumların tamamı belirsizlik kavramı ile özdeşleştirilebilir. Hatta kesin karar verilip uygulamaya alınan faaliyetler bile her an belirsizliklerle karşı karşıyadır. İşte bu belirsizlikle beraberinde riskleri de getirmektedir. Boğaza lokma takılabilir ve bunun neticesinde boğulma riski vardır. Yoldan geçen araç kaldırıma çıkabilir ve bunun neticesinde yayalara çarpma riski vardır. Burada dikkat edilmesi gereken husus; risk, her zaman kesin gerçekleşecek diye bir kural yoktur. Boğaza lokma takılabilir, boğulma riski vardır, ama su içersin geçer ve yemek yemeye devam edersin. Araç hakimiyetini kaybeder, kaldırıma çıkma riski vardır, yol kenarına bariyerler koyarsın, kaldırımdaki insanlara zarar vermez. İşte bütün bunlar insan hayatında süre gelen ve farkında olmadan uyguladığımız birer Risk Yönetimi (RY) faaliyetidir. Dünya üzerinde insan var olduğundan beri etrafında belirsizlikler ve bunların getirdiği riskler hep olmuştur. Dolayısı ile ilk çağlardan beri insanlar risk yönetimini hep uygulamışlardır. İnsanlar gibi işletmeler/organizasyonlar da yaşayan varlıklardır. Benzer şekilde onlar da sürekli risklerle karşı karşıyadırlar ve her an risk yönetimi faaliyetlerinin içindedirler. Bununla birlikte risk kelimesinin dünyada ilk kez 17'nci yüzyılda kullanılmaya başlandığı düşünülmektedir. Risk yönetimi kavramı ise mali-finansal-sigortacılık risklerinin yönetimi kapsamında 20'nci yüzyıldan itibaren ortaya çıkmıştır. Zamanla işletmedeki stratejik, operasyonel, çevre, yasal, insan vb. alanlardaki bütün riskleri kapsayacak şekilde genişleyen risk yönetimi faaliyetleri Kurumsal Risk Yönetimi (KRY) ismini almış ve gelişmeye devam ederek halen uygulanmaya devam etmektedir. KRY'nin uygulama çerçevesinin belirlenmesi için bazı organizasyonlar tarafından standartlar yayınlansa da dünya genelinde en çok kabul görenleri ISO 31000 ERM Standards ile COSO ERM Framework olarak karşımıza çıkmaktadır. Günümüzde kısa, orta ve stratejik hedeflerin oluşturularak bu hedeflerin önündeki engellerin (risklerin) kaldırılması maksadıyla uygulanan Kurumsal Risk Yönetimi (KRY) belli bir seviyenin üzerindeki hemen hemen bütün organizasyonlarda mevcuttur. KRY kapsamında tespit edilen risklerle mücadele için yürütülen faaliyetlerin yeterince etkin olup olmadıkları ise İç Denetim (İD) Sistemi ile kontrol edilmektedir. Bunun yanında, çalışanların sağlık ve güvenliklerinin temin edilmesi maksadıyla işletmedeki risklerin ortaya konulması ve bunların kabul edilebilir bir seviyeye çekilmesi çalışmaları, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG), bir başka risk yönetimi faaliyeti olarak karşımıza çıkmaktadır. Dünya literatüründe RY ile İSG'nin ortaya çıkışları hemen hemen aynı döneme denk gelse ve kapsamları, amaçları, uygulamaları benzer olsa da her nedense İSG ile KRY/İD faaliyetleri birbirinden bağımsız sistemler olarak gelişmiş ve uygulamaya alınmıştır. Risk yönetiminin bir başka uygulama alanını Tedarik Zincirlerinde (TZ) görmek mümkündür. Tedarik zinciri, ham maddenin temininden başlayarak ürünün nihai kullanıcıya ulaştırılıncaya kadar geçecek süreçte yer alacak tüm organizasyonları/insanları/makine ve ekipmanları/sistemleri/yasaları/makro ve mikro ölçekteki ekonomik durumu vb. her şeyi kapsar. Bunlardan birinde meydana gelebilecek en küçük bir aksaklık, zincirin diğer halkalarına ulaşırken daha da büyüyerek devam eder. TZ içerisindeki risklere zamanında müdahale edilmediği ve iyi yönetilemediği için global ölçekteki birçok firma, milyarlarca dolar zarar etmiş, bazı firmalar bu nedenle iflas etmişlerdir. Bu nedenle Tedarik Zinciri Risk Yönetimi (TZRY), önemli bir risk yönetim faaliyeti olarak işletmelerin ajandalarında her daim üst sıralarda yer almaktadır. On binlerce ve bazen milyonlarca alıcı ile satıcıları bir araya getiren, aynı kapsamdaki binlerce ürünü aynı anda inceleme fırsatı sunan fuar organizasyonları, tedarik zincirinin önemli bir halkası olarak karşımıza çıkmaktadır. Fuarların tarihçesi dünyadaki ilk ticari faaliyetlere kadar dayanmaktadır. Günümüzde milyarlarca dolarlık işlem hacmine ulaşmış dev bir sektör haline gelmiştir. Tedarik zinciri içerisinde bu kadar önemli bir yere sahip fuarlardaki risk yönetiminin de önemli bir yere sahip olması beklenir. Bu kapsamda, stratejik, dış çevre ve uyum, operasyon, mali-finansal, insan riskleri göz önünde bulundurularak fuar genelinde kurumsal risk yönetimi faaliyetleri uygulanmalıdır. İç denetim kapsamında yapılacak faaliyetler ile de kurumsal risk yönetiminin uygulanma seviyesi her zaman denetlenmelidir. Ancak unutulmamalıdır ki, İSG riskleri dahil edilmeden uygulanacak her türlü risk yönetim faaliyeti eksik kalacaktır. Bu kapsamda, fuarın daha planlama aşamasından itibaren İSG riskleri göz önünde bulundurulmalı, alınacak önlemler planlanmalı ve uygulamaya konulmalıdır. İSG riskleri ortaya konulurken, sadece organizatör çalışanlarının maruz kalacağı riskler değil, aynı zamanda fuar katılımcıları ile stant kuran taşeronlarının çalışanları ve ziyaretçilerin maruz kalacakları riskler de göz önünde bulundurulmalıdır. Riskler ortaya konulurken, stantların yapısal durumları ile elektrik tesisatları göz ardı edilmemelidir. Tespit edilen bu risklerin gerçekleşmemesi için, İSG kapsamında sürdürülecek risk yönetimini uygulayacak bir organizasyon ortaya konulmalı, bu yapıda görev alanlar fuarın her anında görevlerinin başında olmalıdır. Alınacak bütün önlemlere rağmen risklerin gerçekleşmesi ve kazanın olması halinde, kimin nerede olacağı ve ne iş yapacağı önceden ortaya konulmalı, kaza haberi geldiği anda herkes görev yerlerine gitmeli, önceden yazılı olarak kendilerine tebliğ edilen görevlerini ifa etmelidir. Çalışmanın amacı, Tedarik Zincirinin önemli bir halkası olan fuar organizasyonlarında, KRY uygulamaları kapsamında tespit edilecek riskler içerisinde İSG risklerinin de yer alması, bu kapsamda yapılacak bütün raporlamalar içerisine İSG raporlamalarının da dahil edilmesi gerektiğinin ortaya konulması ve örnek bir model oluşturulmasıdır.
Özet (Çeviri)
From a macro perspective, although a general order prevails in the universe, when we zoom down to human life, we see that there is constant uncertainty. Whether our next bite of food will get stuck in our throats, whether a passing car will lose control and veer onto the sidewalk while we're walking, whether a student taking an exam will get a question from a place he/she has studied less, whether a shot on goal will be saved by the goalkeeper in a football match… All of these situations can be associated with the concept of uncertainty. Even actions that are firmly decided and implemented are constantly faced with uncertainty. This uncertainty brings with it risks. A bite can get stuck in our throats, and as a result, there's a risk of choking. A passing car can get stuck on the sidewalk, and as a result, there's a risk of hitting pedestrians. It's important to note here: risk isn't always guaranteed to occur. A bite can get stuck in our throats, and there's a risk of choking. But if you drink water, the risk of choking is gone, and you can continue eating. There's a risk of vehicles losing control and veering onto the sidewalk; you place roadside barriers to prevent harm to people on the sidewalk. These are all Risk Management (RM) activities that are a constant part of human life and that we unconsciously engage in. Since the dawn of humanity, uncertainty and the resulting risks have always surrounded us. Therefore, people have practiced risk management since ancient times. Like humans, businesses and organizations are living beings. Similarly, they constantly face risks and engage in risk management activities at all times. However, the word“risk”is thought to have first been used globally in the 17th century. The concept of risk management emerged in the 20th century within the context of the management of financial, insurance risks. Over time, risk management activities expanded to encompass all risks within a business, including strategic, operational, environmental, legal, human, and other areas, becoming known as Enterprise Risk Management (ERM). It continues to evolve and is still being implemented. While some organizations have published standards to define the framework for ERM, the most widely accepted worldwide are the ISO 31000 ERM Standards and the COSO ERM Framework. Enterprise Risk Management (ERM) is implemented in order to create short, medium and strategic goals and to remove the obstacles (risks) in front of these goals. The effectiveness of the activities carried out within the scope of ERM is controlled by the Internal Audit (IA) System. To ensure the health and safety of the employees, the activities to reveal the risks in the enterprise and to bring them to an acceptable level appear as Occupational Health and Safety (OHS). The appearance of them in world coincides with the same period; their scopes, purposes and applications are similar. Despite this, OHS and ERM/IA activities have been developed and put into practice as independent systems. Another application of risk management can be seen in Supply Chains (SC). The supply chain encompasses all organizations, people, machinery and equipment, systems, laws, macro- and micro-scale economic conditions, and everything in between, from the procurement of raw materials to the delivery of the product to the end user. Even the smallest disruption in one of these chains can escalate as it reaches the next link in the chain. Because risks within the SC are not addressed promptly and managed effectively, many global companies have suffered billions of dollars in losses, and some have even gone bankrupt. Therefore, Supply Chain Risk Management (SCRM) is a crucial risk management activity that consistently ranks high on businesses' agendas. Trade fairs, which bring together tens of thousands, sometimes millions, of buyers and sellers, offering the opportunity to examine thousands of products of the same scope simultaneously, stand as a crucial link in the supply chain. The history of trade fairs dates back to the world's first commercial activities. Today, they have become a giant industry, reaching billions of dollars in transaction volume. Risk management at trade fairs, which hold such a significant place in the supply chain, is expected to play a significant role. In this context, enterprise risk management activities should be implemented throughout the trade fair, considering strategic, external environmental and compliance, operational, financial, and human risks. The level of enterprise risk management implementation should always be monitored through internal audit activities. However, it should be remembered that any risk management activity implemented without considering OHS risks will be incomplete. Therefore, OHS risks should be considered from the very planning stage of the exhibition, and precautions should be planned and implemented. When identifying OHS risks, not only the risks to the organizer's employees but also to the exhibitors, subcontractors, and visitors should be considered. The structural condition of the stands and their electrical installations should not be overlooked when identifying risks. To prevent these identified risks from occurring, an organization should be established that implements risk management within the scope of OHS, and those responsible within this organization should be on duty at all times during the exhibition. If, despite all precautions, risks materialize and an accident occurs, the duties of each person should be defined in advance. As soon as an accident is reported, everyone should report to their assigned positions and perform their duties. The aim of the study is to demonstrate that OHS risks should be included among the risks to be identified within the scope of ERM practices in fair organizations, which are an important link in the Supply Chain, and that OHS reporting should be included in all reports to be made within this scope, and to create an sample model.
Benzer Tezler
- İlaç sektöründe yaşanan lojistik sorunlar ve bu sorunların çözümüne ilişkin bir araştırma
Logistics problems in pharmaceutical industry and research proposal for their solutions
RABİYA GÖKÇE ARPA
Yüksek Lisans
Türkçe
2017
İşletmeÇankırı Karatekin Üniversitesiİşletme Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. SELMA KARABAŞ
- Son kilometre koli teslimatı için bir hibrit çok kriterli karar verme modeli önerisi
A hybrid multi-criteria decision making model for last-mile parcel delivery
ZEHRA BURÇİN KANIK NABİ
- Bir firmanın zaman pencereli belirli talepli araç rotalama probleminin genetik algoritma kullanılarak çözülmesi
Solving vehicle routing problem with time windows and spesific demands of a company by using genetic algorithm
BEGÜM AKSAKAL
Yüksek Lisans
Türkçe
2014
Endüstri ve Endüstri Mühendisliğiİstanbul Teknik ÜniversitesiEndüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ŞEYDA SERDAR ASAN
- Tedarik zinciri yönetiminde dağıtım gereksinim planlaması
Distribution requirements planning ın supply chain management
ÖZGE TÜRKÖZ
- L'effet coup fouet et l'importance de la centralisation de l'information dans la gestion des chaines logistiques
Tedarik zinciri yönetiminde kar topu etkisi ve bilgi paylaşımının önemi
ROMİ EMİRHAN
Yüksek Lisans
Fransızca
2005
Endüstri ve Endüstri MühendisliğiGalatasaray ÜniversitesiEndüstri Mühendisliği Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. MÜJDE EROL GENEVOİS